03 Aralık 2018

Ah Bodrum ve fakat perişan Bodrum

O mükemmellik şimdi can çekişiyor, bir belediyenin elinde efsane bir felakete koşuyor

Yollarda hafriyat kamyonları, beton mikserleri, inşaat makinaları cirit atıyor.

Ne el değmemiş koy tanınıyor, ne balta girmemiş orman. Vahşi bir katliam sürüp gidiyor, dağ tepe, düz bayır, kıyı, kumsal.

Hele de...

Tam kumsalın üzerine, denize tam bir kaç metre kala, insanların uzanıp güneşlendiği kumsalın tam üzerine iki katlı taş bina!..

O kendisini belediye sanan makamın gözlerinin önünde bütün bunlar!..

“Kıyı yağması, kıyı yağması” diye dillerden düşmeyen bir itiraz var ya, siz gidin de, “kıyı yağması” ne imiş, gidin orada görün!..

Bayanlar, baylar, huzurlarınızda Bodrum!..

Hani, o efsane turizm merkezi. Hani, o dünyanın imrendiği “mavi turların” odağı. Hani, o antik çağlardan bu yana tarihin, doğanın, denizin mükemmel serenadı.

İşte, o mükemmellik şimdi can çekişiyor, bir belediyenin elinde efsane bir felakete koşuyor.

Altyapı mı dediniz?

Yağmur mu yağıyor, evleri, yolları sel basıyor.

Şimşek mi çakıyor, elektrik direkleri alarm veriyor.

Çöpler mi birikiyor, kokudan geçilmiyor.

Nerede altyapı?..

Felaket ötesi.

Buna rağmen, inşaat ve inşaat, almış başını gidiyor. Aman, o dağ başına da bina, aman şu kıyıya da bina, aman şu koyu öyle bakir bırakmak olmaz, oraya da bina, aman o SİT alanı da öyle kalmasın.

Maksat “rant” olsun da, gerisi ne olursa olsun.

Cümle alemin gözü önünde, gözleri dönmüşlerin doğa katliamı.

AKP’nin Çevre Bakanlığı ile CHP’nin Bodrum Belediyesi el ele.

Bir cenneti öldürmekle meşgul.

İşte, geçen hafta Bodrum’a yine yağmur yağıyor, sel baskınları, tıkanan rögarlar, olmayan rögarlar, sürüklenen arabalar, su altında kalan evler.

Normaldir!.. Böyle bir belediyecilikte çoktan normaldir!..

Cevapsız mektuplar

Ya toplanmayan çöpler ya çarpılmış yollar ya yağma edilmiş kıyılar için Bodrum’da oturan, devlet umuru görmüş, gün görmüş aklı başında insanlar Bodrum Belediyesine başvuruyor, mektup yazıyor, yaşadıkları aksaklıkları iletiyor.

Hiç kimseden yanıt yok!..

Sanki o şikâyetler onların ilgi ilanı dışında.

Aynı insanlar bu kez Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne yazıyor.

Onlardan da, yanıt yok.

Bir kaç telefon, görüşme, onun üzerine Muğla Büyükşehir lütfedip bir yazı kaleme alıyor:

“Bizim işimiz değil”.

Aksaklıklar devam ediyor.

Onun üzerine, dünyayı görmüş o insanlar CHP Genel Merkezine mektup yazıyor:

“Kendimizi bildik bileli her genel ve yerel seçimde CHP’ye oy veren bizler, bu defa yerel seçimde artık size oy vermeyeceğiz, yetti artık!..”

Kocadon

Neden CHP’ye?..

Çünkü, Bodrum Belediyesi CHP’de, Belediye Başkanı Mehmet Kocadon.

Kocadon daha önce bir imar yıkım kararını uygulamadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından 38 gün hak mahrumiyetine uğruyor.

Aslen Bodrumlu, hali vakti yerinde. Daha önce Bodrum’a bağlı, o tarihte beldeler var,  belde belediye başkanlığı yapıyor, şimdi de Bodrum’da.

Bodrum her yıl göç alıyor, her yıl biraz daha büyüyor. Aslında, “il” olması gereken bir mekana dönüşüyor.

Dünyanın gözdelerinden böylesine bir yerde Belediye Başkanı olmak!..

Bodrum Kocadon’a biraz büyük geliyor.

Kocadon şimdi de, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adaylığını açıklıyor.Belki bir beldede iken, başarılı olabilir, belki o küçük yerde işler daha rahat olabilir.

Ama Bodrum, yok hayır. Hele Muğla, geçiniz bir kalem.

İşte, bitip tükenmeyen inşaatlar, katledilen koylar, tüketilen kumsallar...

Ve halkın itirazlarına, sivil toplum örgütlerinin isteklerine ses vermeyen bir belediye!..

Ah Bodrum, vah Bodrum, elveda Bodrum!..

Yazarın Diğer Yazıları

Prof. Dr. Bingür Sönmez'e, değerli meslektaşlarına, fedakâr ekibine sonsuz teşekkürler 

Kısa süre içinde dostluk kurduğum "doktorlar ve ekibin tamamı.." Her türlü övgüyü çoktan hak ediyor

"Laf dinlemedi"

Taha Akyol'un kitabı Merkez Bankası çevresinde bizim ekonomik tarihimizin özünü anlatıyor

Muhteşem “u dönüşlerini” yüzüne vurmak ve de yüzde 79.97...

Erdoğan Suudi Arabistan’a çektiği 180 derecelik U dönüşünü şimdi Sisi için düşünüyor olmalı.