07 Haziran 2024

İstanbul Modern'den, Sahne Joker'e...

Aşırı sıcaklar daha haziran başında başlayınca upper-Cihangirlileri, İstanbul'u terk etme telaşı şimdiden sardı, biz mid ve lower-Cihangirliler galiba buralardayız...

Billboardlar hazır, sıra hizmette, bekliyoruz |
Cansu Çamlıbel, önümüzdeki günlerde İstanbul Modern'in restoranında küçük gruplarla söyleşili yemek davetleri düzenlemeyi planlıyor |
Türkiye'nin en iyi yürekli kötü kadını Hatice Aslan |
Bence dünyanın en etkileyici sesi Yma Sumac, dinleyince bayılacaksınız |

***

Komşularımın fotoğraftan anlayacağı gibi, bu haftaki yazıya mahallem Cihangir ile başlıyorum. Hepimizin koşarak oy verdiği Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in aklımda kalan, seçimden önce verdiği iki söz var: "Cihangir'i otopark olmaktan kurtaracağım", "Ruhsat taleplerini adil bir şekilde karşılayacağım."  Konunun direkt muhatabı olmadığım için ruhsat konusuna girmiyorum ama otopark konusuna gelirsek, Cihangir Caddesi'nde yürümek artık mümkün değil! En az üç sıra park etmiş arabalar var, hem de nerede biliyor musunuz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Cihangir Otoparkı çevresinde... Benden söylemesi, bu civarlarda dijital değnekçilik yapıldığı söylentileri ayyuka çıkmış durumda, uyarıp haftaya da motosiklet faciasına dokunacağımı şimdiden bildiriyorum...

Bu fotoğraf öğleden sonra çekildi, akşamları durum daha da korkunç;
şahidim, komşum Ahmet Sever 

İstanbul Modern partisi

İstanbul Modern, terk edilmiş antrepoların arasındayken bile çok popülerdi. İnsanlar bazen limana yanaşan gemilerin yaşlı yolcuları ya da atletli gemicileriyle bakışmak pahasına bile olsa restoranında vakit geçirmeye bayılırdı. Şimdi Galataport’un içinde İstanbul Modern’in etrafı şıkır şıkır. Bu pırıltı içinde restoran da çok. İstanbul Modern kendi farkını hatırlatmak için olsa gerek geçtiğimiz hafta bir parti verdi. Güzel manzaralı restoranda Cansu Çamlıbel’in ev sahipliğinde yazı karşıladık. Genç kuşak gazetecilerin en yetenekli isimlerinden biri Cansu Çamlıbel, (genç kuşak diyorum ama artık gerçekten genç olanlar bana kızmasın) bir dönem Hürriyet’in Washington temsilciliğini bile yapmıştı. Son yıllarda da ‘hard talk’ röportajlarını T24’te okuyorsunuz. Cansu, epey güzel bir kalabalık toplamış. İçinde sanatçılar, sinemacılar bile vardı. Ben güzel diyorum çünkü neredeyse medya dünyasından geriye kalan herkes oradaydı. (Oksijen’den kimse yoktu, onların baskı gününe denk gelmiş olmalı…) Aydın Doğan'ın aslarından Ertuğrul Özkök de yoktu ama 10Haber'in patronu İsmet Berkan ortalıklarda görünmeye başlamıştı... Bir sürü tanıdığım vardı ve gözlerim müsaade ettiğince hepsiyle selamlaşmaya, dedikodu yapmaya gayret ettim.

İstanbul Modern'in müdürü Begüm Güven ve Gonzo Tuğrul (Eşi Erdal Güven çağrılmamıştı)

Ben aklımda kalanları yazayım ama unuttuklarım kusuruma bakmasın: Mecburen patronum Doğan Akın ile başlayayım... Sonrasında, epeydir görmediğim, görünce çok sevindiğim fakat belli edemediğim Mehveş Evin ve de boyfriend'i Aydın Selcen'in de orada olduğunu söyleyeyim.

Diğer gelenler ise şöyleydi: İstanbul Modern'in müdürü, eski stajyerim Begüm Güven, hâlâ Hürriyet'te çalışan İhsan Yılmaz, Sedat Ergin ve Emre Oral, birbirleriyle barışan Levent Gültekin ve Cüneyt Özdemir... (Gültekin yanıma geldi, saygılarını sundu ama Özdemir tabii ki böyle bir şey yapmadı.)

Anarko-Marksist Gonzo'nun, merkezdeki iki meslektaşı; Cem Erciyes ve Levent Gültekin

Doğan Kitap'ın patronu Cem Erciyes de oradaydı. Ve İKSV'nin başına demir atan Görgün Taner, benim kadar eski magazinci arkadaşım Deniz Alphan, meyhaneci Behzat Şahin, ünlü fotoğrafçı Sebati Karakurt, bizim avukat Aslı Kazan, yine epeydir göremediğim oyuncu arkadaşlarım Aslı Altan ve Hatice Aslan, gazeteci arkadaşım Ayşe Bulutgil, sık gördüğüm gazeteci arkadaşım Berna Abik, cumartesi günleri bana Cihangir'de kahve ısmarlayan, yazarımız Ayça Atikoğlu'nun kocası, derin Milliyet Tahir Özyurtsever, müzisyen kardeşim, yeni Türkü'den Derya Köroğlu, epeydir gözden ırak olan Ferhat Boratav ve Yazgülü Aldoğan... 

Dizilerin, şimdi de Bahar'ın müthiş kötü kadını Hatice Aslan ve ben 

Entelektüeller Cihangir'de 

Bu yazıyı editörüm Gözde Yel ile Fames Cihangir'den yazıyoruz ama bir önceki gün HomeRoom'daydım. Barış Pirhasan, yaşadığı Berlin'den film işlerini konuşmak için bir süreliğine İstanbul'a gelmiş. Eğer doğru duyduysam babası Vedat Türkali'nin Bir Gün Tek Başına romanını beyaz perdeye uyarlamak için yapımcı Cansu Akbel ile görüşüyorlarmış.

Barış Pirhasan bir burada bir Berlin'de

Esas bombaya gelirsek, uzun bir süredir Anadolu'da düzenlenen panellere katılmakla meşgul olan Murathan Mungan da Cihangir'de boy gösteriyordu. Mardin'den dönmüş, şimdi de Muğla'ya gidecekmiş. Bu aralar çok yoğunmuş! "Beş dakika vaktim yok" deyip duran Murathan Mungan, çok kısa bir süre sonra yanımdan kalkarak Mehmet Bilal Dede, İpek Bilgin gibi ünlü arkadaşlarıyla Murat Çelikkan'ın evine kanasta oynamaya gitti. İster inanın, ister inanmayın, saatlerce oynamışlar! 

Murathan Mungan ile bu fotoğrafımızı HomeRoom'un sahibi Emre Erdem çekti 

Diziler yok ama 'muhalif' kanallar var 

Televizyondaki yaz dizileri ve filmleri bakılamayacak kadar korkunçlar. Neyse ki  'muhalif' kanalların haber programları daha yaz sezonuna geçmedi, ben de onlarla idare etmeye çalışıyorum. Fox TV'nin, pardon Now'ın Selçuk Tepeli'si mi, CHP'nin Sözcü TV'sinin Fatih Portakal'ını taklit ediyor; yoksa Portakal mı Tepeli'yi taklit ediyor karar veremiyorum.

Çarşamba gecesi tam bir saat Fatih Portakal izledim. Yeni sarışın Meral Akşener üzerine neredeyse bir saat ahkâm kesti. Selçuk Tepeli'nin durup durup yerli ve yabancı isimleri söylemesinden esinlenmiş gibi Portakal da Machiavelli ve Rudyard Kipling'den alıntılar yapmaya başladı, hem de programın başında... Heyecanla Karl Marx'a ne zaman sıra gelecek diye bekliyorum... 

Bu zor zamanlarda Fatih Portakal'a haksızlık etmek istemem ama yine dayanamadım

"Ay yetti artık" deyip Halk TV'ye geçince karşıma Akif Beki ve Yavuz Oğhan çıkmaz mı! Lütfen "Bunda ne var" demeyin, onlar da Meral Akşener'i konuşuyordu, derhal TRT Radyo 3'e iltica ettim ve rahatladım; yaşasın Rock n Roll! 

Sıkça sorulan sorular ve cheap shots

* Evet, epey bir zamandır neredeyse benim kadar yaşlı eski solcu arkadaşlarımı pek göremiyordum. "Yahu bunlara ne oldu" derken birden bire Gonzo Haber Ajansı'ndan bir fotoğraf geldi. Toplu halde Marmaris'te gönül eğlendirirken çekilen fotoğrafları... Oturuşuna bakılırsa, ev galiba Hasan Cemal'in paşa dedesinden kalma...

Laik oldukları için Kızılcık Şerbeti'ne tahammül eden arkadaşlarım Hasan Cemal, Osman Ulagay, Gila Benmayor, Ayşe Sözeri Cemal, Ayşegül Dinçkök, Meral Tamer, Elçin Yahşi
(Foto: Arda Ekşigil)

* Bildiğiniz gibi operasyondan sonra sigarayı bırakmıştım. Üzülerek söyleyeyim; kahrolası zaafım beni yine yıkaladı, daha az olmakla birlikte yeniden sigara içmeye başladım. 

Advertorial (!)

* Bu akşam 20:30'da Sahne Joker'de tek kişilik şamatam var. Daha önce sahneye gidip orada sahnelenen, Ebru Ojen'in kitabından uyarlanan "Et Yiyenler Birbirini Öldürsün" oyununu izledim, oyunu da sahneyi de beğendim. Bu akşam da aynı yerde ben olacağım. 500 liraya satılan biletler tükendi, lütfen beni arayıp "Biz 1000 TL veriyoruz, bize bilet bul" demeyin, çünkü gerçekten bilet kalmadı. Ama isterseniz gelip kapının önünde olay çıkartabilirsiniz. Burada demokrasi var.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Linkler ve çağrılar 

Bildiğiniz gibi bu ay Onur Ayı ve ne yazık ki Türkiye'de Onur Yürüyüşü her yıl engellenmeye çalışılıyor. 10. Trans Onur Yürüyüşü, 23 Haziran'da yapılacakmış, bu çağrı yalnızca translara değil, herkese; ne de olsa yürüyüş ve basın açıklaması yapmak herkesin hakkıdır!  

 

 

 

 

 

 

* Geçtiğimiz senelerde İstanbul'a da gelen ve yanılmıyorsam 35 yıl önce eşcinsel olduğunu açıklayan ünlü İngiliz oyuncu Ian McKellen'ın bu fotoğrafını, Onur Ayı'na özel olarak hatırlatmak istedim.

Müzik önerisi 

Bu haftanın şarkısı El Condor Pasa... Güney Amerika yerlisi Yma Sumac, çocukken, 'boğazına kuş kaçmış' diye az kalsın kabilesi tarafından öldürülüyormuş, zor kurtulmuş. Muhteşem bir kadındı... Aynı şarkının bir de isterseniz Simon and Garfunkel versiyonu da var, ama orijinali bu. 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Cihangir çok değil ama iyi bir örnek

Her tür etnik köken ve sınıftan yüzlerce Cihangirli olarak, Belediye Başkanı ile yetkilileri, dilek ve eleştiri yağmuruna tuttuk

Beyoğlu, Beşiktaş, Cağaloğlu ve de upper Cihangir

Mülkiyeli arkadaşım Ömer Madra'nın kurucularından olduğu ve benim bile kuruluş yıllarında program yaptığım Açık Radyo'nun lisansının iptal edildiğini dehşetle öğrendim!

Futbol dışında her şey var

Tatilde Cihangir'de yürürken her 10 kişiden 6'sı köpeğini gezdiriyordu, geri kalanlar da galiba Airbnb kiracısıydı... Belki de Airbnb kiracılar, köpekleriyle gelmişti, bilemiyorum......