21 Temmuz 2023

Edirne'de, uyuşturucu kaçakçıları polis müdürünü nasıl kullanmış?: Savcı, polis müdürü için 30 yıldan 45 yıla kadar hapis istedi!

Savcılığın, mahkeme kararıyla jandarmaya yaptırdığı telefon dinlemeleri ve fiziki takipler sırasında Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal'ın da kaçakçılık şebekesine yardımcı olduğu ortaya çıkarıld

Edirne'de, uyuşturucuyla mücadelenin başındaki polis müdürünün, uyuşturucu kaçakçılarıyla beraber suç örgütü içinde yer aldığını ortaya koyan gelişmeleri Büyüteç okurları hatırlayacaktır.

Geçen martta ortaya çıkarılan skandal olayla ilgili yazıyı, yaşananlardan ilk kez haberdar olanlar için buraya bıraktım.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın içinde üst düzey polis müdürü bulunması nedeniyle jandarma tarafından gerçekleştirilen operasyonla yakalanan şüpheliler hakkındaki soruşturmasını yakın zamanda tamamladı.

Savcı Gencay Akçay, bizzat yürüttüğü dosyayla ilgili 42 sayfalık iddianame hazırlayıp mahkemeye gönderdi.

Mahkemenin kabul ettiği iddianamede, Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal'ın da içinde yer aldığı dört kişilik suç örgütünün nasıl çalıştığı delilleriyle birlikte ortaya konuldu.

Ağsakal'ın yanı sıra sıra şüphelilerden Serkan Aydoğdu'nun örgüt lideri, Ahmet Uygur'un Aydoğdu'nun yardımcısı ve Birol Eroğlu'nun da uyuşturucuyu yurtdışından getirmekle görevli örgüt elemanı olarak yer aldığı iddianamenin yargılaması geçen salı başladı.

Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden, İkinci Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi eden Zeki Ağsakal’a rütbesi Vali Kırbıyık tarafından takılırken. (Ağustos 2022)

Önce uyuştucu yüklü araç yakalandı

Savcılık soruşturması fazlasıyla detaylı.

İddianameyi okudukça, görevli olduğu kentte uyuşturucuyla mücadeleden sorumlu üst düzey polis müdürünün suça nasıl bulaştığını net biçimde görmek mümkün.

Soruşturmanın ipucu 18 Kasım 2022 günü Pazarkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapmak isteyen ve Birol Eroğlu'nun kullandığı 34 FYE 532 plakalı kamyonette gümrük memurlarının yaptığı aramada 13 kilogram esrar yakalanmasıyla elde edildi.

Aracında uyuşturucu ele geçirilen Eroğlu'nun üzerinde 6 bin 500 Euro ile 3 cep telefonu ve 13 simkart bulundu. Sim kartların birisi Norveç telekomünikasyon şirketi Telenor, ikisi Bulgar telekomünikasyon firması Vivacom, birisi İngiliz O2'ye diğerleri de yerel Vodafone ve Turkcell'e aitti.

Eroğlu'nun verdiği bilgiler ve elde edilen yeni delillerle genişletilen soruşturmada, araba alım satım işleri yaptığını iddia eden Serkan Aydoğdu'nun, Ahmet Uygur ile birlikte yurt dışı kaynaklı uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı tespit edildi.

Savcılığın, mahkeme kararıyla jandarmaya yaptırdığı telefon dinlemeleri ve fiziki takipler sırasında Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal'ın da kaçakçılık şebekesine yardımcı olduğu ortaya çıkarıldı. Devam eden takiplerde, Ağsakal'ın, Edirne'ye gelen Aydoğdu ile buluştuğu hem diğer şüphelilerin verdiği ifadelerden, hem de kentte kullanılan kamera sisteminden elde edilen görüntülerle delillendirildi.

MASAK raporunda dikkat çeken ayrıntı

Soruşturma kapsamında savcılığın, MASAK'tan para transferleriyle ilgili raporları istemesi sonrasında ilginç bir bilgi de ortaya çıktı. İddianamede, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı anlaşılan Aydoğdu'nun 28 Aralık 2021 - 29 Kasım 2022 tarihleri arasında Ağsakal'ın banka hesabına 180 ayrı işlemde toplam 643 bin lira gönderdiği bilgisi yer aldı.

Şüpheli Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Ağsakal, savcıya verdiği ve iddianamede de yer alan ifadesinde, söz konusu para transferleri, Aydoğdu ile beraber yaptığı araç alım satımından elde edilen paralar olarak açıkladı. Ancak savcılık, Ağsakal'ın verdiği yanıtlara itibar etmedi.

Size iddianamede yer alan Ağsakal'ın sorgusundan küçük bir bölüm aktarayım:

"(...) SORULDU: Daha önceki para alışverişiniz TL ile iken 26/10/2022 tarihinde Serkan size niye Euro ile ödeme yaptı?

CEVABEN: Daha önceden de Euro şeklinde ödeme yaptığı olmuştu.

SORULDU: 26/10/2022 tarihinde hatırladığınız kadarı ile saat kaçtan beri Serkan ile birlikteydiniz?

CEVABEN: Tahminimce 18.00-19.00 civarından itibaren görüşmüştük.

SORULDU: Serkan yanınızdan hiç ayrıldı mı?

CEVABEN: Hatırladığım kadarı ile evet hep yanımızdaydı.

SORULDU: Serkan yanınızda ise Serkan ile 26/10/2022 tarihinde Birol Eroğlu sınır kapısından ülkeye girdikten sonra 37 dakika içerisinde neden 8 kere telefonla görüştünüz?

CEVABEN: Benim hatırladığım kadarı ile Serkan hep yanımızdaydı. Ancak alkollü olduğum için tam hatırlayamıyorum belki yanımızdan kalmıştır. Sonra tekrar gelmiştir. (...)"

"Alkollü iken cana yakın oluyorum"

Sorgu tutanağında Ağsakal, şüpheliler Birol Eroğlu ile Serkan Aydoğdu'nun anlatımlarına rağmen, uyuşturucuyu Türkiye'ye getiren şoför Eroğlu'nu tanımadığını öne sürdü. Ancak ortada kamera görüntüleri vardı.

Eroğlu'nun verdiği ifade üzerinden bu durum iddianamede şöyle yer aldı:

"(...) Saraçlar'da buluştuğumuz gün aracın aynı zulasında 11 kilogram kadar esrar vardı. Ben parayı Bulgaristan'dan malı yükleyen kişilerden almıştım. Bana 7000 Euro verdiler. Ben sınırdan geçtikten sonra aracı daha önceki ifademde belirttiğim yere park ettim. Buraya park etmemi bana Serkan söylemişti. Sonra ben biraz yürüdüm. Serkan beni aldı. Asmalı Konak'ta Zeki Bey'in yanına gittik. Arabada giderken 7000 Euro'yu Serkan'a verdim. Serkan, bu parayı alıp Zeki Bey'in yanına gitti. Miktarını bilmiyorum ama Zeki Bey'e elden para verdi. Sonra Zeki Bey ile birlikte yanıma geldiler. Serkan, Zeki Bey'in elini öptürmeye kalktı. Zeki Bey elini öptürmedi, sarıldı. Sonra da Zeki Bey'in ayarladığı yere Serkan ile eğlenmeye gittik. (...)"

Savcı, Eroğlu'nun ifadesini Ağsakal'a sordu ve şu yanıtı aldı:

"(...) SORULDU: 26/10/2022 tarihinde Birol Eroğlu ile karşılaştığınızda sarıldığınız tespit edilmiştir. Serkan'ın tüm müşterileri ile böyle samimi olur musunuz?

CEVABEN: Alkollü iken daha cana yakın oluyorum. Buna herkes şahittir. (...)"

* * *

Dosyanın şüphelisi olan ve aynı zamanda Serkan Aydoğdu'nun da adamı olarak görev yapan Ahmet Uygur, savcılığın soruşturmada elde ettiği bilgi ve delillerden sonra "itirafçı" olmak istediğini bildirip yeni ifade verdi.

Uygur'un savcıya verdiği ikinci ifadedeki şu anlatımları oldukça dikkat çekici:

"(...) Ben ifademi verdikten sonra etkin pişmanlık hususunda söylediklerinizi düşündüm ve etkin pişmanlıktan yararlanmaya karar verdim. Şehrizar Ocakbaşı battıktan sonra bir süre işsiz dolaştım. Durumum kötüydü. O ara Serkan bana ‘Edirne'de bağlantım var. Gümrükten bir seyler geçirelim' dedi. İlk başta bana bağlantısının kim olduğunu söylemedi. Ama sonra bağlantısının İl Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal olduğunu söyledi.

Biz araştırma yaptık. Biz Bulgaristan'da malzemesi olup, Türkiye'ye geçirmek isteyen kişilere aracı olacaktık. Yani, Zeki Ağsakal gümrüğü ayarlayacaktı, biz de müşteriyi ve şoförü ayarlayacaktık. Tahtakale ve Sanayi esnafından Türkiye'ye gelebilecek tütün, puro, elektronik sigara ne varsa getirmek isteyen kişileri araştırdık. Ancak bu malzemeleri getirmek isteyen kişi bulamadık. Çünkü bunlar TIR bazında getirmek istiyordu. Biz de TIR bazında geçiremiyorduk. Çünkü Zeki Müdür, ‘TIR geçiremiyoruz. Küçük ticari araç ile geçireceğiz' diyordu. O şekilde de müşteri bulamadık.

Zeki Müdür ve Serkan görüştüler. O zaman ‘esrar getirelim' diye karar alındı. Bu aracın zulasının yaptırılmasına ben aracı oldum. Sanayide birisine verdim, onlar yaptı. Bulgaristan'dan 2 defa Birol Eroğlu aracılığı ile esrar getirildi. Birol'un bu ürünleri kime teslim ettiğini bilmiyorum. Ben, bu iki olayda da mal için ortaya para koymamıştım. Bu iki olayda benim hiç bir etkim veya yardımım olmadı. Zaten şu ana kadar bu işlerden benim cebime hiç para girmedi. Bu iki olayda da Birol yakalanan araç ile Bulgaristan'dan esrar getirdi. Zeki ile Serkan'ın cebine para girdi. 12 bin Euro para alındığını biliyorum. 7000 Euro'sunu Zeki aldı. 3000 Euro'sunu Birol aldı. 2000 Euro'sunu Serkan aldı. Aslan payını Zeki aldığı için Serkan'a az bir şey kaldı. Bu paraları büyük ihtimalle elden vermiştiler. (...)"

* * *

Şüpheli Uygur, savcının sorularını yanıtlarken; kendisi, Zeki Ağsakal ve Serkan Aydoğdu'nun arasında konuşulanları şöyle aktardı:

"(...) SORULDU: Edirne'de Serkan, Zeki ve sen buluştuğunuzda ne konuştunuz?

CEVABEN: İlk başlarda bu konular benim yanımda konuşulmuyordu. Mal yakalanmadan önce ben Zeki ile doğrudan uyuşturucu işini konuşmuyordum. Serkan aracılığı ile konuşuyordum. Sadece yiyip içip oturuyorduk. Ancak mal yakalandıktan sonra doğrudan Zeki ile de bu konuları doğrudan konuşmaya başladım. Konuştuğumuzda ne yapacağımızı, bundan sonra ne işler yapacağımızı konuşuyorduk. Zeki de bize durmamız gerektiğini, çünkü uyuşturucu yakalattığımızı, bu aralar kesinlikle kimsenin bir şey yapmaması gerektiğini söylüyordu.

SORULDU: Zeki gümrük isini nasıl ayarlıyordu?

CEVABEN: Benim bildiğim kadarı ile uyuşturucu taşıyan araç geçerken Zeki Müdür kapıyı (sınır kapısı Y.N.) arayıp ‘benim misafir aracım geçiyor' diyordu. Ancak bu benim bildiğimdir. Ben gümrükte memur buna yardım ediyor mudur bilmiyorum. Fakat Serkan'ı arayıp ‘araç su saatte suradan geçsin' diye arayıp yönlendiriyordu.

Yani bu yakalamadaki malın alıcısı Serkan/Narkoz'dur. Zeki, gümrüğü ayarlıyordu. Biz de Serkan ile müşteri buluyorduk. Mal yakalandığı gün yakalandığını Zeki, Serkan'a söyledi. Ancak ‘bu noktadan sonra yapacak bir sey yok' dedi. Dinlendiğimizi bize kimse söylemedi. Ancak Zeki, bize Birol'un itirafçı olduğunu dolayısıyla bize operasyon yapılacağını söylemişti. Birol aracı ile bir defa boş geçti. Bunu ‘araç X-Ray'e girer mi?' diye kontrol etmek için yapmıştı. 2. ve 3. seferde uyuşturucu geçti. 4. seferde de zaten yakalandı. (...)"

* * *

İddianamenin tamamını buraya almak elbette mümkün değil. Ancak, sürecin anlaşılması sağlamak amacıyla önemli bölümlerinin alıntıladım.

İddianamenin en önemli bölümlerinden birisi Savcı Gencay Akçay'ın süreçle ilgili özel değerlendirmesi olsa gerek:

"(...) Bütün bunların yanında olay tarihinde Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi'nin de başında bulunan bir Emniyet Müdür Yardımcısı olan şüphelinin, olaydan sonraki gün Serkan Aydoğdu'nun kendisine sorduğu araçta uyuşturucu madde yakalandığından haberdar olmaması mümkün değildir. Ancak, bu yakalamadan sonra şüpheli Zeki Ağsakal, kendisini arayarak uyuşturucu madde yakalanan aracın akıbetini soran Serkan Aydoğdu ile arasına mesafe koymak bir yana düzenli olarak telefonda görüşmeye devam etmiş, taraflar arasındaki düzenli para alışverişi sürmüş, fiziki takip tutanaklarıyla da sabit olduğu üzere dosyanın diğer şüphelileri Serkan Aydoğdu ve Ahmet Uygur ile Edirne'de buluşarak yiyip içmiştir. Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde Zeki Ağsakal'ın suçtan sıyrılmaya yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, şüpheliler Birol Eroğlu, Serkan Aydoğdu ve Ahmet Uygur'un beyanlarının dosyadaki delillerle bağdaştığı ve hayatın olağan akışına uygun olanın bu beyanlar olduğu, şüpheli Zeki Ağsakal'ın makam ve mevkisini kullanarak şüphelilerin uyuşturucu ithali işine uyuşturucu taşınan aracın sınırdan geçişini sağlayacağını belirterek şüphelilerin suç iştirakine dahil olduğu, daha önce geçirilen uyuşturucu maddeden pay aldığı, iş bu iddianameye konu yakalamada da diğer şüphelilerle birlikte asli fail olduğu anlaşılmıştır. (...)"

* * *

Ne desek boş... Tuz kokmuş artık! 

Tolga Şardan kimdir?

Tolga Şardan, 1988'de yerel yayımlanan Ankara Ulus Gazetesi'nde mesleğe başladı. 1989'dan 2018'e kadar Milliyet gazetesinde polis muhabirliği, Ankara Temsilci Yardımcılığı ve köşe yazarlığı yaptı. 

Haber ve yazılarıyla, 1992'den itibaren Çetin Emeç, Muammer Yaşar Bostancı, Abdi İpekçi'nin adını taşıyan gazetecilik ödüllerini aldı. Yanı sıra, haberleri Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Spor Yazarları Derneği'nce ödüle layık bulundu. 

Ayrıca, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce verilen 2021 Yılı Basın Özgürlüğü Ödülü'nün sahibi oldu. 

Şardan, 2019'da Doğan Kitap'tan yayımlanan "Komonist Masası'nda Nazım Hikmet" adlı araştırma dalındaki kitabını kaleme aldı. 

2019'dan bu yana T24'te çoğunlukla güvenlik konularını ele aldığı Büyüteç adlı köşeyi yazıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Mersin’de aslında ne oldu?

Soylu’nun 2021’de çıkarılan il emniyet müdürleri kararnamesiyle mevcut Mersin Emniyet Müdürü Mehmet Şahne İzmir Emniyet Müdürü, Erzurum Emniyet Müdürü Mehmet Aslan ise Mersin Emniyet Müdürü atandı. İşte ne olduysa, bundan sonra oldu!

Askeri soruşturma heyeti, kursiyerler ve okul yönetimi için hangi görüşlere ulaştı?

İktidarın FETÖ'yle mücadelede milat olduğunu ifade ettiği 17 - 25 Aralık 2013'ten bu yana askeriye ve emniyet gibi üniformalı, silahlı kamu kurumlardan başlayan tasfiyelerde boşalan kadrolara yapılan görevlendirmelerdeki tercihlerin yarın ne şekilde sonuçlanabileceği daha bugünden belli

Tuzla Piyade Okulu’ndaki 10 Kasım süreciyle ilgili komutanlar ne anlattı?

"Atatürk’ün ezanı Türkçe okutması ile başlayan ve 1923 sonrasındaki yaptıklarını tasvip etmediği gibi söylemlerde bulunurken, ben de kendisinin bu tip söylemlerine daha fazla devam etmesine müsaade etmeden susturdum. Yaşanan arbede olayı ile ilgili şikayetini aldığımı, gerekli işlemleri başlatacağımı, başka tartışma ve münakaşalara girmemesini tembihleyerek gönderdim"