11 Şubat 2024

Küskünler çağı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmeyen Tunç Soyer, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu da Yılmaz Büyükerşen ile görüşerek haftayı tamamladı. Görünen o ki, CHP'ye yeni dönemde bir de küskünler hareketi katılacak

Yerel seçimlere az kaldı ama malum ama CHP'nin belediye başkan adayları konusunda sular bir türlü durulmuyor. Değişim tartışmaları sırasında CHP'nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel'i desteklemeyenlerin ufaktan tasfiye edilecekleri zaten herkesin malumuydu, nitekim öyle de oldu. Şimdi daha fazla küskün yaratmamak için olsa gerek Özel, aday yapılmayanlarla görüşmeler yapıyor. Önceki gün ilk konuk, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'di. Özel ve Soyer, CHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Dışarıya sızan bilgilere göre, Özel, Soyer'e kendisinin de çalışmak isteyeceği bir alanda görev vermek istediğini söylemiş. Fazla dedikoduya gerek kalmadan görüşme sonrası Soyer, "Gelecekte farklı alanlarda birlikte çalışmamız teklifi için böyle bir talebim olmadığını dile getirdim," açıklamasını yapınca küskünlüğün derecesi de ortaya çıkmış oldu.

Her seçim öncesinde bu tür kırgınlıkların olmasından daha doğal bir şey olamaz herhalde. Beklentiler ve gerçeklerin yaman çelişkisi işte. Ama CHP tarihine bakınca bana en ilginç liste dışı kalma hikâyesi eski devlet bakanı ve CHP Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Hakkı Birler'inki gibi gelir hep.

1977 seçimleri öncesinde partinin hukuk ve seçim işlerinden sorumlu genel sekreter yardımcısı olarak görev yapan Birler yapılan ön seçimlerde seçim bölgesi olan Tokat'ta ancak beşinci sıraya yerleşebilir. Tokat'ın sadece dört milletvekili olduğu düşünülürse meclis dışında kaldığı kesindir. CHP'nin çelik çekirdek kadrosundaki Birler için ciddi bir şok olur bu sonuç. Bülent Ecevit'in bulduğu çözüm, Birler'i kontenjan adayı göstermektir. Kendisi doğrudan teklif etmese de yakın arkadaşlarıyla haber gönderir ama Birler teklifleri kesinlikle geri çevirir. Ecevitlerin Oran'daki evinde yaptıkları bir toplantıda bu kez Rahşan Ecevit adaylık teklifini yeniler. CHP'li Yıllar kitabını hazırlarken Birler'e, neden kabul etmediniz diye sorduğumda aynı sinirle cevaplamıştı beni: "Ne zamandan beri partinin merkez kontenjan adaylarını siz tayin ediyorsunuz, dedim ve vurdum kapıyı çıktım."

Tanıdığım en ilginç politikacı tiplerinden biriydi İsmail Hakkı Birler. Bir taraftan can sıcak kadar fanatik bir CHP'liydi bir taraftan da ürkütecek kadar titiz bir bürokrat. Tüm kitap çalışması boyunca bu adam hiç kravatını çıkartıp çıplak ayakla yere basmış mıdır diye düşündüğüm çok olmuştu.

1978'de Birler, kendisinden önce bu görevi yapmış olan Turan Güneş, İlyas Seçkin'in zorlaması ve Ecevit'in ısrarıyla, İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğini kabul eder. 30 Mart 1978'de toplanan Türkiye İş Bankası Genel Kurulu'nca da Hazine temsilcisi olarak yönetim kurulu üyeliğine, aynı akşam toplanan yönetim kurulu tarafından da yönetim kurulu başkanlığına seçilir. Buraları hızlıca geçip mevzuya geleyim.

Rahşan Hanım'ın ricası!

Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit

1978 sonunda, Ecevit'in başbakan olduğu sıralarda Birler'e bir haber iletilir. Rahşan Hanım, sermayedarları İş Bankası, Ziraat Bankası ve Halk Bankası olacak, 80 milyon lira sermayesi olan bir dağıtım şirketi kurmak istiyordur. Haberi aldıktan sonra Birler, Rahşan Hanım'la görüşmeye gider. Neden böyle bir şirket kurma gereği duyduklarını sorar. Şimdi böyle şeyleri düşünmek bile mümkün değil! Gazete ile dergi arası bir yayın çıkartıyorlarmış, bir de partinin promosyon işleri varmış ve Hür Dağıtım, bunları dağıtmıyormuş. Rahşan Hanım bu sorunu aşmak için dağıtım şirketi kuracaklarını ve kendi dağıtımlarını yapacaklarını söyler. Birler, "Sorun bu mu? Siz bu şirket işinden vazgeçin, ben dağıtım işini halledeceğim," der ve çıkar. Sonrasında da Dünya gazetesinin o zamanki sahibi Nezih Demirkent'i arar ve onun dağıtım şirketi üzerinden sorunun çözüleceğinin garantisini alır. Birler sorunun çözüldüğü haberini vermek üzere Rahşan Ecevit'i aradığında beklemediği bir cevap alır.

Rahşan Hanım, şirketi kuracaklarını, çünkü başka faaliyetler de yapacaklarını söyler. Birler ise, "Tamam şirketi istediğiniz gibi kurun ama İş Bankası ortak olmayacak! Önümüzdeki hafta İstanbul'da yönetim kurulu toplantımız var, konuyu orada da gündeme getireceğim ama müspet karar çıkacağını sanmıyorum, çünkü ben karşıyım," der. Rahşan Hanım, "Müspet karar çıkar!" cevabını verir. Yüksek gerilim hattı üzerindeki bu konuşmadan sonra toplantı günü bölge müdürü elinde Resmî Gazete ile içeri girer. Gazetede bir bakanlar kurulu kararı vardır: "Türkiye İş Bankası, Ziraat Bankası ve Halk Bankası şu kadar sermayeyle Halk Dağıtım Anonim Şirketi adında bir şirket kurmuştur…"

Birler toplantıdan çıkar ve başta Bülent Ecevit olmak üzere en üstten an alt kademeye kadar herkesi arar. Notu gayet nettir: "Bu kararname iptal edilmezse ben İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan istifa ediyorum!" Bu görüşmelerden sonra Birler üstüne bir de kalp spazmı geçirince toplantı ertelenir. Fransız Hastanesi'ndeki kısa bir bakımdan sonra yönetim kurulu toplantısı ertesi gün kaldığı yerden devam eder. Yine aynı bölge müdürü elinde yine Resmî Gazete ile içeri girer. İkinci bir kararname yayınlanmış ve bir gün önce çıkan karar iptal edilmiştir.

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden sonra CHP GYK üyeliğinden istifa eden Birler'in veda konuşmasının bir bölümü her döneme uygun gibi: "Siz Genel Başkansınız. Bir mücadelenin içinden geldiniz. Ama artık Genel Başkansınız. Parti içindeki değişik tutumlar karşısında tavır koyarken, eski mücadele yöntemlerini uygulayamazsınız. (…)"

Şengün Kılıç kimdir?

Şengün Kılıç, Gazi Üniversitesi, Maliye Fakültesi'nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı'na devam etti.

1986 yılında gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda muhabirlik, editörlük ve haber müdürlüğü yaptı. 

Biz ve Onlar/Türkiye'de Etnik Ayrımcılık (1992, Metis Yayınları), Beyaz Bir Düş (2004, Epsilon Yayınları), Sinemada Ulusal Tavır/Halit Refiğ Kitabı (2006, İş Kültür Yayınları), Erozyon Dede, Hayrettin Karaca Kitabı (2008, İş Kültür Yayınları), CHP'li Yıllar 1946-1992 (2010, İş Kültür Yayınları), Hayatım Mücadeleyle Geçti/Kemal Kurdaş Kitabı (2010, İş Kültür Yayınları), Çayın 90 Yılı (2014, Kesişim Yayınları), Haberde Yargı/Yargı Haberciliği Elkitabı (2019, bianet), Kadehlerdeki Dudak İzleri (2002, Overteam,) adlı kitapları yayımlandı.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Çayı sev, Rize’yi koru!

CHP’nin Rize’de miting düzenlemesi değil, Rize’de çayla ilgili böyle büyük bir eylemin yapılıyor olması ilginç. İktidarda kim olursa olsun Rize’de çayla ilgili her şey beka meselesi

Otomobil uçar gider

1960’larda dede Turan Feyzioğlu’nun makam aracı en az yirmi yaşındaki Chevrolet SW iken, 2000’lerde torun Metin Feyzioğlu’nunki sıfır yaşında Volkswagen 2.0 TDI idi. Türkiye’nin makam aracı itibarı tam çözülmüşken nereden çıktı bu tasarruf tartışmaları

Dağlılar’dan Yaylacılar’a

Muhalefet zor, parti içi muhalefet daha zor, lidere karşı çıkmak ise çok çok zor ve de bir kişinin ne kadar keskin muhalefet yaptığı bir ölçü değil… Örneğin; bir bakanlık kaptı mı, partisinin en önde savunucusu olabilir!