21 Ekim 2010

'Yalnızca sen kurtarabilirsin kendini'

Bazı ufak tefek ama etkisi kendinden büyük kitaplar insana dünyayı çok net anlatır...

Bazı ufak tefek ama etkisi kendinden büyük kitaplar insana dünyayı çok net anlatır. Yıllarca akademinin içinden çıkamadığı "Komünist Manifesto" nun İthaki Yayınları'ndan çıkan Almanca-Türkçe çevirisi sadece 148 sayfadır; ikiye böl 74 sayfa. Bu 74 sayfa içinde insanoğlu içinde bulunduğu sistemi anladı, bir diğeri ona karşı çıktı. Net ve açıklayıcı bir metin olması belki de bu kadar içselleştirilmesinde ve bu kadar karşı çıkılmasına da neden oldu. 
"Gelmiş geçmiş bütün toplumların tarihi sınıf savaşımları tarihidir." der Manifesto. Bu söz, tarihi yazanların tarihi değil yazılanların tarihi üzerinden yeniden yazmanın işaret fişeğidir aynı zamanda.
Kentsoyluluk (burjuvazi) ile proleterya arasında net bir çizgi çizerken Marx ile  Engels şunları söylerler bu metinde: "Kişinin değerini değişim değerine doğru çözüştürdü, edinilmiş, kazanılmış, sayısız özgürlüklerin yerine şu biricik acımasız tecim (ticaret) özgürlüğünü koydu. Kısacası dinsel, siyasal kuruntularla perdelenmiş sömürünün yerine açık, utanmaz, doğrudan ve kupkuru sömürüyü geçirdi." (s. 73) 
Sadece bu cümle dahi, burjuvazi ile emek gücü arasındaki çelişkinin yerine koyduğu "yeni" değerleri gösteriyor. Yeni değerlerle kurulan sömürü ilişkileri yeni ticari özgürlükleri getirdi; yeni ticari özgürlükler beraberinde bir "kültür"ü de taşıdı. Bu kültür, bireyin yaşamının her aşamasına da söz geçiren bir kültür işte. Converse'le sokak kültürünü tadın, Camper'la daha elit bir kültürü...

Kültür neyin yansıması?  

Kültür siyasetin de, bireyselliğin de bir yansımasıdır her zaman. Bir kültür diğerini tanımlar. Bir kültür diğerini kapsar. Bir başka kültür kendini saklar.
Buradan bir başka minik kitaba geçmenin yeridir belki de; Wilhelm Reich'ın 127 sayfalık "Dinle Küçük Adamı" na. Bu küçük adam, minicik olduğunu ve  büyüklerin kendisinden daha iyi düşündüğü de düşünen bir adamdır; bir nevi düşünmeyen adamdır işte. "Kişisel özgürlük" ve "büyüklük" yabancı ve karanlık sözcükler olduğu için "ulusal özgürlük" ve "devletin yüksek çıkarları" nitelemelerine alkış tutuyorsun sen."
Reich, küçük adamlardan korkar bir yandan da; her tarihte alkış tutacakları bir büyüklüğü bulacaklardır ve de insanlığın yazgısı onlara bağlıdır. "Gündelik hayatında eğer, kendine birazcık saygın olsaydı ne hayatın sensiz sürmeyeceğini bilseydin, tam anlamıyla bilseydin, dünyadaki hiç bir polis örgütü seni ezecek güçte olmazdı. Bunu söyledi mi kurtarıcıların sana?"
Bu ufak, tefek kitapların çokca okunduğu o yıllarda, belki sarımsı belki de boyası yer yer kabarmış duvarda yırtık bir afiş duruyormuş. Afişin sağ alt kısmı yırtılmış, yırtılırken ardındaki o sarımsı boyanın bir kısmını da koparmış. Afişin tam ortasında şu yazıyormuş: "Dünyanın tüm halkları birleşin!" Zaman, faşizmle özdeş biçimde o sarımsı duvardaki afişin bir kısmını belirgin bir biçimde bırakmış. Halk, bir ve dünya o sarımsı rengin içinde kaybolup gitmiş. 
Dünyanın adı gitmiş afişten ama büyük adamlarla küçük adamlar hep kalmışlar; Reich'ta, bakmış dünya işin içinden çıkıp gidecek şunu demiş satırlarında "Birbirinizi kucaklayın dünya insanları!...Son verin bu top seslerine. Onlar, kendilerini hayat karşısında umutsuz buldukları için geçtiler topların başlarına."
Çünkü artık "yalnızca sen kurtarabilirsin kendini" bu sistemden; "diğerlerini" de kucaklayarak.
 

Kaynakça: 
Marx & Engels, Komunist Manifesto, İthaki Yayınları
Wilhelm Reich, Dinle Küçük Adam, Oda Yayınları
Fotoğraf: Dinle Küçük Adam, Sayfa 17.
Ve de bir not: Karl Marx'ın Kapital - Yeni Başlayanlar İçin Versus yayınlarından çıktı. Üstelik çizgi-roman. Okudunuz mu?

Yazarın Diğer Yazıları

Cumhuriyet’ten um:ag’a

Vakıf kurulduğunda ilk amaç, babamın gazetecilik anlayışını gelecek nesillere yaymak için bir eğitim modeli geliştirmekti.

Uğur Mumcu’nun ardından; dün ve bugün...

Her ırkçı ve şoven duygu, bir başka şoven ve ırkçı düşüncenin düşman kardeşidir

Çünkü yanan bilir

Ülkenin yeniden kendi eski dosyalarını açıp kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerekiyor. Bastırılan her olay, misliyle günümüze geri geliyor.