07 Ağustos 2022

Geleneksel tıp şaşırtmacaları

Vajinal sülük ve benzer tedaviler ile insanlara olmayacak vaatlerde bulunanlar da "nitelikli dolandırıcılık" kapsamında değerlendirilmelidir

Sağlık Bakanlığı 27 Ekim 2014 tarihli Resmi Gazete'de "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği"ni yayınladı ve yürürlüğe koydu. Yönetmelikte uygulamaların sağlık kuruluşlarında ve bu alanda sertifika eğitimi almış olan hekimler, diş hekimleri ve sağlık personeli tarafından yapılabileceği belirtildi. Buraya kadar güzel, uygulamaları sadece bu konuda eğitim almış olduğunu belirleyen sağlık personeli, ancak sağlık kuruluşlarında yapabilecek. 

Yönetmelikte sertifika ile yapılacak 15 adet yöntem/uygulama sayılmış: akupunktur, apiterapi, fitoterapi, hipnoz, sülük uygulaması, homeopati, kayropraktik, kupa uygulaması (hacamat), larva uygulaması, mezotepari, proloterapi, osteopati, ozon uygulaması, refleksoloji ve müzikterapi.

Kulağa hoş geliyor ama Türkiye'nin kuralları hiçe sayma konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu da unutmayalım. Trafikte her türlü kuralımız var ama uyup uymamak kişiye kalmış. 

Bu sertifikalı uygulamalardan en yaygın olarak kullanılanlardan biri de sülük uygulaması. Sülük tedavisi çok geriye, Babilli hekimlere kadar gitmekte. İbn-i Sina da kitaplarında sülük tedavisine yer vermiş.

Sülükler basit olarak vücuda yapıştıkları yerden kan emerler. Kan emerken de vücuda kendi ürettikleri salgıyı verdikleri gösterilmiş. Günümüzde sülük tedavisi uygulaması daha çok venöz yetmezlik, varis ve yara tedavisinde tercih ediliyor. Ayrıca rekonstrüktif cerrahiden sonra venöz kan birikmesini önlenmek amacıyla da cerrahi operasyonlardan sonra sülük tedavisi uygulanmaktadır. 

Ama ne yazık ki iş bu kadarla kalmıyor. Sosyal medya ve internet sitelerini taradığınızda karşınıza "vajinal sülük uygulaması" çıkıyor. Hacamat Enstitüsü isimli bir kurum ve benzerleri hacamat ve sülük kursları veriyor. Söz konusu kurum bu tedavi yöntemini bir adım daha öteye götürerek "vajinal sülük tedavisi" uyguluyor ve eğitimini veriyor. Siteye göre Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İspanya, Fransa, İsviçre, Azerbaycan, Avusturalya, Amerika, Dubai ve Kuzey Irak'ın da aralarında bulunduğu 17 ülke ve 41 şehirde hacamat eğitimi veriliyor. Kimin nasıl yaptığı meçhul ama araştırırsanız eminim ki size bir sertifikalı hekim diploması göstereceklerdir.

Esas ilginç noktalardan biri de vajinal sülük uygulamasının ne işe yaradığı. Aslına bakarsanız her derde deva! Hamile kalamayanlar için yapıldığı gibi, yumurtalık kisti ve benzer jinekolojik problemler için de kesin çözüm olarak sunuluyor. Sosyal medya yazışmalarına bakarsanız tek seansta sonuç alma olasılığı düşük olduğundan birkaç seans gerekiyor ve hacamatla birlikte yapıldığında başarı oranı artıyor. Sosyal medya yazışmaları hamile kalamayan bu kadınların inatla ve sabırla tedaviye devam ettiklerini de gösteriyor. Akıl, fikir herkese gerek ama epeyce bir kıtlığı var sanki. 

Yakın zamanda haber sitelerine şöyle bir haber düştü: "Yargıtay 11. Ceza Dairesi, muska ve büyü yaparak 3 kişiyi dolandıran sanığa verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının, 'dini inanç ve duyguların istismar edilmesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti."

Aydın'da bir kişi, muska ve büyü yöntemlerini kullanarak psikolojik sorunlarından kurtaracağını, sıkıntılarını gidereceğini, medyumluk diploması vereceğini ve emekli edeceğini söyleyerek üç kişiden 17.350 lira para almış. Yargıtay da verilen cezayı yetersiz bulmuş. Büyü yapmak TCK'ya göre suç ve Yargıtay'ın 4 Şubat 2014'te aldığı bir karara göre 2-7 yıl arasında hapis cezası var. Büyü yapmanın suç kapsamına alınmasının tarihi ise 1925 yılında çıkarılan Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu'na kadar uzanıyor.

Vajinal sülük ve benzer tedaviler ile insanlara olmayacak vaatlerde bulunanlar da aynı "nitelikli dolandırıcılık" kapsamında değerlendirilmelidir bence. Yönetmelik bu yöntemleri yasallaştırdığı için ancak şikayet üzerine ve kişi zarar gördüyse soruşturma yapılabiliyor. Aslında düpedüz nitelikli dolandırıcılık. 

Tıp fakültelerinde dersinin anlatılmadığı, uzmanlık eğitiminde asistanlara öğretilmeyen, bilimsel olarak geçerlilikleri kabul edilmemiş, hatta hastalara hiç değilse zarar vermeyeceğine dair bilgiye de sahip olmadığımız pek çok "uygulama" artık kamuda ve özelde hastalara uygulanabiliyor. Sertifikaların ne kadar kolay alınabildiğini de biliyoruz. 

Ortada "alan razı, satan razı" bir durum olduğundan çok patırtı çıkmıyor ama oldukça fazla sayıda insanın kandırıldığı/dolandırıldığı da bir gerçek. 

Yazarın Diğer Yazıları

Yaygın ameliyat efsaneleri

Ameliyathaneler hastalar için hep gizemli ve korkutucu yerlerdir

Zor bir meslek neden daha da zorlaştırılır?

Hekimlerden çok şey isteyip hiçbir şey vermeyince hem mesleğe olan ilgi azalıyor, hem de yetişmiş ve yetişmekte olan hekimlerimiz yurt dışına kaçmak için sıraya giriyor

Tıpta yapay zekânın kaçınılmazlığı

Savaş alanlarında, uzun deniz yolculuklarında ve uzayda hekim kontrolünde cerrahi işlemler yapabilecek robotlar çok uzakta değil