27 Ocak 2020

Trump Davos’un ‘iklimini’ nasıl bozdu

İklim değişikliği tehdidini kabul etmeyen, Greta ile alay eden Trump istediğini elde etmiş, tartışma iklimini değiştirmeyi başarmıştı...

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) 50’nci yıllık toplantısına katılmak için bir kez daha Davos’a doğru yol alırken çevredeki ağaçları süsleyen karın önceki yıllara göre iyice azalmış olması dikkatimi çekti. Yollarda da kardan eser yoktu. Küresel ısınmanın bunda payı var mı acaba diye düşünmeden edemedim.

İki yıl önce Davos’ta bandoyla karşılanan ABD Başkanı Trump’ın, iklim değişikliği tehdidine odaklanmış olan bu yılki toplantıya damga vurabileceğini ise hiç alımdan geçirmemiştim Davos’a giderken. ABD’de kendisini başkanlıktan azletmek için başlatılan sürecin son aşamasına gelinmişken dikkatleri başka yöne çekmek için maiyetiyle birlikte Davos’a gelmeyi tercih eden ABD Başkanı’nın Davos’taki gövde gösterisini izlerken Trump’ı küçümsemenin pek de doğru olmadığını düşündüm ister istemez.  

Trump’ın rakibi Greta

DEF denince adı ilk akla gelen kişi olan Klaus Schwab’ın 50’inci yıllık toplantı öncesinde yazdığı yazılara ve yaptığı açıklamalara bakıldığında, bu yıl Davos’da öncelikle iki soruna odaklanılacağı anlaşılıyordu.

Bunlardan birincisi iklim değişikliği tehdidi ve küresel ısınma olgusu idi. Schwab, gezegenimiz için aciliyet kazanan bir beka sorunu haline gelen iklim değişikliği tehdidinin iş dünyasının gündeminde de ön sıraya çıkmasının şart olduğunu düşünüyor ve küresel şirketlerin ve finans kuruluşlarının sorunun çözümüne katkıda bulunmasını istiyordu. Davos’ta yapılan birçok oturumda, iş dünyasının karbondioksit salınımını ve fosil yakıtların kullanımını sınırlama konusunda neler yapabileceği tartışıldı. Bu yolda atılacak adımlar için daha fazla beklenemeyeceği belirtildi.   

Gezegenimizin geleceği konusunda yeni kuşakların duyduğu haklı kaygıyı dünya çapında yankı yapan etkili bir kampanyaya dönüştüren 17 yaşındaki aktivist Greta Thunberg, Dünya Ekonomik Forumu’nun ve iş dünyasının iklim değişikliği konusuna gösterdiği ilginin önemli olduğunu ama bugüne dek yapılanları hiç yeterli bulmadığını ifade etti Davos’ta yaptığı konuşmalarda. Greta’yı dinlerken bu solgun benizli, büyük çocuk görünümlü genç insanın yaptığı çıkışın neden bu kadar etkili olduğunu daha iyi hissedebildim. Trump’ın tersine, hiç şov yapmadan, hiç masal anlatmadan çok az sözle çok şey ifade eden bir bilgeliğe sahip Greta.

DEF’in ve Greta’nın çağrıları karşısında kayıtsız kalmayacaklarını ifade eden iş dünyası yetkililerinin somut olarak hangi adamları atacağını, iklim değişikliği tehdidiyle mücadeleye nasıl katkıda bulunacağını ise yaşayarak göreceğiz her halde.                                             

Kapitalizm nasıl kurtulacak?

Bu yılki Davos toplantısının gündemindeki ikinci ana başlık, küresel kapitalizmin son 40 yıldaki uygulanış biçiminin özellikle ABD ve Avrupa’da yaratmış olduğu toplumsal tepkilerin gündeme getirdiği popülizm sorunuyla, kapitalizmin ve liberal demokrasinin geleceğiyle ilgiliydi.   

Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucu başkanı Klaus Schwab’a göre kapitalizmin üç farklı modeli boy ölçüşüyor şu anda. Bunlardan birincisi son 40 yıla damgasını vuran ‘hissedarlar kapitalizmi’, ikincisi Çin’in başarıyla uyguladığı ‘devlet kapitalizmi’, üçüncüsü Schwab’ın 1970’lerden beri savunduğu ‘paydaşlar kapitalizmi’.

Schwab, hızla artan eşitsizliğin toplumsal tepkileri tetiklediği ve popülizmin yükseldiği günümüzün ortamında, kapitalizme yeniden itibar kazandıracak modelin, tek amacı şirket hissedarlarına azami kâr sağlamayı amaçlayan ‘hissedarlar kapitalizmi’ olamayacağını düşünüyor. Schwab’a göre Çin’in uyguladığı devlet kapitalizminin başarısının da başka bir ülkede tekrarlanması ve kalıcı olması zor.    

Schwab, şirketlerin hissedarlarının yanı sıra çalışanlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, içinde yaşadıkları topluma, yani bütün paydaşlarına yarar sağlayan ve küresel sorunlara da duyarlı olan bir kapitalizmin, yani ‘paydaşlar kapitalizmi’nin bugünün dünyasında başarılı olacak ve sistemin yaşamasını sağlayacak model olduğunu ileri sürüyor.

Bu yılki Davos zirvesinde ‘paydaşlar kapitalizmi’ başlığı altında gündeme gelebilecek uygulamalar farklı oturumlarda tartışıldı. İş dünyasının hiç değilse bir bölümünün bugünkü gidişattan, eşitsizliğin hızla artmasından, popülizmin yükselişinden, dışlayıcı milliyetçiliğin ve küreselleşme karşıtlığının güçlenmesinden rahatsız olduğu ve farklı bir çıkış yolu aradığı bir gerçek ama üst düzey yöneticilerin aldıkları ücretler ve şirketlerin az vergi ödemek için başvurdukları yöntemler gibi kritik konular eleştiri konusu haline gelince kaşlar hemen kalkabiliyor, yüzler asılabiliyor. Bu nedenle Schwab’ın "paydaş kapitalizmi" önerisini güçlü biçimde destekleyenler de var iş dünyasında, böyle bir açılımı tehlikeli bulan ve karşı çıkanlar da.   

Kurnaz Trump’ın şaşırtıcı mucizesi

Davos’ta ekonomi dünyasındaki gelişmeler de farklı boyutlarıyla ele alındı, IMF’nin yeni başkanı Kristalina Georgieva dünya ekonomisinin gidişatıyla ilgili son tahminlerini açıklarken, 2020 yılının kötü bir yıl olan 2019’dan daha iyi bir yıl olabileceğini ifade etti. IMF’nin son tahminlerine göre dünya ekonomisinin büyüme hızı 2019’da %2.9’dan 2020’de %3.3’e, 2021’de %3.4’e yükselecek. ABD ekonomisinin 2019’da % 2.4 olan büyüme hızı ise 2020’de %2’ye, 2021’de %1.7’ye gerileyecek. Avrupa’nın bile büyüme oranını yükseltmesi beklenirken ABD ekonomisinde büyümenin yavaşlaması bekleniyor.

Başkan Trump, IMF tahminlerinin açıklanmasından bir gün sonra Davos’ta iş dünyasının önde gelen isimlerine ve küresel elitlere hitap ederken IMF tahminlerine hiç değinmedi. Daha önce %3’e hatta %4’e yükseleceğini iddia ettiği ABD büyüme hızının gelecek yıl %1.7’de düşecek olması da onu hiç ilgilendirmiyordu. Onun derdi salondaki Davos müdavimlerine ABD ekonomisinde gerçekleştirdiği mucizeyi anlatmak ve onları şaşırtmaktı. Kendisi ABD tarihinin en başarılı başkanıydı ve Amerikan ekonomisi de tarihindeki en büyük şahlanmayı yaşıyordu. Bunun en güzel kanıtı borsalardaki tırmanıştı.

Trump’ın kurnaz bir iş adamı olarak böyle bir konuşma yapması aslında çok şaşırtıcı değildi. Şaşırtıcı olan, aslında uyanık bir megalomanın şişinmesinden ibaret olan bu konuşmanın Davos’ta kendisini dinleyenlerin birçoğunu etkilemiş olmasıydı. Trump’ın konuşması sonrasında ABD’nin ekonomideki büyük başarısı konuşulur oldu Davos’ta. İklim değişikliği tehdidini kabul etmeyen, Greta ile alay eden Trump istediğini elde etmiş, tartışma iklimini değiştirmeyi başarmıştı. Trump’ı Davos’ta ağırlamaktan memnun olduğunu ifade eden Klaus Schwab’ın Trump’ın burada yarattığı ‘iklim değişikliğinden’ memnun olup olmadığını bilmiyorum.      

Yazarın Diğer Yazıları

Putin'in kumarı Erdoğan'ı sarsıyor

Türkiye ekonomisinin yönetiminde çok başarısız olan ve inadı yüzünden ekonomimizi büyük bir çıkmaza sürükleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Putin'e karşı uygulanan ağır yaptırımların dünya ekonomisinde yarattığı kargaşa nedeniyle şimdi daha da büyük sorunlar yaşaması kaçınılmaz görünüyor

Başka bir Türkiye mümkün mü?

Ekonomi yönetiminin başındaki kişinin, geceyarısı açıklanan kararlarla değiştirilmesinin adet haline geldiği bir ülkede bu göreve gelen birinin güven sağlamasının pek kolay olmadığını da kabul etmek gerekiyor

Erdoğan'ın 19. yıl krizi  

Erdoğan'ın Türkiye'nin 19 yıldır iktidarda kalmasında ve ülkenin tek hakimi haline gelmesinde, kendisine ciddi rakip olabilecek bir siyasetçinin çıkmaması belirleyici oldu. Türkiye'deki siyasi rakiplerinin, 7 Haziran 2015 genel seçiminde seçmenin kendilerine sunduğu büyük fırsatı iyi kullanamamaları, seçimden yaralı çıkan Erdoğan'ın önünü açtı ve iktidarını pekiştirerek "Tek Adam" haline gelmesini kolaylaştırdı