24 Şubat 2021

Rock kanyonunda bir Phoenix: Jeff Lynne

Rock ile serseri kültü arasında korelasyon – plasenta münasebetinin içkinliğine dair muhafazakâr savın genele rücu edilemeyeceğinin müstesna ve ışıltılı bir kanıtıdır Jeff Lynne.

Genel kabul, serseri kültü ile rock'ı, birbirini bütünleyen ayrılmaz parçalar olarak görür. Kurulu düzenin empoze ettiği muhafazakâr ahlak anlayışı daha rüşeym halindeyken, yani 60'larda, rock müziğe savaş açmıştı.

Yerleşik kurumsallığın ideolojik aygıtları ile tehlikeli ve ahlaka aykırılıkla suçladığı rock, ekstrem cinsellik, uyuşturucu ve skandallar öne çıkarılarak, bildik söylemle lanetlenmiştir.

Jeff Lynne – 2014 bir konser performansında

Aslında burada tam anlamıyla iki yüzlülük vardır; müesses nizamın sadık kurumlarının başında olanların gizledikleri ama kamuoyu önünde düşman kesildikleri halde aslında gizli eşcinsel oldukları, alkole düşkünlükleri, çocuk tecavüzleri ve tacizleri, çocuk pornografisi sapkınlıkları, aileyi kutsarken gizli metreslerinin ifşa olmaları artık magazin değeri bile taşımayan kanıksanmış vakalar olarak kayıtlara geçti.

Egemen ideolojinin sözcüleri, kuşatıcı bir kültürel güç haline gelen rock müziğine huruç harekâtı başlatırken, sıraladıkları cürümlerinlerin bin beterini kendileri hayatlarında zaten işlemekte idiler. Bu iki yüzlü tutumun ve saldırganlığın asıl nedeni, rock müziğin isyancı özü, ihlalciliği ve kural tanımazlığıdır. Ancak rock, ilerleyen yıllarda milyarlarca dolarlık bir endüstri haline gelip de, starlarının, düzene entegre olması ve yaşadıkları yabancılaşma ile o heyecan verici alan da tenhalaşmış oldu.

Bir de bunların dışında, star olmayı hiç istememiş; sansasyondan uzak, mütevazı, yetenekli rock müzisyenleri vardı. Mazbut hayat tarzları, çok göz önünde olmamaları geç fark edilmelerine neden olsa da bu, ağırbaşlı ve çok çalışkan zanaatkârlar, sessiz sedasız üretimlerini sürdürdüler. Bunlardan Roy Orbison ve Harry Nilsson yazılarımla en azından, T24'te arşivlendiler. Saydığım meziyetlere ziyadesiyle sahip olan George Harrison'a da sıra gelecek. Şimdi, bu sanatçılara en az onların kalite ve kalibresine sahip bir isimden söz edeceğim: Jeff Lynne.

Asıl ismi Jeffrey Lynne, 30 Aralık 1947 Birmingham – İngiltere doğumlu. Kendisini şöyle tanımlıyor:

"Gerçek bir rock yıldızı olmak için isteksizdim. Ben utangaç bir insanım. Ve dünyadaki en sevdiğim şey günde 14 saat stüdyoda çalışmaktı. Geri kalan her şey benim için çevreseldi, mesela kaydın çıkması ve tanıtımı gibi. Büyük bir evim var ama rock yıldızı gibi şeyler yapmadım. Kendimi hiç böyle görmemiştim. Söz yazarı, şarkıcı ve yapımcıydım. Rock yıldızları farklıdır. Gösterişli giyinirler ve gece kulüplerinde takılırlar. Önceliğim bu değildi. Boş zamanlarımı barda geçirmeyi severdim."

1970'lerde rock dinleyen için tanıdık gelir Lynne. Parlak geçen altmışlardan sonra yetmişlerde, o eski çekim gücünü büyük ölçüde yitiren rock müziğine, ELO hiç beklenmedik bir atak yaparak girmişti. Electric Light Orchestra pop ve rock bileşenlerini senfonik ögeler de katarak yarattığı füzyon çizgisiyle sadık bir dinleyici kitlesi edindi. Lynne'in yaratıcı egemenliği yapımcı, söz yazarı, aranjör, baş solist ve gitarist olarak ELO'nun neredeyse tek başına bir çaba gibi görünmesini sağladı. Bununla birlikte, ELO sesi ve Lynne'in şarkı sözlerinin ve bestelerin odağı, Louis Clark'ın ve Richard Tandy'nin Lynne'in yönetimi altında (özellikle geniş yaylı bölümler) birlikte düzenlenmesi ve Bev Bevan'ın davul çalması, Richard Tandy'nin Moogharmonium ve Mellotron gibi daha yeni klavye teknolojisi ile Lynne'in şarkılarına daha senfonik bir tarz yarattı.

Tür olarak progresif ve senfonik rock kategorisinde değerlendirilen ELO Türkiye'de de bilinen, sevilen bir gruptu. Hayran kitlesi daha çok İstanbul, Ankara ve İzmir'de yaşayan rockerlerden oluşurdu; yani metropol insanına hitap ederdi. Şimdi bu satırları okuyan -artık kaç kişi kaldıysa- ELO dinleyicileri, Covid - 19 aşısının ikincisini yaptırmak için randevu hazırlığındadırlar.

ELO'nun 1986'ta dağılmasından sonra Jeff Lynne, iki solo albüm çıkardı: Armchair Theatre (1990) ve Long Wave (2012). Ayrıca çeşitli sanatçıların albümleri için şarkı üretmeye başladı.

Beatle George Harrison'ın önerisi ve girişimi ile 1988'de Otis Wilbury ve Clayton Wilbury takma adları altında, George HarrisonBob DylanRoy Orbison ve Tom Petty ile Traveling Wilburys süper grubun kurulmasına öncülük etti. Grup büyük ilgi toplayan iki albüm çıkardı. Traveling Wilburys – 1 adlarını belirttiğim kadro ile yapıldı. Ama Roy Orbison'ın beklenmedik ölümü nedeniyle Traveling Wilburys – 3 albümünde Orbison yer almadı. Ve o çok beklenen TW – 2 albümü hiç çıkmadı. Büyük yankı uyandıran ve çok başarılı olan grup konser vermedi, turne yapmadı. Efsanevi bir stüdyo grubu olarak rock tarihinde bir altın sayfa oldu.

Traveling Wılburys orijinal kadrosu.Soldan sağa: önde oturan sarışın Tom Petty, yanındaki George Harrison, ayakta solda Bob Dylan, ortada Jeff Lynne, en sağda Roy Orbison.

Lynne, o zaman hayatta olan Beatles üyeleri Paul, George ve Ringo ile meziyetlerini seferber ettiği işbirliğiyle John Lennon'ın evde yaptığı ham kayıtlar halindeki demoları olan Free As A Bird (1995) ve Real Love (1996) şarkılarının düzenlenerek yeniden üretilmesine ve dünyaya armağan edilmesine önemli katkılar yaptı. 

Bu katkılar ona dünya çapında bir prestij kazandırdı.

George, Jeff, Paul ve Ringo stüdyoda 

2014'te Lynne, yaklaşık otuz yıl sonra eski grubunu bir araya getirerek, "Jeff Lynne's ELO" adı altında konser turnesine devam etti. Birleşik Krallık'ta, En İyi 10 kayıt listesine yükselen on beş ELO single'ını üretti.

En İyi 10 albüm listesinde prodüktörlüğünü yaptığı şu albümlerle yer aldı: Cloud Nine (George Harrison, 1987), Mystery Girl (Roy Orbison, 1989), Full Moon Fever (Tom Petty, 1989), Into the Great Wide Open (Tom Petty and the Heartbreakers , 1991)), Flaming Pie (Paul McCartney , 1997) ve Get Up (Bryan Adams , 2015).

Lynne, 2014'te Birmingham Walk of Stars'da bir yıldız aldı ve ertesi yıl Hollywood Walk of Fame'de bir yıldızla ödüllendirildi. Ayrıca, İngiliz Müziğine Üstün Hizmetler ödülü de dahil olmak üzere üç Ivor Novello Ödülü aldı. Lynne, 2017 yılında Rock and Roll Hall of Fame'e ELO'nun bir üyesi olarak alındı ve 2020 Birthday Honors'da İngiliz İmparatorluğu Düzeni (OBE) Subayı olarak atandı.

2001 yılında kanserden vefat eden George Harrison'ın ölümünün birinci yıldönümünde yani 29 Kasım 2002 tarihinde Royal Albert Hall salonunda bir anma gecesi düzenlendi. Jeff, bu geniş organizasyonda Eric Clapton ile birlikte çalıştı. Daha sonra gecenin konser DVD kayıtları Grammy aldı. Anma konserine katılan Ravi Shankar, Anoushka Shankar ve Hintli müzisyen grubu, Paul Mccartney, Ringo Starr, Garry Brooker, Joe Brown, Sam Brown, Tom Petty and Heartbreakers, Billy Preston, Jim Keltner, Ray Cooper, Dhani Harrison, Klaus Voorman izleyenlere duygu dolu saatler yaşattılar. İngiliz komedi grubu Monty Python ve ünlü film yıldızı Tom Hanks de performanslarıyla geceye renk kattı.

29 Kasım 2002 . Royal Albert Hall – Ön solda gözlüklü olan Lynne, arkasında davulda Ringo Starr, ön ortada Eric Clapton, yanında beyaz gömlekli (George" un oğlu) Dhani ve onun önünde Paul McCartney, en sağda şapkalı Marc Mann ve arkada George" un kayıtlarında bulunmuş diğer müzisyen arkadaşları görülüyor.

Uzun sanat yaşamında kalıcı ve unutulmaz eserler üreten, kendisini –kendi ifadesiyle– hiçbir zaman öne çıkarmayan Jeff Lynne, aldığı ödüller, yaptığı film müzikleri, gıpta edilecek başarılarıyla albüm yapımcılığı, başka ama çok önemli müzisyenlere şarkı sözleri yazma ve beste yapma diğerkamlığı, dostlarına her zaman saygılı olması, ahde vefayı asla ihmal etmemesi, son yıllarda sık yaptığı turnelerde kalitesini kanıtlaması, tevazusu, ağırbaşlılığı, zerafeti ve hayat tarzı ile ayrı bir kanyonda duruyor; orada yalnız değil elbette. Yanında George Harrison, Roy Orbison, Harry Nilsson, Tom Petty, Paul McCartney, Ringo Starr, Jimmy Page, Robert Plant (Led Zeppelin), Bob Dylan, David Gilmour da (Pink Floyd) yer alıyor.

Rock ile serseri kültü arasında korelasyon – plasenta münasebetinin içkinliğine dair muhafazakâr savın genele rücu edilemeyeceğinin müstesna ve ışıltılı bir kanıtıdır Jeff Lynne.

George Harrison ve Ravi Shankar'ın okulundan müzisyenlerin de katkıda bulunduğu "Now you're gone" adlı şarkısıyla yazıyı bitirmek yerinde olacak.

Senin için çıldırmıştım
Ben sensiz olmak istemedim
Ve ben, sahip olduğumu kaybettim ve şimdi sen gittin
Sen benim için hep dünyayı kastettin
Sen, görmeyi asla istemedin
Ve sen hayatımı değiştirdin ama şimdi gittin
Kalbimde sen teksin
Ama şimdi, şimdi gittin
Fotoğrafın tatlı anıları geri getiriyor
Senin hakkında bir şey ne olduğunu bilmiyorum
Uzun günler yüzün çok genç
Ama şimdi gittin
Kalbimde sen teksin
Ama şimdi gittin
Evet şimdi, şimdi gittin
Ama şimdi gittin

Yazarın Diğer Yazıları

Julia Kristeva'nın 68 romanı Samuraylar: Foucault, Althusser, Lacan, Barthes, Sollers…

Kristeva, her kitabında yaptığı gibi, Samuraylar romanında da 68'e dair farklı düşünme yolları açtı

Pele

Pele filmi futbolu seven, ilgilenmeyen Pele'yi zaten bilen, bilmeyen ya da Maradona hayranı olan, hatta bu taraklarda bezi olmayıp da hakiki bir yaşam öyküsü izlemek isteyen insanların bile ekrana çakılı kalacağı bir belgesel

Barok psychedelic popun yaratıcı dehası: Harry Nilsson

Dünya, 60'larda Çiçek Çocukları sayesinde rengarenk iken, yani çölleşmemişken, ABD'de bir müzisyen o mümbit rock bahçesinde filizleniyor, köklerini derinlere salıyordu. Sağlam geliyordu