29 Aralık 2018

Neil Young, bir eko-rock ikonu

Neil Young, genel beğeni düzeyini yükselten, geliştiren müziğiyle rock müziğini tözüne sadık kalarak ileriye taşımıştır

Rock, 1960 ve 70’lerde altın dönemini yaşadı. 1980’lerle birlikte klasik rock demode oldu ve çeşitli nedenlerle çaptan düştü, durağanlaştı. Sayıları çok azalan birkaç grup ve müzisyen bütün olumsuzluklara karşın yollarına devam ediyor; Neil Young da yoluna devam edenlerden.

İlk albümü 1968 yılında çıkan Neil Young ( 1945- Kanada) rock müzik tarihinde besteci, söz yazarı gitarist ve şarkıcı olarak ellinin üzerinde albümü ile özel bir yere sahip. CSN&Y ( Crosby, Stills, Nash and Young) olarak bilinen ünlü folk-rock grubunda da çalışmalara katıldı, albümlerde yer aldı. Çoğunlukla CSN&Y grubunun üyesi olarak bilinse de daha çok solo albümleriyle ve kendi grubu Crazy Horse ile çalışarak rock tarihine geçti.

Ağız armonikasını da çok iyi çalan bu değerli sanatçı, aktör Johnny Deep ‘in başrolünü oynadığı Dead Man filminin müziği ve o muhteşem gitar solosu rock müzikseverleri eski ve o şaşaalı zamanlara götürdü.

Kendine özgü gitar çalış stiliyle ve tenor sesiyle Young, müziğe başladığı 1960’larda rock ve folkun devleri arasında yer yaratabildi kendisine. Hippidir ve artık çoktan tarih olduysa da Hippi ruhuna sadık kalma beceri ve iradesini gösterebilmiştir. Ekolojik, barış yanlısı çizgisinden ödün vermeden bu tavrını yaptığı şarkılarla da işleyerek sanatçı sorumluluğunu yerine getirdi. Bu politik tavır alış şundan kıymetli; müzikal üretimini devam ettiremeyen bazı isimlerin tıkandıklarında çevrecilikle alakadar olmalarına sık rastladık. Neil Young öyle yapmadı. Müziğiyle sanat hayatını sürdürürken, moda dışında kalarak sözünü söyledi. Hep uzun tuttuğu saçlarıyla, giysileriyle 60 ‘lardan kalma bir Hippi totemi gibidir.

Elli yıllık sanat hayatında rock çok değişim geçirdi. Glam rock, hard rock, heavy metal, indie rock gibi türlere ayrıştı. Çeşitli moda akımlar başladı, ama Young tarz ve çizgisini değiştirmeden hep yeni kaldı.

Zamanın eskitici ve öğütücü gaddarlığına karşı mukavemeti müziğiyle gösterebiliyor. Müzikte kalite ve nitelik düştükçe Neil Young yeniden keşfediliyor. Müziğindeki kalite ve usta bir rock gitar virtüözü olmasının yanı sıra akustik balatlarıyla başarıyor bunu.

Cortez the Killer, Ohio, Rockin in The Free World, Love And War gibi şarkıları, bu dünyayla meselesi olan insanlar için dinlemekten bıkılmayan eserleridir. Bu şarkılar egemen ideolojiyle yaptığı hesaplaşmaların yüksek standartlı örnekleridir.

Cortez the killer, Amerikan yerlilerinin Cortez liderliğindeki İspanyollar tarafından altın için katledilmelerine karşı işgal ve kolonizasyonu yeren bir manifestodur.

Ohio adlı şarkıyı ise ABD’de Ohio Kent Üniversitesi öğrencilerine ateş açan güvenlik güçlerinin dört öğrencinin ölümüne sebep olmalarına karşı bestelemiştir. 1970 yılında öğrenciler silahsız bir vaziyette Amerikan yönetiminin Vietnam savaşı politikasını protesto ederken kampüs içerisinde devlet şiddeti sonucu vurularak yaşamlarını yitirdiler. Bu şarkıda dönemin ABD başkanı Nixon ismen anılarak karanlık politikaları ve uygulamaları eleştirilir.

Old Man, Heart Of Gold, Like Hurricane, Hey Hey My My, Down By The River, bir kuşağın ruh dünyasında derin izler bırakmış güçlü ve benzersiz rock balatlarıdır. Müziğinin karakteristiği süslerden kaçınması, moda dışı kalmaktan modern zamanların popülerliğine erişmemiş olmaktan rahatsızlık duymamasıdır. Böylece evrende zamansız olmayı, zaman dışılığı gitarı ve şarkılarıyla örnekleyebilmiştir.

Barış yanlısı tavrı 60 ‘lardan beri süregelen bir hippi ananesidir, çevreciliği de sağlam bir inanca dayanır. Bu bağlamda, ABD başkanı Trump ‘ın iklim değişikliğine karşı isteksizliğini ve bilime meydan okuyan tavrını da tenkit etmekten geri durmadı.

 ‘‘Bilime inanırım. İklim krizi konusunda endişeliyim ve büyük küresel sonuçları ve güzel torunlarımın geleceği konusunda çok endişeliyim… Buna hiç şüphe yok. Çok büyük bir lanet oldu! ”

diyerek güncel ekolojik protestolara da  desteğini sürdürmeye devam ediyor. Dakota boru hattı barışçıl su koruyuculardan oluşan protestoculara karşı şiddet uygulayan ABD ordusuna, o zamanın başkanı Obama ‘yı müdahale etmeye çağırmıştı.  Katı fosil yakıt konusunda da son derece net bir karşı söylemi telaffuz etmektedir.

Neil Young, genel beğeni düzeyini yükselten, geliştiren müziğiyle rock müziğini  tözüne sadık kalarak ileriye taşımıştır. Bir zamanlar sorulan rock öldü mü sorusuna Neil Young ‘ı dinleyenler rock ölür mü cevabını verebiliyorlar. Sanatçı, tıpkı bir bilim insanının çalıştığı laboratuvar gibi kendi rock laboratuvarında bir karınca titizliği ve çalışkanlığıyla üretiyor ve bu dünyanın sahibi olan tüm canlıların varoluşunu hedef almış bulunan egemen güçlere karşı bir kültür gerillası misyonunu yerine getiriyor. Bunlardan ötürüdür büyüklüğü.

Bu dünyanın, iktidar sahiplerine ve doğayı talan eden para tamahkarı şirketlere bırakılmayacak kadar kıymetli olduğunun eko-bilinciyle somut bugüne odaklanarak hem protest-muhalif hem de müzisyen olmayı başarıyla gerçekleştiriyor.

İnsanlığın gidişatı iç açıcı değil.Sanatta bu gidişata karşı dünyada neler yapılıyor sorusunu soran her insan yüreklere su serpen isimler arasında tutarlı ve saygın bir sanatçı olarak Neil Young ile karşılaşır.