24 Nisan 2017

Erdoğan'a alternatif örgütlenmeden demokrasi uzaklarda kalır!

2019 için ortak bir barış ve demokrasi platformu nasıl oluşturulur?

Erdoğan'a 2 kişiden 1'i hayır dedi.
Erdoğan'a yüzde 49 hayır çıktı.
16 Nisan'da umduğunu bulamadı Erdoğan.
Hayal kırıklığına uğradı.
Üstelik bu yüzde 49 hayır, tüm devlet imkânlarının kullanılmasına rağmen çıktı.
Devlet baskısına rağmen çıktı.
Hileye hurdaya rağmen çıktı.
Devletin kendi kanunlarını çiğnemesine rağmen çıktı.
Onun içindir ki:
Bu yüzde 49 hayır çok kıymetlidir.Değişik toplum kesimlerinin, siyasal yelpazenin farklı çizgilerinin yüzde 49 hayırda
buluşabilmesi
demokrasi açısından umut vericidir.
Hukuk ve özgürlük açısından umut vericidir.
16 Nisan akşamından beri ben de böylesine duygu ve düşünceler içindeyim.
Erdoğan yenildi diye düşünüyorum.
Yenilecek diye düşünüyorum.
Ama burada duruyorum.
Erdoğan'ı 'nihai yenilgi'yi uğratmak için daha yapacak çok iş var.
Hayır da çıksa, bu böyleydi, yine çok iş vardı.
Erdoğan'a hayır diyenlerin, tek adamlık rejimine hayır diyenlerin önünde son derece kritik bir demokrasi dönemi açılmış durumda.
Bu dönemde hiç de kolay olmayan bir numaralı göreve gelince:
Yüzde 49'u örgütlemek...
Eğer bu önümüzdeki dönemde yüzde 49'luk hayır oyları akıllıca örgütlenemezse, 2019 seçimlerinde bu demokrasi bloku yeni hayal kırıklıklarından kendini kurtaramaz.

Referandumda aldığı 'mühürsüz zarf ve pusula' kararıyla tartışma konusu olan YSK, İstanbul'un çeşitli ilçelerinde protesto ediliyor

2019 için şimdiden
kollar sıvanmalı.
Çare, 2019
için akıllı uzlaşmalar yapabilmektir

 

 

Bu yüzden demokrasi, hukuk ve özgürlükten yana olan ve yüzde 49'un içinde yer alanların soğukkanlı düşünmelerinde yarar var.
AKP içinde 'tek adamlık'a karşı olanların düşünmesi lazım.
Partide, AKP'nin geleceği açısından 'Erdoğan çıkmazı'nı görenlerin düşünmesi lazım.
Başkanlık sistemine de, bugünkü tek adamlık rejimine de, 'Erdoğan tarzı'na da baştan beri karşı olduğu herkesçe malum bir sır olan Abdullah Gül'ün düşünmesi lazım.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve CHP'nin düşünmesi lazım.
HDP'nin düşünmesi lazım.
Kürtlerin düşünmesi lazım.
Devlet Bahçeli'ye hayır diyenlerle, Meral Akşener ve arkadaşlarının, 'Ülkücüler'in düşünmesi lazım.
Partili olmayan ama demokrasi, hukuk ve özgürlüğü savunan her inançtan, her görüşten yurttaşların düşünmesi lazım.

TBMM'deki 23 Nisan özel oturumunda Binali Yıldırım ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun tartışmasını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Tartışmalar üzerine değil, barış üzerine bina edin' dedi

Partide, AKP'nin geleceği açısından 'Erdoğan çıkmazı'nı görenlerin düşünmesi lazım

 

Evet öyle, düşünmek gerekiyor:
Bu yüzde 49 hayır siyaseten nasıl örgütlenebilir?
Hangi 'diyalog'lar örülebilir?
Önyargılar nasıl bertaraf edilir?
Ortak bir barış ve demokrasi platformu nasıl oluşturulur?
Öncelik ve sonralıklar nasıl belirlenir?
Biliyorum, hiç de kolay değil.
Ancak, 'tek adamlık'a hayır diyorsak...
Dikta rejiminden yana değilsek...
Demokrasi istiyorsak...
Hukukun üstünlüğü diyorsak...
Özgürlüğü savunuyorsak...
Tüm farklılıklarımızla birlikte yaşamayı, aynı çatı altında yaşamayı bir hayat tarzı olarak tek çıkar yol olarak görüyorsak...
O zaman başka çare yok.
2019 için şimdiden kollar sıvanmalı.
Çare, kendi başına yürümek değildir.
Çare, diyaloglar örmektir.
Çare, önyargılardan kurtulmaktır.
Çare, farklılıkları örgütlemektir.
Çare, siyasal öncelik ve sonralıkları iyi belirlemektir.
Çare, 2019 için akıllı uzlaşmalar yapabilmektir.
Son söz:        
Erdoğan'a alternatif örgütlenmeden uzaklarda kalmaya devam eder demokrasi...