11 Temmuz 2020

Atatürk'ü de, laikliği de sevmeyen "tek adam"ın, Erdoğan'ın Ayasofya'yı cami yapması şaşırtıcı değil ki...

1923'ten intikam almak isteyenler çok memnun...

Atatürk'ü sevmeyen...
Laikliğe karşı olan...
Kadın-erkek eşitliği deyince
tüyleri diken diken olan...
Batı'ya sırtı dönük olan...
Yüzü Doğu'ya dönük olan...
Demokrasi deyince irkilen...
Demokrasiyi Batı'dan gelen küfür düzeni sayan...
Hukukun üstünlüğü deyince fena olan...
Yargı bağımsızlığı deyince fena olan...
Bağımsız ve tarafsız yargı deyince fena olan...
Demokrasiyi demokrasi yapan
"güçler ayrılığı"na sırt çevirmiş olan...
İslami çizgili bir rejimden yana olan...
Demokrasiyi demokrasi yapan güçler ayrılığını değil,
bütün güçleri, bütün iktidar dizginlerini "tek adam"da
toplamak için kaç yıldır sistemli bir biçimde çalışan...
"Bağımsız ve özgür medya"dan zerre kadar hoşlanmayan...
Özgürlük sözcüğünü duymak istemeyen...
Sadece kendi sesini duymak isteyen...
Farklı sesler duymak istemeyen...
Eleştirel sesleri bastırmaktan yana olan...
Hatta muhalif sesleri boğmak isteyen...
1923'ten intikam almak isteyen...
Laik Cumhuriyet'i tersine çevirmek isteyen...
Cumhuriyet'in laik olanına da karşı olan...
Cumhuriyet'in demokratik olanına da karşı olan...
Türkiye'de adım adım İslami Cumhuriyet kurmak isteyen....
Bütün derdi tek adamlık olan...
Kendi kendisiyle dolu olan, eski deyişle meşbu olan...
Uzun lafın kısası:
Türkiye'de Saray düzeni kurmak isteyen
Tayyip Erdoğan'ın Atatürk döneminin en doğru,
en isabetli ve en medeni adımlarından birini iptal etmesi,
yani Ayasofya'yı cami yapması hiç şaşırtıcı değildir,
ondan beklenen bir davranıştır ve de eşyanın tabiatına uygundur.
Orhan Pamuk'un haklı deyişiyle: 

Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek,
dünyanın geri kalanına artık seküler
değiliz demektir.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Rahat uyu sevgili Mesut kardeşim...

Her ölümün ayrı bir acısı vardır

Yaşasın laik Cumhuriyet, yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük!

Türkiye'yi uçuruma sürüklemekte olan Erdoğan'la "Saray iktidarı"nın karşısındayım