05 Nisan 2021

Bir direniş sembolü olarak Gergerlioğlu'nun terlikleri

Bir kültürel imge olarak ayak-kabı, aslında yürüyeceğin yolu da bir kalıba-kaba dökme, şekle sokma ve belirleme çabasıdır. Ter-likte ise etimolojik olarak emeği içine çeken bir anlam gizlidir. Gergerlioğlu'nun terlikleri bu bağlamda hak ihlaline uğrayan her kesimden bireyin haklarını korumaya çalışan, belirli bir kalıba ya da şekle girmeye direnen hak savunuculuğu ve bu savunma sırasında akan terin sembolüdür

Özellikle, bir resmi kurumdaysanız, bu resmi kurumun çizdiği sınırlar içinde tavrınızı olduğu kadar görünüşünüzü de belirlemeniz beklenir. Örneğin, her ne kadar at sırtında gelmediğiniz için kırışma riski az olsa da, Meclise frakla başkanlık etmeniz (sanırım 2017'ye kadar), Mecliste boy göstermeniz için de takım elbise giymeniz gereklidir. Bu görüntü sizin normlara uyduğunuzun ve kolektif bilince sahip olduğunuzun da bir göstergesidir. Bu gösterge, çeşitli bağlarla -kravat ve ayakkabı bağcığı gibi- sizi bir birey olarak "baştan" "ayağa" düğümler. Bu noktada ayakkabılar sunmanız gereken kolektif bilinçlilik fotoğrafının vazgeçilmez parçalarından biridir.

Bu yazıda, 21 Mart'ta insan hakları savunucusu ve milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun abdest alırken pijama ve terlikleriyle Meclisten kolluk kuvvetlerince çıkarılarak göz altına alınmasının sembolik arka planında görebildiklerimi paylaşmak istiyorum. Gergerlioğlu'nun pasif direnişi, Mecliste bulunması, genel kurul odasında oturması ya da Meclisten ve daha sonra evinden alınma şekli de farklı açılardan değerlendirilebilir. Lakin ben Gergerlioğlu'nun sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafındaki terliklere odaklanmak istiyorum.

Öncelikle, terlik; üst akıl, iktidar bileşenleri ve burjuvazi için hiyerarşik olarak hep gayriresmî ve hep banal olagelmiştir. Özellikle, erkekseniz şıpıdık şıpıdık yürümemeniz gerekir ataerkinin sokaklarında. Erkekliğiniz, ülkücülüğünüzün ne kadar sivrildiğiyle doğru orantılı olarak, beş parmağınızın beşini birden ne kadar ayakkabınızın sivri burnuna doğru bükebildiğinizle doğru orantılıdır kimi zaman. Bunun dışında terlik; kimi zaman abdestle, dinle ve dindarlıkla da ilişkilendirildiğinden iticidir de. Sıyrılmış paçalarla karizmatik bir tarafı hele hiç yoktur.

Ayakkabı ise koruduğu kadar kapalılığı da gösterir. Kişiyi dik bir şekilde ayakta tutan tırnakları, parmakları ya da bir bütün olarak ayakları görmezsiniz. Çıplaklık yoktur. Dışarının kiri tozu ayağa bulaşmaz. İçerinin havasızlığı dışarı yansımaz. Ama ayağınızda terlik varsa korunaklı değilsinizdir. Kirliyse doğrudan çıkarıp vücudunuzdan uzaklaştıracağınız ara katman çorap çoğunlukla terlik giyerken yoktur. Bedeninizi taşıyanın ne olduğunu kamusal alanda açıkça paylaşırsınız. Bu aynı zamanda zihninizi, ruhunuzu ve vicdanınızı da neyin taşıdığını açık eder. Suyla mı temas edecektir? Tozla mı? Ateşle mi? Yürüdüğünüz yolun, geçtiğiniz yerlerin izleri böylece ilk elden bedeninizin kendisinde görünür.

Gergerlioğlu'nun fotoğrafında terlik, doğrudanlığın metaforudur burada. Etin ve kemiğin hak savunuculuğuyla doğrudan teması. Yanlışın doğrudan, zarfın mazruftan ayrıldığı bir doğrudanlık. Çünkü ayakkabılarınızın ya da postallarınızın değerek incittiği yerlerden, bunları çıkarınca uzaklaşabilir ve rahat bir uyku çekebilirsiniz. Ayaklarınızın değdiği yerlerle aslında temas etmemişsinizdir. Bu yüzden belki de incittiğiniz kadar incinmezsiniz. Bu yüzden belki de cesaretten uzak, korkuya daha yakınsınızdır. Bu yüzden terlik, sizin için bir "itibarsızlaştırma" nesnesidir.

Bir kültürel imge olarak ayak-kabı, aslında yürüyeceğin yolu da bir kalıba-kaba dökme, şekle sokma ve belirleme çabasıdır. Ter-likte ise etimolojik olarak emeği içine çeken bir anlam gizlidir. Gergerlioğlu'nun terlikleri bu bağlamda hak ihlaline uğrayan her kesimden bireyin haklarını korumaya çalışan, belirli bir kalıba ya da şekle girmeye direnen hak savunuculuğu ve bu savunma sırasında akan terin sembolüdür. Her ne kadar açıkta olduğu için örselenebilir olsa da itibarsızlaştırmanın nesnesi değil, itibarın öznesidir. Terlik aynı zamanda, "ırk", cinsiyet, sınıf üçgeninde ezilen ve ötekileştirilen tüm insanların nasırlaşmış sıkıntılarının aynasıdır. Kısaca, aslında ayakkabı ve terlik karşıtlığı bir zihniyet savaşını gözler önüne serer. Dost, ayrım yapmaz; hem başa hem de ayağa bakar. Düşmansa ne başa ne de ayağa.

Kısaca, Gergerlioğlu'nun, paylaştığı fotoğrafın hemen sol tarafında duran ayakkabılarından tam anlamıyla terliğe geçişinin de bir notudur bu fotoğraf. Her şey bundan sonra daha açık, daha temiz ve daha da inatla savunulacaktır. Belki Meclise de ayakkabı ya da postallardan daha fazla sayıda terlikle giren olduğunda dayanışma artar ve bir şeyler değişmeye başlar. Kim bilir!

Yazarın Diğer Yazıları

Dar alanda 'karlı', 'farklı' ve eril paslaşmalar: Vakıf üniversitelerinin sloganları aslında ne söylüyor?

Sloganlarda asıl vurgulanan, öğrencinin birey olarak biricikliğinden ziyade üniversitenin çalışan bir mekanizma olarak diğerlerinden farkıdır

Postmodern Amerikan sanatının muhalif sesi: Edward Kienholz, Dehşet Sanatı ve Portatif Savaş Yadigârı

Kienholz, var olan tüm sanat akımlarından daha gerçek bir dünyayı yaratmak ister ve eserlerinde bize çağdaş Batı toplumunun ve kapitalizmin karanlık, sorunlu ve avlak yönlerini göstermeyi hedefler

Birleşik Devletler'de bir aktivizm olarak nefret grupları (4)

Yüzlerce nefret grubunun ortak özellikleri, aslında nefretin de tanımını yapmamıza olanak sağlar: Belirli bir kişi ya da gruba karşı üretilen önyargılı ve kelimenin genel anlamıyla şiddet içeren bir dil yoluyla açığa çıkan yıkıcı enerji