02 Aralık 2023

Torba yasa Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi; yurt dışından elde edilen kâr payları ile ilgili avantajlı düzenlemeler değiştirilmeden geçti

Bugün bu düzenlemelerden ülkemize döviz getirilmesini teşvik amacına yönelik yurt dışı kâr payı istisnasına ilişkin düzenlemeleri irdelemeye çalışacağım

Değerli okurlarım,

26 Kasım 2023 tarihli “20 başlıkta, yeni torba yasa ile yapılması öngörülen vergisel düzenlemeler” başlıklı yazımda, 24 Kasım 2023 tarihinde Meclis'e sunulan ve aynı gün Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilen yeni torba yasayla yapılması öngörülen bazı vergisel düzenlemeleri ve uygulama süresi uzatılan düzenlemeleri özetlemeye çalışmıştım.

Yazıda da belirtiğim üzere bu torba yasa ile çok sayıda değişiklik yapılıyor. Her biri ayrı yazı konusu olacak önemde.

Yapılan değişiklikleri aşağıdaki şekilde sınıflayabiliriz:

* Ülkemize döviz getirilmesini teşvik amacına yönelik düzenlemeler

* İhracatın desteklenmesi amacıyla yapılan düzenlemeler

* Vergiye gönüllü uyumun artırılması için yapılan düzenlemeler

* Vergi güvenliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeler

* İndirimlerin azaltılması yapılan düzenlemeler

* Banka ve finans kurumlarınca 2024 ve 2025 yıllarında yapılacak enflasyon düzeltmesinin vergi matrahını etkilememesine ilişkin düzenleme

* Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum maksadıyla yapılan düzenlemeler

* Denizcilik sektörüne yönelik düzenlemeler (Bağlama kütüğü harçlarının artırılarak yıllık alınması ve bazı liman harçlarının yeniden belirlenmesi vs.)

* Gelir ve kurumlar vergisi stopaj oranlarına ilişkin yetki düzenlemeleri

* 31 Aralık 2023 tarihinde sona erecek bazı hükümlerin süresinin uzatılması yönünde düzenlemeler

* Sair düzenlemeler

Torba yasa teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi

Torba yasa teklifi Plan ve Bütçe Komisyonunda 28 ve 29 Kasım 2023 tarihlerinde görüşüldü ve çok küçük değişikliklerle kabul edildi.

Bugün bu düzenlemelerden ülkemize döviz getirilmesini teşvik amacına yönelik yurt dışı kâr payı istisnasına ilişkin düzenlemeleri irdelemeye çalışacağım.

Önce yurt dışında elde edilen kar paylarına ilişkin mevzuatımıza bir göz atalım.

Yurt dışından elde edilen kar paylarına yönelik Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan düzenleme

Gelir Vergisi Kanunumuzda (GVK) yurt dışındaki kurumlardan elde edilen kar paylarına yönelik özel bir düzenleme bulunmuyor. Bu nedenle, yurt dışından sağlanan kar payları (temettü gelirleri), yurt dışında vergilendirilmiş olsun olmasın Türkiye’de yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilerek gelir vergisine tabi tutulmak zorunda.

Yurt dışında elde edilen gelirlerin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanı” konusundaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Tutar değişiklikleri dışında yazı güncelliğini koruyor.

GVK’da kar paylarına ilişkin yer alan tek istisna düzenlemesi, tam mükellef (kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunan) kurumlardan elde edilen kar paylarına ilişkin hüküm (GVK Madde 22/3). Bu hükme istinaden tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yarısı herhangi bir şart aranmaksızın gelir vergisinden istisna ediliyor.

Yurt dışından sağlanan kar payı gelirlerine yönelik Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer alan düzenleme

Kurumlar Vergisi Kanunumuzda (KVK) yurt dışından sağlanan kar payı gelirleri/iştirak kazançları, belli şartlarla kurumlar vergisinden istisna edilmiş bulunuyor. Bu istisnadan yararlanabilmek için şu şartların sağlanması gerekiyor:

1) İştirak oranının en az yüzde 10 olması,

2) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payına en az 1 yıl süreyle sahip olunması,

3) Yurt dışı iştirak kazancının en az yüzde 15 oranında (iştirak edilen şirketin esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında) gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,

4) İştirak kazancının, elde edildiği yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.

Torba yasada yer alan istisna düzenlemeleri

Torba yasada, ülkemize döviz getirilmesini teşvik amacıyla Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarımızda yapılması düşünülen düzenlemelerle, yurt dışından elde edilen kar paylarının tamamının Türkiye'ye getirilmesi şartı ile bu kazançların yarısının (yüzde 50’sinin) gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmesi öngörülüyor.

Gelir vergisi ile ilgili düzenleme

Torba yasa ile Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesine eklenmesi düşünülen dördüncü fıkra ile kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumlardan elde edilen kâr payının yarısı, bu kurumların ödenmiş sermayesinin en az yüzde 50'sine sahip olunması ve kâr payının tamamının elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartıyla gelir vergisinden istisna ediliyor.

Dikkatinizi çekmiştir, bu istisna geçici bir süre için değil, kalıcı olarak getiriliyor. Geçmişte bu tür istisna uygulamalarına varlık barışı düzenlemelerinin içinde rastlamaktaydık. Söz konusu düzenlemelerde, yurt dışında elde edilen kar payının tamamı Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla  yüzde 100 oranında istisna edilmekteydi. Hatta son varlık barışı düzenlemesinde bu yönde bir hükme yer verilmemiş olması tartışmalara neden olmuştu.

Geçmişte yurt dışında elde edilen kar payları, tespiti çok zor olduğundan Türkiye’ye getirilmediği sürece yaygın olarak beyan edilmemekteydi. Bu nedenle söz konusu gelirlerin özellikle dövize ihtiyacımızın arttığı dönemlerde varlık barışı kapsamında Türkiye’ye vergisiz veya %2 gibi düşük vergilerle getirilmesi teşvik edilmekteydi.

Son yıllarda ülkeler arasında uygulamaya giren otomatik bilgi paylaşımı kapsamında bu gelirler de bildirime konu edildiği için böyle bir teşvik verilmesine sanırım artık ihtiyaç duyulmuyor. Bu nedenle, torba yasayla yapılması öngörülen düzenleme ile yurt dışı kar payı gelirlerinin yarısı istisna edilmek suretiyle daha düşük teşvik verilerek hem ülkemize döviz kazandırılmak, hem de vergi gelirleri artırılmak isteniyor.

Ayrıca aynı maddeye eklenmesi öngörülen beşinci fıkra ile, gerek mevcut düzenleme gereğince tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr paylarına ilişkin, gerekse yurt dışından elde edilecek kâr paylarına ilişkin yeni düzenleme gereğince uygulanacak istisna oranı (yüzde 50) ile yüzde 50 iştirak oranını ayrı ayrı veya birlikte yüzde 0 (sıfır)'a kadar indirmeye veya yüzde 100'e kadar artırmaya Cumhurbaşkanına yetki veriliyor.

Bu yetki düzenlemesini iki açıdan tartışmamız gerekir.

Birincisi istisnayı yüzde 0 ile yüzde 100 arasında belirlemek istisnanın fiilen kaldırıldığı veya yeniden konulduğu anlamına gelir. Bunun da istisnaların kanunla konulup kanunla kaldırması gerektiğine dair Anayasal ilke ile ne ölçüde bağdaştığını takdirinize bırakıyorum.

İkinci husus, yetkinin tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarını da içerecek şekilde verilmesi. Yurt dışından elde edilen kar payları için istisna oranının ileride düşürülmesine ortam sağlanması anlaşılabilir bir şey, ancak bu yetki ile acaba tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payları için öteden beri uygulanan istisnanın oranının da düşürülmesi mi planlanıyor?

Kurumlar vergisi ile ilgili düzenleme

Torba yasa ile Kurumlar Vergisi Kanununun iştirak kazançları ile ilgili maddesine (KVK 5/1-b) eklenmesi düşünülen hüküm ile kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki yabancı kurumların sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri iştirak kazançları, yukarıda açıkladığım diğer şartlar aranmaksızın aşağıdaki şartlarla kurumlar vergisinden kalıcı olarak yüzde 50 istisna ediliyor:

  • İştirak oranının en az yüzde 50 olması,
  • Kazancın elde edildiği yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi.

Eski (mevcut) düzenleme ile (torba yasa kabul edilirse) yeni düzenleme aynı anda yürürlükte olacağına göre mükellefler, şartlara bağlı olarak kendileri için daha avantajlı olan istisna uygulamasından yararlanabilecekler.

Örneğin iştirak oranının en az yüzde 50 olması durumunda, kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payına en az 1 yıl süreyle sahip olunması, yurt dışı iştirak kazancının en az yüzde 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması ve iştirak kazancının, elde edildiği yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla istisna yüzde 100 uygulanacak.

Torba yasada yapılması öngörülen diğer düzenleme ile Cumhurbaşkanına, iştirak kazancı istisnasına ilişkin vergi yükü oranlarını ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya kurumlar vergisi oranına kadar artırmaya, diğer oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya yüzde 100'e kadar artırmaya yetki veriliyor.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen metin

Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan görüşmelerde yukarıda açıkladığım yurt dışı kar payları ile ilgili düzenlemelerde ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadı. Yani torba yasadaki maddeler aynen kabul edildi.

Erdoğan Sağlam kimdir?

Erdoğan Sağlam Ankara'da doğdu, ancak nüfusta doğum yeri olarak Çorum görünüyor.

Liseyi İstanbul Maliye Okulu'nda yatılı okudu. Böylece mesleğe çok erken bir giriş yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nü bitirdi. Üzerinde lise ve fakülteyi ikincilikle bitirmek gibi bir lanet vardır. En birinci ikincidir.

Üniversiteyi bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanlığı Kurulu sınavını kazandı. Yedi yıl Hesap Uzmanı olarak çalıştıktan sonra 1994 yılında ayrılarak özel sektöre geçti. Bir yıl süreyle bir şirketler grubunun mali işler direktörlüğünü yaptı.

İzleyen dönemde uluslararası danışmanlık ve denetim şirketlerinden BDO Türkiye'ye (Denet) katıldı. Halen ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyetine devam ediyor. Eşini ve işini çok seviyor.

Başta Vergi Konseyi ve TÜSİAD olmak üzere pek çok mesleki sivil toplum kuruluşunun vergi çalışmalarına katkıda bulunuyor.

2003 -2010 yılları arasında ve 2020 yılında Milliyet gazetesinde, çalışma hayatı boyunca mesleki dergilerde vergisel konularda çok sayıda makalesi yayımlandı. Mayıs 2020'den itibaren T24'te yazmaya başladı.

Teknik bir kitap yazmak istemediği için henüz bir kitabı yok. İleride en azından bir şiir kitabı, bir de polisiye roman yazmak istiyor. Yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetçilik lisanslarına sahiptir.

Yazarın Diğer Yazıları

Sermaye artırım avanslarının parasal kalem olarak kabul edilmesinin sonuçları

2024 yılında gerçekleştirilen sermaye artırımı tutarı 2024 yılında düzeltmeye tabi tutulacak ve bu düzeltmeye kanunen ödeme tarihi esas alınacağından, avans olarak ödenen tutarların da ödemenin yapıldığı tarih esas alınarak düzeltilmesi gerekir

Enflasyon düzeltmesi sırasında saptadığımız muhasebe hatalarını nasıl düzeltmeliyiz?

Enflasyon düzeltmesi, mükelleflerin geçmiş işlemlerinin genel bir kontrolünü ve geçmişte yapılan bazı hataların saptanmasını olanaklı kılıyor. Bu yönüyle işletmeler için gerçekten çok önemli bir olanak.