06 Mayıs 2024

Enflasyon düzeltmesinin teknik iflasa etkisi

Borca batık olma durumu, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması halidir

Değerli okurlar, uygulamada "teknik iflas" olarak adlandırılan durum sermaye şirketlerinin ortaklarını, müşterilerini ve üst düzey yöneticilerini ilgilendiren önemli konuların başında gelir.

Çünkü zarar sebebiyle sermayenin kısmen veya tamamen kaybedilmesinin şirketin iflasına kadar giden çok ağır sonuçları var.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 376’ya göre;

- Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu derhâl genel kurulu toplantıya çağırmak ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunmak zorunda. Bu iyileştirici önlemler; sermayenin tamamlanması, sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin veya bölümlerinin kapatılması ya da küçültülmesi, iştiraklerin satışı, pazarlama sisteminin değiştirilmesi vs. olabilir. Genel kurul, sunulan iyileştirici önlemleri aynen kabul edebileceği gibi değiştirerek de kabul edebilir ya da sunulan önlemler dışında başka bir önlemin uygulanmasına karar verebilir.

- Yine son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, kalan sermaye ile yetinmeye, sermayenin tamamlanmasına veya artırılmasına karar verebilir. Kalan sermayeyle yetinmeye karar verdiği takdirde sermaye azaltımı yapılır, bu azaltımla eşzamanlı sermaye artırımı yapılabilir veyahut azaltım yapılmadan da artırıma karar verilebilir. Bu kararlar verilmediğinde şirket kendiliğinden sona erer, yani iflas süreci başlar.

- Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarmakla görevlidir. Bu bilançodan hareketle aktiflerin, borçları karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmek ve şirketin iflasını istemek zorundadır. Borca batık olma durumu, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması halidir.

Enflasyon düzeltmesi bu konuda birçok şirketi rahatlattı!

Çünkü aktiflerini borçla finanse eden şirketlerde 31/12/2023 tarihi itibariyle yapılan enflasyon düzeltmesi işlemi öz sermayeleri artırıcı yönde etki yaptı.

Ayrıca sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının veya üçte ikisinin kaybedilip kaybedilmediğinin analizinde sermaye ve yasal yedeklerin düzeltme öncesi tutarları dikkate alındığı halde öz sermaye düzeltilmiş tutarlara göre dikkate alındığı için enflasyon düzeltmesi çoğu örnekte bu açıdan bilançoları iyileştirici yönde etki gösterdi.

Örnek 1

Şirketin öz sermayesinin düzeltme öncesi ve sonrası aşağıdaki gibi olduğunu varsayalım.

*Mükellefin parasal olmayan aktiflerinden 12.600.000 TL enflasyon kazancı hesaplandığını varsayarsak, düzeltilmiş bilançoda yer alacak geçmiş yıl karları, Maliyenin yönlendirmesine göre;

=12.600.000- (9.000.000 + (1.000.000-200.000) + (2.000.000-500.000) + 300.000)

=12.600.000- 11.600.000

=1.000.000

Bu örnekte şirket, düzeltme öncesinde, sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının yarısı olan (1.000.000 +200.000) /2= 600.000 TL’nin tamamını 1.400.000 TL’lik öz sermaye içinde tamamıyla korumaktadır. Bu şirket düzeltme sonrasında analizde yine 600.000 TL’lik tutarı dikkate alacak olup, bu tutarı 14.000.000 TL öz sermaye içinde fazlasıyla korumaya devam etmektedir.

Örnek 2

Şirketin öz sermayesinin düzeltme öncesi ve sonrası aşağıdaki gibi olduğunu varsayalım.

*Mükellefin parasal olmayan aktiflerinden 13.000.000 TL enflasyon kazancı hesaplandığını varsayarsak, düzeltilmiş bilançoda yer alacak geçmiş yıl karları, Maliyenin yönlendirmesine göre;

=13.000.000- (9.000.000 + (1.000.000-200.000) + 2.000.000+ 200.000)

=13.000.000- 12.000.000

=1.000.000

Bu örnekte düzeltme öncesinde şirket, sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının yarısı olan (1.000.000 +200.000) /2 = 600.000 TL’nin tamamını kaybetmiş görünmektedir. Bu şirket düzeltme sonrasında 600.000 TL’lik tutarı 12.000.000 TL öz sermaye içinde korumaktadır. Yani enflasyon düzeltmesi bu şirketi teknik iflastan kurtarmıştır.

Bu yazı için son sözlerim...

Görüldüğü gibi, sermayenin kaybına ilişkin analizde sermaye ve yasal yedeklerin enflasyon düzeltmesi öncesi tutarlarının dikkate alınması olumlu etki yaratan en önemli husustur. Çünkü TTK’ya göre şirketin sermayesi ve kanuni yedekleri düzeltilmiş tutarlar değil, düzeltme öncesi tutarlardır. Ticaret sicilinde tescil edilmiş sermaye, düzeltme öncesi tutarlardan oluşur. Enflasyon düzeltmesi vergisel açıdan bir değerleme işlemi niteliğindedir. Bu analizde öz sermaye olarak ise düzeltme sonrası tutarların esas alınması zorunluluktur. Çünkü vergisel fonlar da öz sermaye tutarını artıran unsurlardandır.

Öz sermaye unsurlarının düzeltilmesi ise bu açıdan bir yarar sağlamaz. Çünkü bir taraftan öz sermaye unsurları üzerinden hesaplanan enflasyon farkları pasifte kayda alınırken, diğer taraftan bu tutara karşılık aynı tutarda pasifte geçmiş yıl zararları içinde enflasyon zararları takip edilmektedir. Bu iki unsur da, vergili enflasyon düzeltmesi uygulamasının yapılacağı yıllarda (2024 ve şartların sağlandığı izleyen yıllar) düzeltileceği için bu işlemlerin öz sermayeye + veya - herhangi bir etkisi olmayacaktır. Asıl etki parasal olmayan aktif kalemler ile öz sermaye unsurları dışındaki parasal olmayan pasif kalemlerden gelmektedir. 

Erdoğan Sağlam kimdir?

Erdoğan Sağlam Ankara'da doğdu, ancak nüfusta doğum yeri olarak Çorum görünüyor.

Liseyi İstanbul Maliye Okulu'nda yatılı okudu. Böylece mesleğe çok erken bir giriş yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nü bitirdi. Üzerinde lise ve fakülteyi ikincilikle bitirmek gibi bir lanet vardır. En birinci ikincidir.

Üniversiteyi bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanlığı Kurulu sınavını kazandı. Yedi yıl Hesap Uzmanı olarak çalıştıktan sonra 1994 yılında ayrılarak özel sektöre geçti. Bir yıl süreyle bir şirketler grubunun mali işler direktörlüğünü yaptı.

İzleyen dönemde uluslararası danışmanlık ve denetim şirketlerinden BDO Türkiye'ye (Denet) katıldı. Halen ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyetine devam ediyor. Eşini ve işini çok seviyor.

Başta Vergi Konseyi ve TÜSİAD olmak üzere pek çok mesleki sivil toplum kuruluşunun vergi çalışmalarına katkıda bulunuyor.

2003 -2010 yılları arasında ve 2020 yılında Milliyet gazetesinde, çalışma hayatı boyunca mesleki dergilerde vergisel konularda çok sayıda makalesi yayımlandı. Mayıs 2020'den itibaren T24'te yazmaya başladı.

Teknik bir kitap yazmak istemediği için henüz bir kitabı yok. İleride en azından bir şiir kitabı, bir de polisiye roman yazmak istiyor. Yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetçilik lisanslarına sahiptir.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yapılması düşünülen değişiklikler

Eğer tüm düzenlemeler ifade edildiği şekilde yapılırsa yine çok sayıda vergi ihtilafları ile karşılaşacağımız kesin

Ticaret Bakanlığı, enflasyon düzeltmesinin kâr dağıtımına etkilerini de içeren tebliği yayımladı; dört önemli başlık

Bu husus başta kâr dağıtımı olmak üzere şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık durumu, yedek akçe ayrılması, sermaye artırım ve azaltımı, birleşme, bölünme gibi konuları etkiliyor

Yurt içine yönelik asgari vergi düzenleme taslağına ilişkin eleştirilerim

Asgari vergi kıyaslamasında hasılat ölçüsünün ödenecek vergiyi belirlediği durumlarda, kurum kazancı çok düşük veya zarar söz konusu ise gerçek kazanca nazaran çok yüksek tutarlarda ve haksız vergileme söz konusu olacaktır