21 Haziran 2016

Bütçede işler mayısta da yolunda!

Bütçe’nin verdiği “açık” 2015 Ocak-Mayıs döneminde 2,4 milyar TL iken; 2016’nın aynı döneminde 9 milyar TL bir “fazla” görüyoruz

Bütçenin yılın ilk beş aylık dönemine ilişkin 2016 Mayıs gerçekleşme rakamlarına ilişkin Gerçekleşme Raporu 15 Haziran’da yayımlandı. Bütçe sonuçlarının oldukça memnun edici olduğunu söylemek mümkün. Bütçe gelir performansının bu dönemin en dikkat çekici noktalarından birisi olduğunun altını çizelim ve açıklanan bazı verilerin altını çizelim;

Gelirler

Geçen yıl aynı dönemde “bütçe gelirleri” yüzde 12,5 artışla 197,9 milyar TL olarak gerçekleşmişken bu yıl Ocak-Mayıs döneminde yüzde 16,7 artış ve 230,9 milyar TL gelir karşısındayız.

 

Vergiler; ithalde alınan KDV’ye dikkat!

 

Vergi tarafında artış performansı geçen yıla kıyasla bir parça düşük, bu dönem yüzde 11,5 (2015’te yüzde 14,7’ydi) artış ve 183,4 milyar TL vergi gerçekleşmesi var.

Bu dönem ithalde alınan KDV sadece yüzde 2,9 artmış durumda (2015’te yüzde 11,8 artış). Üretim ve ihracatımızın ithalata olan bağımlılığının yüksek olduğu düşünülünce, ithalde alınan KDV’de gözlemlenen düşük artış ekonomik dinamizm ve büyüme rakamları bağlamında olumsuz bir gidişata işaret ediyor olabilir. Ancak bu durumun “cari açık” için olumlu bir etkisi olacağının da altını çizmemiz gerekiyor. Bu dediklerimizi biraz açalım; ithalde alınan KDV ile “dış ticaret açığı ve cari açık” ilişkisi malum; ithalde alınan KDV rakamındaki mevcut durum, dış ticaret dengesi ve cari açık bağlamında “pozitif” bir işaret; çünkü ithalat azalışına işaret ediyor. Diğer taraftan, üretimimizin ham madde ve aramalı bakımından, ithalata olan bağımlılığının yüksek olduğunu düşününce; ithalde alınan KDV’nin Ocak-Mayıs dönemi verileri, iç ekonomik dinamizm ve ihracat performansımızın önümüzdeki dönem yavaşlayabileceğine de kuvvetli bir işaret veriyor da denilebilir.

Vergi gelirlerin gelecek aylardaki performansının, iç ekonomik canlanmaya ve bu canlanmanın KDV ve ÖTV kanallarına yaratacağı hareketlenmeye bağlı olacağını düşünürsek; vergi gelirleri için yılın geri kalanında iç ekonomik dinamizm çok kıymetli olacak.

“Dâhilde alınan KDV (yüzde 11,6 artış) ve ÖTV (yüzde 12,4 artış)” kanallarındaki gerçekleşmeler ise geçen yılın biraz altında. Bütçenin amiral gemileri olan “bu iki vergi” bu yıl vazifelerini yerine getirmezlerse, yılın ikinci yarısında ek gelir bulma kaygısı gündeme gelebilir. Ama hemen belirtelim, bu iki veri, “iç ekonomik dinamizm için tehlike çanları henüz çalmıyor” da diyorlar. ÖTV içinde en başarılı artış performansın yüzde 18,6 ile “tütün mamullerine” ait olduğunu da ekleyelim.

Dönemin artış şampiyonu ise yüzde 23,4 artışla Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi. Kurumlar Vergisi de yüzde 19,2 artış ve 20,2 milyar TL ile başarılı bir performans göstermiş.

 

Giderler ve bütçe dengesi 

 

Gider tarafına gelince; “bütçe giderleri” Ocak-Mayıs döneminde yüzde 10,8 oranında artmış ve 221,9 milyar TL olarak gerçekleşmiş durumda. Geçen yıl aynı dönemde artışın yüzde 12,1 ve gider toplamının 200,3 milyar TL olduğu düşünülürse rakamlar sevindirici. Bu dönem, gider tarafı, bütçenin en güçlü kanadı diyebiliriz.

Faiz dışı fazla bu dönemde geçen yıla kıyasla yüzde 29,9 artmış ve 33,2 milyar TL olmuş. Bu göstergenin Ocak-Mayıs döneminde bütçeye ilişkin bir başka olumlu parametre olduğunu belirtmemiz lazım.

 

Bütçe açığı ne diyor?

 

Bütçenin verdiği “açık” 2015 Ocak-Mayıs döneminde 2,4 milyar TL iken; 2016’nın aynı döneminde 9 milyar TL bir “fazla”  görüyoruz. Bu çok başarılı rakamın arkasında ilk 5 aylık dönem için olumlu seyreden gider ve gelir rakamları var. Bütçe “fazla” rakamı mali denge açısından “endişeye gerek yok” diyor; ancak bütçe gelirlerinin yılın ikinci yarısında daha sıkı izlenmesi gerektiğini hatırlatmakla yetinelim.


(*) Bu makale www.KPMGvergi.com adresinde yayımlanmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları

Para ve maliye politikası uyumunda sigara vergilemesi adımı!

Kurulması gereken yeni vergileme modelinin; fiyattan bağımsız, mali çarpan mekanizması vasıtasıyla enflasyon üzerindeki etkisi sınırlandırılmış, ürün fiyatlarını yüksekte tutarak toplum sağlığına hizmet eden, şeffaf ve öngörülebilir bir vergi gelirleri rejimi yaratan bir model olması büyük bir öneme sahip olacaktır

YEP vergilere dair neler söylüyor?

YEP’te yerli üretimi desteklemek amacıyla ithal yoğunluğu yüksek ürünlerin vergi oranlarının gözden geçirileceğinin altı çizilmiş ve bu yolla bu ürünlerin ithalatının azaltılmasına katkı sağlanacağı vurgulanmış

Dijital vergiyle Covid - 19 günlerinde tanıştık

DHV’nin oranı tüm dijital hizmetler için istisnasız yüzde 7,5 olarak tespit edilmiş durumda. Bu oranın genelde diğer dünya örneklerinde gördüğümüz yüzde 2-3 oranlarından ciddi manada yüksek olduğunu belirtelim