21 Haziran 2022

Fetihtepe'de 'kentsel dönüşüm' karanlığı; susuz, gazsız bırakılan insanlar mum ışığında soruyor: İBB nerede?

Kadın yoksulluğunun yüksek olduğu Fetihtepe'de, Beyoğlu Belediyesi daha çok kadınları cezalandırıyor. Çünkü bakım emeği kadınların sırtlarında…

İstanbul’un göçle kurulan mahallelerinden biri olan Okmeydanı’nda bir mahalle, Fetihtepe Mahallesi günlerdir susuz, elektriksiz ve doğalgazsız bir yaşam sürüyor. Çünkü Beyoğlu Belediyesi 8 Haziran'da kentsel dönüşüm nedeniyle başlatılan binalardan tahliyeleri zorlamak için 3550 sayılı adadaki evlerin su, elektrik ve doğalgazını polis baskınıyla kesti. 

Ev önlerine atılan halıların, sandalyelerin üzerinde geçen zaman, karanlık çöktüğünde şehrin ritminden kopuyor gibi. Evlerin pencerelerinden cılız ışıklar sızıyor. Mahallelinin anlatımına göre kimi mum yakıyor, kimi güneş ışığı ile şarj ettiği ışıldakları kullanıyor.

“Yoksulluğa Feminist İsyan” grubundan bir grup kadın mahalleye gitti, kâh yağmur altında kâh derme çatma kapalı bir mekânda kadınlarla hasbıhal etti. Dert çok, çözüm yine kadınların sırtlarında.

                                      Fetihtepe'de kadınların yaşamından kareler

Kadın yoksulluğunun yüksek olduğu mahallede, Beyoğlu Belediyesi daha çok kadınları cezalandırıyor. Çünkü bakım emeği kadınların sırtlarında… Bazı çocukların kilo kaybettiğini anlatıyor kadınlar: “Çocuklarımız zayıfladı. Sulu gıda alamıyorlar. Poğaça ile günü geçiriyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 8 gün su gönderdi, mobil büfe çorba, sandviç, kek dağıtıyordu o da kesildi. Cemal Kamacı Spor Merkezi’nde haftada bir banyo yaptırıyorduk çocuklara, ona da izin vermiyorlar artık. Banyo ve çamaşırlarımızı yıkamak için komşulara, akrabalara gidiyoruz. Acı sudan su taşıyoruz. Yemek yapamıyoruz, bir küçük tüp 80-90 lira, ekmek arası bir şeylerle günü geçiriyoruz. Buzdolaplarımız da çalışmadığı için peynir almaktan bile korkuyoruz.”

Fetihtepe Mahallesi’nde oturmayan, bu nedenle de su ve elektrik sorunu olmayan genç bir kadın “Beyoğlu Belediyesi kadınlarla sınıyor bu mahalleyi. O yüzden suyu kesti, kadınlar dayanamazsa erkekler zaten dayanamaz” diye anlatıyor yaşananları.

Herkes susuz bırakılmaya çok öfkeli… “Su içene yılan bile dokunmaz” sözlerinin kuşaktan kuşağa aktarıldığı bu toplumda, susuzlukla terbiye, belli ki daha simgesel bir anlama sahip. Susuz bırakılmak vatandaşlık duygusunu zedelemiş Fetihtepelilerin.

"Mahallede yeni doğanlara kimlik verilmiyor"

Mahallede yeni doğanlara kimlik kartı verilmiyormuş. Okmeydanı Çevre Güzelleştirme ve Koruma Derneği Başkanı konuyla ilgili bilgi veriyor:

27. 4. 2020 tarihinde Beyoğlu Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden nüfus idaresine yazı gönderilmiş. Bu adrese kayıt yapılamaz şerhi konulmuş. Yeni doğan bir çocuğun nüfus kaydı yapılmıyor, kimliği verilmiyor. Örneğin bir mahalle sakinimizin ( Gökhan)  8 Haziran’dan sonra çocuğu oldu. Kaydını yaptıramadı. Başka bir adres gösterdi de kimliğini alabildiği çocuğunun. Davalar açtık. Ama kimi kime şikâyet edeceksiniz.” 

Kadınlar sadece evlerinin değil, mahallenin de yükünü taşıyor. Toplantılara, yürüyüşlere onlar katılıyor. Hayatında hiçbir eyleme katılmayan orta yaşlı bir kadın “Hayatımda hiç eyleme katılmamıştım. Çok hoşuma gitti. İnsanın hakkı için kendini ifade etmesi güzel bir şeymiş” diye anlatıyor. Kadınlar her şeyin farkında. Süreci “belirsiz” bırakarak yıldırılmak istendiklerini ifade ediyorlar.

60 yıldan fazladır mahallede yaşayan bir kadın anlatıyor. “67 yaşındayım, inşaatlardan tuğla taşıyarak evimizi yaptık. Babama çocuk yaşta yardım ettim. Bugün bile duvar örebilirim. Çatıya kiremit dizebilirim. 2 bin 500 lira emekli aylığım var. Bırakıp nereye gideyim. Tapum olmasa evimi elimden alacaklardı. Hasta halimle bir hafta gidip geldim tapuya. Böyle bir devlet burası…”

Yokluk ve yoksunluk dayanışma ilişkilerini güçlendirse de mahalleyi terk edenlere kızıyorlar:  “Komşuluk önemli. Anne babalarımız komşuydu. 40 yıllık komşumuz bize gülüyor. Şarjımızı ondan yapıyorduk.

Genç bir kadın da 9 yaşındaki çocuğunun polis baskının olduğu gün için “Oğlum kendisini kürekle korumaya çalıştı. Artık evin kapılarını kilitliyor. Parola yaratmış kendi kendine. Parolayı bilmeyen kimseye kapıyı açmıyor” diyor. Bazı çocuklar ise zabıtadan bile korkar hale gelmiş. 

Fetihtepe Mahallesi’nde şu an ağırlıklı olarak hak sahipleri kalıyor. Kiracılar gitmeye başlamış. Kalanlar dönüşüme karşı değil. Ama hak kaybına uğramak istemiyorlar, dayatılan şartlara karşı çıkıyorlar. “Kendi malımızı bize satıyorlar” diyerek borçlandırılmak istemiyorlar. Ödenecek kira meblağının yükseltilmesini talep ediyorlar.

Evlerde tek başına yaşayan insanlar var. Gecekondularda yaşayanlar var. “Evimi başıma yıksalar da gidecek bir yerim yok” diyen kadınlar var. Üniversite öğrencisi kızını, dersleri etkilenmesin diye başka bir yere gönderen, “kızımı özledim” diyen babalar var.

İBB’nin tutumunu eleştiren çok. Dernek Başkanı “İBB’den Ramazan ayında nasıl sıcak yemek için çadır kuruyorsanız burada da kurun talebinde bulundum. Bu insanlar gelir vergisi, çöp vergisini ödüyor.  Burada bir mahrumiyet var. Buna nasıl sessiz kalabilirler. Ben İmamoğlu’nun yaklaşımını kabul etmiyorum. Halkçı olduğuna bu saatten sonra inanmıyorum. Benim için parti önemli değil. Kişinin yaptığı beceriler önemli” serzenişinde bulunuyor.

Karaoğlan’ın yani Ecevit’in adını 10 yaşında duvarlara yazdığını söyleyen başka bir kişi de “Kaç günden beri direniyoruz. İBB de yok. Ne acı verici bir şey. Bu kadar onur kırıcı bir şey olamaz. Şimdi durmazsan senin arkanda kim duracak?” diyor.

Belediyesi ile görüşmeler sürüyor. Çevre derneği, uzlaşılan talepleri dilekçe olarak Belediye’ye sunacak. Yani bekleyiş ve belirsizlik sürüyor. 

Susuz geçen günlerin gerisinde yaşananlar bunlar.

Son sözü de Fetihtepeli kadınlara bırakalım: “Çocuktuk buradayız,  evlendik buradayız, yaşlandık buradayız, ölürken de burada olacağız.”

Yazarın Diğer Yazıları

Akdeniz Belediyesi'nde neler oluyor: HDP'li meclis üyeleri muhalefeti azınlığa düşürmek için mi gözaltına alındı?

Tesadüfün böylesi... Akdeniz Belediyesi Olağanüstü Meclis toplantısının yapılacağı günün erken saatlerinde HDP'li beş meclis üyesi "terör örgütü propagandası" iddiasıyla gözaltına alındı. 

Akşener Millet İttifakı'na bu kez açık mesaj gönderdi: İyi Parti olmasaydı...

Meral Akşener, İyi Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın 39 İlçe, 963 mahalleden 84 bin 500 kişi ile yaptıkları görüşmelerin sonuçlarının sunulduğu "Anlat İstanbul" basın toplantısında parti tabanını överek, CHP'ye de mesaj verdi diyebiliriz

Eşitlik Çalışmaları Derneği araştırması: Kendini milliyetçi muhafazakâr tanımlayanların yüzde 54'ü kutuplaşmada sorumluluğun Cumhurbaşkanı'nda olduğunu düşünüyor

"Kutuplaşma, politik iklimin iyilik hali yerine şiddet vb. kutuplaştırıcı değişkenleri, vatandaşlar açısından belirleyici kılabilir" "