19 Mart 2021

Bitcoin almak için gönderdiğim para nasıl kayboldu? Kripto paralara acil kanun ve denetim lazım

O sabah aynı banka aracılığıyla para gönderen ve borsanın medya ilişkiler şirketine ulaşma şansı olmayan diğer kişilerin parasına ne oldu acaba?

Bundan bir süre önce Bitcoin almak için Türkiye'nin en büyük kripto para borsalarından birine cüzi denebilecek miktarda para gönderdim. Sabah saatleriydi ve bankalar arası para transferi işlemleri (EFT) henüz başlamamıştı. İşlemin saat 9.00'da gerçekleşeceğini düşünmüştüm. Meğer bir süredir mesai saatleri dışında Merkez Bankası tarafından geliştirilen Fast sistemi ile para transferi yapılıyormuş. Benim param da Fast ile kripto para borsasına iletilmiş. Ve yeni devreye giren her sistemde olduğu gibi (Fast devreye gireli daha bir ay olmamıştı) aksaklıklar yaşanmış. Daha sonra kripto para borsasının yönetim kurulu başkanından öğrendiğime göre param Fast üzerinden kripto para borsasına isimsiz olarak ulaşmış. Sadece benim değil, o gün aynı banka üzerinden mesai saatinden önce para gönderen çok sayıda kişinin başına aynı şey gelmiş. Bu nedenle isimsiz gelen paraların tek tek incelenip kullanıcıların hesaplarına aktarılması gerekiyormuş. O günlerde işlem hacminde ve kullanıcı taleplerinde çok hızlı artış yaşandığı için şirket çalışanlarının başlarını kaşıyacak zamanı yokmuş. Bu yüzden paranın hesabıma geçmesi gecikmiş...

Başlarını kaşıyacak zamanları olmadığı belliydi. Destek masasına defalarca yazdığım halde cevap alamamıştım. Anında destek hattına yazdığımda ise karşıma "Sizinle birazdan iletişim kuracağız" mesajı çıkıyor ama pencere saatlerce açık kaldığı halde kimse yanıt vermiyordu. Kripto para borsasını telefonla da aradım. Hep meşgule düştü. Galiba Bitcoin almak için gönderdiğim para kaybolmuştu!

Dediğim gibi gönderdiğim para cüzi bir miktardı. Bitcoin'daki yükselişin gazına gelip elimde avucumda ne varsa göndersem ne olacaktı? Bunu tabii ki yapmam ama yapanlar var. Arabasını satıp Bitcoin'e yatıranlarla ilgili hikâyeleri sağdan soldan siz de duymuş olmalısınız.

Aynı şey bir bankadan başka bir bankaya para gönderirken olsa ne yapacağım belli. Çağrı merkezini ararım ve en geç birkaç dakika içinde karşımda bir banka yetkilisini bulur, paramın hesabını sorarım. Banka çağrı merkezlerinin meşgul çalma gibi bir şansı yok. Bu konuda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) sert bir yönetmeliği var. Bu yönetmeliğe göre bankaların müşteri telefonlarını kaç saniye içinde yanıtlaması gerektiği belli. Peki kripto para borsalarında? Geçtik çağrı merkezi yönetmeliğini, normal yönetmeliği, kripto para borsalarıyla ilgili kanun bile yok ki.

Oysa karşımızda dev adımlarıyla büyüyen, günde milyarlarca liranın döndüğü bir piyasa var. Türkiye'deki en büyük kripto para borsası BtcTürk'ün günlük işlem hacmi 3 milyar TL'ye ulaşmış durumda. Kripto para piyasasını iyi tanıyan bir kaynağım, Türkiye'deki borsalarda günde toplam 6-10 milyar TL arasında kripto para işlemi yapıldığını tahmin ediyor.

10 milyar TL mi? Bu, Borsa İstanbul'un günlük işlem hacminin yaklaşık üçte biri eder. Borsa İstanbul'un nasıl denetlendiğini biliyorsunuz. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bir yandan, Borsa İstanbul yönetimi diğer yandan… Kripto para borsaları? Sıfır. Hiçbir denetim yok.

Yanlış anlaşılmak istemem, kripto paralara düşman eski kafalı biri değilim. Aksine, blok zincir (Blockchain) teknolojisine hayranlık besliyorum. Ciddiyim. Merkezi bir otoriteye tabi olmayan, zincirin farklı halkaları tarafından ademi merkeziyetçi bir şekilde denetlenen kripto para fikri, bence devrimci bir fikir. Blok zincir üzerinde işleyen bir para yaratmayı hayal eden ve kimliği hâlâ bir sır olan Satoshi, müthiş bir şey yaptı. Bütün devrimci teknolojiler gibi blok zincir de yasaklama çabalarına aldırış etmeden büyüyüp gelişecek. Su akar yolunu bulur.

Hayır yasaklamayalım. Ama denetleyelim. Kripto para borsaları düzenlenmeli. İnsanlar kripto para borsasına gönderdikleri para kaybolduğunda kime soracaklarını, kime şikayet edeceklerini bilmeli. Bu yasakçılık değil. Kripto para işlemlerine aracılık eden şirketlerin belirli bir sermayenin üstünde olmasını istemek de... Bu şirketlerde lisanslı uzmanların çalışmasını istemek de... Ve evet vergi de vermeliler. Fahiş oranlarda değil elbette. (O zaman paramı götürüp başka bir ülkedeki kripto para borsasına yatırırım. Bu işlem 5 dakika bile sürmez.) Ama asgari ücretle çalışanlardan vergi alınırken kripto para kazançlarından alınmaması saçmalık.

Hiç kimseye ulaşamayınca kripto para borsasının medya ilişkilerini yürüten kişiyi aradım ve başıma gelenleri anlattım. T24'te ekonomi yazarı olduğumu da ekledim. Evet etik değil ama ne yapmalıydım? Paramın izi birkaç saatte bulundu. Akşamına kripto para borsasının yönetim kurulu başkanı arayarak binbir özür diledi ve sorunun kendilerinden değil, Fast sisteminin oturmamışlığından kaynaklandığını açıkladı. İkna oldum.

Yine de aklımda bir soru kaldı: O sabah aynı banka aracılığıyla para gönderen ve borsanın medya ilişkiler şirketine ulaşma şansı olmayan diğer kişilerin parasına ne oldu acaba? Paraları hesaplarına kaç gün sonra geçti? Meşgul çalan kaç telefon, yanıtsız kalan kaç mesajdan sonra?

Yazarın Diğer Yazıları

140journos belgeselindeki hatalar: Babacan dönemi çok mu iyiydi?

140journos bazı önemli soruları sormadığı için yanıtlar "Tarih tekerrür" belgeselinde yer almıyor. Ama biz yanıtları biliyoruz...

Kritik hafta: Dolar iyice raydan çıkabilir

Yarın korkulanın gerçekleşip gerçekleşmediğini öğreneceğiz

Bu seviyeden dolar, altın bozdurulur mu? Ev almak için uygun zaman mı? Çok sorulan sorular…

Bu koşullarda uluslararası kuruluşların dolarla ilgili öngörülerine kulak vermek daha mantıklı. Onlar ne diyor?