14 Eylül 2016

Hayal kırıklığı Vincent Aboubakar

Halkın takımına, halkın içinden gelen terinin son damlasına kadar mücadele edecek oyuncular gerekli…

Dusko Tosic ile Anderson Talisca’yı ayrı, Beşiktaş’ı ayrı irdelemek gerekli… Birisi Benfica karşısında dağınık savunmayı diğeri ise orta alanı toparladı üstüne bir de gol attı…

Anderson Talisca o muhteşem golü atmamış olsaydı da Şenol Güneş’e sorulması gereken birkaç soru mevcuttu. Yeri gelmemişken biz yine de soralım! Hocam, elinde Talisca adında rakibi iyinin ötesinde tanıyan bir futbolcun varken, orta alanı koca bir yarı Oğuzhan Özyakup’a teslim edip Beşiktaş’ı neden ‘mahkum’ oynattın? Kaldı ki  Oğuzhan’ı öne çekince oturmuş, senkron tutturmuş, çoğu kez de sonuca giden Atiba Hutchinson – Oğuzhan Özyakup iş birliğini neden bozma gereği duydun? ‘Beşiktaş golü yedikten öncesi ve sonrası’ yok zira Oğuzhan’ın isteksiz ve dün geceye yetmeyen futbolu siyah-beyazlı ekibin orta alanda ‘silinmesine’ neden oldu.

Bu nedenle golü yemeden önce de sonra da oyunun kontrolünü ele geçiremedi ta ki Anderson Talisca oyuna girene kadar. Dusko Tosiç ise genelde basit pozisyon hataları yapan defansı toparlayan isim olup çıkıverdi, şaşırtıcı şekilde Lizbon deplasmanında! Hayal kırıklığı mı, onun dün gece adı tartışmasız Vincent Aboubakar’dı… Mario Gomez’in ardından gelenin gideni aratacağı aşikardı ancak bu kadarını da kimse beklemiyordu açıkçası. Şayet Aboubakar, Benfica karşısındaki oyununu sürdürür ise Cenk Tosun’a gün değil haftalar doğdu! Beşiktaş, Talisca’nın ‘mükemmel’ golü ile beraberliği kurtarmasa ne olacaktı?

Şurası kesin ki, kaleci Tolga Zengin kurtardığı mutlak gole karşın bir kez daha ‘istenmeyen adam’ ilan edilecek, Caner Erkin eleştirilerden payını alacak, Ricardo Queresma’nın kulağı çekilecek, Gökhan İnler’in oyunundan dem vurulacak, Şenol Güneş’in yetersizliği dillenecekti. İtirazı olan mı var? Periyodik olarak yaşadıklarımızın daha doğrusu yazdıklarımızdan ortaya çıkan potpori bu… 

Görüldü ki, lejyon ordusu ile bu iş göründüğü kadar kolay değil, her ne kadar elinde ‘iyi’ olarak tanımlanacak askerler olsa da! Onların çok önemli bir eksiği var ki (bu da asla onların suçu değil) formasını giydikleri takımın Halkın Takımı Beşiktaş olduğunu bilmiyorlar. Bu takımın yandaşlarının uzun yıllar rakipleri tarafından ‘Edirne’nin ötesine gidemez’ aşağılamasına maruz kaldığından bihaberler. Süleyman Seba’nın kim olduğunu bilmelerinin doğal olarak olasılığı yok.  Fareli Şeref Stadı’ndan uygar, Avrupa normlarındaki tesislere nasıl geçildiğinden ise mümkünü yok haberleri olamaz. Çoğu ‘lejyoner’ mantalitesine sahip bunu da yadırgamamak gerekli. ‘Paramı alırım savaşırım ama kendimi tehlikeye atmam…’ Ezcümle; Beşiktaş’ın gelecekteki başarası Vincent Aboubakar türevindeki oyunculara endeksli olmamalı. Halkın takımına, halkın içinden gelen terinin son damlasına kadar mücadele edecek oyuncular gerekli…

Gece sıcaktı ama başlangıç heyecan ama daha önemlisi umut verici oldu. Şenol hocam bu arada, ligde de Adriona – Caner Erkin ikilisinin pratik yapmaları için bir arada oynamalarını öneririm. Öneriyi ciddiye alırsınız ya da almazsınız, tamamen sizin bileceğiz bir şey. Benim ki sadece öneri!..

 

Yazarın Diğer Yazıları

Siyaset yasak, mizah serbest!

Ne dürüstlüğün simgesi Süleyman Seba ve benzerleri kaldı, ne de sahada şaibesiz, sportmence mücadele. Meydan hokkabazlara kaldı!..

Memleket hali sahaya yansıdı!

Futbol fanatiklerinin çoğunluğunu gençler, eğitimsizler, kültürsüzler ve işsizler oluşturuyor; ortak noktaları ise ‘öfke kontrolü!’

Şenol Güneş'in kaçıncı hatası!

"Şampiyonlar Ligi sona erdi, lig şampiyonluğu da giderse iki milyar lirayı aşan borç tutarı nasıl ödenir? "