16 Şubat 2014

'Bayanlar baylar soykırım yapacağız trenden inebilir misiniz?'

Nisan yaklaşıyor. Yine kadrolu Ermeniler ve kadrolu 'Ermeni destekçileri' ekranlara ve sahnelere çıkmadan hatırlatmak istedim

31 Ocak'ta Brüksel Namur tren seferi sırasında yapılan bir anons:

“Bayanlar ve baylar trenimiz Auschwitz 'e yaklaşmaktayız. Tüm Yahudi yolcularımızın kısa bir duş için trenden inmeleri rica olunur”

Tren yolcuları arasında önce bir şaşkınlık, ardından da gülüşmeler...

Bu şaka Avrupa'nın merkezi Brüksel'den Namur'a giden trende birkaç gün önce gerçekleşti.

Avrupa Yahudi basınının bir kısmı bu şakayı “iğrenç ve düşüncesiz” olarak nitelerken bir kısmı ise trendeki genç Yahudi yolcularla yaptığı söyleşilerle “şakaydı canım”laştırdı.

Polis halen sorumluları arıyor.

Brüksel-Namur hattının en yoğun saatlerinde yaşanan bu şakanın bir an için Türkiye'de yapıldığını hayal ettim.

Anadolu Ekspresi seferinde şöyle bir anons düşünsenize: “Bayanlar baylar tehcir yolunda Çankırı'ya varmak üzereyiz. Tüm Ermeni yolcularımızın trenden kısa bir süreliğine inmelerini rica ediyoruz, soykırım yapacağız

Soykırım gibi travmaları atlatabilmenin, ya da atlatAMAmanın birkaç yolu var. Onlardan biri de geçmişte olanlarla yüzleştikten sonra bunun şakasını dahi yapabilecek konuma gelmek.

Atalarının yaptığı soykırımla yüzleşip İsrail Parlementosu'nda kendi başbakanı tarafından özür dileyerek tarihiyle yüzleşmiş Almanya'da bile Nazilerle ilgili şakalar halen sıcak karşılanmıyor. Kaldı ki “soykırım”lar zamanında hep tarafsız kalıp “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mottosunu sürdüren Belçika'daki Yahudilerin bu şakaya güleceği düşünülemezdi herhalde.

Zaten şaka, eğer Yahudi yolcular buna gülseydi şaka olurdu ilk önce.

Ama şu bir gerçek.

İnsanlar kendi yaşanmışlıkları ile yüzleşebildikten sonra ancak gülebilecekler.

Ermensitan'da birkaç yıl önce bir tiyatro oyunu seyrettim. Karanlıkta salona giren oyuncu sözlerine şöyle başlıyordu:

iyi ki kesmişler, iyi ki öldürmüşler

Bu sözleri günümüz Ermenistan ulus devletinin politikalarını eleştirmek için kullanacaktı oyuncu ilerleyen sahnelerde ancak soykırıma çokça atıfta bulunacaktı...

Oyunun bir yerinde “Ermeniler 1915'te şimdi Ermenistan'da yaşayan ensesi kalınlar gibi olsaydı kendilerini kestirirler miydi sanıyorsunuz?” diyerek yine şaka yapacaktı.

Bu oyun bile Ermenistan basınında çokça eleştirildi.

Ama böyle bir oyun ancak bir Ermeni tarafından yapılabilirdi.

Bu travma ancak bunu kaldırırdı.

ABD'de Moolt.com adresinden Hayk Manukyan birkaç yıldır iki ABD'de yaşayan şivesi bozuk iki Ermeni karakterin hikayelerini anlatıyor. Abo be Garo bir de babaları var, her seferinde soluğu mangalda alan. Harut ve babası da müthiş karakterlerinden biri.

Manukyan'ın da yaptığı bir anlamda benim yukarıda bahsettiğim yüzleşmeden.

Artık o kadar ağladık ki 100 yıllık yanlızlığımıza ve çaresizliğimize biraz da farklı perspektiflerden bakma zamanı diye düşünüyorum...

Nisan yaklaşıyor.

Yine kadrolu Ermeniler ve kadrolu “Ermeni destekçileri” ekranlara ve sahnelere çıkmadan hatırlatmak istedim.

 

Yazarın Diğer Yazıları

İnkârcılığın çaresizliği

Demek ki milleti ayakta tutabilmek için bir tek geriye bu kin ve nefret kaldı

Sen kilise yapadur bakan, yıktıklarınız hortluyor bir yandan

Jandarma, Ahlat Müzesi, usanmamış definecilerle uğraşmış...

Yaşama eylemi

Her neye sinirlendiyseniz veya her neye üzüldüyseniz, duygunun geçici bedeninizin ve sizin kalıcı olduğunuzu size hatırlatan bir kitap "Yaşam Eylemi" adı üstünde