15 Ocak 2021

Yaz-boz şeklinde yönetilen futbolumuz

Federasyon başkanının açıklamasında vurguda bulunduğu yabancı oyuncuların FİFA'ya başvurmaları durumunda ortaya çıkacak olan tazminat miktarlarına ilişkin ifadeler hakikaten ülke futbolunun ne kadar sığ bir perspektif ile yönetilmekte olduğunu ortaya koymaktadır

Kurumları saygın kılan en önemli özelliklerinden bir tanesi de almış olduğu kararların belirli bir ağırlığı olması ilkesidir. Türkiye'de futbola ve futbolu yöneten kurumların almış olduğu kararlara baktığımızda ise ne yazık ki tam tersini görmekteyiz. Bu konuda en iyi örnek ise yabancı oyuncu kuralı ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerin birkaç yılda bir yeniden revize edilmesidir. İşin ilginç kısmı her seferinde daha iyiye doğru bir gidişe hedefleyen Türkiye Futbol Federasyonunun almış olduğu yeni kararlar sonrasında tartışmaların hiç bitmemesidir. Ve tabii ki federasyonun da bu yeni durumu yeniden değiştirme doğrultusunda adımlar atmaktan kaçınmamasıdır. Ağustos ayı içerisinde devreye sokulan yeni kurala göre on dört yabancı oyuncu kadroda bulunabilecekti ve bunlardan sekiz tanesi sahada yer alabilecekti. Ayrıca her yıl bu sayının kademeli olarak azaltılacağı öngörülmekteydi.

İşte tam burası ülke futbolunda zurnanın zırt dediği yeri işaret etmesi açısından üzerinde düşünülmeyi hak ediyor. Yıllar içerisinde tam aksini iddia edilerek çıkartılan yabancı oyuncu kuralı her nedense bir anda farklı bir şekilde uygulamaya sokuldu. Bu durumda ortaya çıkabilecek olan mağduriyetler bilinmesine karşın kulüpler bile bile bu uygulamayı sineye çektiler. Araya bir anda son on ayın sihirli sözcüğü olarak adlandırılan pandemi süreci sokularak, küme düşen takımların ligde kalması ve süper lig takım sayısının 21'e çıkartılması da işin tuzu biberi oluverdi. Pandemi sürecinde yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında takım sayısını ve dolayısıyla oynanacak olan karşılaşma sayısını dünyada arttıran başka bir lig olduğunu sanmıyorum. Bütün bu uygulamaları devreye sokanlar sanki kendileri değilmiş gibi basın toplantısında sıkışık maç takviminden bahsetmek suretiyle sanki başka bir dünyadan haberler veren bir futbol federasyonumuz olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

TFF başkanı Nihat Özdemir'in 13 Ocak 2021 tarihli açıklamaları şu şekilde: "2021 yılında da neler yapmamız gerektiğini ifade ettik. Kulüplerimiz, sözleşme imzaladıkları 14'ün üzerindeki yabancı futbolcuları ellerinden çıkaramadıkları için ve onlara yabancı para cinsinden önemli derecede ödeme yapmaları nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları anlattılar. Ayrıca bu oyuncuların FIFA'ya gitmesi durumunda da önemli derecede tazminat ödeyeceklerini ifade ettiler. Hemen anında yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız ve başkan yardımcılarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde ikinci yarıda uygulanmak üzere 14 yabancı sayısını 16'ya çıkarma kararını aldık. Ayrıca kulüplerimiz başka konularda da isteklerini bize bildirdiler. Yapabileceklerimizi kendilerine ifade ettik. Bazı konularda bazı görüşmeler yapacağımızı, tartışarak o kararları da verebileceğimizi ifade ettik. Bunların hepsi bir defaya mahsus alınan kararlardır."

Federasyon başkanının açıklamasında vurguda bulunduğu yabancı oyuncuların FİFA'ya başvurmaları durumunda ortaya çıkacak olan tazminat miktarlarına ilişkin ifadeler hakikaten ülke futbolunun ne kadar sığ bir perspektif ile yönetilmekte olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bir defaya mahsus olarak alınan bu kararların hali hazırda süper ligdeki sadece dört kulübün işine yarayacağı gerçeğini ise her nedense federasyon başkanımız açıklamamaktadır. İşin asıl tuhaf kısmı ise söz konusu bu yabancı kuralı değişikliğine ilişkin neredeyse bütün gazetelerde aynı sözlerin tekrarlanıyor olmasıdır. Ülkemizin futbol medyasının içerisine düştüğü bu halin giderek daha büyük bir boşluğu andırması hem futbolumuz için hem de futbolseverler açısından büyük bir tehlikedir. Çünkü söz konusu medya boşluğu sayesinde yaşanan gelişmelerin sorgulanabilmesi ve gerçek anlamda arka planında olup bitenlerin ortaya çıkartılabilmesi ne yazık ki mümkün olmamaktadır.

Bu garip uygulamanın hali hazırda kadrosunda on dört yabancı ve altında futbolcu bulunduran kulüpler açısından istedikleri takdirde yeni futbolcular transfer edebilmelerinin önünü açtığı gerçeği de yine kimsenin umurunda bile değildir. Futbol federasyonu ve ona eşlik eden kulüpler birliği günü kurtaracak uygulamaların ötesine geçmemek suretiyle futbolumuzun geleceğini karartmaktadırlar. Aralık ayının 22'sinde gündeme gelen hükmen yenik ilan etme uygulaması sırasında Beşiktaş kulübünün kadro dışı bırakılan yabancı oyuncuların da kadro listesine eklenmesi talebi yapılan toplantıda alınan kararlarla hayata geçirilmiştir. Bu son uygulama ve benzer teşebbüslerin hiçbirisi var olan ilkesizliğin ve günü birlikçi anlayışın daha da kökleşmesinden başka bir işe yaramayacaktır. Bu ise beklenilenin aksine yarar değil zarar getirecek uygulamalarla birlikte kendisini kısa bir süre içerisinde hissettirecektir.

Öyle çok uzaklara gitmeye gerek yok, kulüpler birliğinin yayıncı kuruluş şikayetlerinin de 13 Ocak 2021 itibariyle sona erdiğini görmüş olduk. Sırada kulüplerin istediği harcama limitlerinin belirli bir sabit kura bağlanması durumu ve hakemlerle, disiplin kurulu uygulamalarında yaşanan sorunlar nedeniyle federasyonun bazı isimleri gözden çıkartması talebi var. Göksel Gümüşdağ'ın başkanlığı döneminde Kulüpler Birliğinin zaman zaman Futbol Federasyonunun önünde bir pozisyonda olduğunu görüyorduk. Son birkaç yıldır ise Kulüpler Birliği giderek etkisizleşti ve haklı taleplerini bile savunamayacak bir hale dönüştü. Aslında futbol alanında tüm yaşadıklarımızın sorumlularının sorumsuz bir biçimde hareket etmesinin de arkasında yine futbolu sadece kısır rekabete indirgeyen ve giderek dışarıya doğru itilen futbolseverler yer alıyor. Böyle bir futbol yönetimi, ondan daha da kötü bir futbol medyası ve kulüplerin olduğu yerde futbolun dışında her türlü şeyin konuşulması ve tartışılması da kaçınılmaz olacaktır.

Son bir örnekle yazıyı tamamlayayım, sayın cumhurbaşkanının aracının yanına gelerek içinde bulundukları zor koşulları kendisiyle paylaşan amatör futbolcuların yaşadıklarını, cumhurbaşkanımızdan amatör futbolculara müjde şeklinde haber yapan bir futbol medyasının olduğu yerde futbolu konuşmak abestir. Çünkü son on aydır futbol oynayamayan bu kitlenin seslerini duymayan futbol medyasının, cumhurbaşkanının konu ile ilgileneceğini söylemesi sonrasında haber yapması bile durumun ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Ülke futbolunda yaşanan sorunları yazmayan, yapılan kural değişikliklerini tartışmayan, sorgulamayan bir futbol medyasının olduğu yerde marka değeri falan olmaz olsa olsa yaz-boz şeklinde bir futbol komedisi olur. Zaten bu komedi içerisinde son beş yılda sadece dört büyükler olarak adlandırılan takımların 158 (Yüz Elli Sekiz) yabancı oyuncu transfer ettiklerini gördük. Gerçi futbol medyamıza kalsaydı bu rakam en az iki üç katına çıkmalıydı, onların her transfer döneminde yaptıkları yıldız transfer haberleri ile durum çok daha farklı olmalıydı.

Yazarın Diğer Yazıları

Kötü zeminlerde maç oynatmayacağız!

İçinde yaşadığımız futbol ikliminde Türkiye Futbol Federasyonunun olup bitenler konusunda elini taşın altına koymasının vakti çoktan gelip geçmiştir. Oysa federasyonumuz hâlâ kendisi dışında çözüm yollarının yaşananları halledebileceği kanısında ısrar ediyor

Üniversitelerdeki kadro atamalarına dair

Üniversiteler yıllar içerisinde oluşan bu kadro meselesini çözebilmek için getirilen kriterler konusuna neredeyse dört elle sarıldılar. Fakat aradan geçen yıllar sorunu çözmek şöyle dursun tam tersine daha da kangren haline dönüştürdü

Dört büyükler daha eşitmiş!

Türk futbolunun geleceği için yeni bir sayfayı neden sadece dört kulüple açıyorsunuz?