24 Mart 2020

Koronavirüs günlerinde spor

Sportif alanların özellikle de kapalı mekanlar içerisindeki etkinliklerde bir araya gelecek olan insanlar açısından yaratabileceği kaygı ve endişe miktarının artması beraberinde söz konusu etkinliklere olan ilginin azalmasına yol açabilecektir

Bir haftalık inatlaşmanın ardından geçen hafta Türkiye’deki bütün ligler ertelendi. Seyircisiz maç oynama konusunda erken davranıldığını söylemek sorunu ortadan kaldırmış olmuyordu. Çünkü söz konusu takımların yurt içinde ve yurt dışında karşı karşıya gelmeleri ile sonuçlanan temaslarla virüsün geçebilme ihtimali ortadan kalkmıyordu. Futbol, Basketbol gibi temasın yüksek olduğu spor dallarında sporcuların seremoniler öncesinde birbirleriyle tokalaşmamaları riski yok etmiyordu. Hatta futbol üzerinden örnek vermeyi sürdürecek olursak, biliyorsunuz sık sık kameralara futbolcuların sahaya tükürme anları ile karşı karşıya geliriz. Ülkemizde gol atma sevincini saha zeminini öpen futbolcular yine bu kritik dönemde de devam etti. Örneğin Göztepe’nin Çaykur Rizespor ile oynadığı maçın bitiminde Göztepeli futbolcu Deniz Kadah, kendisini çimlere bırakmanın ardından galibiyeti yeri öperek kutladı. Bir başka sorun tüm birbirinizle temas etme mesafe koruma uyarılarına karşın yine aynı karşılaşmada atılan ilk golün ardından arkadaşlarının golü atan Berkan Emir’in üzerine yığılmaları dikkat çekiciydi.

Liglerin ertelenmesi sonrasında tüm kulüplerin ağız birliği etmişçesine önce sporcu sağlığı ifadelerini kullanmalarının çok da inandırıcı olmadığını bir kez daha hatırlatmalıyım. Türkiye’de sivil toplum kuruluşu olması gereken spor kulüplerinin genel spor politikalarının yanlışlığına karşı da seslerini yükseltmeleri gerekmektedir. Aksi durumda kendi bulundukları yerin altını oyduklarını da unutmamalıdırlar. Kulüp yöneticileri önümüzdeki süreci nasıl götüreceklerinin planlarını yaparlarken bu kez önce Fenerbahçe Beko takımının bazı oyuncuları ile idarecilerinde Koronavirüs şüphesine ilişkin kulüpten açıklamada bulunuldu. Ardından Galatasaray kulübünün ikinci başkanı Abdürrahim Albayrak ve eşi Şükran Albayrak’ın test sonuçlarının pozitif çıktığı kulüp tarafından açıklandı. Her iki takımla ilgili gelişmeleri biraz daha yakından incelemek ve etkileri üzerinde durmak yerinde olacaktır.

Öncelikle Fenerbahçe Beko takımı yoğun bir Euroleague takviminin yanı sıra basketbol liginde de maçlarını sürdürmekteydi. Bir başka ifadeyle haftada en az iki karşılaşma -ki bunlardan biri yurt dışı takımlarıyla bazen içeride bazen de dışarıda-oynuyordu. Hatta Euroleague takvimindeki maç sıkışıklığı nedeniyle 4 Mart tarihinde Kızılyıldız’la evinde ve 6 Mart tarihinde Khimky takımıyla deplasmanda mücadele etmişti. 20 Şubat ile 15 Mart tarihleri arasında -Euroleague mücadelesi 12 Mart tarihinde askıya alındı- sekiz karşılaşma oynamış olup bunlardan Euroleague kapsamında iki tanesi İspanyol, biri Sırp ve diğeri de Rus takımlarıyladır. Türkiye basketbol liginde de Galatasaray, Afyon Belediye, Beşiktaş ve son olarak da Tofaş kulüpleriyle karşılaşmıştır. Özellikle Mart ayı içerisindeki Beşiktaş ve Tofaş karşılaşmaları iki yurt dışı takım temasının ardından gerçekleştiği için bu takımların sporcularının ve idareci heyetinin de kendilerine dikkat etmeleri ve kontrol mekanizmalarının işletilmesi elzemdir. Fenerbahçe Beko kulübünün yaşadığı gelişmelerin ardından Türkiye Basketbol Federasyonu şu açıklamayı yayınladı: "ING Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Fenerbahçe Beko'nun gerçekleştirmiş olduğu rutin sağlık kontrolleri sırasında bazı oyuncuları ile idari kadro çalışanlarında Kovid-19 belirtilerine rastlanıldığını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Federasyon olarak süreci tüm kulüplerimizle yakından takip ediyor, Fenerbahçe Beko takımının sporcu ve kulüp çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."  Buradaki üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ifadeleri yaşanan süreç hakkında bütün olup bitenlerin sorumluluğunu kulübe yönlendirdiği için dikkat çekicidir.

Galatasaray Kulübü'nün ikinci başkanı Abdürrahim Albayrak ve eşinin test sonuçlarının pozitif çıkması konusunda ise gözler bu kez seyircisiz oynatılan Beşiktaş derbisine çevrilecektir. Çünkü Albayrak tribünde yerini almıştır. Bu kez aynı maçın bitiminde Fatih Terim’in yaptığı açıklamalar ve ertelenmeliydi talepleri daha manidar bir hale bürünmüştür. Türkiye’de son yıllarda giderek artan ve kendi bulunduğunuz pozisyona, takıma ve anlayışa göre şekillenen şöyle bir durum söz konusu oluyor. Eğer sizin dışınızda yer alan bir kişi doğru bir yere temas ediyorsa hemen bunun arkasında bir şeyler arama ve söylenilenleri karalama gibi bir durum devreye sokuluyor.  Örneğin Fatih Terim sendikadan bahsetti, maçlara çıkılmaması gerektiğini söyledi, bunun karşısında galip gelseydi bu lafları etmezdi demek sorunu ortadan kaldıramaz. Sadece kendinizi rahatlatacak bir anlayışı dolaşıma sokar buna karşın böylesi yaklaşımlarla birlikte sportif alanlarda da sorunlarımız katlanarak sürmeye devam eder.

Her iki olay sonrasında farklı kulüplerin geçmiş olsun mesajları yayınlamaları ve dostluğu ön plana çıkartmaları son derece değerli. Trabzonspor kulübü Fenerbahçe Beko ile ilgili ilk geçmiş olsun mesajını yayınlayanlardan birisiydi. Benzer şekilde Fenerbahçe kulübü de Abdürrahim Albayrak ve eşi ile ilgili hemen mesaj yayınlayanlardandı. Bu birliktelik geleceğe dönük umutları tazelemesi açısından da son derece önemli.

Son olarak söz konusu virüsün spor dünyası üzerinde yaratacağı etkilere de değinmeliyiz. Geçen hafta Euro 2020 bir sonraki yıla ertelendi ve Avrupa’daki tüm sportif organizasyonlar bazılarının tarihleri belirtilmekle birlikte süresiz olarak ertelenmiş durumda. Görünen bir diğer gelişme ise büyük bir ihtimalle 2020 Tokyo Olimpiyatları'nın da erteleneceği yönünde. Tüm toplumsal, kültürel, ekonomik hayatı kesintiye uğratan Koronavirüs, sportif faaliyetlere de büyük bir darbe vurmuştur. Küresel ekonomik sistemin en önemli paydaşlarından bir tanesi olan sportif organizasyonlar-NBA, Şampiyonlar Ligi, Euroleague, Avrupa Şampiyonası, Olimpiyat oyunları, Fransa bisiklet turu, vb.- belirsizliğe bürünmüşlerdir. Hatta sürecin uzaması sonrasında önümüzdeki yılın da sekteye uğrayacağı görülmektedir. Post Koronavirüs günlerinde sportif etkinliklerin de artık eskisi gibi olmayacağı gerçeğini şimdiden kavramak ve kendimizi buna göre hazırlamak durumundayız.

Görünen o ki insanlık kendisini daha güçlü hissettiği bir dönem içerisinde aslında çok daha zayıf ve zafiyet içerisinde olduğunu acı bir şekilde deneyimlemiş oldu. Bundan sonra en ufak bir hastalık bile etkisi çok daha yakıcı olacak bir biçimde insanların birbirleriyle kuracakları temasın mesafesinin artmasına yol açacaktır. Sportif alanların özellikle de kapalı mekanlar içerisindeki etkinliklerde bir araya gelecek olan insanlar açısından yaratabileceği kaygı ve endişe miktarının artması beraberinde söz konusu etkinliklere olan ilginin azalmasına yol açabilecektir. Bu yüzden önümüzdeki dönem toplumsal hayatın dönüşümü kadar sportif ortam ve taraftarlık kültürünün de dönüşümlerine neden olacaktır. Geçmişin alışkanlıkları üzerine kurulu olan her şey, virüsün yarattığı endişe ve riskler sonrasında değişmek zorunda kalacaklardır. İşte bu yüzden sporun bütün unsurları geleceğin getirebileceği yenilikler konusunda fikirler üretmeleri ve birbirlerini dışlamamaları son derece önem taşıyacaktır. Artık lig şampiyonlukları, kupalar, başarılardan ziyade yeni organizasyonları, yeni bir spor anlayışını ve buna uygun yaklaşımları konuşmanın zamanına giriyoruz. Önümüzdeki dönemde bireysel olarak icra edilen açık hava sporlarının takım sporlarının önüne geçme ihtimali giderek daha fazla olacaktır. Çok seyredilen spor dallarının ekranlar başında bu kez daha pahalı bir şekilde seyredileceği dönemler bizleri bekliyor olacak, çünkü tribünlerdeki insan sayısı azalacak ve maliyetler daha farklı bir alan üzerinden karşılanmak üzere önümüze konulacak.


Not: Bu yazı kaleme alındıktan sonra Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim Koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı.

Yazarın Diğer Yazıları

Sporu asıl şimdi daha çok gündeme sokmalıyız

Bakanlık sabah, öğle ve akşam üstü yine TRT ekranları aracılığıyla farklı yaş gruplarına göre oluşturulan egzersiz programlarını devreye sokmalı ve evde oturmak durumunda bulunan milyonlarca yurttaşımızı hareketli kılacak aktivitelerle onları buluşturmalıdır

Koronavirüs'ün yaşlılara ve toplumsal hayata etkileri

Önümüzdeki post Korona dönemi açısından emareler yaşlıların daha şimdiden toplumsal hayatın içerisindeki konumlarının daha fazla sorgulanacağı bir döneme işaret etmektedir

Sessizlik futbolu etkiledi!

Pazar gününün iki önemli karşılaşması da son derece keyifsiz ve bir o kadar da uyutucu bir şekilde geçti