02 Şubat 2020

Adı büyük maç

Keşke her karşılaşmada olduğu gibi bu karşılaşmada da hakemin maçın önüne geçmesi hususunu konuşmasak

Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki karşılaşmalar her daim çok ilgi çeker ve heyecanı yüksek olur. Trabzonspor'un İstanbul'un üç büyükleri olarak adlandırılan takımlarının hegemonyasına son verdiği 1970'lerin ikinci yarısından itibaren aslında asıl mücadele ettiği takım da Fenerbahçe'ydi. 1996 yılındaki unutulmaz Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşması sonrasında kupanın sondan bir maç önce Fenerbahçe'ye dönüşü, büyük bir yankı yaratmıştı. Ancak asıl büyük etki 3 Temmuz 2011 sonrasında yaşandı ve hala o sezonda yaşananların yansımalarını hissetmeye devam ediyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığının Ankara'da düzenlediği çalıştayda yaşanan gelişmelerin etkileri ortadan kalkmadan geçen hafta maç erteleme üzerinden gerilim daha da arttırıldı. Hatta farklı bir şekilde dile getirecek olursak 3 Temmuz sonrası bu iki takımın karşılaşmaları sadece saha içerisinde oynanan 90 dakikanın çok ötesinde bir anlamı bünyesinde barındırıyor. Trabzonlular bu noktaya Fenerbahçelilerden çok daha fazla anlam yükledikleri için özellikle Trabzon'da oynanan karşılaşmalar çok daha gergin ve sıkıntılı geçiyor.

Bu gece oynanan karşılaşmanın ilk yarısı daha ilk dakika dolmadan Fenerbahçe'nin Kruse ile attığı golle başladı. Golün şokunu üzerinden atmayı başaran Trabzonspor bu sezonun en iyi transferlerinin başında gelen Sörloth ile önce beraberliği ardından da Novak ile galibiyeti yakaladı. Maçın son bölümlerinde Fenerbahçe'nin Trabzonspor kalesinde iki yüzde yüzlük pozisyonda Trabzonspor kalecisi başarılı oldu. Uğurcan maçın uzatma anlarında da yine bir kurtarış yaparak adeta maçın üç puanının Trabzonspor hanesine tamamlanmasını sağladı.

Maçın son dakikasında Fenerbahçeli futbolcular hakemin verdiği karara sinirlendiler ve Gustavo ikinci sarıdan kırmızı kartı gördü. İlk yarının ikinci yarıya oranla çok daha keyifli olduğu karşılaşmada ikinci yarı daha sıkıntılıydı. Maçın bitimiyle sahanın içerisinde kısa bir gerginlik yaşandı. Daha önce başkanların ortalığı gerdiği ve karşılıklı bildirilerle tuhaflaştırılan ortam son dakikadaki gerginliğin dışında son derece centilmence geçti diyebiliriz.

Çok iyi bir futbol seyrettiğimizi söyleyemeyiz buna karşın saha içinin saha dışından çok daha aklıselim olduğunu belirtmeliyiz. Bu galibiyet Trabzonspor açısından şampiyonluk yürüyüşü açısından büyük bir anlam ifade ediyor. Fenerbahçe açısından ise uzun zamandır kaybetmediği ezeli rakibine kaybetmenin dışında yitirilmiş bir şey yok. Bu ülkenin futbol sahasında gerilimden artık midesinin bulandığı bir noktada olduğunu başta kulüp başkanı ve yönetimler olmak üzere herkesin anlaması gerekiyor. Futbolu masa başında kazanılan bir oyun olduğu algısını zerk etmekten vazgeçin. Çünkü bu bakış açısı hem sizlerin taraftarlarını hem de diğer takımların taraftarlarını zehirliyor ve futbolu, futbol olmaktan çıkartmak suretiyle giderek daha fazla keyifsiz bir hale büründürüyor.

Maçın içerisinde dikkat çeken, atandığı andan itibaren Trabzonsporluların eleştirdiği hakem Ali Palabıyık'ın verdiği ve vermediği sarı kartlardı. Ev sahibi takıma karşı çok kolayca kart çıkartan hakemin her ne hikmetse rakip takım futbolcularına karşı benzer şekilde davranmadığı dikkatlerden kaçmadı. Maçın son dakikasında çıkarttığı kartlar ve ardından futbolcuların birbirleri ile yaşadığı gerilim nedeniyle beklemesi, saha içerisinde gösterdiği kötü yönetimin yansımalarıydı. Keşke her karşılaşmada olduğu gibi bu karşılaşmada da hakemin maçın önüne geçmesi hususunu konuşmasak ancak maalesef hakemlerimizin bu konuda biraz kendilerine de bakmaları gerekiyor.

Maçın başlamasından önce Fenerbahçe başkanı Ali Koç'un stadyum girişinde karşı karşıya bırakıldığı muamele tek kelimeyle skandaldır. Bir kulüp başkanına yapılan bu davranış suçtur ve federasyon bu konuda gereken hassasiyeti göstermelidir. Trabzonlular maç boyunca yapmadıklarının önüne geçecek olan bu hareketlerle hiç de istenmeyen görüntülerin oluşturulmasına yol açmışlardır. Yazık ki bu olay önümüzdeki haftanın belirleyeni olacak.

Yazarın Diğer Yazıları

Sporu asıl şimdi daha çok gündeme sokmalıyız

Bakanlık sabah, öğle ve akşam üstü yine TRT ekranları aracılığıyla farklı yaş gruplarına göre oluşturulan egzersiz programlarını devreye sokmalı ve evde oturmak durumunda bulunan milyonlarca yurttaşımızı hareketli kılacak aktivitelerle onları buluşturmalıdır

Koronavirüs'ün yaşlılara ve toplumsal hayata etkileri

Önümüzdeki post Korona dönemi açısından emareler yaşlıların daha şimdiden toplumsal hayatın içerisindeki konumlarının daha fazla sorgulanacağı bir döneme işaret etmektedir

Koronavirüs günlerinde spor

Sportif alanların özellikle de kapalı mekanlar içerisindeki etkinliklerde bir araya gelecek olan insanlar açısından yaratabileceği kaygı ve endişe miktarının artması beraberinde söz konusu etkinliklere olan ilginin azalmasına yol açabilecektir