Medya

Yeni Şafak yazarından Erkan Can'a: İki kuruşa tamah etmişsin, ulvi bir şey yapıyormuş gibi müşteri toplamak ne!

Erkan Can, "Yas günlerinde tiyatro kapanmaz" demişti

16 Aralık 2016 14:16

Yeni Şafak yazarı Fatma Barbarosoğlu, oyuncu Erkan Can'ın Dolmabahçe ve Maçka Parkı'nda eş zamanlı olarak düzenlenen terör saldırılarının ardından yaptığı "Yas günlerinde tiyatro kapanmaz" açıklamasını eleştirdi. "Sahneni açık tutuyorsun. İki kuruşa tamah etmişsin hadi anlayalım cimriliğinin tavana vuran boyunu. Ama orada dur. Yaslı analar için, babasını yitirmiş çocuklar, çocuğunun arkasından isyan eden babalara hürmeten bir sus da tiyatro açık kalır filan diye sözüm ona derin takılma" diyen Barbarosoğlu, "Açmışsın kapını, kalbin bilir hüznünün boyutunu, biz ne bilelim. Lakin, pek ulvi bir şey yapıyormuş edasında müşteri toplamak da nedir" ifadesini kullandı.

Fatma Barbarosoğlu'nun "Bir başka olur kapitalistlerin hüznü!" başlığıyla yayımlanan (16 Aralık 2016) yazısı şöyle:

11 Eylül saldırılarından sonra oğul Bush kameraların karşına geçip, aman hayattan çekilmeyin, alışveriş merkezlerini doldurun demişti.

O gün bugündür Bush'un bu cümlesi kapitalist zihniyetin kesintisiz eğlence anlayışını, terör saldırılarından sonra yinelemek üzere kullanılıyor.

Çarşamba günü yazdığım yazıyı bir “kişi” üzerinden servis etti sosyal medya.

Benim daimi okuyucularım çok iyi bilir ki, bu satırların yazarı kişilere değil zihniyetlere odaklanır. Bir “kişi”nin söylediği bir cümle üzerine yazı yazacak kadar “değerli” değildir.

Hatırlatmış olayım, Bush'un sözüne vakti zamanında ilk omuz veren kişi Hıncal Uluç'tu, dolayısıyla Hayat Devam Ediyor'un Türkiye için rüçhan hakkı kendisinde kayıtlıdır.

Hayatın devam etmesine itirazım yok.

İtirazım hayatın AVM merkezli, eğlence merkezli olmasına.

Nitekim “bizim buralarda” da hayat devam ediyor. Kimisi polis karakollarına elinde tatlısı ile taziye ziyareti yapıyor, kimisi sokak hayvanları için barınak kuruyor, kimisi Halep için yardım topluyor, kimisi gece yarısı sokaklarda çorba dağıtıyor. Kimisi gece gündüz Kur'an okuyor. Fakirler için kazak, atkı, başlık örenler; öğrenci evlerine düzenli olarak ev yemeği gönderenler; kimsesiz yaşlılar için ev ziyareti örgütleyenler... Velhasıl onca ölüme ve yaralanmaya rağmen, hayatın sıcak yüzü, kalbindeki şefkati etrafına dağıtanlarla devam ediyor.

Öte yandan, Bush'un 14 yıl önceki cümlesini, terör sonrası duran hayata enerji niyetine tekrar edenler, belli ki devam etmesini istedikleri hayatın pek gerisine düşmüşler. Onların hayat dediği şey ile bizim hayat dediğimiz şey giderek birbirinden ayrılıyor.

Ayrılsın beis yok diyeceğim de...

Hem kapitalist olacaksın, hem de son kapitalist gelişmelerden bihaber olacaksın, işte sıkıntı burada.

Beyler, hanımlar, kendini hayat gurmesi sananlar, gustosunu sağa sola bulaştıranlar, 11 Eylül'den bu yana çok şey değişti. İnsanlar korkup evlerinden çıkamazsa aman alışveriş yapmaları engellenmesin dercesine “e-alışveriş” hayatın her yanına sirayet etti.

İstanbul'daki her patlamadan sonra “AVM'ler sinek avlıyordu ama e- alışveriş siteleri, eve yemek siparişleri tavan yaptı, hayat internet üzerinden aktı” analizleri döktürenler nereye kaynadı bu defa?

“Hayat” dedikleri zenginlerin hayatı, söylemeye gerek var mı!

Yüzüne bakmaya doyamadıklarımız kara toprağın kara koynuna girmiş, kapitalist yürekler başlık atıyor, inadına alışveriş. Ya da bir takım aktör sahne felsefesi kasıyor.

Topu topu 24 saat “milli yas” tutacağız. Milli yas. Tiyatrocu adem itiraz ediyor. Tiyatro kapanmazmış. Tiyatro inadına devam edermiş.

Sahneni açık tutuyorsun. İki kuruşa tamah etmişsin hadi anlayalım cimriliğinin tavana vuran boyunu. Ama orada dur. Yaslı analar için, babasını yitirmiş çocuklar, çocuğunun arkasından isyan eden babalara hürmeten bir sus da tiyatro açık kalır filan diye sözüm ona derin takılma.

Açmışsın kapını, kalbin bilir hüznünün boyutunu, biz ne bilelim.

Lakin, pek ulvi bir şey yapıyormuş edasında müşteri toplamak da nedir!

Bir yılda sadece İstanbul'da dört patlama oldu. Türkiye'de 17 patlama. 298 kişi artık aramızda değil. 1000'den fazla kişi yaralandı. Hayatı artık asla eskisi olamayacak yaralar aldı pek çok vatan evladı.

Yas tutmasını, teröre karşı yekvücut olmayı ya başardık ya başardık Türkiye!

Bıçak kemiği aştı, kalbini, aklını ve fikrini koru Türkiye.

Gözünü dört aç, gönlünü de geniş eyle.