24 Mart 2025 11:14
Güncelleme: 24 Mart 2025 11:52
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ardalı, dünya genelinde her yıl 2,1 milyar ton katı atığın sadece yüzde 33'ünün yönetilebildiği, atıkların karbon salımı başta olmak üzere biyoçeşitlilik kaybı ve ormansızlaşma gibi sorunlara neden olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre, geçen yıl 500 milyon tonun üzerinde plastik kullanıldığı ve bu plastiklerin 400 milyon ton atık oluşturduğu tahmin ediliyor.
Çevrim içi istatistik portalı World Population Review verilerine göre, Çin 37,6 milyon tonla 2023'te en fazla plastik kullanılan ülke oldu. Bu ülkeyi, 22,8 milyon tonla ABD, 7,4 milyon tonla Hindistan, 4,9 milyon tonla Brezilya, 4 milyon tonla Meksika, 3,8 milyon tonla Japonya, 3,6 milyon tonla Almanya, 3,36 milyon tonla Endonezya, 3,35 milyon tonla Tayland ve 3,33 milyon tonla İtalya takip etti. Türkiye, 938 bin tonla 34'üncü sırada yer aldı.
En fazla yönetilemeyen atığa sahip ülke 7,3 milyon tonla Hindistan olurken, onu 6,5 milyon tonla Çin, 4,8 milyon tonla Brezilya, 3,31 milyon tonla Endonezya, 3,3 milyon tonla Tayland, 3,1 milyon tonla Rusya, 2,7 milyon tonla Meksika, 2 milyon tonla ABD, 1,5 milyon tonla Suudi Arabistan ve 1,1 milyon tonla Kongo Demokratik Cumhuriyeti takip etti. Türkiye ise 451 bin tonla 32'nci sırada bulundu.
Küresel atık miktarı ve geri dönüşüm faaliyetlerine ilişkin soruları yanıtlayan Prof. Dr. Yüksel Ardalı, atıkları, günlük yaşam veya üretim faaliyetleri sonucu ortaya çıkan, kullanım ömrünü tamamlamış ya da artık ihtiyaç duyulmayan maddeler olarak tanımladı.
Atıkların çevreye bırakılmasıyla çöp olarak nitelendirilen, çevre kirliliği ve doğal kaynakların tükenmesine neden olan bir süreç başladığını belirten Ardalı, evsel, endüstriyel, elektronik, tıbbı ve tarımsal kaynaklı farklı atık türleri bulunduğunu söyledi.
Doğada çöp dağlarına dönüşen atıkların temelinde "al-kullan-at" kültürünün yattığını ifade eden Ardalı, şöyle konuştu:
"2050'ye geldiğimizde bu dünya bize yetmeyecek, başka bir dünyaya ihtiyacımız olacak. İnsanlık 2,1 ila 2,3 milyar ton arasında katı atık üretiyor. Yaklaşık 2,7 milyar insanın atık toplama hizmetlerine erişimi yok ve bunların 2 milyarı kırsal kesim diyebileceğimiz yerlerde yaşıyor. Dünya Bankası'nın 2023 verilerine baktığımızda yılda 2,1 milyar ton katı atığın sadece yüzde 33'ünün yönetildiğini görüyoruz. Böyle devam edersek 2050 için yapılan tahminlere göre 3,4 milyar ton kadar atık olacak. Türkiye'de, TÜİK verilerine göre 2022'deki atık miktarımız hem evsel hem endüstriyel olmak üzere 109,2 milyon ton. Bunun 24,9 milyon tonu tehlikeli atık, 32 milyon tonu evsel atık kategorisinde değerlendiriliyor."
Atıkların geri dönüşüm sürecinin aylık toplama sistemine dayanması gerektiğini aktaran Ardalı, atıkların daha sonra temizleme ve ön işleme aşamasıyla öğütülüp parçalandığını, eritilip granül hale getirildiğini ve son adımda yeni bir ürün elde edildiği anlattı.
Su, meşrubat, süt ve deterjan şişelerinin geri dönüştürülebildiğini ancak boru ve pencere gibi materyallerde kullanılan plastiklerin geri dönüşümünün mümkün olmadığını ya da çok zor gerçekleştiğini dile getiren Ardalı, bazı poşet, ambalaj ve kompozit malzemelerin geri dönüşümünün de güçlükle yapılabildiğini kaydetti.
Tüm plastiklerin geri dönüşüm sürecine dahil edilemediği için atıkların iyi yönetilmesi gerektiğini bilgisini veren Ardalı, şunları söyledi:
"Dünya genelinde her yıl üretilen atığın yaklaşık yüzde 12'sinin plastik atıklardan oluştuğu tahmin ediliyor. Plastik atıkların 52 milyon tonu çevreye karışıyor ve yine 80 milyon tonunun da deniz, okyanus, yüzey sularına karıştığı tahmin ediliyor."
Dünya genelinde 2014'te 42 milyon ton elektronik atık üretildiğini, bu sayının 2022'de yüzde 82 arttığına dikkati çeken Ardalı, kişi başına düşen elektronik atık miktarının Avrupa'da 16,2 kilogram, Amerika'da 13,3 kilogram, Asya'da 5,6 kilogram, Afrika'da 2,5 kilogram olduğunu belirtti.
Sıfır Atık Girişimi ve Depozito Yönetim Sistemini, Türkiye'de atık miktarını azaltarak geri dönüşümü artıracak önemli çalışmalar olarak nitelendiren Ardalı, plastik poşet kullanımının ücretlendirilmesinin de atık yönetimi noktasında ciddi bir müdahale olduğunu söyledi.
İklim değişikliğine neden olan sera gazlarının, çöplerin etrafa atılmasıyla daha fazla artarak atmosferin ısınmasına yol açtığını ifade eden Ardalı, şu değerlendirmede bulundu:
"Atıkların, plastiklerin yakılması sonucu karbon salımının çok fazla olması, karşımıza çıkacak problemlerden. Ormansızlaşma ve biyoçeşitlilik kaybı fazla yani kontrolsüz atıklar ormanları, nehirleri, doğal yaşamı yok ediyor, hayvanlar plastikleri tüketerek zarar görüyor, ölüyor. Atık sahalarındaki birtakım zehirli gazlar ve ağır metallerin yayılması ve buna neden olan birtakım hastalıklar var. Plastik parçalanınca da tamamen yok edilemediği için nanoplastik ya da mikroplastik oluyor ve üzerinde belirli tehlikeli kirleticileri taşıyarak vücudumuza ya da canlıların bünyesine giriş yapıyor. Bu da bütün metabolizmanızı bozarak hastalıklara neden oluyor. Eni iyi atık üretilmeyen atıktır."
Atık mevzuatında öncelikle atık oluşumunun önlenmesine yer verilmesi gerektiğini vurgulayan Ardalı, sıfır atık yaşam şeklinin benimsenmesi için uygun altyapının oluşturulması tavsiyesinde bulundu. (AA)
© Tüm hakları saklıdır.