Koronavirüs

Prof. Dr. Tecer: Havada Koronavirüs'ün RNA'sına rastladık

"Atmosferdeki partikül maddelerle hastalığın yayıldığına ilişkin sonuç ortaya çıkmıyor ama Koronavirüs'ün ya da virüsün partikül maddelerle birleşerek atmosferde bulunduğunu da yadsımamamız gerekiyor."

23 Kasım 2021 13:23

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Türkiye'de ilk kez 13 bölgede koronavirüsün havadaki varlığını saptamak için çalışma yapıldığını belirtti. Tecer, "Aldığımız sonuçlardan 203 örnekte; 20 tane partikül madde, atmosferik partikül madde örneğinde koronavirüsün RNA'sına rastladık. Yani PCR neticesinde pozitif sonuçlar çıktı. Bu 13 tane pozitif partikül örneği, 6 ildeki hastane yakınlarından aldığımız partikül madde örneklerine aitti. 7 tanesi ise insanların yoğun olarak yaşadığı kent merkezlerinde, hava kirliliği açısından biraz daha olumsuz koşulların olduğu bölgede pozitif örnekler çıktı" dedi.

NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, koronavirüsün havadaki varlığının izini sürmek için 10 üniversitenin, İstanbul, Ankara, İzmir, Bolu, Konya, Zonguldak, Eskişehir, Tekirdağ, Bursa ve Antalya'da 13 ayrı bölgede çalışma yaptığını söyledi. Mayıs ayında başlanan çalışmada 203 partikül maddenin örneklemesinin yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Tecer, İstanbul, Tekirdağ, Çorlu, Zonguldak, Ankara, İzmir ve Eskişehir'den alınan örneklerin pozitif çıktığını kaydetti. Prof. Dr. Tecer, şunları söyledi:

"PCR neticesinde pozitif sonuçlar çıktı"

"Örnekleme stratejisi bu çalışmada önemliydi. Şöyle ki örneklerin bir kısmı insanların bu kentlerde yoğun olarak yaşadığı, trafiğin yoğun olduğu kirli bölgeler dediğimiz lokasyonlardan seçildi. Bir kısım da hastane yakınlarındaki partikül madde örneklerinden oluşuyordu. Bir de referans olması açısından kent dışında havası temiz bölgelerden örneklemeler aldık ve dolayısıyla bu atmosferik partikül maddelerde Covid SARS 2 virüsünün izlerini, RNA'sını tespit edebilir miyiz; amaçlı yaptığımız bir çalışmaydı. Bunların mikrobiyolojik analizlerinde Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği 3 boyutlu dijital PCR yöntemi kullanıldı. Burada hassasiyet daha yüksekti. Gerçekleştirmemiz neticesinde aldığımız sonuçlardan 203 örnekte 20 tane partikül madde, atmosferik partikül madde örneğinde Koronavirüs'ün RNA'sına rastladık. Yani PCR neticesinde pozitif sonuçlar çıktı.

Bu 13 tane pozitif partikül örneği 6 ildeki hastane yakınlarından aldığımız partikül madde örneklerine aitti. 7 tanesi ise insanların yoğun olarak yaşadığı kent merkezlerinde, hava kirliliği açısından biraz daha olumsuz koşulların olduğu bölgede pozitif örnekler çıktı. Kentin dışında kırsal bölgeler diyebileceğimiz noktalardan aldığımız partikül örneklerinde Koronavirüs RNA'sına rastlayamadık. Burası da dikkat çekici bir sonuç.

Ankara, İstanbul, İzmir, Bolu, Konya...

Bu çalışma şunu kapsamıyor aslında yani atmosferdeki partikül maddelerle hastalığın yayıldığına ilişkin sonuç ortaya çıkmıyor ama Koronavirüs'ün ya da virüsün partikül maddelerle birleşerek atmosferde bulunduğunu da yadsımamamız gerekiyor. Bu kentler arasında Ankara, İstanbul, İzmir, Bolu, Konya, Antalya, Çorlu da vardı. Buralara baktığımız zaman gerçekten vaka sayısının yüksek olduğu bölgelerde ve bir anlamda da hava kirliliğinin biraz daha yoğun olduğu bölgelerde partikül madde örneklerindeki SARS Covid test sonuçlarının pozitif çıktığını görmüş olduk."

"Ancak pandemiyi doğru algılayabilirsek çözümü noktasında doğru adımlar, doğru tedbirler alabiliriz"

Bu çalışmanın Türkiye'de ilk kez yapıldığını belirten Prof. Dr. Tecer, "Dünyada bu tür çalışmalar var nadiren de olsa. Türkiye'de ilk çalışma olmakla birlikte dünyada buna benzer çalışmalar var. Atmosferdeki partikül maddelerde Covid RNA'sının kalıntısının rastlandığına dair çalışmalarla biz de bunu görmüş olduk. Tabi bunun pratik sonucu nedir diye sorarsanız eğer. Bakın şimdi bazı olayların algılanma biçimi sonuçları değiştirebilir, sonuçları etkileyebilir. Çin'de ilk vaka çıktığında biz buradan izliyorduk; ülkemize geldi, bölgemize geldi, şehrimize geldi, yakınımıza geldi ancak o zaman fark etmeye başladık. Aynı şekilde bugün günde aşağı yukarı 200 tane vatandaşımızı, canımızı bu pandemi nedeniyle kaybediyoruz ama ne zaman ki bir yakınımız bu kayıplar arasında yer almaya başlıyor o zaman çok derinden sarsılıyor ve hissediyoruz. Dolayısıyla aşıların da yapıldığı şu dönemde ülkenin pandemiyle olan mücadelesine, algı şekillerinde bir problem olmaması açısından bu sonuçları faydalı buluyoruz. Dolayısıyla bizler dış ortamlarda tedbirlere riayet ederken dış ortamlarda maskeye, mesafeye ve hijyene dikkat etmemiz gerekiyor. Ancak pandemiyi doğru algılayabilirsek çözümü noktasında doğru adımlar, doğru tedbirler alabiliriz" diye konuştu.