Kültür-Sanat

Zülfü Livaneli, Londra konserinden önce Financial Times’a konuştu: Erdoğan, Don Kişot gibi…

"Bir yazar söyledikleri kadar söylemediklerinden de sorumludur"

19 Kasım 2022 13:41

T24 Dış Haberler

Türkiye'de kuşaklar boyu büyük ilgi gören besteleri dünyaya yayılan müzisyen, edebiyatçı ve yönetmen  Zülfü Livaneli, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan"değirmenlerle kavga eden Don Kişot'a" benzetti. 

Livaneli, 24 Kasım'da Londra'daki ikonik Royal Albert Hall'da Kraliyet Filarmonik Orkestrası'yla vereceği konserden önce Britanya'nın önde gelen finans yayınlarından Financial Times'a konuştu.

76 yaşındaki Livaneli, "Erdoğan; sosyal medya ve gazeteleri dikte etmeyi değirmenlerle kavga eden Don Kişot gibi kafaya takmış durumda. Asla insanların düşüncelerini susturamazsınız" dedi. 

"Müzik hisleri anlatır. Aynı zamanda benim dille ilgili ritim duygumu da karşılar" diyen Livaneli, "Ancak tüm hikayeyi anlatmak için ben roman yazarım" ifadelerini söyledi.

Financial Times, Netflix'in Livaneli'nin hayatı hakkında bir belgesel hazırladığına ve Serenad romanının dizileştirileceğine dikkat çekerek, dünyanın yakında kendisini daha iyi tanıyacağını ifade etti.

Aynı zamanda sanatın birçok dalında eser üretmesine ithafen "Nasıl tüm bunlara zaman buluyorsunuz?" diye sorulduğunda da Livaneli, "Uykusuzluk yardımcı oluyor. Bahçemde tavuklarımla oturmayı veya ağaçtan zeytin toplamayı isterim. Ancak benim de sorumluluklarım var. Bir yazar söyledikleri kadar söylemediklerinden de sorumludur" değerlendirmesinde bulundu. 

Financial Times, 1994'te Livaneli'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri'ni Erdoğan'a kaybettiğini hatırlatarak, sanatçının "siyasi geçmişi nedeniyle de sorumluluk hissettiğini" söylediğini aktardı. 

Protest şarkılarının artık gündemde olmadığı bir ülkenin hayalini kurduğunu ifade eden Livaneli, "Bu isyankar şarkıların artık söylenmesine gerek kalmayacağı bir Türkiye'yi gözlüyorum" dedi.

Söyleşiyi gerçekleştiren Ayla Jean Yackley, Livaneli'yi "Türkiye'nin en tanınan kültürel figürlerinden biri" olarak nitelendirirken, Yunan sanatçılar Mikis Theodorakis ve Maria Farantouri ile çalışmalarının da iki ülkedeki milliyetçilerin birbirine karşı duyduğu nefrete karşı duruş sergilediğini ifade etti.