Politika

'Gezi Parkı’nda bize saldıranlar kimse Ahmet Kaya'ya da onlar saldırdı'

Erdoğan: Diyarbakır’da Türkiye’nin tamamı için, bölgenin tamamı için tarihi bir an yaşanırken, birilerinin yine bu sevinci, bu umudu, bu heyecanı paylaşamadıklarını gördük

19 Kasım 2013 14:09

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ödül töreninde Ahmet Kaya’ya saldırdılar. Kimler saldırdı. Gezi Parkı’nda bize saldıranlar kimse onlar saldırdı. Şimdi diyorlar ki ben o sırada tuvaletteydim ben o sırada dışarıdaydım ulan hepiniz oradaydınız. Kamera kayıtlarında hepinizi görüyoruz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP grup toplantısında konuşuyor.

Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Bugün itibariyle hükümetimiz 12. yıldan gün almaya başlamış bulunuyor. Hükümetimize ilişkin bu rekorların bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Görevi bugün devralmış gibi hareket etmeye devam edeceğiz. İnşallah milletimizin de desteğiyle, hayır duasıyla Türkiye için, milletimiz için, insanlık için çok daha fazlasını yapacak, uzun ince bu yolda gece gündüz gideceğiz.

Bu vesilesiyle, 58. Hükümetimizin başbakanı, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den bugüne kadar kabinede görev alan tüm arkadaşları, teşkilatlarımızdaki tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Diyarbakır’da tarihi günler yaşadık, tarihi anlar yaşadık. Sayın Mesud Barzani, 38 yıldır ülkesinden uzak yaşayan Şivan Perwer ve değerli sanatçımız İbrahim Tatlıses bu heyecanı paylaştılar. Daha sonra nikah merasimine geçtik ve orada 400 çiftin nikah akitlerine şahitlik yaptık.

AK Parti iktidarı olarak bugüne kadar neler yaptık ve bundan sonraki süreci nasıl değerlendiriyoruz, bunların çok net mesajını verdik. Red, inkar ve asimilasyon politiklarını biz sadece kendi iktidarımız olarak ifade ettik, açıkladık, 2005’ten sonra tekrar burada ifade etme fırsatını bulduk.

2009 yılında, milli birlik ve kardeşlik projemizi başlatırken bir temennimizi iletmiştik; anneler artık ağlamasın demiştik. Son 1 yıl içinde bu temennimiz karşılık bulmaya, akan kan durmaya, gözyaşları dinmeye başladı. Biz anneler ağlamasın, babalar ağlamasın dedik ama cumartesi günü Diyarbakır’da, Diyarbakır’la birlikte 81 vilayetimizde bunun bir istisnasını yaşadık.

Annelerin, babaların, gençlerin, çocukların gözyaşları döktüğüne şahit olduk. Bu gözyaşları bu sefer çok farklıydı. Bu gözyaşları sevinç gözyaşlarıydı, umudun, vuslatın, konuşmanın gözyaşlarıydı.

Bismil’de bir genç önümüzü kesti, yanımıza geldi, “Başbakanım barış istiyoruz, ölmek istemiyoruz” diyerek feryadını dile getirdi.

O gün mutluluktan ağlayan sadece Diyarbakır değildi, Edirne’ydi, İzmir’di Konya’ydı Mersin’di, Trabzon’du… Sadece Türkler, sadece Kürtler değil, milletin huzura susamış her bir ferdi gözyaşları döküyordu.

 

Bizim için tarih Hz. Adem'le başlar

 

Diyarbakır’da Türkiye’nin tamamı için, bölgenin tamamı için tarihi bir an yaşanırken, birilerinin yine bu sevinci, bu umudu, bu heyecanı paylaşamadıklarını gördük. Başta MHP olmak üzere, siyasetçilerin bu iklimi hissedemediklerini gördük. Bizim tarihimiz, MHP yöneticilerinin zannetikleri gibi 12 Eylül 1980’de başlamış bu kadar kısır ve köksüz değildir. Bizim için tarih Hz. Adem’in yeryüzüne indirilmesiyle başlamıştır. 1960’ta, 1980’de değiştirilen yer isimlerini sanki bin yıllık bir uygulama gibi sunuyorlar. Sadece 80 yıllık ömrü olan And’ı, bin yıllık gibi lanse ediyorlar. 80 yıldır yapılan red, inkar ve asimilasyon politikalarını bu milletin ebedi ve ezeli kırmızı elması gibi takdim ediyorlar.

Bu millet köksüz değildir. Bu millet reddi miras yapacak, ecdadını unutacak, sırt çevirecek bir millet değildir. Şurada 90 yıl 100 yıl öncesine gidin. MHP’nin CHP’nin yöneticileri, gitsinler ilk meclis zabıtlarını okusunlar. Bugün MHP  ve CHP neye karşı çıkıyorsa, ilk meclis zabıtlarında karşı çıktıkları şeyleri görecekler. Mustafa Kemal’in Nutuk’unda görecekler. Kürt kelimesini o mecliste görecekler. Kürdistan kelimesini o zabıtlarda görecekler.

 

Osmanlı'da Kürdistan'ı Lazistan'ı görecekler

 

Osmanlı’ya gittiklerinde, Doğu Güneydoğu’nun Kürdistan eyaleti, Doğu Karadeniz’in Lazistan eyaleti olduklarını görecekler.

1. Dünya savaşı sonrasında ülkemizi işgal edenler uzaydan gelmedi. O zulmü iliklerine kadar en iyi hisseden belki de Gazi Mustafa Kemal’di. Onlarla büyük mücadele etti. 29 Ekim 1923’te aynı Mustafa Kemal bu devletlerle barışa dostluğa dayalı ilişkiler başlattı.

Diyor ki Gazi, “Milli hudutlar içinde yaşana çeşitli İslam hususlar öz kardeşlerdir. Bizce kati olarak belirli olan bir şey varsa o da milli hudutlarımız içinde Türk, Kürt, Laz, Çerkez tüm İslami hususlar çıkar birliği içindedirler. Beraber çalışmaya karar vermişlerdir. Dindarca bir vahdet vardır. Hiç şüphe etmeyiniz ki Kürt, laza reyi sorulduğu zaman bu reyi vereceklerdir.”

Biz bugün aynı arzuları dile getirdiğimizde itiraz ediyorlar, hop oturup hop kalkıyorlar. Bunlar milletin ruh köküyle temas kuramıyorlar. Daha işin başında Mustafa kemal Irak ve Suriye halkları bizim kardeşimizdir diyor. Türkiye’nin yakın tarihi MHP ve CHP’nin çizdiği gibi bir tablo değildir. Bize ne diyorlar bölücü… Peki Mustafa Kemal de mi bölücüydü.

“Kürt damadımız var” diyen merhum Alpaslan Türkeş de mi bölücüydü. Devekuşu kafasını kuma gömer “dünya küçük” der. Kusura bakmasınlar bizim dünyamız küçük değil. Biz tüm komşularımızla tüm dünya ülkeleriyle hiç tereddüt etmeden irtibat kurarız. Türkiye’nin kazanacağı her meselede harekete geçeriz.

 

Diyarbakır’da tek vatan dedik

 

Bu ülke toprağa kardeşliğe pamuk ipliğiyle bağlı değildir. Bu ülkenin doğusu batısı köprü altına ensesine kurşun sıkılanın acısını anlamaya çalışsın. Diyarbakır’da tek millet tek vatan tek bayrak dedik. Fakat muhalefet kalkıp da oralarda tek millet tek bayrak tek devlet diyemiyor. Türk bayraklarıyla oraları dolduramıyor.

Lafa gelince de milliyetçilik diyor. Senin neren milliyetçi… Şivan Perver Diyarbakır’da valilikte odaya girdiği zaman oradaki herkes heyecanlandı. Herke bir sanatçı olarak ve vatanından 37 yıldır uzakta olan bir  olarak bakıyordu. Vatandaşlığım alınmış bir misafir olarak bakıyordu.

 

Ulan hepiniz oradaydınız

 

Acaba bunu kimler yaptı. Bunu bedelini ödemesi gerekenler var herhalde. Aynı şeyi Ahmet Kaya’ya yaptılar. Ödül töreninde Ahmet Kaya’ya saldırdılar. Kimler saldırdı. Gezi Parkı’nda bize saldıranlar kimse onlar saldırdı. Şimdi diyorlar ki ben o sırada tuvaletteydim ben o sırada dışarıdaydım ulan hepiniz oradaydınız. Kamera kayıtlarında hepinizi görüyoruz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

 

Muhalefete cevap vermeyeceğimi söyledim

 

Hiç kimsenin onurunun yaralanmasına izin vermeyiz. BDP’nin yöneticilerinin büyük bir kısmı özellikle ismen anmayacağım. Çünkü onların çok sorunlu dil ve üslupları var. Bunlara cevap vermeyeceğimi söyledim.

Diyarbakır’dan sonra yapılan adap dışı yorumlara cevap vermeyeceğim. Onlar benim gündemimde olmayacak. CHP MHP ve BDP sanal korkularla tabanlarını kışkırtmaya çalışırken biz ortaya somut eserler koyduk. Biz ayrıştıran değil deva yatırımlarla kucaklayan olduk.

 

Sizin bıraktığınız borcu sıfırladık

 

Biz paramızın pasaportumuzun dünyadaki değerini itibarını arttıranlardan olduk. Biz hükümeti kimden devraldık MHP’nin içinde olduğu koalisyondan aldık. Neyi inkar ediyorsun her şey kayıt altında sizin bıraktığınız borcu biz sıfırladık. Merkez Bankasının 27 milyar dolar döviz rezervi varken şimdi 120 milyar dolar.

 

TBMM Başkanı anayasa için tavır koydu

 

11 yılın sonunda Türkiye her zamankinden daha kardeş bir Türkiye’dir. Ne oluyor anayasa meselesinde. Biz tüm inceliğimizle her türlü desteği verdik. Her parti 3 temsilci verdi. Bu adil mi? Değil ama biz üzümü yiyelim dedik. Bu komisyon zaten teamüllere dayalı kurulmuş bir komisyon. Fakat faturayı Ak Parti’ye kesmeye çalışıyorlar. Yok öyle 25 kuruşa simit.

Tutanakların hepsi milletimize açıklanacak. Satın Meclis Başkanımız da artık bunlara dayanamaz hale geldiği için bir tavır koydu. Kendisinin mektubunu bekliyoruz bizden ne talep edecek.

 

Ali Rıza Bey’in evini bulduk

 

Tika görevlileri gittiler Türkmenistan’ın Merv şehrinde Sultan Alpaslan’ın türbesini buldular şimdi restore ediyoruz. Makedonya’da Türkçe eğitim veren ilkokulu Mustafa kemal Atatürk ilkokulu olarak açtık. Tacikistan’da okul açtık. Sudan’da 5 bin metrekare alanda Sudan Türk mesleki eğitim merkezini Tika eliyle faaliyete açtık. Yurt çalışmalar devam ediyor. Makedonya’da Kocacık köyüne gittik CHP’ye MHP’ye sorun bilmezler. Kocacık köyü Gazi Mustafa Kemal’in babasının doğduğu büyüdüğü köydür. Ali Rıza Bey’in evini bulduk restore ettik işite bu ortaya çıkan eser. Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. Biz bunlarla anılacağız.

 

Mustafa Kemal’in fotoğraflarını kaldırdılar

 

CHP MHP burada ant okurken biz Manastır’a gittik Mustafa Kemal’in okuduğu askeri idadinin restorasyonunu yaptık. Biz bunları yapıyoruz ama Türkiye’de medyanın amiraliyiz diyenler bunları görmüyor. Bunları görün. Posta pullarının üzerinden paraların üzerinden sınıflardan Mustafa Kemal’in fotoğraflarını kaldırdılar İnönü’nün resimlerini koydular bunları CHP yaptı CHP. Kudüs’te Kubbetüs Sahra’nın hilalini beşinci kez biz yeniledik. Kırım’da Zincirli Medreseyi biz restore ettik. Etiyopya Harar’da son Osmanlı konsolosluk binasını bulduk restore etmeye başladık. Behr’e gittik Mevlana’nın doğduğu evi bulduk oraya gittik.

 

Çıkaracağımız suyu Kızılderililer içecek

 

Filistin Nablus’ta Sultan Abdülhamit’in yaptırdığı saat kulesini restore ettik. Ve şimdi Tika Zigetvar’da kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının gömüldüğü türbeyi buldu restore ediyor. Kongo’da pigmeleri bulduk onlara malzeme gönderiyoruz. ABD Oregon’da beş bin kişiye su verecek tesisatın kurulmasını Türkiye üstlendi. İnşallah çıkaracağımız suyu orada Kızılderililer içecek.