Yaşam

Karar yazarı Oğur: Ağrılılar neden Meksika’ya uçuyor?

"Bunun cevabı artık polisiye değil siyasi; Ağrılıların Kanada hikayesinin başlangıcında 1996 yılındaki HADEP kongresi var"

07 Şubat 2022 12:53

Karar yazarı Yıldıray Oğur, birkaç yıldır, Ağrı’dan, binlerce gencin önce Küba’ya, sonra Meksika’nın ABD sınırındaki Ciudad Juarez kentine, gelmelerini orada bekleyen birilerine kişi başı 15 bin dolar ödeyerek karşı tarafa geçtiklerini ve bazılarının da oradan Kanada'ya gittiğini yazdı. Oğur, Ağrılıların Kanada'yı tercih etme sebebini, 1996'daki HADEP Kongresi'ne dayandırdı. 

Oğur, bugünkü yazısında Ağrı'nın nüfusunun 10 bin 791 kişi azaldığına dikkat çekerek, bir aşiret kaynağının son yıllarda 3 bini aşkın Ağrılı gencin Meksika üzerinden Kanada'ya gittiğini söylediğini ve “Ağrı’da genç kalmadı, gidenlerin para kazandığını duyanlar peşlerinden gitti. Artık aileler yol masrafını biriktirip çocuklarını gönderiyor" dediğini aktardı. 

Oğur, sınırdan kaçak geçişler sırasında yakalananların Türkiye'den kişiler olduğunu gösteren dış basındaki haberlerden örnekler vererek, "Amerika’da yayınlanan bazı haberlere göre bu Türkler; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ağrılı Kürtler..." dedi. 

Oğur, Reason dergisinde 2019 yılında çıkan bir haberde Ali, Murat, Dozan adlı Ağrılı üç gencin hikâyesini şöyle aktardı:

"Bu üç Ağrılı genç, uçak biletleri daha uygun olduğu için önce turist olarak Küba’ya uçmuşlar, oradan Meksika’ya geçmişler. Doğrudan Meksika’ya gelenler de var.

15 bin dolara yakın para verdikleri şebeke onları Meksika sınırından kaçak olarak ABD’ye geçiriyor. ABD’de önce sınırı kaçak olarak geçtikleri için gözetim merkezlerine ya da cezaevlerine konuluyorlar. Ama panik yok, bunların hepsi zaten planın içinde. Bu noktada şebekeye bağlı avukatlar devreye giriyor.

Bu aşamada siyasi sığınma talebi için mülakata giriyorlar daha sonra da kararı verecek mahkemeye çıkıyorlar. Mülakatta geri iadelerinin güvenlikleri için riskli olduğunu ispatlamaları gerekiyor. Türkiye’den gelen bir Kürt olunca bu çok zor olmuyor. Ama Türkiye’de hayatının risk altında olduğunu ispatlamak için yine de öncesinde bir hazırlık yapılıyor. Mesela yola çıkmadan önce HDP’ye üye olmak gibi...

Gözaltı tutulurken yakın bir akrabadan gelen bir mektup de işe yarayabiliyor. Türkiye’den gelenler içinde sığınma talebi kabul edilenlerin üç ikna edici argümanı var: Kürdüm, Gülen cemaati mensubuyum veya LGBT bireyim.

Siyasi sığınma talebi kabul edilmeyenler ya da geri gönderme merkezlerinde bekleyenlere ise yine şebekeye bağlı kişiler gelip sponsor olarak çıkarıyor. Sponsor olmak demek, ben bu sığınmacıyı himayeme alıyorum demek. Fakat bu sığınmacıların ayaklarında elektronik kelepçe oluyor.

Meksika sınırından ABD’ye geçip, ABD’de bir biçimde serbest kaldıktan sonra sıra geliyor esas hedefe.

Çünkü Meksika sınırından ABD’ye geçmek için kaçakçılara para döken Ağrılıların esas hedefi ABD değil, Kanada. Kanada’ya gitmek için bir durak daha var. ABD-Kanada sınırında polisin de girmediği kiliseler. Bu kiliselerde elektronik kelepçeler çıkarılıyor. Ve ardından yine kaçak yollardan Kanada’ya geçiyorlar."

"Ağrılıların Kanada hikayesinin başlangıcında 1996 yılındaki HADEP kongresi var"

Oğur, Ağrılıların neden Kanada'ya gitmeye çalıştığına yönelik ise şunları kaydetti:

"Neden insanları Meksika sınırından ABD’ye geçiren şebekenin bir ayağı Ağrı’da? İşte bunun cevabı artık polisiye değil siyasi. Ağrılıların Kanada hikayesinin başlangıcında 1996 yılındaki HADEP kongresi var. Meşhur HADEP kongresi. Bir kişinin Türk bayrağını indirdiği kongre. Kongreden sonra aralarında HADEP genel başkanı Murat Bozlak’ın da olduğu onlarca kişi gözaltına alınmıştı. Sekiz ay sonra tutuklu olan 12 kişi tahliye edildi. Bu tahliye o dönemde devlet ile PKK arasında başlayan çözüm müzakerelerinde atılmış bir adımdı. O tahliye edilenlerden biri Kocaeli’de inşaatlarda çalışan Karslı bir gençti.

1997 yılının yazında hakkında devam eden davadan beraat edince Türkiye’den ayrılmaya karar verdi ve 1997’yi 1998’e bağlayan gece Kanada’ya iltica etti. Önce inşaatlarda çalıştı sonra Kanada’da Ararat adlı büyük bir inşaat şirketinin sahibi oldu. Tabii onun zenginleşmesiyle birlikte benzer pek çok göç hikayesinde yaşanan bir durum tekrarlandı. Ağrı’daki aşiretinden gençler Kanada’ya gitmeye başladılar.

Yıllardır süren bu göç, son yıllarda Türkiye’de ekonomi bozulunca, Türkiye’deki özgürlük ve demokrasi standartları düşüşe geçince arttı. Türkiye’den Kanada’ya iltica eden ve orada zenginleşen Ağrılı genç, 2014’de çözüm sürecinin heyecanıyla artık olgun yaştaki bir işadamı olarak Türkiye’ye döndü ve bölgede de yatırımlar yaptı.

Aynı aşiretin mensubu olan kaynağım son yıllarda 3 bini aşkın Ağrılı gencin Meksika üzerinden Kanada’ya gittiğini anlatıyor: 'Ağrı’da genç kalmadı, gidenlerin para kazandığını duyanlar peşlerinden gitti. Artık aileler yol masrafını biriktirip çocuklarını gönderiyor.'

İşte Ağrılıların hiç alışık olmadıkları bir iklime sahip Meksika’ya uçmalarının sebebi bu; İklimine yabancılık çekmeyecekleri Kanada’ya gitmek."