Politika

GÜL'DEN GÜVENCE ANKARA (A.A)

19 Ekim 2010 18:01

-GÜL'DEN GÜVENCE ANKARA (A.A) - 19.10.2010 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Bizim de Hristiyan, Musevi, gayrimüslim vatandaşlarımız var. Ben onların da cumhurbaşkanıyım'' dedi.  Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile Çankaya Köşkü'nde ortak basın toplantısı düzenleyen Gül, açıklamalarının ardından, Almanya'daki ''Göç artık dursun'' tartışmalarına ilişkin değerlendirmesini almak isteyen bir Alman gazetecinin ''Hristiyanlık Türkiye'nin parçasıdır diyebilir misiniz?'' sorusu üzerine, Wulff'un, Almanya'daki Müslümanların da cumhurbaşkanı olduğu açıklamalarını takdir ettiğini ve bu sözlerin gerçekçi olduğunu belirtti. Almanya'da, Alman vatandaşı olan Müslüman Türkler bulunduğunu anlatan Gül, bu ülkede yaşayan Türkler arasında çok başarılı politikacılar, sanatçılar, sporcular, iş adamları bulunduğunu söyledi. Almanya'da yaşayan Türklerin Almanya'nın bir parçası olduğu için Wulff'un sözlerinin yadırganmaması gerektiğini ifade eden Gül, ''Ben de bunu söylerim. Bizim de Hristiyan, Musevi, gayrimüslim vatandaşlarımız var. Ben onların da cumhurbaşkanıyım. Onlar bizim vatandaşlarımız, aramızda bir ayrım söz konusu olmaz ki'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, modern devlet anlayışında, demokrasilerde kimliklere ve dine saygı duyma anlayışının esas olduğunu dile getirerek, ''Bu konuda problem olduğu kanaatinde değilim'' dedi.   Türkiye'den Almanya'ya ilk giden Türk vatandaşlarının davet üzerine bu ülkeye gittiklerini anımsatan Gül, şöyle konuştu: ''Dünyanın şartları o kadar değişti ki o zaman dönmek için giden insanlar orada kaldılar. Dünya gelişti, sınırlar değişti, sınırlar kalktı, Avrupa yeni bir şekil aldı, dünya yeni bir şekil alıyor... Bu çerçevede bugünün şartlarına göre düşünmemiz gerekiyor. Bildiğim kadarıyla bugün Türkiye'den Almanya'ya yoğun bir göç söz konusu değil. Şöyle bir anlayış da olmaz; 'Öyle bir vize sistemi uygulayalım ki hiç kimse gelmesin gitmesin'. Bu da bugünkü modern devlet anlayışına uygun değildir. Hatta Türkiye'deki ekonomik büyüme, demokrasinin güçlenmesi ve Türkiye'nin giderek daha güçlü hale gelmesi Almanya'dan Türkiye'ye ters bir göçü başlatmıştır. Bunları siyasi olarak kullanmamak gerektiği kanaatindeyim. Bizim ülkemizde de sizin ülkenizde de başka ülkelerde de birçok temel sorunlar olabilir. Entegrasyon konusunu siyaseten kullanmak yerine çözüme herkesin yardımcı olması gerekir. Entegrasyon konusunu kolaylaştırmak gerekiyor. Daha önce de söyledim, şimdi de açıkça tekrar ederim, bir insan Almanya'da yaşıyorsa Almancayı en iyi şekilde öğrenmesi gerekir ki kendine, ailesine ve çevresine saygısı olsun. Bir insan İngiltere'de yaşıyorsa İngilizce'yi, Türkiye'de yaşıyorsa Türkçe'yi en iyi şekilde öğrenmesi gerekir. Bunları teşvik etmek hepimiz için görevdir.''  Gerçekçi ve anlayışçı bir tahlil yapılması halinde Almanya'da yaşayan Türklere çok fazla suç yüklenilmemesi gerektiğini ifade eden Gül, bazı Türklerin Almanya'ya Türkiye'de bir şehir bile görmeden gittiğine dikkati çekti. ''Bu kişilere ne siz, ne biz önderlik yapamadık'' diyen Gül, bu kişilerin kendilerini korumak için çeşitli duygular içine girdiğini ve entegrasyonun gecikme sebeplerinden birinin belki de bu olduğunu kaydetti. Almanya'da yaşayan Türklerin, Almanca bilmemenin eksikliğini ve zararlarını gördüğünü ifade eden Gül, bu konuların el birliği içerisinde iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.  -TÜRKİYE DE ONLARIN YURDU GİBİ Wulff'un ilk ziyaretlerinden birini Türkiye'ye yapmasından kıvanç duyduğunu dile getiren Gül, Alman Cumhurbaşkanı, eşi ve beraberindekilere ''hoşgeldiniz'' dedi. Gül, Almanya Cumhurbaşkanı'nın Ankara'nın yanı sıra İstanbul, Kayseri, Adana ve Tarsus'u ziyaret edecek olmasının da ziyarete verdiği önemi gösterdiğini söyledi.  Türkiye ile Almanya arasındaki bağların güçlü olduğunu belirten Gül, Almanya'da 3 milyona yakın Türk'ün yaşadığını, bunların yaklaşık 700 bininin de Alman vatandaşı olduğunu ifade etti. Gül, ''İki ülke arasındaki ilişkilerin bu kadar özellikli olması ve güçlü olması, şüphesiz oradaki Türkler'i çok gururlandıracaktır'' dedi.  Cumhurbaşkanı Gül, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemli ayaklarından birinin ekonomik ilişkiler olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile Almanya arasındaki ticaretin kriz döneminde dahi 24 milyar doları aştığını kaydetti.  Almanya'dan Türkiye'ye her yıl 4.5 milyon turist geldiğini anlatan Gül, ''Türkiye'de yerleşik çok sayıda Alman vatandaşı var. Artık Türkiye de onların yurdu gibidir'' diye konuştu.  Wulff'un ziyaretinin başarılı geçmesini dileyen Gül, ''Ziyaretiniz bağları daha güçlü hale getirecektir ve yeni bir ivme kazandıracaktır. Ziyaretiniz eminim ki ilişkilerde yeni sayfa açacaktır'' dedi.  -TÜRKİYE ZİYARETİ ALMAN BASININDA- Alman basını, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un gezisinden beklentilerin yüksek olduğu yorumunu yaptı. "Die Welt" ve "Berliner Morgenpost" gazeteleri, "Türk-Alman ekseni" başlığıyla yayımladıkları ortak haberde, "Wulff'un gezisi ile ilgili büyük beklentiler var. Ama acaba Ankara'da siyasi malzeme mi yapılacak" şeklinde alt başlık attı. Haberde, "Cumhurbaşkanının, Almanya'da yaşayan Türklerin uyum sorunlarından, Türkiye'deki dini ve azınlık haklarının geliştirilmesine kadar birçok konuyu ele almasının beklendiği, öte yandan Türk hükümetinin tüm reformları, Türkiye'nin AB'ye üye olması durumunda Müslümanlar için daha fazla hak talep edebilmek için yaptığı şeklinde görüşlerin olduğu" ifade edildi. "Wulff'un TBMM'deki konuşmasından sonra birçok şeyin netlik kazanacağı" görüşüne yer verilen haberi "Die Welt" gazetesi Wulff ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'nın Almanya-Türkiye milli maçı sırasında izleyicileri selamlarken çekilmiş fotoğrafıyla verdi. Bild gazetesi ise "Wulff'un TBMM'de yapacağı konuşmada, bazı milletvekillerinin pek de hoşuna gitmeyecek konulara değinebileceğini" savunarak, "Türkiye'deki din özgürlüğüne vurgu yapması beklenen cumhurbaşkanının, daha önce İslamiyet'in Almanya'ya ait olduğunu söylediği, şimdi de Hristiyanlığın Türkiye'nin bir parçası olduğu şeklinde görüş belirtebileceğini" yazdı. Gazetenin haberinde, Wulff'un temaslarından önce, Almanya'da yaşayan herkesin Almanca öğrenmesi ve anayasal değerlere uyması gerektiğini söylediği hatırlatıldı. Wulff'un, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da müzakerelerin adil ve ucu açık şekilde sürdürülmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. "Frankfurter Allgemeine Zeitung" gazetesi de "Evsahibi" başlığıyla yayımladığı yazıda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü tanıttı.