Kültür-Sanat

'En Karanlık Saat' filmi vizyona girdi; Lily James: Winston Churchill rolünde Gary Oldman'la çalışmak harikaydı

Winston Churchill'in hayatından yola çıkan 'En Karanlık Saat', 6 dalda Oscar adayı

03 Şubat 2018 12:15

Winston Churchill’in hayatından yola çıkan ve 6 dalda Oscar adayı ‘En Karanlık Saat’ filmi vizyona girdi. Churchill’in özel sekreteri Elizabeth Layton rolüyle karşımıza çıkan Lily James, filmi anlattı. Filmde Churchill'i canlandıran Gary Oldman'la çalışmaktan memnun kaldığını ifade eden James, "üzünde yoğun bir protez makyaj olduğunu düşünürseniz yine de her düşüncesini görebiliyordunuz. Son derece cömertti, birlikte muhteşem sahnelerimiz oldu. Onunla çalışmaya bayıldım" dedi.

James, Churchill’in konuşmalarını ve askerleri savaşa gönderecek telgrafları hazırlayan gerçek bir kadına dayanan güçlü bir rolde. 90. Oscar Ödülleri’ne 6 dalda aday filmin yönetmenliğini Joe Wright üstlenirken, Churchill’e ise En İyi Aktör kategorisinde aday Gary Oldman hayat veriyor. Filme hazırlanırken Churchill’le ilgili çok fazla şey öğrendiğini söyleyen Lily James, setteki deneyimlerini anlattı.

Habertürk'ten Arda Aşık'ın sorularını yanıtlayan Lily James'in açıklamaları şöyle:

En Karanlık Saat’te güçlü bir kadına hayat veriyorsunuz...

Churchill’in, başbakan olur olmaz Hitler’le savaşmak ya da barış imzalamak arasında bir karar vermesi gerekiyor. Bu dönemde Churchill’le çalışan genç sekreter Elizabeth Layton’ı oynuyorum. O muhteşem konuşmaları sekreteri yanında daktilo ediyor, askerleri muhtemel ölüme gönderecek telgrafları hazırlıyormuş. Churchill için çalışmış gerçek bir kadına dayanan çok güçlü bir rol.

"6 hafta daktilo dersi aldım"

Joe Wright yönetmen olarak sizi nasıl yönlendirdi?

Onunla çalışmak istemiştim. Ayrıca Gary Oldman’ın da Winston Churchill’i oynayacağını biliyordum. Joe ile bir araya geldiğimde bana Gary’nin yaptığı bir kaydı izletmişti. Churchill’in sesini bir i-Phone’dan duymaya benziyordu. “Vay canına gerçekten göz alıcı olacak” demiştim. Wright, detaylara inanılmaz önem veriyor. Bize Churchill’le ilgili bir tarihçi gelip konuşma yaptı. Savaş Odaları’nı (2. Dünya Savaşı sırasında Londra’da İngiliz hükümetinin yeraltı komuta merkezi) ziyaret ettik. 6 hafta daktilo dersi aldım.

Nasıl bir deneyimdi?

Bayıldım. Küçük parmaklarımda sorun yaşadım ve o harfler çok silik oldu. Ama gayretli öğretmenim sayesinde artık daktiloda yazabiliyorum. Hatta annemden bir daktilo bile istedim. Erkek arkadaşım “Onu hiç kullanmayacaksın” dedi ama bence kullanacağım. Joe ve Gary bana gülüyordu çünkü daktilomda şiir yazmak gibi romantik bir hayalim var. Bazen bir oyuncu olarak hayal gücümün ince iplerine tutunduğumu fark ettim. Ve o zaman rol yapmamalıydım.

"Bombalar altında sığınağı reddetmiş"

Churchill’i Gary Oldman’ın oynayacağını önceden öğrenmiş hatta provalarının kaydını görmüşsünüz, onunla çalışmak nasıldı?

Gary nadir bulunan biri. Dönüşümü eksiksizdi. Yüzünde yoğun bir protez makyaj olduğunu düşünürseniz yine de her düşüncesini görebiliyordunuz. Çok terliyordu ama hiç şikâyet etmedi. Sadece orada Churchill oluyordu. Son derece cömertti, birlikte muhteşem sahnelerimiz oldu. Onunla çalışmaya bayıldım.

Peki Oldman’ı Churchill olarak protezlerle ve kostümle ilk gördüğünüz zaman...

Provadaydık. İlk kez kostüm giymiştim. Yanıma geldiğinde kahkaha attım. Ağzım açık kalmış. Yürümeye başladı, sonra sesini duydum. Churchill’le aynı odada olmak gibiydi. Olağanüstüydü. Madame Tussaud figürlerinin hayata geçtiğini izlemek gibiydi.

Elizabeth hakkında çok bilginiz var mıydı?

Hayır. Bu yüzden kitabını (Winston Churchill By His Personal Secretary Elizabeth Nel) okudum. Gary, Churchill’in işler doğru gitmediğinde de sarsılmayan kararlılığını ve başka bir şeyi duymama yeteneğini yakalıyor. Ayrıca herkese huzur verebilen, çok komik adamı da görüyorsunuz. O kitabın her sayfasında hayat buluyor. Elizabeth, annesine mektuplar yazıyormuş ve onlar da yaşananlara bizzat tanık olmuşlar. Hatıralarına bakıp “Hatırladıklarım bunlar” demiyor. O gün olanları yazıyormuş.

Yani bir günlük gibi...

Evet, çok açık sözlü. Ona çok sadık ve hayranmış. Görevini başarıyla yerine getirmiş. Savaş boyunca onunla kalmış. Savaştan sonra seçimleri kaybedince birlikte ağlamışlar. Bundan büyük bir acıyla bahsediyor çünkü yaşadıklarını, ne kadar emek verdiğini ilk gözden biliyor, yazıyor. Elizabeth’in yaptığı olağanüstü bir şey. Onunla birlikte dünyayı dolaşmış. ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’le tanışmış. Bombalar atılırken sığınaklara gitmeyi reddetmiş çünkü işine devam etmek istiyormuş. Bütün gece çalışan Churchill’in bir an çok zor bir adamken bir anda cömert ve kibar bir adam olabildiğinden bahsediyor. Elizabeth’in kitabı dikkate değer. Sahip olduğu özellikleri saydığı bir listesi var. Listede “Sinirli, öfkeli, delirtici, dehşet verici ve komik” ifadeleri yer alıyor.

O muhteşem konuşmalarını da Churchill için yazıyormuş...

Evet, gözlerinin önünce o son derece güçlü sözcükleri bir araya getirişini anlatıyor. Tarih gözler önüne serilirken ön sıralarda yer almış. Bunu inanılmaz buluyorum. Churchill önemli konuşmalarını yazarken gözlerinin yaşla dolduğunu anlatmış. Bu sözcükleri bir araya getirirken kıyılardaki askerlerle birlikte savaşıyormuş. Bedeli ağır olsa da bu büyük adamın huzurunda bulunduğundan bunu yoğun şekilde hissetmiş. Ayrıca müttefikler savaşı kazandığında kendisine “Aferin Bayan Layton, siz görevinizi yaptınız” dediğini de yazmış.

"Elizabeth çok cesur biriymiş"

Onu canlandırdığınız için bir sorumluluk hissetiniz mi?

Evet. Bunda çocuklarının, akrabalarının filmi izleyeceklerini bilmemim de katkısı oldu. Churchill Müzesi’nin küratörüyle konuştum ve kendisi Elizabeth’le tanışmış. Müzeyi Elizabeth açmış ve 90 yaşındayken bir konuşma yapmış. 2007’de ölmüş. Bizim filmimizde benim karakterim Churchill’le yaşadıklarına dayanıyor. Ama büyüdüğü yeri değiştirdik. Elizabeth, Londra’da doğmuş sonra Kanada’ya taşınmış. 1939’da birçok kişi savaş çıktığı için ülkeden ayrılırken o İngiltere’ye dönmüş. Çünkü evinde olmak, yardım etmek ve bir parçası olmak istemiş. Kitaba göre savaşta görev alan bir erkek kardeşi yokmuş ama filmde var. Karakteriyle ilgili bana anlatılan unsurların, kendini işine adayışının ve Churchill’e olan hayranlığının da olmasını istedim. Çok cesur biriymiş. Bunların hepsine yer vermek istedim ve verdiğimi de umuyorum.

En Karanlık Saat, dünyada şu anda olanları yansıtıyor mu?

Bence yansıtıyor. Nefrete, ırkçılığa, zorbalığa, zulme karşı duran, güçlü bir liderin olması, şu anda Amerika’da onlara karşı duran bir lider varmış gibi hissettiriyor. Liderliğe, birliğe, ilhama ve ortak bir amacı paylaşmaya ihtiyacımız olduğunu düşündürüyor.

"Yeterince bilgim yoktu ve çok şey öğrendim"

Filmin tarihi doğruluğu konusunda neler söyleyeceksiniz?

Bence duygusu doğru olduğu sürece farklılıklara izin verilebilir. Filmde Churchill’in metroya bindiği bir sahne var. Bu gerçekte yaşanmamış ama duyguyu vermek için olduğunu anlıyorum. Bence bu bir şeyi resmetmenin sinematik yolu. Film de bunu yapıyor.

Churchill hakkında neler biliyordunuz, filmden sonra bakış açınız değiştir mi?

Hakkında yeterince bilgim yoktu ve çok şey öğrendim. Savaş sırasında muhteşem konuşmalar yaptığını biliyordum. Okulda tarih derslerinde onu okumuştum ama bu film sırasında onunla ilgili bakış açım değişti.

Hangi yönde?

Başbakan olduğunda savaşa girmekle Hitler’le barış yapmak arasında bir karar verilmesi gerektiğini bilmiyordum. Dili ne kadar iyi kullandığını ve o konuşmaların ne kadar önemli olduğunu da tam bilmiyordum. İzledim ve güçlü buldum. Başbakanın ardındaki adam hakkında bilgi edindim.

"Ağır makyaja gücüm yetmez sandım ama her dakikasını sevdim"

Ağır bir makyajla oynadınız. Hazırlıklar kaç saat sürüyordu?

13.45’te hazırlanmaya başlıyordum. Kafamı tıraş ediyorlar ve boynumu tutkalla kaplıyorlardı. Ardından makyaj süreci başlıyordu. Aralıksız 48 gün ve günde yaklaşık 4 saat hazırlık sürdü. Yönetmen gelmeden Winston gibi olmam gerekiyordu, bayağı tuhaftı.

Saatler hatta günlerce makyajla dolaşmak kendinizi nasıl hissettirdi?

3 aylık çekimler boyunca Gary’yi göremediler çünkü hep makyajlıydım. Kafamı yastığa koyduğumda 18 saatlik bir gün oluyordu. Buna dayanacak gücüm olmayacağından endişelenmiştim ancak her dakikasını sevdim.

Role nasıl hazırlandınız?

Winston’un Pathe haber kanalının görüntüsünde enerjisi iyi ve canlıydı. Işıldayan gözleriyle melek gibi bir yüzdü. Ve dudaklarında küçük bir sırıtış. Görevdeki bir adamdı ve dinamikti. Onun farklı bir yanını göstermek bir şanstı.

Film çekimleri sırasında aileniz yüzünüzü görmekte zorlandı. Filmi nasıl buldular?

Önceleri çocuklarım hiç heyecanlanmazlardı hatta çoğu projemi izlemediler bile. Ancak bu sefer durum farklı. İlk kez, 18 yaşındaki oğlum Charlie “Bu çok iyi bir performans, harika bir film” dedi.