Politika

'Diyanet kamu hizmeti değil, siyasi manüpilasyon aracı'

Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin düzenlediği oturumda, katılımcılar Diyanet'in gerçek anlamda bir kamu hizmeti vermediğini öne sürdü

28 Ekim 2013 20:12

Helsinki Yurttaşlar Derneği, bir süredir yürüttüğü "Sosyo-ekonomik Politikalar Bağlamında Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ve Din Hizmetleri" projesinin ikinci yuvarlak masa toplantısını Eylül ayında Dersim'de gerçekleştirdi. Tartışma oturumlarında katılımcıların büyük çoğunluğu, DİB'in "devletin siyasi manipülasyon aracı" ve mevcut haliyle "kabul edilemez" olduğunu söyledi. Katılımcılar, DİB’in gerçek anlamda bir kamu hizmeti vermediğini öne sürdü.

14 Eylül’de Bülent Bilmez moderatörlüğündeki “Diyanet’i Tartışıyoruz” başlıklı yuvarlak masa toplantısına kentteki sivil toplum örgütleri, basın kuruluşları, sendika ve meslek örgütleri, yerel yönetim ile Alevi topluluğu temsilcilerinin yanı sıra proje danışma kurulu üyeleri İştar Gözaydın, Cafer Solgun ve Nükte Devrim Bouvard katıldı.

Toplantının sabahki oturumunda İştar Gözaydın, Türkiye'de laikliğe geçiş sürecini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tarihini anlattığı bir sunum yaptı. Öğleden sonraki oturumda da “Resmi ideoloji, Dersim ve Diyanet” başlıklı konuşmasında Cafer Solgun, Diyanet’in resmi ideolojinin karargâhı gibi işlev gördüğüne ve aslında en büyük mağdurlarının Sünniler olduğuna dikkat çekti.

Sunumların ardından gerçekleşen tartışma oturumlarında katılımcıların büyük çoğunluğu, DİB'in "devletin siyasi manipülasyon aracı" olduğu ve mevcut haliyle kabul edilemez bulunduğu yönünde görüş bildirdi. DİB’in gerçek anlamda bir kamu hizmeti vermediğini öne süren katılımcılar Alevi veya ateist olarak vergileriyle rızaları dışında katkıda bulundukları DİB’in, kendilerine ait herhangi bir hizmeti bulunmadığını, DİB’i bir asimilasyon aygıtı olarak gördüklerini ifade ettiler.