Politika

CHP’nin Tutuklu Milletvekilleri Raporu: Meclis’in 7 damarı tıkalı

'Bugün cezaevlerinde tutulan milletvekilleri; tutukluyken seçilen ilk milletvekilleri değillerdir. Şubat 1950’de tutuklanan Mümtaz Faik Fenik, 14 Mayıs 1950 de milletvekili seçilince tahliye edilmiştir'

21 Ekim 2013 17:14

CHP’li milletvekilleri düzenledkleri basın toplantısında, “Türkiye Büyük Milletvekili Cezaevi; İradesi Hapsolmuş Bir Ülkenin Çığlığı” başlıklı raporu anlattı. Vekiller, “Meclis’in 7 damarı  tıkalı. Yüzbinlerce oyun sahibi 7 milletvekili Meclis’te yok. Bunun tek bir anlamı var: O da halkın iradesi 2 yıldır hapsolmuş'' dedi.

T24/ ANKARA

CHP’nin cezaevlerini İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, 52 sayfalık “Tutuklu Milletvekilleri” Raporunu düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı. “Dünya parlamentolarında bizim dışımızdaki hiçbir parlamentoda tutuklu milletvekili problemi yoktur” diyen milletvekilleri, milletvekili seçildikten sonra tahliye edilen örneklere dikkat çekti. “Bugün cezaevlerinde tutulan milletvekilleri; tutukluyken seçilen ilk milletvekilleri değillerdir” diyen CHP’liler, 14 Mayıs 1950 de milletvekili seçilince tahliye edilen Mümtaz Faik Fenik, Osman Bölükbaşı, Fadıl Akgündüz ve BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’i örnek gösterdiler.

 

Meclis’in 7 damarı tıkalı

 

“Türkiye Büyük Milletvekili Cezaevi; İradesi Hapsolmuş Bir Ülkenin Çığlığı” başlıklı raporu anlatan  CHP’liler, “ Meclis’in 7 damarı  tıkalı. Yüzbinlerce oyun sahibi 7 milletvekili Meclis’te yok. Bunun tek bir anlamı var: O da halkın iradesi 2 yıldır hapsolmuş. 2 yıldır çözülmeyen bir demokrasi ayıbı, dinmek bilmeyen bir adalet çığlığı var. Ancak iktidar körler ve sağırları oynuyor” dedi.

Basın toplantısındaki değerlendirme şöyle:

Bugün cezaevlerinde tutulan milletvekilleri; tutukluyken seçilen ilk milletvekilleri değillerdir. Şubat 1950’de tutuklanan Mümtaz Faik Fenik, 14 Mayıs 1950 de milletvekili seçilince tahliye edilmiştir.
Temmuz 1957’de Osman Bölükbaşı hükümete hakaretten tutuklanmış ancak 1957 seçimlerinde Cumhuriyetçi Millet Partisinden milletvekili seçilmesiyle tutukluluğu sonlandırılmıştır. 

Fadıl Akgündüz hakkındaki dolandırıcılık iddiaları nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezası almış, tutuklama kararı çıkmasından sonra yurtdışına kaçmış ve kırmızı bültenle aranmaya başlanmıştır. Daha sonra 2002 seçimlerinde Siirt’ten bağımsız milletvekili olan Akgündüz’ün, seçilmesinin ardından hakkındaki tutuklama kaldırılmış ve 9 Kasım 2002’de Türkiye gelmiştir.

Sebahat Tuncel, örgüt üyesi olmaktan yargılandığı davada 9 aydır tutuklu iken, 2007 seçimlerinde bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere girmiş ve milletvekilliği seçilmiştir. Milletvekili seçilmesi ile 25 Temmuz 2007 tarihinde cezaevinden tahliye edilmiştir.

Tarihimizde bu kadar örnek mevcutken, bugün hala milletvekillerinin tutuklu olması iktidarın yargıya açıkça müdahale ettiğinin göstergesidir. Ayrıca yargının da keyfi olarak hareket ettiğini göstermektedir.

“Bu rapor bizim değil AKP’nin eseridir” diyen milletvekilleri “ Büyük bir utanç ile söylememiz gerekir ki, tüm ziyaretlerimiz sonrasında dünyanın en çok tutuklu öğrencisini, sendikacısını, avukatını, gazetecisini, bilim insanını cezaevlerinde ziyaret eden milletvekilleri olarak tarihe geçtik. Buna ek olarak, CHP-CK üyeleri olarak, “dünyada en çok tutuklu milletvekilini ziyaret eden milletvekilleri” olarak da ne yazık ki bir rekor daha kırdık” dedi.

 

'Meclis’ de barış yok'

 

“Bu ülkenin Meclisi’nde, üniversitelerinde, sokaklarında barış yoksa neresinde barış olur. Bugün kelimenin tam anlamıyla halkımızın iradesi cezaevlerinde hapsedilmiş durumda.Bugün, 7 Milletvekilinin cezaevinde bulunması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorunudur. Meclisimiz bir kez daha “kendi sorununu çözemeyen bir Meclis” olarak tarihe geçmiştir.

 

'Yasama dokunulmazlığı ihlal ediliyor'

 

Milletvekili seçilmiş kişiler “kaçma şüpheleri” veya “delilleri karartma şüphesi” olduğu gerekçesiyle tutsak ediliyor. Anayasa’nın ilgili 83. Maddesi ile sağlanan “yasama dokunulmazlığı” hakkı ihlal ediliyor. Tüm çabalarımıza, tekliflerimize ve uyarılarımıza rağmen İktidar bu sorunun çözümü için tek bir adım dahi atmıyor. Bugün AKP’nin parmak demokrasisine mahkûm edilen Meclis, “Tutuklu Milletvekilleri” sorunu ile dünya siyasi tarihine geçmiştir. Dünya parlamentolarında bizim dışımızdaki hiçbir parlamentoda tutuklu milletvekili problemi yoktur.

 

'Türkiye, dünyanın en büyük cezaevi'

 

Silivri, Sincan, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa cezaevlerini tek tek gezdik. Tutuklu Milletvekilleri ile yüz yüze görüştük. Onların ağızlarından karşılarına dikilen hukuk terörünün boyutunu gözlemledik.
Raporumuzu, Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakana, Meclis Başkanına ve parlamentoda grubu bulunan siyasi partilere göndereceğiz. Ayrıca raporun İngilizce çevirisini de uluslararası kurum ve kuruluşlara, sivil toplum örgütlerine, AB Parlamentosuna göndereceğiz.

Türkiye öğrencilerden, gazetecilere, akademisyenlerden, askerlere, avukatlardan sendikacılara kadar toplumun hemen her kesimi için “dünyanın en büyük cezaevi” görünümündedir.