Politika

CHP'li Abdüllatif Şener, AKP'lilere seslendi: Hepinizin bana minnet borcu var, ben olmasaydım hiçbiriniz burada olmazdınız

"Benden sonra hangi beceriksizliği yaptınız da ekonomiyi bu hale getirdiniz?"

21 Aralık 2018 21:53

TBMM Genel Kurulu’nda 2019 yıl bütçesinin 12 günlük maratonun son gününde liderler kürsüye çıkmadı. CHP Grubu adına kürsüye gelen Konya Milletvekili Abdüllatif Şener’in, konuşması  eski partisiyle  hesaplaşmaya  dönüştü. Maliye Bakanlığı da yaptığı AKP hükümetindeki başarılı icraatlarını ‘ben’ diye anlatınca AKP sıralarından tepkiler yükseldi. “Eğer ben olmasaydım Sayın Cumhurbaşkanı 1 milyon liralık tuvaleti 1 liraya düşürdüğüyle övünemezdi, haberiniz olsun” sözleri ile  “2008-2018 arasında hiçbir başarı öykünüz yoktur” sözleri AKP’lileri kızdırdı.

AKP’lilerle sataşmanın dinmediği konuşmada Şener’in kalkınma ajanslarıyla ilgili  yasal düzenlemelere dikkat çekerek, “Kalkınma ajanslarıyla ilgili yasal düzenlemeyi hazırlayan benim; Meclis komisyonlarında, Genel Kurulda savunan benim. Yasalaştıran benim ve başta İzmir, Çukurova, Adana, Mersin kalkınma ajanslarını bizzat ben kurup kadrosunu ben atamıştım” sözlerine AKP sıralarından "Sen neymişsin be” sataşmaları ile  yüksek sesle "Ooo” dedirtti. Şener, AKP’lilere, “Bakın değerli arkadaşlar, yani sizin hepinizin bana minnet borcu var. Ben olmasaydım hiçbiriniz burada olmazdınız, ben olmasam, hiçbiriniz burada olmazdınız” dedi.

Şener'in konuşmasında 55 kez 'ben' ifadesini kullandığı belirlendi. 

Şener’in konuşması şöyle:

CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu bütçe bir iflas bütçesidir. Türkiye'yi iflasa sürükleyen Erdoğan hükûmetlerinin Türkiye'yi getirdiği noktayı gösteren bir bütçedir. Hükûmetin görevi sorun çözmektir. Ancak mevcut Hükûmet kendi ürettikleri sorunlarla ülkeyi yormakla meşguldür. Hiçbir Hükûmet son on yıldır Erdoğan hükûmetleri kadar ekonomiyi böylesine kötü yönetmemiştir. Ekonomiye hiçbir rekabet gücü kazandırmadınız. Rantı ekonominin hâkim unsuru hâline getirdiniz. Üretmeden, Hükûmetle iş birliği hâlinde havadan para kazananlar ilgi odağınız oldu. Hazineyi emme basma tulumba gibi eşin, dostun, yandaşın, akraba taallukatın cebine boşalttınız. Üreticileri perişan ettiniz ve ekonomiyi tahrip ettiniz. Hükûmetle dirsek temasındaki rantçılar bire bin kazanırken, üretenler ve küresel rekabet peşinde koşanlar mahvoldular, perişan oldular. Beceriksizliğiniz, iş bilmezliğiniz ve tekâsür hevesiniz yüzünden on yılda iki büyük kriz yaşattınız. 2008'in son çeyreğinde ekonomi 6,2 küçülmüştü, 2009'un yıllık küçülmesi ise 4,7 olmuştu. Bu, birinci 2009 krizi az geldi, ders almadınız; rantı özendirmeye, üreticileri cezalandırmaya, ekonomiyi dolara bağlamaya devam ettiniz ve şimdi, ekonomiyi 2018'de ikinci bir krize soktunuz. Perişan ettiğiniz halkın acısıyla dalga geçmeye devam ediyorsunuz. İnsanlar iş bulamadığı için, çocuğuna pantolon alamadığı için, evine ekmek götüremediği için intihar ederken Hükûmet bu acıları duymuyor, ekonomiyi bayram müjdesi verir gibi anlatmaya devam ediyor. Uçan, uçmayan saraylarda yaşıyor, ejder meyveli "smoothie" içiyor, vatandaşla dalga geçiyorsunuz. Maliye damada teslim edilmiş, Hazine yine ona teslim edilmiş; Türkiye Varlık Fonu kurmuşsunuz, Türk Hava Yollarının, devletin bütün kalan işletmelerini ve kamu bankalarını içine yerleştirmişsiniz, tüm bu kamu işletmelerini de yine aynı şekilde damada vermişsiniz, devletin ne kadar parası varsa hepsi tahtıtasarrufunda. Bu ülke aile şirketi değildir değerli arkadaşlar. Milletin parası ehliyete, liyakate göre görevlendirme yapmak suretiyle yönetilir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu unvanların hepsi kayıtlı ve ekonomiden sorumlu bakanlar, bürokratlarıyla beraber benim başkanlığımda toplanarak ekonomiye yön veriyorduk. O dönemlerde bakan olan Kemal Unakıtan, Ali Babacan, yine Sayın Başkan Binali Yıldırım bürokratlarıyla birlikte benim başkanlığımda toplanıyor ve düzenli olarak ekonomiyi değerlendiriyor, gözden geçiriyorduk. Ama bunun neticesinde ne oldu, biliyor musunuz? Bu düzenli çalışmanın neticesinde ne oldu; ben siz söyleyeyim: Enflasyon geldiğimizde yüzde 30'du, ben bırakırken yüzde 8'e düştü, siz patlattınız, şimdi yüzde 22 yaptınız. (CHP sıralarından alkışlar) ÜFE yüzde 40'tan yüzde 5'e düştü ama siz yüzde 39'a çıkardınız benden sonra. (CHP sıralarından alkışlar) Hangi beceriksizliği yaptınız da ekonomiyi tahrip ettiniz, iki kere krize soktunuz? (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlar, bakın, hemen ardından, 1 Ocak 2005'te paradan 6 sıfırı attık.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani daha önce 1 milyon lira dediğiniz para birden 1 liraya düştü. Hani geçen Mart ayında, sekiz ay önce Sayın Cumhurbaşkanı ne demişti? "Tuvalete 1 milyon lirayla gidiyorduk, 1 liraya düşürdük." demişti değil mi? Bakın, o 1 milyon lirayı 1 liraya düşüren benim. (CHP sıralarından alkışlar)

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - CHP genel başkanı yapacağız seni.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Eğer ben olmasaydım Sayın Cumhurbaşkanı 1 milyon liralık tuvaleti 1 liraya düşürdüğüyle övünemezdi, haberiniz olsun. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bakın, ben bıraktıktan sonra…

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen karşılıklı konuşmayın, hatibi dinleyin.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …2008-2018 arasında hiçbir başarı öykünüz yoktur.

HASAN TURAN (İstanbul) - Hangi başarı öyküsü?

AHMET HALUK KOÇ (Ankara) - Sayın Başkan…

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Rakamları vereyim, bu yanlış diyorsanız gelin rakamları veriyorum bakın. Enflasyonu söyledim, parayı söyledim. Dolar, ben geldiğimde 1 lira 60 kuruştu. 2007'de bırakırken 1 lira 17 kuruşa düştü. Siz şimdi 5 lira 30 kuruşa çıkardınız, 5 kat artırdınız, 5. (CHP sıralarından alkışlar) Faiz 62'ydi, 18'e bırakarak gittik, şimdiki 22-24 bandında dolaşıyor. Net dış borç stokunun gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 37'ydi, yüzde 19'a düşürerek bıraktım, gittim, şimdi yüzde 30'a çıkardınız. Borç batağına sapladınız Türkiye'yi. (CHP sıralarından alkışlar) Brüt dış borç stokunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 54'tü, yüzde 36'ya düşürdüm, siz şimdi yüzde 52'ye çıkardınız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 11'di, 1,6'ya düştü, şimdi 2'ye getirdiniz. Kamu kesimi borçlanma gereği arkadaşlar, devletin borçlanma ihtiyacı millî gelirin yüzde 9,7'siydi, sıfır noktada bıraktım gittim, sıfır, devletin borçlanma ihtiyacını! Şimdi ne yaptınız? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen bırakmadın, seni gönderdiler, sen ayrı parti kurdun. Ayrı parti kurduktan sonra ne yaptın? Kendin gittin, CHP'nin kapısına geldin. Kendi başarın mı var ya? Hadi bana söyler misin?

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sen parti de kurmuştun, ne yaptın?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şimdi ne yaptınız, biliyor musunuz, yaptığınız borçlanma gereğini 2,7'ye çıkarmak oldu; işsizliği de patlattınız.

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Tayyip Erdoğan'ın sayesinde koltuğa oturdun. Şimdi ne yapıyorsun? Yontuyorsun. Yok öyle bir şey! Başarın var mı, başarın? Başarın yok!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, asıl önemli olan nedir, biliyor musunuz?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sen parti kurmuştun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Asıl önemli olan büyüme rakamlarıdır, büyüme.

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen parti kurdun, partin ne kadar büyüdü, onu söyler misin?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 2003 ile 2007 arasında Türkiye'nin ortalama büyüme oranı yıllık yüzde 7'dir. Bıraktıktan sonra, 2008-2018 arasında Türkiye'nin yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 3 civarındadır.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - İktidarda kim vardı Sayın Şener, 2002-2007 arasında iktidarda hangi parti vardı?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Üstelik 2016 yılında hesaplama biçimini değiştirdiniz ve bu yaptığınız değişiklikle millî geliri yıllık ortalama yüzde 2,72 şişirdiniz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Şener, o dediğiniz tarihte hangi parti iktidardı? Ya, soru soruyorum! Başbakan kimdi?

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Bu halk sana ne verdi, onu söyle!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu şişkinliğe rağmen… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Sayın Başkan, zamanımı alıyorlar, kendi sürelerinde kalkacak konuşacaklar, yanlış bir şey söylüyorsak söylerler.

BAŞKAN - Arkadaşlar, bir saniye…

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar, yani sizin hepinizin bana minnet borcu var. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gülüşmeler) Ben olmasaydım hiçbiriniz burada olmazdınız, ben olmasam, hiçbiriniz burada olmazdınız! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - CHP mi konuşuyor, Abdüllatif Şener mi konuşuyor?

EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Sen hangi partiye girdiysen düşürdün. Kaç aldın? Sıfır! Tayyip Erdoğan'a bak sen ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, gayrisafi millî hasıla bırakırken 677 milyar dolardı, 2007'de. Hesaplama yöntemiyle, değişiklikle millî geliri artırdığınız hâlde benim on bir yıl önce devrettiğim toplam gayrisafi yurt içi hasılanın altında bir Türkiye inşa ettiniz. 631 milyar dolar 2018 millî geliri; sadece millî gelir değil, kişi başına millî gelir. Sayın Erdoğan, biliyorsunuz, sürekli olarak "Kişi başına millî geliri 3 katına çıkardık." diyor. Altından benim olduğum dönemi çıkarırsanız çırılçıplak kalırsınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, kişi başına millî gelirin niye 3 katına çıktığının üç gerekçesi var. Bunlardan birincisi: Baz yılı olarak 2002 alınıyor, 2001 krizinin arkasından düşük bir millî gelir baz alınıyor. Hâlbuki, 2000 yılında bile kişi başına millî gelir 4.229 dolar, yani 2002 rakamının 1.000 dolar üstünde; üstelik, 2000 yılı da bir önceki deprem yılının hasarını yaşamış bir yıldır. Onun için, bazı yanlış koyarak "Şu kadar artırdık." denmez.

İkincisi: 2 kere hesap değiştirdiniz, eski yıllara yaymadınız o hesapları, o hesap değişikliği şişirdi.

Üçüncüsü ise: 2002 ve 2007 döneminde ulaşılan noktayı çıkarırsanız, son on bir yılda kişi başına millî geliri son üç yıldır bıraktığım noktanın altına indirmiş bir iktidarsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, çok net söylüyorum: 2007'de kişi başına millî gelir -ben bırakırken- 9.656 dolardı; 10 bin dolara gelmiş, dayanmıştı.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Bu kadar başarılıydın, o partiyi niye kapattın? Bu kadar başarılıydın, partiyi niye kapattın, partini?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani, on bir yıl önce bıraktığım rakamın 271 dolar altına indirdiniz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Üstelik hesaplama yöntemiyle 2018'i de yüksek gösterdiğiniz hâlde. Ama bir başka bir şey daha var: Türkiye'de 3,5 milyon Suriyeli var, toplam millî gelir hesapları yapılırken Suriyeliler hesaba dâhil ediliyor, kişi başına millî gelir hesap edilirken Suriyeliler hesaba dâhil edilmiyor. (CHP sıralarından alkışlar)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, hani Suriyelilere 35 milyar dolar harcamıştınız. Madem millî gelirden o kadar pay verdiniz, Suriyelileri hesaba dâhil edip kişi başına millî geliri yeniden niye hesaplamıyorsunuz?

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Geri gidecekler onlar.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Sen yoktun ya!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şu soruyu sormak lazım değerli arkadaşlar, bu soruyu sormak zorundayım: Benden sonra hangi büyük beceriksizliği yaptınız da ekonomiyi bu hâle getirdiniz, işsizi ağlattınız, tüketiciyi perişan ettiniz, çiftçiyi mahvettiniz…

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Genel Başkan olamadın sen.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …esnafı kuruttunuz, iş adamlarını intihara sürüklediniz, iş yerlerini kapanır hâle getirdiniz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Açıkça söyleyeyim: Bakın, on altı yıldır 2002-2007 hariç tek bir yapısal reform yapamamış bir Hükûmetsiniz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - On altı yılda bir vergi reformu bile yapamadınız, ne konuşuyorsunuz! (CHP sıralarından alkışlar)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sivas'ta kaç oy aldın, kaç? Ben sana söyleyeyim: 17 bin oy aldın, Başarı yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, 2002-2007 yılları arasında hangi reformları yaptığımızdan söz edeyim.

BDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak bütün işler benden dönüyordu…

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Öyle bir şey yok, öyle bir şey yok.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Sayın Genel Başkan da bu işe karışmıyordu. 2003-2007 arasında ben Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları ulusal otoritesiydim. Her ülkede bu programların bir otoritesi olur, Türkiye otoritesi bendim, benim üzerimde Başbakan da yoktu. (AK PARTİ sıralarından "vay be" sesleri, CHP sıralarından alkışlar) Ulusal Ajansın kuruluşuyla ilgili yasa teklifini getirip Meclis komisyonlarında ve Genel Kurulda savunan benim; ilk Ulusal Ajansı kuran benim, Ulusal Ajansın kurucu yöneticilerini, personelini atayan benim.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Seni oraya getiren kimdi?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - İlk başta Erasmus olmak üzere Türkiye'deki öğrencilerimizin Avrupa Birliği üniversitelerine gidip orada bir dönem, bir yıl kendi branşlarındaki fakültelerde eğitimlerine…

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - Bunların hepsini AK PARTİ yaptı, AK PARTİ.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …devam etme hakkını ve uygulamasını başlatan benim.

ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya) - AK PARTİ'nin yaptıklarını anlatır mısın?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Seni buraya getiren kim?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu, gerçekten yapısal bir dönüşümdü.

İkincisi, kalkınma ajanslarıyla ilgili yasal düzenlemeyi hazırlayan benim; Meclis komisyonlarında, Genel Kurulda savunan benim. (AK PARTİ sıralarından "Sen neymişsin be!" sesi ve gürültüler)

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ Isparta - Ooo!

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yasalaştıran benim ve başta İzmir, Çukurova, Adana, Mersin kalkınma ajanslarını bizzat ben kurup kadrosunu ben atamıştım. (AK PARTİ sıralarından "Ooo sesleri, gürültüler) Diğer bütün illerimizdeki kalkınma ajanslarının planlamasını da yaptık.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ama bu ajansın önemli bir işlevi vardı; Türkiye'de girişimcilik heyecanı başlatacaktı, sinerji oluşturacaktı. Ben bıraktıktan sonra orayı da dejenere ettiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Türkiye Partisi ne oldu?

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, E-dönüşüm Türkiye İcra Kurulu Başkanı bendim. (AK PARTİ sıralarından "Ooo sesleri, gürültüler) Bu toplantılara Sayın Başkan da katıldığı için bilir; kamu ve özel sektör temsilcileriyle birlikte her ay düzenli çalışma yapardık ve E-Devlet Projesi büyük mesafe almıştır o dönemde ve de ilk elektronik imza bu kurulda benim Başkanlığım zamanında yapılan çalışmalar sonrasında gerçekleşmiştir, sembolik olarak ilk e-imza sertifikası bana verilmiştir. [CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar (!)]

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Ayakta alkışlıyorum seni (!) Ayıp ya!

SALİH CORA (Trabzon) - Üçüncüyü köprüyü de sen açtın(!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Daha önce kriz koşullarında Bankacılık Yasası alelacele çıkarılmıştı. Bankacılık Yasası'yla ilgili altı ay mesai yaptık.

SALİH CORA (Trabzon) - Üçüncü havalimanını sen yaptın(!) Üçüncü havalimanı senin zamanında açıldı(!) Duble yollar senin zamanında yapıldı(!) O tünelleri sen açtın(!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Neticede BDDK ve Bankalar Birliğiyle birlikte bitip tükenmeyen mesailer sonrasında sağlıklı bir Bankalar Yasası hazırladık. Komisyonlarda, Genel Kurulda savunmasını ben yaptım ve şu anda bu krize rağmen eğer bankalar ayaktaysa bana borçlusunuz, bu Bankacılık Yasası'na borçlusunuz. [CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar (!)]

SALİH CORA (Trabzon) - Kimsesizlerin kimsesi oldun(!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - TMSF ile BDDK'yı ayırdık. BDDK'nın kendi görevini, düzenleme ve denetim görevini düzgün bir şekilde takip etmesine imkân sağladık.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Beşinci, Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Kurulu Başkanı da bendim, diyeceksiniz ki amma çok göreviniz varmış. Akaryakıtta kaçakçılığı önlemek için ilk marker kullanımını gerçekleştiren…

SALİH CORA (Trabzon) - Sensin(!) Şehirlerimize statları yapan sensin(!) Sen neymişsin be(!)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …benim.

Altıncısını söyleyeyim "mortgage" kanunu çıkardım. Bakın, "mortgage" kanunu çıkardık, "mortgage"

SALİH CORA (Trabzon) - Marmaray'ı yapan sensin(!) Avrasya Tüneli'ni sen açtın(!) (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - "Mortgage" kanunu çıkardım, bir yıl çalıştık "mortgage" kanunu üzerinde, bak bir yıl. Hem ulusal düzeyde hem de uluslararası düzeyde paneller düzenledik, çalışma grupları oluşturduk. Sonunda gayrimenkule dayalı menkul kıymet ihracıyla ilgili düzenleme getirdik.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, Erdoğan siyasi yasaklıydı, Hükûmette değildi.

Bak, şunu da söyleyeyim: Ben Sayın Erdoğan'la kavga edip falan ayrılmadım da. Yani bana karşı her zaman kibar olmuştur, nazik davranmıştır.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hayatımda bana karşı en nazik davranan iki üç insandan biridir.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ayrılırken de kibarca ayrıldı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bakın, partiden ayrılırken parti genel merkezine MKYK toplantısına gittim, o salonda arkadaşlardan helallik almak suretiyle Genel Başkana istifamı verdim ve öyle ayrıldım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Benim gibi partisinden ayrılan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir tek kişi yoktur.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 28 Şubatta ben Maliye Bakanıydım -28 Şubat AK PARTİ dönemi değil tabii- ve muhtıracılar hedef olarak beni göstermişlerdi, dimdik ayakta kaldım. 27 Nisan e-muhtırasında yine aynı şekilde Hükûmet aleyhine yapılan

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - …bu e-muhtıraya cevap vermek için Başbakanlık konutunda bir araya gelen 7-8 kişiden biri bendim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - O cevap metnini hazırlayan heyetteydim ve kamuoyuna o açıklama öylece yapılmıştır.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; aslında Sayın Şener'e cevap vermeyi düşünmüyordum çünkü zor bir iştir. Bir siyasi hareketin içinde olup sonra başka bir siyasi harekete insanlar geçebilir, ideolojilerini, politikalarını, dünya görüşlerini değiştirebilir ama ondan sonra gelip burada eski arkadaşlarına karşı kendini aklama çabası içerisindeki bir konuşmayı cevaplamaya değer görmezdim. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ancak, ben "Sayın Şener Efendi" demeyeceğim, o dil uygun bir dil değil, burada nezaketle konuşmak durumundayız fakat biliyorsunuz tarihte İsa'dan önce ve İsa'dan sonra vardır. Sayın Şener'i dinlerken o kadar "ben", o kadar "ben" yaptım… "Ben olmasaydım siz yoktunuz." dedi ki, anlaşılıyor ki Sayın Şener ekonomin Hazreti İsa'sıdır, öncesi vardır, sonrası vardır. (AK PARTİ sıralarından sıralar)

Şimdi, Sayın Şener buradayken biz her şeydik, Sayın Şener gitti biz hiçbir şey olduk, demek ki Sayın Şener size geldi, ben öyle anlıyorum ki konuşmasından, siz hiçbir şeydiniz, şimdi her şey oldunuz. Hayırlı olsun. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde benim de tanıdığım, bildiğim çok kıymetli ekonomistler var, bu bütçeyi çok çeşitli biçimlerde eleştirecek arkadaşlar var; siz Sayın Şener'i çıkarttınız. O bakımdan da hakikaten öyle anlıyorum, hiçbir şeydiniz, her şey oldunuz. Hayırlı olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)