Politika

CHP'li Gaytancıoğlu: İGSAŞ üretimi durdurdu; birkaç ay sonra Türkiye'de üre gübresi krizi çıkacak

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin en büyük gübre üretici kuruluşu İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.’nin (İGSAŞ) doğal gaza gelen zamlar nedeniyle üretimi durdurduğunu söyledi

16 Eylül 2022 11:12

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin en büyük gübre üretici kuruluşu İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.’nin (İGSAŞ) doğal gaza gelen zamlar nedeniyle üretimi durdurduğunu belirterek, "Birkaç ay sonra Türkiye'de üre gübresi krizi çıkacak. Fiyatı bin dolar civarında olacak ve bugünkü kurla 18- 19 bin liradan üreticiler üreyi bulabilirlerse alacaklar" dedi.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin en büyük gübre üretici kuruluşu İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.’nin (İGSAŞ) doğal gaza gelen zamlar nedeniyle üretimi durdurduğunu belirterek, "Birkaç ay sonra Türkiye'de üre gübresi krizi çıkacak. Fiyatı bin dolar civarında olacak ve bugünkü kurla 18- 19 bin liradan üreticiler üreyi bulabilirlerse alacaklar" dedi.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ile dün basın toplantısı düzenledi. Çiftçinin yaşadığı sıkıntılara değinen Gaytancıoğlu, şu açıklamaları yaptı:

"Bu çok büyük bir tehlike"

"Tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Birkaç ay sonra Türkiye'de üre gübresi krizi çıkacak. Fiyatı bin dolar civarında olacak ve bugünkü kurla 18- 19 bin liradan üreticiler üreyi bulabilirlerse alacaklar, neden? En büyük üretici kuruluş İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGSAŞ) şu an üretimi durdurmuş durumda. Üretim yok çünkü BOTAŞ doğal gaza zam yaptı, doğal gazdan gübre yapan İGSAŞ'ın üretimi şu anda durmuş durumda. Fabrika bakımda, konuştuğumuzda fabrikayı bilerek bakıma sokmuşlar çünkü BOTAŞ'ın elde ettiği ithal hammaddeyle doğal gazı bulup işletmesi ve satması çok zor ve o nedenle yılbaşına kadar üretimi o veya bu şekilde yapmama kararı aldılar. Bu çok büyük bir tehlike. Türkiye'deki tüm tarlaların yüzde 40'ında üre gübresi kullanılır taban gübresi olarak. Demek ki üre kullanılmazsa veya az kullanılırsa, önümüzdeki yıl bir kıtlık doğabilir.

"Trakya Birlik niye yüzde 85 artışı çiftçiye uygun gördü?"

Bir ülke üretebileceği ürünü neden ithal eder? Biz bunu üretebiliyoruz, çiftçimiz de üretmek istiyor. Bu çiftçi tırtıl zararı ile uğraştı. 1 veya 1,5 ay önce, herhangi bir ek ödeme aldı mı? Hayır. Dekar başına 80-90 lira masraf verdi. Bu çiftçi, gübreyi yüzde 350 zamla aldı. Bu çiftçi 30 liralık mazotla ayçiçeğini ekti. Bu çiftçi şu an hasat yapıyor, geçen seneye göre hasat fiyatları da yüzde 100'ün üzerinde arttı. Bu çiftçi tohumu da yine yüzde 100'ün üzerinde maliyetlerle aldı. En büyük çiftçi kuruluşu Trakya Birlik niye yüzde 85 artışı uygun gördü çiftçiye? Bankalarla görüşüyor Trakya Birlik. Bankalar diyor ki, ‘Kardeşim ben sana niye kredi vereyim. Kur Korumalı Mevduat’a avantadan faiz vermek varken. Emeklileri de ne güzel dizmişim bankalara. Onların da paralarını alıyorum. Merkez Bankası bana 13’le para veriyor. Ben de ihtiyaç sahiplerine 40-45’le satıyorum. Seninle uğraşmam’ diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün içine düşürüldüğü durumun aslında temel nedeni budur. Halbuki Trakya Birlik’e 4-5 milyar kredi verilse, sıfır faizi de geçtim. Merkez Bankası’nın faiz oranıyla bir kredi verilmiş olsaydı, Trakya Birlik herhalde daha yüksek fiyat açıklardı.

"Hükümet nerede?"

Hükümet nerede? Buğdayda bin lira ekstra ödeme yaparak TMO piyasaya girdi, ‘ayçiçeğinde de vereceğiz’ dediler halen bir şey yok. Hani kilogram başına 2-3 lira ödeme var mı? Dün ziraat odası başkanları toplandı. Bu çiftçi ayçiçeği 2.5-3 lirayken de kilogram başına 50 kuruş destek alıyordu, şu anda 12-13 liralarda piyasa halen 50 kuruş destek alacak ki o desteği de bir sene sonra ödeyecekler. ‘Ekin’ diyorsun, arkasında durmuyorsun. O zaman çiftçi kime güvenecek? Bizim de yağ açığımız var. Gıda enflasyonu olur mantığıyla her yeri ithal ürünlerle doldurdular. Şu anda üreticiyi koruyan bir gümrük vergisi yok. Yani üretici Rusya, Ukrayna, Arjantin ve Brezilya'nın ürünleriyle rekabet içerisinde. Yani onu koruyan, yüzde 26 oranında bir gümrük vergisi vardı, o şu an yılbaşına kadar sıfır. Dışarıdan ayçiçeği ithalatı sıfır gümrüğe tabi. Sanayici dışarıdan ayçiçeğini ithal etmiyor, zaten. Çünkü vermiyorlar. Niye vermiyorlar, çünkü her ülke kendi fabrikasını yaptı. Ham yağ veriyorlar. Ham yağda sabah Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yayınlandı. Yüzde 10 gümrük vergisi koydular, halbuki yüzde 36 koymaları gerekiyordu çünkü üreticiyi koruyacak budur. Niye yüzde 36 maksimum gümrük vergisidir. Bu şu anda devede kulak bir destek de değildir. Bir koruma diyebilir ama kimseyi koruyamazsınız. Çünkü burada bir üretici kuruluşunu desteklemiyorsunuz. Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden tüketiciyi koruduğunuzu zannediyorsunuz.

"Üreticiler 250 bin dekarlık alanı ekmediler"

Tarım Kredi Kooperatifleri marketlerinde rafine yağ satıyor ve en ucuz 40 kalemden birisi olarak lanse ediliyorlar. Geçen hafta da 5'lik tenekeye 11 lira zam yapıyorlar. Aynı Tarım Kredi Kooperatifi'ne 8 bin ton ham yağ ithalatını sıfır gümrükle serbest bırakıyorlar. Yani kendi üreticimizle, başka ülkelerin üreticilerini kendi üretici kuruluşumuz aracılığıyla rekabete sokuyorlar. Yani hükümetin tüm politikaları bitti. 2 gün önce TMO fiyat açıkladı. Sözde üreticiyi korumak açısından fiyat açıkladı. Tüm gerekçeleriyle açıklamaya çalıştım. Çeltikte 15 yıldan beri destekleme primi 10 kuruş. Hani ‘ekin’ diyorlar arkasında duran yok. Bunun destekleme primi en az 2 lira olmalı. Çeltik su içinde yetişen çok zor koşullarda yetişen bir üründür. O nedenle Genel Başkanımız konuyu çok önemsedi. Samsun Bafra Alaçam’da bir çeltik tarlasına gitti. Ve özellikle üreticilere de sordu. ‘Bu orta bu uzun taneli mi?’ niye bizim orta taneli de fiyatımız 18 liraydı. Uzun tanelide 20 liraydı. 2 gün önce açıklanan fiyatlar 12-14 lira orta, uzun tane arasında. Yani üreticinin elde edeceği gelirin yarısı gasp edilmiş oldu. Bu yıl geçen yıla göre su ve gübre ücretleri pahalı olduğu için üreticiler 250 bin dekarlık alanı ekmediler. Yani bir milyon 200 bin dekarlık ekilişimiz vardı. Türkiye genelinde söylüyorum. 950 bin dekara düştü. Yani üretim az olacak, ithalat fazla olacak. Kendi çiftçine versen de cezbetsen de ertesi yıl daha fazla ekse de. Böyle düşünce var mı? Yok.”  (ANKA)