Gündem

Bağımsız Gazetecilik Platformu P24: Kitap toplatma, trajik bir karar!

"Bizlere açıkça 'Yazmayın, yayınlamayın, susun' denmektedir"

16 Aralık 2015 18:13

Bağımsız Gazetecilik Derneği P24
Editoryal 

Punto24 Bağımsız Gazetecilik Platformu’nun kurucu başkanı Hasan Cemal tarafından yazılmış Delila: Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri ile Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri adlı ve gazeteci Tuğçe Tatari’ye ait Anneanne, Ben Aslında Diyarbakır'da Değildim adlı kitapların “terör örgütü propagandası” yapıldığı gerekçesiyle toplatılmasını kınıyoruz.

2015’te kitap toplatma kararı verilmesi, bu kararı veren zihniyet açısından trajiktir, Türkiye’de yaratılmak istenen ortam açısından ise karanlık bir işarettir.

Gerek iç hukukun, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) açıkça ihlali olan bu toplatma kararı, iktidarın sıkıyönetim hevesinin, savaş ve darbe arzusunun tezahürüdür.

Toplatma kararına dayanak olarak gösterilen Basın Kanunu 25. Maddesinde toplatmaya konu kitaplarla ilgili devam eden bir soruşturma ve kovuşturmanın olması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Ancak yayınlanmasının üzerinden uzun zaman geçmiş ve yüz binlerce okura ulaşmış kitaplar hakkında şu ana kadar tek bir soruşturma ve kovuşturma açılmamıştır.

Toplatma kararı, Basın Kanunu’nun 25. Maddesi, Anayasa'nın ifade özgürlüğü ile ilgili 26 ve 28. Maddeleri ve AİHS'in 10. Maddesine açıkça aykırıdır.

Toplatma kararı verenler, verdikleri kararın iç hukuka ve uluslar üstü hukuka açıkça aykırı olduğunun farkındalar.

Buradaki mesaj Kürt meselesi ile ilgili devletin resmî çizgisi dışındaki fikirlerin kamuoyuna ulaşmasını engellemektir.

Kitapların toplatılmasını son zamanlarda Kürt illerinde yaşanan şiddet olaylarından bağımsız değerlendirmek imkânsızdır. Bizlere açıkça “Yazmayın, yayınlamayın, susun” denmektedir.  

Oysa toplumsal meselelerle ve özellikle de Türkiye’deki Kürt gerçeği ile ilgili devletin resmî fikirleri dışındaki bir değerlendirmeyi veya fikri öğrenmek, bu konudaki yazılara ulaşmak bilgi edinme özgürlüğü çerçevesinde bir haktır. AİHS ve Anayasa Mahkemesi'nin birçok emsal kararında, kamusal makamlara toplumsal meseleler ve özellikle de Kürt meselesi ile ilgili siyasi görüşleri yaygınlaştırılmasının sınırlandırılması konusunda çok dar bir takdir yetkisi verilmiştir.
 
Toplatma kararında kitaplar hakkında neyin tespit edildiği, kitaplarda nelerin yazıldığı, nasıl propaganda yapıldığı hukuki bir dille değil, çalakalem polisiye bir dille açıklanmaya çalışılmıştır.
 
Bu toplatma kararı, Türkiye’de  ifade özgürlüğünün sadece egemenlerin nefret söylemini koruyan  bir hak olmaya indirgendiğini bizlere göstermiştir.
 
Bize göre, toplatma kararının en önemli nedeni Kürt halkının taleplerinin, barış mücadelesinin boyutunun görünürlüğünü azaltmak ve artan devlet şiddetini gözlerden ırak tutabilmek ve Kürt illerinde yaşananlarla ilgili hakikatin bilinmesini engellemektir.

 Bu kararı verenler gayelerine ulaşamayacaklardır. Yazarlar kitaplarını yazmaya, yayınevleri bu kitapları basmaya devam edecektir.
 
P24 Bağımsız Gazeteciler Platformu olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve yargısından ifade özgürlüğünü ve bilgi edinme hakkını yok sayan hukuksuz müdahalelerden derhal vazgeçmesini talep ediyoruz.
 
Toplatma kararına karşı hukuki haklarımızı kullanacağımızı ve hukuki mücadelenin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.

 

İlgili Haberler