Yaşam

Ayasofya'nın mimarları Arşimet'in kitabından faydalandı

Arşimet hakkında çok çarpıcı bilgiler içeren bir kitap yayınlandı

08 Temmuz 2012 17:07

Walter Sanat Müzesi küratörü William Noel ile Standford Üniversitesi Antik Bilimler Fakültesi'nden Prof. Reviel Netz'in yazdığı ve Alfa Yayınları'ndan çıkan 'Arşimet'in Elyazmaları' adlı kitap çok çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Netz, ''Ayasofya'nın mimarları Arşimet biliminin uzmanlarıydı ve Ayasofya'nın planlarını Arşimet'in vasiyeti üzerine mezar taşına kazınan içinde küre çizili silindir şeklinden esinlenerek yapıldı'' dedi.

Ayrıca New York'taki Christie's Müzayede Evi'nde satışa çıkartılan ve 2 milyon 200 bin dolara alıcı bulan Arşimet'in elyazmalarının 800 yıl boyunca İstanbul'da kaldığı ortaya çıktı.

Bülent Günal'ın Habertürk'teki haberine göre; 2 bin 300 yıl kadar önce suyun kaldırma kuvvetini ispatlayınca hamamdan ''Buldum, buldum'' diye bağırarak çıktığı rivayet edilen, pi sayısının değerini yaklaşık olarak hesaplayan, gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından Arşimet hakkında çok çarpıcı bir kitap yayınlandı. Alfa Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "Arşimet'in Elyazmaları". ABD'de Baltimore'daki Walter Sanat Müzesi küratörü William Noel ile Standford Üniversitesi Antik Bilimler Fakültesi'nden Prof. Reviel Netz'in yazdığı kitapta, Arşimet'e ait 174 sayfalık parşömenin İstanbul'dan New York'a uzanan çarpıcı öyküsü anlatıyor. Ve kitapta çok tartışılacak bir iddia var: Ayasofya'nın eşsiz mimari planlarının Arşimet'in mezar taşından esinlenerek yapıldığı savunuluyor.


ABD'li bir zengin aldı ama Bill Gates değil


Tarih 30 Ekim 1998... Yer, New York'taki ünlü Christie's Müzayede Evi. O gün tek bir kitap için mini bir müzayede yapılacaktı ve bu basılı bir kitap değil, parşömen üzerine Arşimet'in bir elyazmasıydı. Kitap teknik olarak bir palimpsestti, yani hayvan derisinden yapılan parşömen üzerine Arşimet'in yazdıkları kazınmış ve üzerine 13'üncü yüzyılda rahipler bazı dualar yazmıştı. Keşişlerin dua okurken yaktıkları mumlar yüzünden kenarları kararmış, kısmen yanmış, küflenmiş, neredeyse okunamaz hale gelmişti. Ancak Arşimet'in silinmiş kelimeleri seçilebiliyordu. Kudüs Yunan Ortodoks Kilisesi Patriği, elyazması kitabın kütüphanelerinden birinden çalındığını iddia ediyordu ve satışın yasaklanması için mahkemeye başvurmuştu. Kitabı ülkesi için satın almak isteyenlerden biri de Yunanistan Kültür Bakanı Evangelos Venizelos'tu. 800 bin dolar açılış fiyatıyla satışa çıkan kitap Arşimet'in Kodeks C olarak bilinen kitabıydı ve kıran kırana geçen müzayedede, 2 milyon 200 bin dolara değerli kitaplar tüccarı Simon Finch tarafından alındı. Ancak o paravandı.Yani kitabı kimin adına aldığı belli değildi. Finch gazetecilere yaptığı açıklamada sadece alıcının "Bill Gates olmayan bir Amerikan vatandaşı" olduğunu söyledi.

 
Yazılar son teknolojiyle okundu


Bu arada küratör William Noel, müze başkanının isteğiyle Finch'e, Arşimet'in elyazmalarını sergilemek istediklerine dair bir e-posta gönderdi. Noel'in aldığı yanıt, hem onu isteğine kavuşturmuş hem de Arşimet'in elyazmasının müthiş hikayesi için gizemli bir yolculuğa çıkarmıştı. Williem Noel kitapta, elyazmasını satın alan Amerikalı zengini Bay B. olarak kodlamış. Parşömende neler yazdığını anlamak için Bay B. hiçbir masraftan kaçınmamış ve bir ekip kurmuştu. Son teknolojiyle duaların altında kalan Arşimet'in kelimeleri okunmaya çalışılacak, ayrıca Arşimet'in elyazmaları için bir de sergi açılacaktı. Tek bir kitaptan oluşan serginin daha da ilgi çekebilmesi için Noel, film yönetmeni John Dean ile birlikte bir belgesel çekmeye karar verdi. Bu ikili Arşimet'in elyazmalarının yolculuğunu, nasıl bugüne ulaştığını öğrenmek için bir dizi seyahate çıktı. Kimi zaman Yahuda Çölü'ndeki St. Sabas manastırının tozlu kütüphanelerini karıştırıyor, kimi zaman Arşimet'in doğup büyüdüğü, sokaklarını arşınladığı Sicilya'ya uğruyor, kimi zamansa soluğu İskenderiye, Paris ve İstanbul'da alıyorlardı...

 
Arşimet'in kitabı 800 yıl İstanbul'da kaldı


Noel, kitabında "Konstantinopolis"e neden gittiklerini şu sözlerle anlatılıyordu:

''(...)1204 yılının Nisan ayında Haçlılar Avrupa'nın en zengin kenti olan Konstantinopolis'i yağmaladılar. Ayasofya'nın görkemli hazineleri paramparça edilerek askerlere dağıtıldı. Ganimetleri götürmek için katırları kilisenin mabedine kadar soktular. Askerler kendilerini Tanrı'ya adamış rahibeleri yakalayıp tecavüz etti. Yağmalanmış kentte insandan çok kitap bulunuyordu. Bu hazineler arasında antik dünyanın en büyük matematikçisinin eserleri de vardı. Adı Arşimet'ti. Kentin yağmalanması sırasında yok olan yüzbinlerce kitaptan farklı olarak Arşimet'in metinlerinin bulunduğu üç kitap kurtuldu. İstanbul, antik çağ kaynaklarına adeta Nuh'un gemisi gibi bir hizmet verdi. Bu üç kitaptan ilk olarak Kodeks B ortaya çıktı. Kodeks B'nin son olarak 1311 yılında Roma'nın kuzeyindeki Viterbo'da Papa'nın kütüphanesinde olduğu biliniyor. Daha sonra ortaya çıkan Kodeks A, son kayıtlara göre 1564 yılında bir İtalyan hümanistinin kitaplığında bulunmaktaydı. Leonardo da Vinci, Galileo gibi Rönesans üstatları Arşimet'in çalışmalarını bu kitaplardan yapılan kopyalar sayesinde öğrendiler. Ama Leonardo, Galileo, Newton ve Leibniz'in üçüncü kitaptan haberleri yoktu. Bu kitapta Arşimet'in A ve B Kodekslerinde bulunmayan iki olağanüstü çalışması bulunuyordu. Bu metinlerin yanında Leonardo'nun matematiği çocuk oyuncağı gibi kalır. İstanbul'un yağmalanmasından 800 yıl sonra teknik olarak Kodeks C diye bilinen üçüncü kitap ortaya çıktı...''

İşte o kitap 2 milyon 200 bin dolara satın alınan Arşimet'in el yazmalarıydı.


Ayasofya'nın mimarları Arşimet uzmanıydı


Noel, Arşimet'i aramak için İstanbul'a geldiklerini söylerken çok çarpıcı bir iddiada bulundu:
''Arşimet'i bulmak için fazla aramamız gerekmedi; onun geometrisi Bizans'ın üzerine kalıcı damgasını vurmuştu. İmparator Justinian, 532 ve 537 yılları arasında 'Yeni Roma'yı dünyanın gördüğü en büyük yapılardan biriyle, Ayasofya Kilisesi'yle taçlandırmıştı. Ayasofya birçok açıdan hayranlık uyandıracak bir yapı ama buradaki önemli nokta diyagramlar ve sayılarla tasarlanmış olmasıydı. Bu kesinlikle matematikçilerin işiydi. Bu matematikçiler Ayasofya'nın mimarları olan Tralles'li Anthemius ve Milet'li İsidore idi. Her ikisi de Arşimet uzmanlarıydı ve Ayasofya'nın planı Arşimet'in mezarı üzerindeki şekle benziyor olabilir.''


Peki Arşimet'in mezar taşında hangi şekil vardı?


Arşimet'in vasiyeti üzerine mezar taşına yalnızca içinde küre çizili bir silindir kazınmıştı. Çünkü Arşimet hayatta yaptığı en büyük işin bir kürenin hacmini hesaplamak olduğunu söylüyordu. Birkaç yüzyıl sonra Romalı ünlü bilgin ve devlet adamı Çiçero, Arşimet'in mezarını Sicilya'da buldu. Mezarı tanımasının nedeni mezar taşının üzerinde bir silindirin içine çizilmiş bir küre resminin olmasıydı. Çiçero mezarı temizletti, onardı fakat birkaç yıl sonra mezar taşı kayboldu...


Elyazmaları İstanbul'dan kaçırıldı


Kitaptaki bir başka çarpıcı iddiaysa Arşimet'in elyazmalarının İstanbul'dan kaçırıldığıydı:

''(...)Danimarkalı Prof. Johan Ludvig Heiberg İstanbul'da yeni bir Arşimet elyazması keşfetti. Önce diplomatik yollarla bu el yazmasının Kopenhag'a gönderilmesini sağlamaya çalıştı ama başaramadı. Bunun üzerine 1906 yılının yaz tatilinde İstanbul'a geldi ve el yazmasını incelemesine izin veren Metochion Kütüphane (İstanbul Mukaddes Yerler Patrik Temsilciliği Kütüphanesi) görevlisi Bay Tsoukaladakis ile tanıştı. Prof. Heiberg bir matematik dehasının henüz okunmamış büyük düşüncelerini içeren, uyumakta olan bir kitap bulmuştu. Ancak o dönemdeki teknolojik yetersizlikler kitabın tam çözümünü imkânsız kılıyordu. Metochoin'deki el yazmaları 1938 yılına kadar Atina'daki Yunanistan Ulusal Kütüphanesi'ne taşınmıştı. Bu nakil, böyle şeylerin yurt dışına çıkartılmasını özellikle yasaklayan Türk yetkililerin burunlarının dibinde gerçekleşti. Atatürk, 1921'de Türkiye'yi istila eden Yunanlılar'ı ezici bir yenilgiye uğratmıştı. Türkiye'de yaşayan binlerce Yunanlı karşılıklı mübadele ile Yunanistan'a göç etti. Metochion'daki kitapların gizlice Atina'ya kaçırılması bu ortamda gerçekleşti...''