22 Mayıs 2019

Kıbrıs’ta bir ilk…

AB ülkelerinde yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, Kıbrıs’tan aday olan ‘Kıbrıslı Türk’ Niyazi Kızılyürek’in seçilmesi bekleniyor

Türkiye pek konuşmasa da dünya konuşuyor. Bu hafta sonu AB ülkelerinde yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, Kıbrıs’tan aday olan ‘Kıbrıslı Türk’ Niyazi Kızılyürek’in seçilmesi bekleniyor.

Avrupa ülkelerinde yayın yapan medya organları, bu konuyu geniş geniş işliyorlar. Bu seçimin Avrupa tarihinde bir ilke vesile olacağına dikkat çekiyorlar.

Niyazi Kızılyürek, Güney Kıbrıs’taki AKEL partisinin listesinde yer alıyor. Yapılan kamuoyu yoklamaları, Kızılyürek’i bu partinin en çok oy alacak adayı olduğunu gösteriyor. Yani Kızılyürek ‘çözümden yana’ olan ya da ‘Federal Kıbrıs’ isteyenleri cezbetmiş görünüyor.

Uzun yıllar Avrupa Parlamentosu’nu yakından takip etmiş biri olarak, Kızılyürek’in seçilmesinin birçok nedenle önemli olduğunu düşünüyorum.

1)Kıbrıslı Türkler uluslararası alanda bir statükoya sahip değiller. AP’de Kıbrıs’ı 6 Rum milletvekili temsil ediyor. Diledikleri gibi hareket edebiliyor ve Kıbrıslı Türklerin hakkını hiçbir şekilde savunmuyorlar. Hatta savunan farklı ülkedeki milletvekillerini de engelliyorlar. Niyazi Kızılyürek, her ne kadar ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsilen AP sıralarında görev yapacak olsa da bir Kıbrıslı Türk. Adada yaşanan sorunları en yakından bilen kişi. Kızılyürek’in seçilmesi, statükosu olmayan, adından söz edilmeyen toplumun Avrupa’da ‘görünür’ olmasını sağlayacak.

2) Kızılyürek’in seçimi, adanın iki tarafında mevcut düzenin sürmesinden yana olanları rahatsız ediyor. Birlikte yaşamak ya da ‘Federal Kıbrıs’ fikrine uzak olanların keyfini kaçırıyor. Kıbrıslı Türkler de AB vatandaşı. Oylarını kullanacaklar. Ve oylarıyla kendi toplumlarından çıkan bir fertlerini Brüksel’e ve Strasbourg’a gönderecekler. Bu imkân kaçırılmamalıdır. Tersi kendi kabuğuna çekilmiş, sesi çıkmayan ve unutulmuş bir toplum olma halinin sürmesi demektir. Bu durumu değiştirmek yine Kıbrıslı Türklerin çabalarına bağlıdır.

3) ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi dilleri arasında Türkçe de yer alıyor. Avrupa Parlamentosu Nisan 2016’da, Türkçe’nin AB resmi dillerinden biri olduğuna karar vermişti. Hem de bir oylamayla. 133 ret oyuna karşılık 375 evet oyuyla… Niyazi Kızılyürek’in seçimi, AB ülkelerinden birinin resmi dili olan Türkçe’nin kullanılmasının fiili olarak hayata geçmesine vesile olacak.

4) Kıbrıslı Türkler, eğer ellerindeki ‘AB vatandaşlığı’ hakkını kullanmayı reddederlerse, bile bile ellerindeki bu yetkiyi kısıtlamış olacaklar. Bunun hiçbir yararı yok. Böyle bir imkânı tepe tepe kullanmalı ve AP’ye en az içlerinden birini göndermelidirler.

5) KKTC’de yaşayan gençlerin AB içinde elde edebileceği birçok imkân vardır. AB ülkelerinden herhangi birinde eğitimlerini sürdürebilmeleri, Erasmus gibi AB’nin maddi gücüyle dönemsel eğitimlerden faydalanabilmeleri, oluşturdukları sivil toplum örgütleriyle AB içindeki binlerce muadilleriyle ortak çalışma yapabilme imkanları mevcut. Bu olanakları Brüksel’de takip edebilecek ve gerekirse ‘karar mekanizmaları’ içinde yer alacak bir temsilcinin bulunması, Kıbrıslı Türk gençlerine çok büyük fayda getirecek.

6) Bir Kıbrıslı Türk’ün Avrupa Parlamentosu’nda görev alması, mevcut çözümsüzlük ortamına rağmen ‘eli kolu bağlı’ oturulmaması anlamına da gelir. Adada yapılabilecekler var. Ama uluslararası arenalarda da Kıbrıslı Türkler ‘görünür’ olmalı ve seslerini duyurmalılar. Yani 26 Mayıs’taki seçim, ‘Böyle oturmamalı, bir şeyler yapmalı’ diyenlerin de seçimi olacak.

Avrupa Parlamentosu seçimleri, genelde AB halkının çok az ilgi gösterdiği seçimler olarak biliniyor. Halkın yarısının sandığa gitmediği bir seçim olarak görülüyor. Niyazi Kızılyürek’in aday olması, KKTC’ye de bir ‘siyasi hareketlilik’ getirdi. Eldeki verilere göre, 2014’teki AP seçimlerinde sadece 1869 Kıbrıslı Türk oy kullandı. Politis gazetesinin yayınladığı sayıya göre bu seçimde 8 bini aşkın Kıbrıslı Türk seçmenin oy kullanacağı tahmin ediliyor. Yani 80 bini aşkın oy kullanma hakkına sahip olan ve ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ kimliği taşıyan Kıbrıslı Türkün sadece yüzde 10’u…

Bakıp göreceğiz. Ama şurası önemli…
Kıbrıslı bir Türk’ün Avrupa milletvekili olması, ada siyasetini daha ‘Uluslararası’ hale getirecek ve Kıbrıslı Türkleri Avrupa’da ‘daha görünür’ kılacak.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Çankırı’dan Londra’ya Başbakanlık öyküsü

Boris Johnson’un, Çankırı’nın Kalfat köyünden Londra’ya uzanan macerası...

Bu dünyadan bir Şansölye Merkel geçti

Parti başkanlığını haysiyetiyle devretti; Başbakanlığı da öyle bırakacak

Siyaset Ya Resulallah…

İktidar tutkusu siyasetçilere her şeyi yaptırabilir