17 Temmuz 2021

Geçitkale'ye askeri üs

Böyle bir ziyaretin yaratacağı atmosferde de Erdoğan'ın 'ılımlı' mesajlar vermesini beklemek saflık olur

AKP lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 20 Temmuz'da KKTC'ye gidecek. Batı'dan gelen mesajlar, oradaki açıklamaların bölgede gerginliği artıracağı yönünde... Gerek ABD, gerekse AB'nin önemli isimleri şimdiden 'endişe' mesajları verdiler.

Erdoğan bölgeye gidiyorsa, Kıbrıs konusunda sorunu daha da derinleştirecek açıklamalar beklenebilir. Yani bu kaygılar yersiz değil. Özellikle Maraş konusunda bir ‘oldu-bitti’ açıklaması olabilir ve daha da önemlisi, Geçitkale’nin ‘hava üssü’ ilan edilebileceği konuşuluyor.

Geçitkale'nin önemi

Türkiye ve KKTC'nin Geçitkale havaalanını silahlı insansız hava araçlarını konuşlandırmak için kullandığı biliniyor. Ancak buranın kalıcı bir askeri üsse dönüştürülmesi ve yeni imkanlarla donatılması ihtimal dahilinde...

Geçitkale’ye 'Türk İHA Üssü neden kurulur? Uzmanlara göre üç nedeni var. Kıbrıs adasında her türlü uluslararası anlaşmalar ve garantörlük anlaşmalarına aykırı olarak yapılabilecek faaliyetlerin İHA’ların görev ve görüş kabiliyetleri çerçevesinde izlenebilmesi, adada bulunan barış gücüne stratejik destek verilmesi ve olası Rum-Yunan askeri faaliyetlerine karşı 'caydırıcı' etkisi olması...

Bilindiği gibi Kıbrıs'ta İngiliz üsleri de var. İngilizlerin, Agratur ve Dikelya denen ve adanın yüzde 3’üne tekabül eden iki üssü tam kapasite ile çalışıyor. ABD’nin Türkiye’ye vermediği İngiliz F-35 savaş uçakları orada... Haritaya bakıldığında böyle bir üssün nimetleri saymakla bitmez. Adanın güneydoğusunda Süveyş Kanalı, doğusunda Suriye-Lazkiye ve Doğu Akdeniz’deki deniz hareketliliği malum. Orta Doğu’ya NATO bağlamında müdahale imkânı düşünüldüğünde, İngilizlerin Agratur ve Dikalye üslerinin önemi büyük.

Bu arada Fransa da Larnaka yakınlarında üs kuruyor. Rusların talebi, ABD’nin Rumlar ile yakın askeri iş birliğini de gözardı etmemek gerekiyor ve bu nedenle böyle bir üssün kurulması stratejik bir tavır olabilir.

İki devletli çözüm

Erdoğan'ın adada yapacağı konuşmalarda özellikle Kıbrıs sorunun sadece iki devletli bir formatla çözülebileceğini vurgulaması da bekleniyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula Van Der Leyen, böyle bir çözüm ihtimalini reddettiklerini açıkça söyledi. Şimdiden bu söylemin önüne geçmek için bir açıklama yaptı. KKTC meclisinde konuşması beklenen Erdoğan’ın hem ‘tanınma’ hem de iki toplum arasındaki 'uyum' konusunda da şahin mesajlar verebileceği söyleniyor.

Erdoğan bu ziyareti 'büyük bir kadroyla' yapacak. Geçen KKTC ziyaretini 8 uçakla yapmış ve bu ziyaret hali ve savurganlık ciddi eleştiri konusu olmuştu. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "20 Temmuz törenlerine çok güçlü bir kadroyla katılacağız" dedi. Bu da adeta bir ''çıkarma' niteliğinde yapılacak bu ziyaretin uçak sayısının bir önceki ziyaretten çok daha fazla olacağını gösteriyor. Yani 'itibardan tasarruf olmaz' anlayışı hakim.

Böyle bir ziyaretin yaratacağı atmosferde de Erdoğan'ın 'ılımlı' mesajlar vermesini beklemek saflık olur. Beklenen o ki Erdoğan, 'Gerilimi artıracak' mesajlarla, yine her zaman olduğu gibi dış politika'yı 'İç Politika' malzemesi haline getirecek.

Ziyaretin bir de 'magazinsel' bölümü var. Ercan Havalimanı'nda müzikle karşılanacak, futbol maçına çıkacak ve bayram sohbetleri yapılacak.

Ama akıllarda kalacak olan, 'gerilim' yaratacak söylemleri olacak.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Taliban'a bağımlı görev 

Türk askerini "yabancı asker" olarak gören Taliban nasıl ikna edilecek? Ankara'nın bu görevi üstlenmesi, ABD ile "giderek büyüyen" ikili sorunlara bir çözüm olacak mı, yoksa sadece sorunlar yumağı bir süre buzdolabına mı koyulacak? 

"Sende kalsınlar, parası benden"

Türkiye-AB ilişkilerinde sadece 'Göçmenler' konusu sağlıklı bir şekilde yürüyor. Gümrük Birliği'nin yenilenmesi, vize serbestisi ve üyeliğin hızlandırılması gibi konular rafa kalkmış gibi görünüyor

Dış politikasız ülke...

Şurası bir gerçek ki 'Tek Adam' rejiminin dış politikası değil, sadece iktidarda kalmayı hedefleyen iç politikası var