08 Nisan 2022

Aşırı sağa kayan Fransa'da Macron'un ehven-i şer durumu

Güvenlik konusunda sağcıların beklentilerine göre tavır alan Macron, özgürlükler konusunda, Le Pen veya Zemmour gibi siyasetçilerin faşizan söylemleri nedeniyle ehven-i şer, yani 'kötünün iyisi' durumunda…

Fransa'da bu pazar yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi, büyük bir ihtimalle ikinci tura kalacak ve Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı 24 Nisan'da belli olacak. İkinci turun, Emmanuele Macron ve Marine Le Pen arasında gerçekleşmesi ve az bir oy farkıyla bile olsa Macron'un bir kez daha seçilmesi bekleniyor. 

Fransa solunun dağınık yapısı, Sosyalist Parti'nin neredeyse yok oluşu ile yıllarca Fransa'da iktidar olan merkez sağın 'aşırı sağa' teslim olması, seçimlere damgasını vuracak. Adaylara bir göz atalım. 

Fransa'da geleneksel olarak yakın zamana kadar iki büyük siyasi hareket bulunmaktaydı: merkez sağ (RPR, UMP ve şimdi de Cumhuriyetçiler-Les Républicains/LR) ve merkez sol (Sosyalist Parti-Parti Socialiste/PS). 

Ancak Emmanuel Macron, 2017 yılında beklenmedik bir şekilde yeni Fransa Cumhurbaşkanı seçilince, La République en Marche (LREM) adlı yeni bir parti oluşturdu ve merkez sağ ve merkez soldan aldığı oylarla merkezde yeni bir denge unsuru oldu. Ayrıca Fransa'da son yıllarda aşırı sağda Ulusal Cephe (Front National/FN) ve aşırı solda Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise/FI) adlı kitlesel partilerden söz etmemiz gerekir. 

Merkez sağ Cumhuriyetçilerin adayı 1967 doğumlu kadın siyasetçi Valérie Pécresse… Jacques Chirac döneminde Cumhurbaşkanı danışmanlığı yapan Pécresse, François Fillon'un Başbakanlığı döneminde de bakanlık ve hükümet sözcülüğü görevini yürüttü. Pécresse, Merkez Sağ partinin ilk kadın Cumhurbaşkanı adayı. 

Sosyalist Parti (PS) de bu seçimde bir kadın Cumhurbaşkanı adayı ile yarışa girdi. 1959 doğumlu ve İspanyol asıllı Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo… Mitterand, Hollande gibi isimlerin Cumhurbaşkanı olduğu, Fransa'nın köklü partisi PS, neredeyse siyaset sahnesinden silindi. 

Son dönemde Ulusal Cephe adlı partisinin adını Rassemblement National (RN) yani Ulusal Birlik olarak değiştiren Marine Le Pen de seçimdeki en iddialı adaylardan birisi olarak özellikle sağ ve aşırı sağ seçmende karşılık buluyor. Bence ikinci turun iki adayından biri… Üçüncü defa Cumhurbaşkanı adayı olan Le Pen, 2012'de ilk turda yüzde 17,9 oyla üçüncü oldu. 2017'de ise ikinci turda Macron karşısında yüzde 33,90 oy almayı başardı. Le Pen'in bu defa Fransa Cumhurbaşkanı olma ihtimali az da olsa var. Bütün bunlar, Fransızların ikinci turda sandığa göstereceği ilgiye bağlı… 

2020 belediye seçimlerinde sürpriz bir başarı gösteren Fransa Yeşiller Partisi (EELV-Europe Écologie Les Verts) ise, bu seçimde Cumhurbaşkanı adayı olarak 1967 doğumlu ve 2009'dan beri Fransa adına Avrupa Parlamentosu milletvekili olan Yannick Jadot'u gösterdi. 

2000-2002 döneminde Sosyalist Parti'den Bakanlık yapan 1951 doğumlu deneyimli siyasetçi Jean-Luc Mélenchon da, bu seçimde aşırı sol 'Boyun Eğmeyen Fransa' (FI) partisinin lideri ve Cumhurbaşkanı adayı olarak boy gösteriyor. 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turunda yüzde 11,1 oyla dördüncü olan Mélenchon, 2017 seçimlerinde ise yüzde 19,6 oyla yine dördüncü oldu. 

2012-2016 döneminde Fransa Adalet Bakanı olarak görev yapan ve eşcinsellere evlenme hakkı getiren "Mariage pour tous" (Herkes için evlilik) yasası sayesinde özellikle LGBT camiasında çok popüler bir isim haline gelen 1952 Fransız Guyanası doğumlu Christiane Taubira da 2022 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday.

Bir başka aday ise, 1958 doğumlu Fransız gazeteci ve siyasetçi Eric Zemmour. Le Pen'in bile sağında siyaset yapıyor. İslamcı gruplara ve göçmenlere karşı sert söylemiyle siyasetini yürütüyor. Sert fikirleri ve kutuplaştırıcı üslubu nedeniyle Zemmour'un ikinci tura kalması büyük sürpriz olur. 

Gelelim Emmanuel Macron'a… Seçimin büyük favorisi. 24 yaşında Sosyalist Parti'ye katılan Macron, François Hollande'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Manuel Valls hükümetinde Ekonomi, Sanayi ve Dijital Ekonomi Bakanı oldu. 2017 seçimlerine 'En Marche' adlı kendisinin kurduğu siyasi hareketin lideri olarak ve bağımsız giren Macron, seçimi beklenmedik bir şekilde kazanınca liberal-merkez çizgideki LREM (Cumhuriyet Yürüyüşü) partisini kurdu. 

Emmanuel Macron, Sosyalist Parti'de başladığı siyaset yürüyüşünü, merkez sağ, liberal ve sosyalist oyların da olduğu bir parti bünyesinde yürütüyor. Bu nedenle hem sağdan hem de soldan oyları var. Güvenlik konusunda sağcıların beklentilerine göre tavır alan Macron, özgürlükler konusunda, Le Pen veya Zemmour gibi siyasetçilerin faşizan söylemleri nedeniyle ehven-i şer, yani 'kötünün iyisi' durumunda…

Fransa'da sağ, aşırı sağda buluşuyor. Zemmour'un ırkçı, hatta faşist politikaları nedeniyle Marine Le Pen bile 'sağın meşru ismi' sayılır hale geldi. Özgürlükçü Fransa ise, Macron'a 'can simidi' ile bağlanacak durumda…

Yazarın Diğer Yazıları

Davutoğlu neler olduğunu açıklamalı…

Şimdi Davutoğlu o dönemde CHP'nin ve Kılıçdaroğlu'nun her türlü özverisine rağmen bir 'koalisyon hükümeti' kurmadığına acaba pişman mı? Erdoğan'dan bağımsız hareket edebilseydi, her şeyin çok daha farklı olabileceğini düşünüyor mu acaba? 

Zeynel Bey'in Hastanesi

Kabul edelim artık… 2011’den beri ülkemize gelenlerin büyük bir kısmı ülkelerine dönmeyecekler

Beren Saat'in düşündürdükleri…

Beren Saat bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak yaşanılan sorunları dile getirdi. Kıyamet mi koptu?