24 Eylül 2019

AB’nin ‘Yeşil Pasaport’ sıkıntısı

Türkiye’de son yıllarda yeşil ve diplomatik pasaport hakkı tanınan kişilerin kapsamının çok genişletilmiş olması nedeniyle dikkatler sınırlardan giriş yapan Yeşil Pasaportlu Türk vatandaşlarına çevrildi

Bu aralar Türkiye’de hak eden ya da etmeyen çeşitli meslek gruplarına ‘Yeşil Pasaport’ verilmesiyle ilgili gelişmeler, Avrupa Birliği ülkelerinde çok yakından izleniyor. Yeşil pasaportlulara yönelik kontrollerin sıklaşması, Schengen vize başvurusu yapanlar arasında da reddedilenlerin iki kat artış göstermesi bunu gösteriyor.

AB’nin hamisi Almanya’daki gelişmeleri yakından inceleyelim. Türkiye’den resmi görevli olarak değil, şahsi amaçlı olarak seyahat eden yeşil pasaport sahiplerine yönelik kontroller sıklaştı. Bu durum her ne kadar ‘resmi’ olarak bir duyuru haline dönüşmese de, özellikle Almanya havalimanlarında bazı yeşil pasaport sahipleri uzun süre beklemek zorunda kaldı. Hatta son dönemde bazı vatandaşların ilk uçakla geri gönderildiği bilgisi yer aldı. Yeşil pasaportlu olmasına rağmen kişilerin geri gönderilmesi ciddi bir olay.

Geçtiğimiz günlerde DW’den Değer Akal’ın bir haberi gözlerden kaçmış olabilir. Halbuki bu haber, vizeler konusunda hâlâ bir sonuç elde edemeyen Türkiye’nin ‘Yeşil Pasaport’ uygulamasıyla bir anlamda ‘vizeleri by pass’ etmesi AB tarafından ciddi olarak önleme yol açtı. Aslında sorun şu: Resmi görevli olmanız vasıtasıyla ‘Yeşil Pasaport’ taşıyorsunuz ama, bu ülkelere resmi bir görevle değil sadece turistik amaçla gidiyorsunuz. İşte bu iki durumun birbirinden ayrılması gerekiyor.

Durum ciddi

Almanya’da bir Düsseldorf Başkonsolosluğu’nun yaptığı duyuru durumun ciddiyetini gösteriyor. Bu duyuruyla ilgili DW haberi, “Hususi Pasaport” olarak adlandırılan ve vizeden muaf olan yeşil pasaport sahibi vatandaşların, Almanya’ya şahsi amaçlı yapacakları seyahatlerde bazı koşulları karşılaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Duyuru diyor ki:  “Alman sınır polisi pasaport kontrolü sırasında, sağlık sigortası, dönüş bileti ve kalınacak süre için günlük 45 Euro nakit para veya geçerli bir kredi kartı ibraz edilmesini talep etmektedir. Aksi halde vatandaşlarımız ülkeye kabul edilmeyerek ilk uçakla Türkiye’ye geri gönderilmektedir. Hususi pasaportu olan vatandaşlarımıza, bu hususlarda tedbirli olmalarını tavsiye ediyoruz.”

Yani vizeden muaf bir pasaport taşımanıza rağmen, sağlık sigortası, dönüş bileti ve kalınacak süre için 45 Euro nakit para veya geçerli bir kredi kartı ibraz edilmesinin isteniyor. Bu yeni bir durum ve bu durum Türkiye’deki ‘Yeşil Pasaport’ furyasından sonra oluştu.

Alman medyası DW bu durumu İçişleri Bakanlığı Sözcüsü’ne sormuş.  Sözcü de, bir kişinin Türkiye’de yeşil, gri ya da diplomatik pasaport gibi, resmi görevlilere ve kamu görevi ifa edenlere verilen bir pasaporta sahip olmasının, her koşulda otomatikman Schengen bölgesine ve bu kapsamdaki Almanya’ya giriş yapmasına ve ülkede ikamet edebilmesine hak sağlamadığının altını çizmiş. Alman İkamet Genelgesi’nin 19'uncu maddesini dikkate getirmiş ve “Bu tür pasaportlara sahip kişilerin ilkesel olarak Almanya’ya giriş ve kısa süreli kalışlarında vize muafiyetinden yararlandıklarını, ancak ülkeye girişlerde Schengen Anlaşması’nın 4'üncü maddesi hükümlerinin dikkate alındığını, buradaki koşulların karşılanması gerektiğini vurgulamış.

Schengen Anlaşması’nın 4’üncü maddesi…

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, bu hüküm uyarınca, vize muafiyetinden yararlanarak Almanya’ya seyahat edecek olan kişilerin seyahat amaçlarını, ülkede hangi şartlarda kalacaklarını belgelemek ve gün başına 45 Euro olmak üzere kalış süreleri boyunca günlük harcamaları ve dönüş biletleri için gerekli mali koşullara sahip oldukları yönünde “maddi teminat” göstermek durumunda olduklarını kaydetmiş.

Sözcü, Türkiye’den “resmi görev icabı” yapılan seyahatlerde ise kolaylık sağlandığını, maddi teminat koşulunun burada aranmadığını vurgulamış.  Yani resmi görevle seyahat ve turistik amaçlı seyahatin birbirinden ayrılması, Yeşil Pasaportun ‘amacına uygun’ olarak kullanılması durumuna dikkat çekmiş.

Almanya rahatsız

Türkiye’de son yıllarda yeşil ve diplomatik pasaport hakkı tanınan kişilerin kapsamının çok genişletilmiş olması nedeniyle dikkatler sınırlardan giriş yapan Yeşil Pasaportlu Türk vatandaşlarına çevrildi. Edinilen bilgilere göre, birçok yeşil pasaport sahiplerinin bu pasaportları amacı dışında kullandıkları,   kontroller sırasında bazı TIR şoförlerinin yeşil pasaport ile seyahat edip, çalıştıkları tespit edildi.  Alman İçişleri Bakanlığı’nın açıklaması ile Düsseldorf Başkonsolosluğu’nun duyurusunun amacı bu ‘uygunsuz’ duruma dikkat çekmek. Çünkü bazı yeşil pasaportlular Türkiye’ye geri gönderildiler.

Bu arada Schengen vizesi başvurusu reddedilen Türk vatandaşlarının da sayısı ciddi oranda arttı. 2014 yılında vize başvurularının yüzde 4,4’ü reddedilirken, bu oran 2018 yılında neredeyse iki katına çıkarak yüzde 8,5’e ulaştı. 

Vize muafiyeti için demokrasi şartı

Türkiye ile AB arasındaki ‘Vize Muafiyeti’ görüşmeleri ise tıkanmış durumda. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için gerekli kriterlerin tamamlanması için bir genelge yayımladı. Ancak en büyük sorun, kriterlerden biri olan yasadaki ‘Terörle mücadele tanımının’ AB standartlarına uyarlanması. Türkiye bu konuda hâlâ ‘ayak direniyor.  ‘Yargı reformu’ kapsamında yapılacak olan değişiklikle, düşünce ve ifade özgürlüğünün kapsamının genişletilmesi ve terörle ilişkilendirilen suçlamaların bu kapsamdan çıkarılması belki ‘vize muafiyeti’ konusunu da yeniden gündeme getirebilir.

Böylelikle ‘Yeşil Pasaport’ ile vizeler konusunda engeli aşma cinliği yapmaya gerek kalmaz.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Vizeler, sığınmacılar ve demokrasi

Kilit konu, 'Terörle Mücadele' konusu ve bu konuda Türkiye'nin fikir beyanını, düşüncelerin dile getirilmesini terör suçu kapsamında saymayacağına yönelik yasa değişikliği…

Demirtaş ve özgürlük meselesi

Bütün sonuçlara göre önümüzdeki kısa dönem içerisinde Demirtaş'ın serbest kalması sürpriz olmayacak

Ölü bir kent konuşuluyor: Maraş…

Üstü kapalı olarak söylenen ve tam olarak ne olduğu anlaşılamayan ‘Maraş, kademeli olarak, yani adım adım yerleşime açılacak’ sözünden ne anlıyoruz?