21 Kasım 2020

Jersey Adası, BOTAŞ derken, o da gitti

"Şahsım" istediği zaman, istediği fiyattan doğalgaz satın alabilecek, kimden ve hangi koşullarda satın aldığını kimse soramayacak, hiçbir denetime tabi olmayacak

Siyaset popüler, o nedenle dikkatler siyasette...

Covid - 19 olağanüstü tehlikeli bir salgın. Milyonlar hastalanıyor, on binler ölüyor. O nedenle dikkatler bu virüste...

Ekonomi uçurumun kenarında. Feci işsizlik, olağanüstü geçim derdi, her türlü hesabı aşan ve şaşan döviz darboğazı, gizlenen enflasyon... O nedenle dikkatle ekonomide...

Dikkatler ister istemez bu alanlara çevrilmişken...

Örneğin, Artvin Şavşat ve Ardanuç ilçeleri... Gözünüzü kapayın, oralara gidin, sanırsınız ki, İsviçre ya da Kanada... Yemyeşil ormanlık, muhteşem bitki örtüsü, derin vadiler, şırıl şırıl akarsular...

Orada HES (hidroelektrik santral) yapılmak isteniyor.

Bir, üç, beş değil, tam 28 köyün su hakkını çok yakından ilgilendiriyor. O doğa örtüsüne ve 28 köyün su kaynağına rağmen, ÇED raporu nasıl olduysa, olumlu!..

İptal davası açılıyor, davayı köylüler kazanıyor. Harika!..

Yok değil!..

HES’i yapan şirket bu kez projenin kurulum gücünü on megavatın altına düşürüyor, "ÇED raporu gerekli değildir" kararı alıyor. (CHP Artvin milletvekili Uğur Bayraktutan, TBMM 19 Kasım 2020 tarihli tutanak, s.8).

Şimdi o şirket İsviçre, Kanada benzeri eşsiz vadiye yine iş makinalarıyla girmeye hazırlanıyor.

"Eyyy Saray!.. Her şey senden soruluyor ya... Eyyy Enerji Bakanı!.. Bu doğa katliamını, 28 köyün su hakkının elinden alınmakta olduğunu herhalde biliyor olmalısın!.." 

TMO ve buğday

Kısaca TMO, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ürünlerini satın alan bir Cumhuriyet kurumu. Köklü bir kurum. Adım adım özelleştiriliyor, hatta bazı yerlerde, yanılmıyorsam, Yozgat’a bağlı bazı ilçelerin şubelerindeki eşyalar satışa bile çıkıyor.

İktidar bu yıl buğdaya 1.800 lira fiyat biçiyor, TMO satın almıyor.

Neden almıyor, o ayrı, TMO almayınca, çiftçiler tüccarlara gidiyor. Fiyat 1.800 lira ama, tüccarlar 1.600 - 1.650 liradan satın alıyor.

Çiftçileri ezen bu uygulama karşında AKP - MHP ortaklığı sessiz kalıyor. Sessiz kalır ve köylünün hakkı yenirken, aynı AKP - MHP ortaklığı ne yapıyor?..

"2.250 ile 2.500 lira arasında buğday ithal ediyor. Kendi çiftçisinden esirgediği parayı, yabancı çiftçiye fazlasıyla ödüyor. Türk çiftçisini aç bırakarak, yabancı çiftçileri besliyor". (İYİ Parti Kocaeli milletvekili Lütfi Türkkan, TBMM tutanak aynı yerde, s.17).

"Eyyy Saray, her şey senden soruluyor ya!.. Eyyy tarihin en beceriksiz Tarım Bakanı, hakka ve adalete sığmayan bu durumu herhalde biliyor olmalısın!.."

Elektrik ve doğalgaz kesintileri

Bu yıl 2019 yılına göre, elektrik fiyatı yüzde 32.3, doğalgaz fiyatı yüzde 34.7 artıyor.

İşsizlik ve geçim derdi depremiyle kıvranan nüfusun ezici çoğunluğu artan faturaları ödeyemiyor. O zaman ne oluyor?..

Her ay ortalama 185 bin konutun elektriği, 80 bin konutun doğalgazı kesiliyor.

Toplam bir milyon 655 bin kişinin elektriği ve doğalgazı yok. AKP - MHP ortaklığı bunu seyretmekle yetiniyor!..

Devamı var.

Halkın elektriğini kesen dağıtım şirketleri, Sayıştay raporuna göre, devlete borçlu. Borçlarını ödemedikleri için 3 milyar 700 milyon lira ceza yazılıyor. Ve fakat o ceza, yine Sayıştay’a göre, zaman aşımına uğramak üzere!..

"Eyyy Saray, her şey senden soruluyor ya!.. Eyyy Enerji Bakanı, elektrikten ve doğalgazdan yoksun yurttaşların durumunu herhalde biliyor olmalısın!.."

 Türkiye’nin herhangi bir yerinde, her gün yaşanan, insanları çıldırtan haksızlıklardan sadece üç örnek.

Ve fakat şimdi yeni bir macera...

"Şahsım" sayesinde kârdan zarara

Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi, kısaca BOTAŞ 1974 yılında kurulan bir KİT. Doğalgaz ithalatı, ihracatı, depolama, ticaret, petrol iletimi faaliyetlerini yürütüyor. Şimdi bakın, BOTAŞ:

2016 yılında 6 milyar 935 milyon lira kar ediyor.

2017 yılında Varlık Fonu’na devrediliyor.

Fonun başkanı "şahsım!.."

Fona devredildiği 2017 yılında karı 2 milyar 676 milyon liraya düşüyor.

2018’de ise, 2 milyar 481 milyar lira zarar ediyor.

2019 yılında zararı 5 milyar 613 milyon liraya yükseliyor.

Pek çok alanda olduğu gibi, "Şahsımın" Varlık Fonu’nu da, nasıl yönetmekte olduğunun göstergesi!..

Ağustos 2015 adaya yolculuk

Jersey Adası...

Fransa ile İngiltere arasındaki Manş denizindeki adalardan biri. Önemli bir özelliği var. Tıpkı, Cayman ya da Man Adaları gibi, "dünyadaki vergi cennetlerinden biri".

AKP hükümeti 2015 yılı Ağustos ayında "bu cennette" Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin (EÜAŞ) bir şirket kurmasına karar veriyor. Yurt dışında elektrik üretimi, ticareti, elektrik santralı kurulması, işletilmesi ve bağlantılı ticari faaliyetleri yürütmek üzere.

Bugünlerde Enerji Piyasası ile ilgili bir yasa görüşülüyor TBMM’de. Bu arada Enerji Piyasası Yasası da, "yap - boz" listesinde yer alan yasalardan biri, "yedi yılda dokuz kez değişmiş!.."

Türkiye’nin nasıl yönetildiğine ilişkin bir örnek daha...

Konu bu yasa çerçevesinde BOTAŞ. Şimdi Jersey Adası'nda BOTAŞ’ın da bir şirket kurması söz konusu.

Doğalgaz: "Ticari sır"

Hazır BOTAŞ ve doğalgaz demişken...

2020 Ocak ayında bin metreküp doğalgazın uluslarası fiyatı 127 dolar. Temmuz’da bu fiyat 63 dolara iniyor. Dünyada doğalgaz fiyatları düşüyor.

Peki, Türkiye doğalgazı Rusya’dan kaça satın alıyor?.

Bu soruya ülkeyi yönetenler "ticari sır" karşılığını veriyor ve saklıyor. Ancak, "dünya fiyatları 63 dolara düşmüşken, Türkiye çok daha pahalıya satın alıyor".

Biz neden bu kadar yüksek fiyat ödüyoruz?..

"Ticari sır!.."

İhale yasası dışında

Dünya fiyatlarının üstünde bir fiyattan doğalgaz ithal ederken, vergi cenneti Jersey’de şirket kurmaya kalkarken...

Durun devamı var...

Halen Meclis’te görüşülmekte olan yasayla BOTAŞ Kamu İhale Yasası dışına çıkartılıyor.

Ne demek bu?..

"Şahsım" istediği zaman, istediği fiyattan doğalgaz satın alabilecek, kimden ve hangi koşullarda satın aldığını kimse soramayacak, hiçbir denetime tabi olmayacak.

Vah zavallı BOTAŞ!..

O da, gitti!..

Yazarın Diğer Yazıları

Üç liralık peynir, beş liralık kıyma, asgari ücretlinin arabası!..

Otoriter rejimlerin tipik refleksi, "gerçeği olduğundan farklı göstermek, tam ters propaganda yapmak!.." Halkı bunlara inandırmaya çalışmak!..

AKP dağıldı!.. Hem de fena halde dağıldı!..

AKP'liler otomatiğe bağlamış, ister grup toplantısında, ister il kongresinde, ister herhangi bir toplantıda Erdoğan ne söylerse söylesin, doğru eğri, ne söylediğini anlamadan, alkışlar, alkışlar!..

Prof. Özbudun'un kitabını mutlaka okuyun: Otoriter rejim, valiler ve devamı

Her fırsatta "tek parti yönetimini" eleştiren, bugünkü ve geçmişteki CHP'yi her fırsatta yerden yere vuran Tayyip Erdoğan şimdi valileri "şahsıma" bağlıyor!..