27 Kasım 2023

Bütçeye bak, demokrasinin askıya alındığını gör!..

Her yasayı olduğu gibi, Bütçe Yasası’nı da Meclis yapıyor. Ancak, Meclis kendi yaptığı yasayı denetleyemiyor

3 Kasım 2023’te, bu ayın başında, Anayasa Mahkemesi’nin bütçeyle ilgili bir kararı Resmi Gazete’de yayınlanıyor.

Anayasa Mahkemesi...

İktidarın Meclis’in belirlediği ödenekten daha fazla para harcamasını ve o harcamadan dolayı kimseye hesap vermeyişini Anayasa’ya aykırı buluyor ve uygulamayı iptal ediyor.

Resmi Gazete’de yayınlanan iptal kararına rağmen...

Anayasa’ya aykırılık kararı ortada iken, 2024 yılı bütçesinde benzer uygulamanın izleri var.

Bütçe hakkı yok edildi

Meclis’te Plan ve Bütçe Komisyonu 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı bütçesini tartışırken, CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli bu hukuksuzluğa dikkat çekiyor.

Tek adam rejiminin en çarpıcı göstergelerinden biri. Günlük hayatta popüler olmayan ancak, bugünkü rejimi anlamak açısından vurgulanması gereken bir durum.

Tarihte demokrasi mücadelesinin bir parçası siyasi ise, diğer parçası halkın ekonomik ve mali haklarlarıyla bağlantılı.

Nedir o mali hak?

“Bütçe hakkı.

Halkın verdiği vergilerin nereye harcandığını bilme hakkı.”

Halk bu hakkın kullanımını kendi seçtiği vekillerine, Türkiye Büyük Millet Meclis’ine veriyor. Vergilerin nereye harcandığını denetleme yetkisi milletvekillerine ait.

Milletvekilleri bugün bu yetkiyi kullanabiliyor mu?..

Hayır...

Çünkü, denetleyemiyorlar!..

Halk vergi veriyor, verdiği verginin nereye gittiğini bilmiyor!..

Demokrasinin en temel haklarından bir olan bütçe hakkı askıya alınıyor.

Bu hak TBMM’nin elinden alınmış bulunuyor.

Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’ya aykırı bularak, iptal ettiği konu işte bu.

Her yasayı olduğu gibi, Bütçe Yasası’nı da Meclis yapıyor. Ancak, Meclis kendi yaptığı yasayı denetleyemiyor!..

Ne demokrasi ama!..

2022’den 2024’e

Tek adam rejiminin bütçe hakkını yok sayması nasıl ortaya çıkıyor?..

Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararla bağlantılı olay şu.

2018 yılında AKP yönetiminin bütçede verilmiş olan ödeneklerin üstünde ödenek harcadığı ortaya çıkıyor.

Ve bu fazla harcamadan önce kimsenin haberi yok.

2020 yılında 2018’in kesin hesapları gelince, gerçek ortaya çıkıyor, CHP Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor.

Anayasa Mahkemesi’nin bu ayın başında, 3 Kasım’da Resmi Gazete’de yayınlanan iptal kararı işte bu başvuruya dayanıyor.

2018.. 2020... O geride kalıyor ama, demokrasiye aykırılık devam ediyor.

Üç gün önce Bütçe Komisyonunda 2024 bütçe tasarısı görüşülürken, 2022 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Yasası ele alınıyor.

Aaaaa bakılıyor ki...

2022 yılında da ödenek üstü harcamalar devam ediyor.

2022 yılında 4 milyar 141 milyon 536 bin 298 liralık ödenek üstü, denetim dışı harcama var.

Meclis bütçe yasası yapıyor ama iktidar yasada belirlenen harcamalara kulak asmıyor, Meclis’e sormadan istediği gibi harcama yapıyor ve Meclis bunu denetleyemiyor.

Yüzde 25 açık

Bunun ötesinde...

11 trilyon 89 milyar liralık bütçenin 2 trilyon 651 milyar lira açığı var. Bütçenin yaklaşık yüzde 25’i açık.

Bütçeye bakın siz!.. Örneğini pek göremezsiniz!..

Cumhurbaşkanlığının üç kat borçlanma yetkisi var, tek adam rejimi böyle bir rejim.

Ayrıca, bu bütçe yetmeyecek, yerel seçimlere gidiyoruz, onu da dikkate alınca, muhtemelen temmuz ayında AKP ek bütçe getirmek zorunda kalacak. Vergileri, harçları ne kadar arttırırsa artırsın, bu açık kapanmaz.

"Nass" falan derken

Bütçeyi pek çok yönüyle ele almak mümkün. Bir de faize ayrılan para var.

“Faiz Nass” ya...

İslam’a aykırı ya...

Hatta, o nedenle faizi artırmayan Merkez Bankası Başkanları görevden alınıyor, ülkenin ekonomik felakete sürüklenmesine yol açan faiz düşürmeler birbirini izliyor ya...

2024 bütçesinde, yani gelecek yıl...

1 trilyon 300 milyar liralık faiz ödemesi var.

Faiz ödemeleri bütçenin sekiz buçukta biri kadar.

Bütçeden harcanan her 100 liranın yaklaşık 8.5 lirası faiz ödemelerine gidiyor.

Anayasa Mahkemesi-Yargıtay kapışması, mahkeme kararlarının uygulanmaması, her konuda adeletin yerine gelmemesi...

Bunlar demokrasinin askıya alınmasında günlük yansımalar.

Çok temelde ve özde:

Bütçe uygulamalarına bak, demokrasinin olmadığını gör!..

Bütçe hakkını gasp ederek, siyasal özgürleşme yolu bir de böyle kapanıyor.

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi'ni, 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet'te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989'da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet'te önce Yayın Koordinatörü, 1999'da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003'te Hürriyet Gazetesi'nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24'te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'in çeşitli ödülleri yanında, 2014'te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV'nin 'Kırılmayan Kalemler' ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca'dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.

Yazarın Diğer Yazıları

AKP usulü: Kürtlere şirinlik muskasının Kürtçesi

Meclis TV'deki canlı yayın Kürt seçmene şirin görünmeye çalışmanın Kürtçesi!..

Ağır hukuksuzluk ortamında AKP'den tehdit, CHP'de birileri

1950'den bu yana bütün seçimlerde, sağcısı, solcusu bütün partilerin halka verdikleri ilk söz: "Size hizmet getireceğiz, daha çok hizmet vereceğiz. AKP ile birlikte bu seçimde yetmiş yıllık kural tersine dönüyor, dünya siyasetine taş çıkartıyor: "Hizmet şarta bağlı, oy verirseniz hizmet var, vermezseniz yok!.."

Altın vahşeti: Bir tek "köle ticareti" eksik

Muhalefet önerge verecek, AKP bunu kabul edecek!.. Hem de, böyle bir felaketin araştırılması için!.. Görülmüş, duyulmuş değil