25 Mart 2020

Böyle "eğitim"e böyle medya ve de Almanya

"İdam ve kılıçla öldürme sahnelerini çocuklara gösterirken, burada 'ders' ne? Bu sahneleri izleyen çocuk hangi 'dersi'  öğrenmiş, hangi 'dersi' almış oluyor? Neyi öğreniyor?"

Yandaşlığın sınırı yok. Yandaşlık "virüs" gibi, her an, her konuda, her fırsatta karşımızda. Ayrıca, ısmarlamaya gerek yok, artık "alışkanlık", tam otomatik çamaşır makinesi gibi. Otomatik olarak, yıkıyor, yağlıyor, tek kusuru "kirleri temizleyemiyor".

Son örnek, "uzaktan eğitimin" ilk gününde yaşanan o rezil skandal!

Demokrat Parti’nin Başbakanı Adnan Menderes’in idam sahnesi... İdam bütün ayrıntılarıyla ekranda...

Başka örnek de var.

Selahattin Eyyübi’yi sırtından kılıçla öldürmeye kalkan birinin, Eyyübi tarafından bıçakla öldürülmesi... Üstelik, Mısır ve Suriye Sultanı, Eyyübi Hanedanı'nın kurucusu, Haçlılar'a karşı savaşıyla ün kazanmış Selahattin Eyyübi’yi ne zaman öldürmeye kalkıyor birisi? "Namaz kılarken..." Senaryo ve mizansen yerinde!

"Ders" nerede?

İdam sahneleri... Kılıçla öldürme sahneleri... On - on dört yaşlarındaki çocuklara "ders" niyetine! Şimdi soru şu:

"İdam ve kılıçla öldürme sahnelerini çocuklara gösterirken, burada 'ders' ne? Bu sahneleri izleyen çocuk hangi 'dersi'  öğrenmiş, hangi 'dersi' almış oluyor? Neyi öğreniyor?"

İdam nasıl uygulanıyor, kılıçla insanlar nasıl öldürülüyor "dersi" mi?

Aklın, izanın, mantığın, pedagojinin, en genel anlamıyla "eğitimin" iflas ettiği yer!

Ya, o sahneler o çocukların rüyalarına girerse, be izandan yoksun olanlar!

Milli Eğitim Bakanı "soruşturma" açtırmış! Lütfetmiş!.. O "soruşturma" sonunda o rezilliğe imza atanlar hangi cezayı alacak? En azından görevlerinden uzaklaştırılacak mı? Yoksa, çoğunlukla olduğu gibi, "soruşturma açıldı", gerisi lafı güzaf, unutulur gider uyutması mı?

"Eğitim" adı altında, çocuklar zehirleniyor. Ders aralarındaki "ara nağme" ise, ilahiler!..

Akıldan, bilimden, rasyonel ve analitik düşünmekten zaten hızla uzaklaşmış Türkiye, çağdışı bu uygulamayı şimdi çocuklarına aktarıyor.

Yandaşların alkışı

Tam otomatik çamaşır makinesine gelince...

Uzaktan eğitim başlıyor, "büyüklüğü" çoktan geride kalmış yandaş bir gazetede bu haber şöyle yer alıyor:

"Öğrencilerden tam not aldı!"

Çocuklar acaba idam sahnesini mi yoksa, kılıçla öldürme sahnesini mi beğeniyor ve onun üzerine tam not veriyor? O belli değil. Ama, bir öğrenci düşüncesini açıklıyor:

"Okuldan farksız."

Doğru! Dersten sonra zil çalıyor, çocuklar hep birlikte bahçeye çıkıyor, oyun oynuyor! Derste öğretmene istedikleri soruyu soruyor, öğretmen onlara anında anlatıyor! Hiç fark yok!

Böyle eğitime, böyle medya!

Bu örnekteki gibi, "sonradan görme yandaşlık" değil, yandaşlıkları yıllardır tescil edilmiş medyayı bir tarafa bırakıyorum. Onlar da, bunlar gibi artık tarihe karşı hesap verecek.

Almanların uygulaması

Koronavirüs'le mücadelede en başarılı ülkelerin başında Almanya geliyor. Almanlar nasıl başarıya ulaşıyor?

Dün Berlin’den bir sınıf arkadaşım arıyor. Söylediklerini aynen aktarıyorum:

"- Sokağa çıkmamak kuralını herkes mükemmel biçide yerine getiriyor.

- Yasak sadece yaşlılar için değil, gençler ve her yaştan insanlar için geçerli. Ama, şöyle...

- Sokağa her yaştan insan çıkabiliyor, şu şartla ki, en fazla iki kişiden çok insan bir araya gelmiyor. Asla bir topluluk oluşturmuyor.

- Yaşlılar dahil, herkes tek başına gıda alış verişine, doktora, eczaneye, bankaya gidebiliyor. Eğlence yerleri, lokantalar, kafeler yasak. Zaten kapalı.

- Gidildiğinde, diğer insanlarla arada en az bir buçuk metre mesafe var. Ve içerde başka kimse yok. İnsanlar içeriye tek tek giriyor.

- Gün içinde zaman zaman hava almak için dışarıya çıkmak, kimseyle temas etmeden yürümek gerekli. Kan dolaşımı için.

- Hijyen kurallarına herkes kesinlikle uyuyor.

- Temel konu, kurallara uymak, kimseyle temas etmemek, evleri bol bol havalandırmak, dışarıya çıkıldığında giyilen elbiseleri dolaba asmadan, hemen havalandırmak."

Sadece yaşlılara uygulanan sokağa çıkmanın sınırlandırılması dışında, benzer kurallar bizde de anlatılıyor. Anlatılıyor da, uyan kim?

Yazarın Diğer Yazıları

"Hizmette", pardon "cömertlikte" sınır olmayınca...

Başka ülkelere yardımda Türkiye dünyada ilk sırayı alıyor, "öylesine cömert bir ülke". Bugün o "cömertliğin" faturası ortada. Virüsle mücadele için "halktan para toplama kampanyası" açıyor, çünkü para yok!..

Sosyal devletten "sosyal halk"a!..

Yıllardır dilinden düşürmediği "ekonomimiz güçlü" sözü, yardım çağrısıyla iflasını ilan ediyor. Yardım çağrısı aynı zamanda "devlette para yok" anlamı taşıyor

Bekir Pakdemirli gördüğüm en kötü Tarım Bakanı

İthalat yapmayı herkes biliyor, mesele ithalat değil, bizim çiftçimizin üretmesi. Onun yoksulluğunun önlenmesi. Bizim topraklarımızın verimli işletilmesi