14 Nisan 2017

Anketler değil, halkta esen rüzgâr

HAYIR tahminlerine de, evet tahminlerine de bu koşullarda ne kadar güvenmek mümkün?




Her seçimde anketler...
 


1-Herhangi bir anket sonucu daha sonra gerçekleşen seçim sonuçlarına ne ölçüde yaklaşıyor?
 


2-Herhangi bir anket sonucu seçmeni ne ölçüde etkiliyor?



İlk sorunun yanıtı kolay, hangi anket firması, tahminini ne ölçüde tutturuyor ya da ne ölçüde yanılıyor, bunu bulmak kolay, arşiv ortada.



İkinci sorunun yanıtı ise, daha karmaşık.



Burada siyasal bilimciler ikiye ayrılıyor. Bir bölümü “anketler seçmeni kesin etkiliyor” derken, bir başka bölümü “anketler tercihleri değiştirmiyor” görüşünde. Bu sorunun doğru yanıtı için başlı başına bir araştırma yapmak gerek. Örneğin, bir doktora tezi.

 

 

2015 Kasım seçimleri

 

 


Bizde en son seçim 1 Kasım 2015 tarihinde yapılıyor.



2015 Ekim ayında, yani seçimde artık son viraja girildiği günlerde, çeşitli anket firmalarının açıkladıkları anket sonuçlarını alıyorum buraya. Dört parti üzerinden. AKP, CHP, MHP ve HDP’nin anketlerde tahmin edilen oy oranlarını.




Firma ismi vermeden ve fakat Ekim ayındaki son anket oranlarını, yüzde olarak aktarıyorum.




 



Firmalar                 AKP          CHP       MHP      HDP

 

A-                             43.7          27.1        14.0       13.0

B-                             41.7          27.9        14.2       13.8

C-                             47.2          25.8        13.5       12.2

D-                             43.0          26.1        14.1       12.2

E-                             43.3          25.9        14.8       13.4

F-                             39.1          28.1       14.3        14.2

G-                             40.4          28.2        14.3        14.7

H-                             44.3          25.5        13.6        12.9

K-                             43.0          28.6        13.1        11.9

L-                             41.5          28.0         14.7        12.7

M-                            40.8         27.6         12.8        11.8


A’dan M’ye kadar on bir firmanın Ekim ayındaki son yayınladıkları anketlerde dört partinin tahmin edilen oy oranları bu biçimde.

 

Seçim sonuçları

 

Ya, seçim sonuçları ne?


AKP yüzde 49.5, CHP yüzde 25.3, MHP yüzde 12.3, HDP yüzde 10.56 oranında oy alıyor.


Şimdi bu sonuçları anketlerle karşılaştıralım.


Sonuçları doğru tahmin eden hiç bir firma yok.


AKP’yi uzak yakın tahmin eden yok.


CHP’yi üç firma çok yakın tahmin ediyor.


MHP’yi tek bir firma tahmin ediyor.


HDP’yi yine hiç bir firma doğru tahmin edemiyor.

 

Yüzde 1, 2 oynamalar

 


Genel seçimde yüzde bir, iki oranındaki oynamalar makul görülebilir. Ama, örneğin AKP’nin bu kadar yüksek oy alacağını bilen çıkmıyor. AKP tahminleri iki buçuk puanla on puan arasında oynuyor. Tahminlerde fire en çok AKP oylarında.


Ya da HDP’nin bu kadar düşük oy alacağı yine tahminlerin dışında kalıyor.


CHP tahminleri en fazla üç puan, MHP tahminleri iki buçuk puan, HDP tahminleri bir ile üç puan arasında şaşıyor.


 

Ve şimdi

 

 

Şimdi bugün referandum için yapılan anketler arasında yedi firmanın tahminlerine bakarsak:

 

Yedi firmadan beşi evet, ikisi HAYIR çıkacağını söylüyor.


Evet oylarında yüzde 55’e kadar çıkan var.


HAYIR oylarında yüzde 53’ü tahmin eden var.


Genel seçimde bir, iki puanlık oynama belki çok büyük fark yaratmayabilir, ama referandumda yarım puanlık farkın bile sonucu olağanüstü değiştireceği ortada. O yarım puan rejim değişikliğini önleyebilecek güçte.


O nedenle o hassas terazi şu anda kimsede yok.


HAYIR tahminlerine de, evet tahminlerine de bu koşullarda ne kadar güvenmek mümkün? Kaldı ki, güvensek ya da güvenmesek, neyi değiştiriyor?


Birilerine moral pompalarken, birilerinin moralini bozmaya çalışıyor. Yani “seçmeni etkilemeye dönük” bir manevra olabilir.

 

Genel hava

 

2015 Kasım ayındaki genel seçim sonuçları ve anketler yukarıda, bu koşullarda “güven mekanizmasını” bir yana bırakarak, ülkede esen genel eğilime bakmak daha doğru. Buna göre:


1-”HAYIR” oyu kullanacak olanlar, rengini belli etmiyor.


2-Ekonomik açıdan bıçak artık kemiğe dayanmış bulunuyor. Bu da, “HAYIR” oylarını tetikleyecek hale geliyor.


3-Halkta, AKP’ye oy vermiş olanların bir bölümü dahil, artık bir yorgunluk, bıkkınlık ve güvensizlik kendini gösteriyor.


4-Medyanın çok büyük ölçüde tek yanlı çalıştığını halk çoktan fark etmiş bulunuyor.


5-Bunun sonucu olarak, TV’lerde kim olursa olsun, referandum konuşmalarına kulak asan artık pek yok.


Mitinglerin ve propaganda konuşmalarının halka yansımasının en çarpıcı örneği dün Kütahya’da yaşanıyor.


Binali Yıldırım kürsüden orada toplanan halka soruyor:


“Evet mi, Hayır mı, evet değil mi?”


Çok matrak, halkın yarısı evet” diye bağırırken, diğer yarısı “HAYIR” diye bağırıyor. Binali Yıldırım fena bozuluyor daha farklı sorular soruyor.


“Evet” mitingine giden insanların kafası böylesine karışık ise, orada bile topluca tek bir yanıt veremiyorsa, hangi anketler?


Ben anketlere değil, halktaki bu eğilime bakıyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Tasarrufla karışık: Basını susturmak, Bartın'dan Malatya'ya, arada Çıldır!..

Sen "tasarruf tedbirleri" diye yola çık, projelere devam et, özel jetlere devam et, medyayı susturmak için racon kes!..  

Mahsa'nın annesi: "Sessiz Izdırabımız..."

Geçen yıl Mahsa Amini ile İran'daki Kadın, Yaşam ve Özgürlük Hareketi'ne veriliyor. Mahse'nin ailesi ödül töreni için Strazburg'a davet ediliyor. İran Rejimi ailenin gitmesine izin vermiyor

15 Mayıs 2024: “Devlet içinde devlet kurmaya” ilk adım

Bir vakıf ki, Dışişleri Bakanlığı yerine geçiyor, ayrıca “devlet içinde devlet kurma” niteliğinde. AKP iktidarı FETÖ’nün faaliyetlerini “paralel yapı kuruluyor” diye çok eleştiriyor. Şimdi kendisi paralel yapı kurma hazırlığına girişiyor