15 Mayıs 2020

Gel Pazar gel, dayanışmayı yeniden hatırlıyoruz, "Yesterday"imizle on binleri hayran bıraktık, KGG Cumhuriyet'ten beri beni hep kıskanır

Devlet ricali virüsle, işsizlikle, hazineyle uğraşsın. Bizi ninelerimiz annelerimiz "komşu komşunun külüne muhtaçtır" ı öğreterek büyüttü

Saatimi 10'a kurmuştum ama pazar sabahı 08.15'te ayaktaydım. En pahalı şortumu ve Calvin Klein Design (kıskan İsmail Saymaz, senin düğün tasarımcın varsa benim de moda tasarımcım var) Andy Warhol t-shirt'ümü çekip, 11.00'de çöpümü döküp, Cihangir turuma başladım. Gurur ve keyifle söylüyorum, karşılaştığım on 65 plus'tan sekiziyle günaydınlaştık, beşiyle de "duyarsız" 21-64'leri kıkır kıkır çekiştirdik. Annelerine, dedelerine refakat eden "genç" ler ağızlarını açamadılar.

Bilim kurgudan fırlamış benBilim kurgudan fırlamış ben
Kadın vokalistlerimin yarısı gelmedi ama iki doçentler Saime Tuğrul ve Semra Somersan ve gazeteci Nilgün Uysal o kadar iyi sallandılar ki Alman ARD'den Oliver Mayer'in çekim yapmasına izin verdik.
 
Sayfadaki fotoğrafı ise 65 plus görüntülemek için Cihangir Parkı'na muhabir Arzu Kaya ile gelen Habertürk kameramanı Deniz Pirinçciler çekti.Yani forsumuz yerindeydi.
 
Somersan fotoğraf çekmesi için neden oğlum Hüseyin Özdemir'i çağırmadığımı sordu.  Cevabı acımasız bir fıkra gibi basitti: "Güneşte fazla durma, yüzü maskeli yabancılarla konuşma, sakın sigara içme..." nasihatlarını dinleyemezdim. Bu arada sürekli bizi eleştiren eski Maocu IBM emeklisi Akın Evren'i dinleti grubumuza almadık.
 
Sigara içmek deyince hatırladım, mahallenin güzel genç kadınlarından oyuncu Nilüfer Açıkalın'la yasak olmayan (!) bir köşede gizlice sigara içtik. O da annesine refakat ediyormuş. Nasıl gizli bir yerdiyse 65 plus hanımefendi ve beyefendiler paketimi yarılattılar. Üstelik çakmakları da yoktu.
 
Şimdi yine solculuk yapıyor demesin diye bir teşekkür de Beyoğlu Belediyesi'ne; park tertemizdi, girişte çıkışta dezenfektanlar, maskeler hazırdı ve de ateşlerimiz ölçüldü sevimli ve mesafeli gençler tarafından. Şenay'ın söylediği ve Bülent Ecevit'in bir seçim kampanyasında kullanılan "Sev Kardeşim" bol bol çalındı.
Soldan sağa: Nilgün Uysal, Saime Tuğrul, Semra Somersan, ben ve Akın Evren 

Dayanışma... Dayanışma... Dayanışma

Efendim, pazar dinletimi Alman ARD'den Oliver Mayer-Rüth kaydettmiş. Görüşlerini almak için güvendiğim iki müzisyen arkadaşıma yolladım. Zaten mahalle konserine de torun bakma gerekçesiyle katılmayan Deniz Türkali, 'comment' yapmadı. Fakat Sezen Aksu'dan hemen yanıt geldi: Dünyada tek notayla şarkı söyleyen biri varsa çıksın karşına. Sevinçten uçtum, hemen aradım.
 
İki gavur İzmirli konuştuğu için laf lafı açtı konu haberlere geldi. Çöplerden yiyecek arayanlar. "Yahu" dedi Aksu,  "Ben onu bunu bilmem şu anda yapılacak tek şey mahalle dayanışması." Benden fazla yaşayacak, ben de aynı şeyi bizim muhtarlarla konuşuyordum.
 
Beş maske dağıtamayan devlet ya da belediyeler ne yaparsa yapsın komşunun derdinden en iyi komşu anlar. Zaten anlamaya başladı da. Komşular dünyayı ayağa kaldırmadan komşusunun veresiye borcunu kapatmaya başladı bile.
 
İster inanın ister inanmayın bu konuşmadan iki saat sonra Cihangir Mahallesi muhtarı küpeli Adnan Bal'dan "Askıda Gıda" çağrısı geldi. Bakkaldan çeşitli gıda maddeleri alıp sepete koyuyorsunuz, ihtiyacı olan alıyor. Bu yararlı dayanışmaya katılan bakkallar şunlar: Park Gıda (Güneşli Sokak), İpek Gıda (Pürtelaş Sk.), Yavuzlar Gıda 2 (Başkurt Sk.), Adıgüzel Gıda (Havyar Sk.), Göldağı Gıda (Soğancı Sk.), Katız Market (Akyol Sk.)
 
Tabii Cihangir Kılıç Ali Paşa Muhtarı Halil Kalafat da işin içinde. Aynı bakkallar ve  "İmkanı olanlar koysun, ihtiyacı olanlar alsın" kampanyası geçerli. Zaten o ve ihtiyar heyeti azalan su kaplarını temizleyip bütün sokak hayvanlarını güle oynaya doyurdular.
 
Muhtar Halil Kalafat ve ihtiyat heyeti sokaklarda çalışırken 
Bu dayanışmayı Edirne'den Diyarbakır'a, Giresun'dan Mersin'e her yerde göstermek mümkün. Askıda gıda ya da veresiyeyi kapatma. Siz bildirin, ben yayınlayayım. Tahaccüm olursa söz neşriyat müdürü Doğan Akın'ı sık boğaz eder bölüm bile açtırırım. Yaşasın komşu dayanışması.
Cihangir askıda gıda
 

Uyandım, baktım ki sabah olmuş..
Ah! Ne umutlar doğmuş içime..
Sevinçle haykırdım gökyüzüne;
Günaydın gül yüzlü sevdiğime,
Günaydın dünyanın bütün
Annelerine,
Günaydın Mahalleye,
Mahalleliye..
Köşedeki muhallebiciye,
Sokaktaki simitçiye..
Günaydın dostluğun ve bir lokma
Ekmeğin kıymetini bilene..
Denize, güneşe,
İyiliğe, güzelliğe..
Sevgiyle,
Günaydın..!
Aynı göğün altında yaşayan herkese..

Nâzım Hikmet Ran

Dedesi ona kurban olsun

Çarşamba günü en mutlu günüm oldu. Güzellerin en güzeli, cadıların en cadısı torunum Asya, kendi özgürlük gününde dedesine 'pencere altı ziyareti' yaptı. Allahım üç haftada ne kadar büyümüş!

Gerçi 10 dakikada benden sıkıldı, neyse ki oğlum Hüso bu fotoğrafı çekebildi. Lütfen kıçlarınızı kaşıyın.

Asya gibi yüzbinlerce torun dede ve ninelerini mutlu etti

Europa Nostra

Arkeolojinin belki de en prestijli ödülü 2020 Europa Nostra Türkiye'ye geldi. Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü başkanlığında yürütülen SARAT (Türkiye'nin Arkeolojik Varlıklarını Koruma) projesi eğitim ve farkındalık yaratma alanlarında çalışmalarından ötürü ödülü kaptı.

"Bundan sana ne" diyen bazı kıskançları duyar gibiyim. Anlatayım. Proje ortaklarından Koç Üniversitesi ANAMED'den arkeolog Dr. Gül Pulhan'ın davetiyle ben de ekibe katıldım. 

İzmir'den Diyarbakır'a bir dizi kentte arkeoloji haberleri atölyesi yaptık. Öğrendim, öğrettim ve tabii ki eğlendim. İtiraf edeyim para bile kazandım. Pulhan'ın yanı sıra Özlem Başdoğan ve Işılay Gürsu gibi arkeolojinin önemini bilen yeni dostlar edindim. Anadolu Medeniyetleri'nin kıymetini bilelim.

Tarihimden yapraklar

Gümüşlük deyince akla gelenler 

Benim çektiğim bu fotoğrafta görünenler daha Bodrum bile az bilinirken, daha 1970 olmadan Gümüşlük'ü keşfeden, neredeyse tamamı Mülkiyeli olan tayfanın 2000 başı halleri.

Gümüşlük Club deyince akla gelen ilk isim olan flörtçü Haşmet Seymen (Mali Şube), Anayasa profesörü Prusyalı Yavuz Sabuncu (İdari Şube) ve de takdime ihtiyacı olmayan Güzel Osman (Siyasi Şube).

68-71 arası Devlet'in en çok gadrine uğrayan öğrenci grubundan. En baştaki çarpıcı hatun Güzel Osman'ın aşkı Filiz Tokcan. Filiz Tokcan, kendini DevGenç gerillası sanan bir sürü insandan az kahır çekmedi ama çok güzel zaptı rapt altına almayı pek becerirdi. Tokcan'ların arasında oturan arkadaşım Zeynep Bilgin'in kocası eski solcu mimar Tevfik Bilgin.

Gümüşlük'ün keşfine inanmayanlar için başka tanıkları da sayayım; Duygu ve Umut Baykal Sisters, Ali Çiçekdağ, Oktay Aktamur, Ahmet ve Ferhan Babalıoğlu, Gaye Köseoğlu, Bumin Güneri, Ömür Sezgin, İzzet Öz... En yenisi 40 yıllık ve Gümüşlük'te tek bakkal ve aşevinin bulunduğu günlere kadar gideni var.

Soldan sağa Cengiz Tekin (Sayıştay), Bacak Mehmet  Özay (İzmir, özel sektör), Erdal Yavuz (Prof. Dr), Adem Yavuz (Gazeteci)

Yıl 1967, ikinci sömestr. İlk boykot lafları ortalıkta dolaşmaya başlamıştı. İlk boykot komitesi SBF Yurt kantininde toplanıp kantin ve yemek fiyatlarına itiraza hazırlanıyor. Çok masumdu ve galiba istediğimizi koparmıştık.

Fotoğraftaki Adem Yavuz okulda öğrenciyken de gazetecilik yapıyordu. Canım arkadaşımız 1974 yılında ANKA ajansı için haber kovalarken Kıbrıs'ta darbeci EOKA askerlerince katledilmişti. Sonra adı bir şehir hatları vapuruna verildi.

Çevreci BYYO'lu Pamir Teker, yanılmıyorsam maliyeci Betül Dursun, Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan Samiye Aydar, Cengiz Tekin, Işık Alumur, Prof. Baskın Oran. Önde oturan ben ve kaybettiğimiz Varol İnce
İkinci ve kalabalık fotoğraf aynı yıl, bir ay sonra. Üç kuruş parayla çevre gezileri de ihmâl edilmezdi. Hele Ürgüp ve Kapadokya. Tabii ki otobüste ucuz şarap ve tabii kanyak az da olsa tüketilirdi.

Sıkça sorulan sorular ve cheap shots

* Evet. Sırrı Süreyya Önder'i Ruşen Çakır'ın hiç de fena olmayan Medyascope programında ben de gördüm. İki ay hasta yatmış. Ertesi gün korkusundan hemen aradı gönlümü almaya. Aldı da, Oliver Mayer-Rüth'ün çektiği klibi görüp çok beğenmiş. Şu Korona bitince çekeceği ilk filmde bana bir rol verecekmiş. Söz verdi. Tabii Mülkiyeli abisi olarak bir emrim olup olmadığını da sordu.
 
Sırrı Süreyya Önder ve Ruşen Çakır 
* Kıskananlar olduğu için Korona yeme içme sponsorlarımı geçen hafta yazmamıştım. Fanlarım kıyamet kopardı. Bu hafta kısmen yazıyorum. Bu hafta Ece Aksoy'un enfes yemeklerinin en büyük rakibi La Cave'in patronu Esat Ayhan'ın gönderdiği içki stoğu oldu. Gazeteci Elif İnce'nin Jameson'ı da çok hora geçti. Yoksul genç yazar Seray Şahiner ve orta yoksul oyuncu Tülin Yazkan da yandan destek attılar.
 
* Darbe uyarıları ortada kol gezerken kabak iki mütedeyyin hanımın başına patladı. Öyle ki, aileler dâhil eski yol arkadaşları birbirine girdi. Taraflar o kadar eril bir kıyıcı dil kullandı ki akıllara seza. Benim taraflara bir önerim var: Siz ne okuyorsanız yine okuyun ama günde bir saat Freud hepinize çok iyi gelir. Bana bile faydası oldu, belki sizlere de olur.
 
* Ben bu yazıyla cebelleşirken ARD'den Oliver Mayer-Rüth'ün çekip yaptığı videomuzun izlenme sayısı 60 bindi. Çok az buldum ama New York'tan Ayşe Kadıoğlu, Washington'dan Reyhan İlhan ve Berlin'den Gülay ve Barış Pirhasan'ın övgüleri hayal kırıklığıma teselli oldular. Pazar mavrası yazılarıyla beni taklit etmeye çalışan Aydın Engin ve Amerika'dan yazan nevzuhur Zahide Can tamamen görmezlikten geldiler. E, kolay değil bu fanlarımı yaratmak için yıllardır kendimi paralıyorum. 

Bu linkler ihmâl edilmesin

 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

K.G.G.

Bir süre Cumhuriyet’te beraber çalıştığımız Kemal Gökhan Gürses aklı sıra beni küçümsemiş. Üstelik fanım Sezen Aksu’yu alet ederek!

 

Advertorial

Türkiyeli Yahudiler
 
Kendime fazla haksızlık etmeyeyim Türkiye'nin Yahudi yurttaşlarının 1947'den beri haftalık Şalom gazetesini çıkardıklarını bilirim. Ama aylık bir dergileri olduğunu bilmiyordum. Varmış.
 
Üstelik bu ay 100. sayılarını kutluyorlar. Göndermeseler, Çerkesler'in Jineps'i gibi, haberim olmayacaktı. O sayıyı buraya bırakıp, nice 100'ler diliyorum.
 

Müzik önerisi

Bu hafta müzik önerisi kendiliğinden seçildi. Rock and roll deyince akla ilk gelen isim, Elvis ve Bill Haley'le birlikte, Little Richard artık yok. Benim kuşağım onunla 1959-60'da tanışmıştı. Tutti Frutti ya da Good Golly Miss Molly.
 
Kaçak viski yapan dindar bir baba ve annenin 12 çocuğundan biri olan kafası karışık bir abimizdi. Cinselliği ve müziği gelgitlerle doluydu. Eşcinselliği ve müziği bırakır, sonra tekrar geri dönerdi. Uyuşturucu ha keza. O kadar büyüktü ki, The Rolling Stones konserlerine ön grup olarak çıkmıştı.
 
The Beatles, Elton John ve David Bowie ondan etkilendiklerini hep söylediler. Bir hafta önce öldü ama Korona'dan değil. 87 yaşındaydı ve epey zamandır hastaydı.
 
 

Yazarın Diğer Yazıları

Kem gözlere şiş... Zılgıtlı Let's Twist... Amerika'nın cömert reisi... Myndos

Söylemekten sıkılmadık. Biz 65plus yandaş tatara titiriler doğmadan başlayıp şimdiye kadar çok darbe ve girişimini gördük. Hepimiz değilse bile çoğumuz hiç boyun eğmedik, hep özgür bir hayatın yanında durduk. Gracias A La Vida

Şen ola bayram...Basın kartıma dokunma...Kemal Gökhan'a çıplak poz vermedim...

Cihangir Park konserleri bu pazar saat 17'de son buluyor, 65 plus'ın maskeli ve mesafeli twist şovu

Bu pazar güneşe çıkarıyorlar, sol hep hayatın yanında oldu, katıldığım ilk 'Zoom party'

Konserimin gerçekleşme olasılığı yüzde 50, Ahmet Şık'a kırgınlığım yüzde 50 ama 68'lilere sevgim hâlâ yüzde 100, tabii 68'i mezuniyet yılı sayan hemşolar hariç