19 Mayıs 2021

UEFA ve on iki kulüp arasında gelir paylaşım savaşı

Başlangıçta UEFA'nın hükümranlığına çok karşı çıkmıyormuş gibi görünen, ancak yeterli sermaye birikimi ve taraftar gücüne ulaştıktan sonra UEFA'yı tasfiye edip kendi hegemonyasını kurmak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız

Son yirmi yılda Avrupa futbol pazarında gelirler önemli büyüklüklere ulaştı. Hızla artan gelirler, futbolda iç huzursuzlukları da beraberinde getirdi. Özellikle çevre liglerde kulüpler finansal krizlerle boğuşurken, merkez liglerin kulüpleri ise pastadan daha fazla pay alabilmenin mücadelesi içine girdiler.

Avrupa futbolunda parasal gelirin nasıl paylaşıldığını görebilmek için, önce büyük resme bir bakalım.

Avrupa'da futbol gelirleri yıllık 30 milyar Euro'ya yaklaştı

Avrupa futbolunun parasal gelirleri son yirmi yılda yüzde 416 artarak, 28,9 milyar Euro'ya ulaştı. Bu süreçte Merkez Liglerin gelirleri yüzde 396 artarak 19,9 milyar Euro'ya; Çevre Liglerin gelirleri de yüzde 467 artarak 9 milyar Euro'ya ulaştı.[1]

2018/19 itibariyle Avrupa futbol gelirlerinin yüzde 69'unu oluşturan 19,9 milyar Euro merkez lig kulüplerine giderken, kalan yüzde 31'lik kısım olan 8,95 milyar Euro çevre lig kulüplerine gitti.[2]

Bu süreçte Merkez Liglerde ortalama gelir yüzde 720'lik bir artışla 484,8 milyon Euro'dan, 3.98 milyar Euro'ya ulaşırken; Çevre Liglerde ortalama gelir artışı da yüzde 467'lik artışla, 31,7 milyon Euro'dan 180 milyon Euro'ya yükseldi. Buradan da görülebileceği üzere, Merkez Ligler ile Çevre Ligler arasında nominal olarak lig başına ortalama gelir farkı 3,8 milyar Euro olarak gerçekleşti. Merkez Liglerde ortalama gelir Çevre Liglerde lig başına ortalama gelirin tam 21,1 katına yükselmiş oldu.[3]

Tabol: 1'de finansal futbolun ve Avrupa futbolunun patronu UEFA'nın parayı nereden, nasıl elde ettiği ve bu gelirleri Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi katılımcılarına nasıl dağıttığı görülüyor.


Tablo: 1 UEFA Kulüplere Parayı Nasıl Dağıtıyor?

Avrupa Süper Ligi'ni (ASL) oluşturması planlanan 12 kulüp Şampiyonlar Ligi gelirlerinin yarısını alıyor

On iki kulübün toplam UEFA gelirleri yıllık 1 milyar Euro'ya ulaşıyor. Son 11 yılda, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi'nde bu kulüplere ödediği paranın toplamı 6.448 milyon Euro civarında. Yani UEFA'nın son 11 yılda Şampiyonlar Ligi'nde dağıttığı 12.983 milyon Euro'nun yüzde 49,66'lık kısmını bu kulüpler almış durumda. Bu süreçte yıllık ortalama kulüp başına 98.5 milyon Euro UEFA geliri elde bu on iki kulüp, şimdi UEFA'dan daha fazla para alabilmenin hesaplarını yapıyor. 

Kulüplerin istemleri ne kadar haklı?

Ayrılıkçı olarak ortaya çıkan on iki kulübün istemlerindeki haklılığı sorgulamak için öncelikle UEFA'nın gelirlerini ve bu gelirlerin ne kadarlık bir kısmının kulüplere dağıtıldığını analiz etmemiz gerekiyor.

UEFA 2003-2020 arası birikimli olarak toplam 35 milyar 471 milyon Euro gelir elde etmiştir. Elde olunan bu tutarın yüzde 59,35'lik kısmı olan 21 milyar 51 milyon Euro bu dönemde UEFA organizasyonlarına katılan kulüplere ödenmiştir.

UEFA aynı süreçte birikimli gelirlerinin yüzde 59,35'lik kısmını oluşturan 21.051 milyon Euro'yu parasal ödül olarak kulüplere dağıtmıştır. Bir diğer ifadeyle, 2003/2020 döneminde UEFA yıllık ortalama 1 milyar 774 milyon Euro gelir elde ederken, bu gelirin 1 milyar 53 milyon Euro'luk kısmını Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi aracılığıyla, bu turnuvalara katılan kulüplere aktarmıştır.

On iki kulüp UEFA'dan son on yılda ne kazandı?

2010/11-2019/20 arası geçen on yıllık sürede UEFA'nın ortalama yıllık geliri 2 milyar 680 milyon Euro olarak gerçekleşirken, bu dönemde kulüplere dağıtılan ortalama yıllık tutar ise 1 milyar 599 milyon Euro olmuştur.

Buna göre UEFA son on yıllık dönemde kazandığı gelirin yüzde 59,66'sını, UEFA geliri olarak kulüplere dağıtmıştır. 

On iki ayrımcı kulübün son on yıllık UEFA gelirleri ortalaması ise yine aşağıdaki tablo:4'ten görülmektedir. Tablo:4'e göre, Avrupa Süper Ligi'ni oluşturmak isteyen on iki kulübün bu süre içinde birikimli UEFA gelirlerinin yıllık ortalaması Tablo:2'den de hesaplanabileceği üzere, 2008/09 ile 2019/20 arası on yıllık dönemde (kulüplerin birikimli UEFA gelirleri[4] üzerinden) on yıllık ortalama gelirleri 48,62 milyon Euro olarak gerçekleşmiştir. [5]

Bu kulüplerin son on yıllık ortalama UEFA gelirlerinden aldıkları pay ise ortalama yüzde 3,4 civarındadır.

On iki ayrımcı kulüp son on yılda UEFA gelirlerinin yüzde 22'sini aldı

On iki ayrımcı kulübün son on yılda UEFA'dan elde ettikleri gelirler toplamı 5 milyar 835 milyon Euro'na ulaşmıştır. UEFA'nın aynı dönemde kulüplere dağıttığı 15 milyar 994 milyon Euro'luk gelir dikkate alındığında, on iki kulübün toplam dağıtılan tutardan aldıkları pay ise yüzde 36,48 olmuştur. Bir diğer ifadeyle, UEFA'nın son on yılda kendi organizasyonlarına katılan takımlara yıllık dağıttığı ortalama 1 milyar 599 milyon Euro'nun, yüzde 36,48'lik kısmını oluşturan 583,5 milyon Euro bu on iki kulübe gitmiştir.

En fazla parayı Real Madrid, Barcelona ve Juventus aldı

2010/11-2019/20 döneminde son on yılda, on iki kulübe aktarılan yıllık ortalama tutar kulüp başına 48.62 milyon TL olmuştur. Bu kulüpler içinde yıllık ortalama en yüksek gelire sahip üç kulüp olarak Real Madrid, Barcelona ve Juventus'u görüyoruz. Bu dönemde Real Madrid'in yıllık ortalama UEFA geliri 68,4 milyon Euro, Barcelona'nın 67,8 ve Juventus'un da 67,7 milyon olarak gerçekleşmiştir. Buna göre, Real Madrid'in dağıtılan tutardan kulüp başına ortalama pay yüzde 4,28 olarak gerçekleşmiştir. On iki kulübün ortalaması ise yüzde 3,04 olmuştur. Inter, Milan gibi kulüplerin son on yılda ortaya koydukları yetersiz performans nedeniyle bu kulüplerin UEFA gelirleri daha düşük çıkmıştır.


Tablo: 2) 2010/11-2019/20 Arası Kulüplerin Son 10 Yılda UEFA Gelirleri[6]

Son 10 yılda, 14 kulüp UEFA'nın dağıttığı gelirlerin yüzde 44'ünü aldı

Yukarıdaki kulüplere Bayern Münih ve Paris Saint Germain de eklendiğinde, UEFA'nın son on yılda bu ondört kulübe dağıttığı toplam tutar 7 milyar 79 milyon Euro'ya ulaşmaktadır. Buna göre, ondört kulübün toplam dağıtılan gelirden aldığı pay yüzde 44,3 olmaktadır. Yani, son on yılda Bayern Münih ve PSG dahil olmak üzere Avrupa'nın elit on dört kulübü, dağıtılan toplam 1 milyar 599 milyon Euro'luk UEFA gelirlerinin, yüzde 44'ünü kendi aralarında paylaşmışlardır.

Bayern Münih ve PSG'yi de on iki ayrımcı kulübe eklediğimize, UEFA'nın on dört kulübe dağıttığı yıllık ortalama tutar yüzde 21,3 daha artarak, 707,9 milyon Euro'ya yükselmektedir. Kulüp başına ortalama UEFA yıllık geliriyse, 50 milyon 564 Bin Euro ulaşmaktadır.

14 elit kulüp, diğer 66 kulüpten yaklaşık 3 kat daha fazla kazanıyor!

Daha öz ifadeyle: UEFA'nın son on yılda kulüplere dağıttığı gelirlerin yüzde 44'ü, on dört kulübe gitmektedir. Kulüp başına ortalama UEFA geliri 50.5 milyon Euro olarak gerçekleşirken, kalan yüzde 56'lık pay ise diğer kulüplere gitmektedir. Şampiyonlar Ligi'ne 32, Avrupa Ligi'ne de 48 takımın katıldığını dikkate aldığımızda, toplam 80 kulübe ulaşan UEFA organizasyonunda, on dört kulüp başına ortalama UEFA geliri 50,5 milyon Euro olurken; diğer 66 kulübün ortalama geliri 13,5 milyon Euro düzeyinde kalmaktadır. Yani, on dört kulüp, diğer kulüpten ortalama 2,7 kat daha fazla para kazanmaktadır. Bu dengesizlik bile bu kulüplerin gözünü doyurmamış olmalı ki, pastadan daha fazla pay alabilmenin mücadelesi içindeler.

2019-20 Şampiyonlar Ligi gelirlerinin üçte biri 10 kulübe gitti

Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde Bayern ve PSG dahil on kulüp, toplam dağıtılan tutarın 800 milyon Euro'luk kısmını kendi aralarında paylaştılar. Buna göre, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi'nde dağıttığı 1,9 milyar Euro'luk gelirin yüzde 42'sini on kulüp aldı. Bu paylaşıma göre kulüp başına ortalama tutar yaklaşık 80 milyon Euro civarında gerçekleşti. Diğer 22 kulüp te, kalan tutarın yüzde 67'sini paylaştılar. Bu kulüplere ortalama düşen UEFA geliriyse 50 milyon Euro civarında oldu. Yani on kulübün geliri, diğer 22 kulübün gelirinden yüzde 60 daha fazla oluştu.

Borçlu kulüp her zaman yeni kaynak arar!

Ayrımcı on iki kulüp Avrupa'nın en yüksek gelirine sahip kulüp olmasına karşın, aynı zamanda bu kulüpler Avrupa'nın en borçlu kulüpleri durumunda…

Tablo:5'ten de görülebileceği üzere, on iki kulübün yıllık gelirleri toplamı 5 milyar 579 milyon Euro olmakla birlikte, toplam net borçları 4 milyar 168 milyon Euro'ya ulaşmıştır.[7] Bir yandan finansman yükünün getirdiği, diğer taraftan pandeminin neden olduğu zararlar dikkate alındığında ise, bu on iki kulübün 2020 itibariyle zararları toplamı 717 milyon Euro'ya yükselmiştir. Bu kulüplerin borçları, gelirlerinin yüzde 75 civarında olması, kulüpler üzerinde ciddi bir finansal baskının olduğunu göstermektedir. Finansal baskı, yeni gelir ve kaynak arayışlarını artırıcı bir etkiye sahiptir.


Tablo: 3) 2020 İtibariyle Bazı Finansal Veriler[8]

Sadece gelir değil, pazar ve maliyet paylaşımı talebi de var!

Buraya kadar anlatılanlar ortaya koydu ki, Avrupa futbolunun patronu ile merkez lig kulüpleri arasında yaşanılan sadece futbol pastasından daha fazla bir pay alabilme mücadelesi değildir. Avrupa Süper Ligi oluşumu paradan daha fazla bir anlam ifade ediyor. 

Yeni oluşum UEFA'nın finansal futbol gelişimini okuyamadığını, kendisini yenileyemediğini, konvansiyonel kaldığını, özellikle yeni trendleri yakalayamadığını belirtiyor. Tüm bu nedenlerle, UEFA'nın gelir artırma potansiyelini kullanamadığını (burada asıl vurgulanan on iki kulübün gelirleri) eleştiriyor.

Merkez Lig kulüpleri finansal futbolun ana aktörü olarak kendilerini görüyorlar. UEFA organizasyonlarının marka değerini, piyasa değerini kendilerinin yükselttiğinin farkındalar. Bu oluşumun temel istemi her ne kadar daha fazla para talebi gibi görünse de, mevcut gelirden aldıkları yüzde 60'lık pay onları tatmin etmese de, esas amaç UEFA'nın sahipliğindeki finansal futbol organizasyonu üzerinde hak sahibi olmak, mülkiyetin yönetimine katılmak ve yıllık 30 milyar Euro'ya yakın gelir yaratan UEFA tekelindeki dev futbol pazarına ortak olmaktır. 

Avrupa futbol pazarını tek başına yönetimi ve denetimi altında tutan, Avrupa futbol kaynaklarını yöneten UEFA hegemonyasına karşı, on iki merkez lig kulübü bu pazardan pay almak istemektedir. Kendi performanslarıyla ortaya çıkan ve 28,9 milyar Euro olan futbol pastasını yine kendi politikaları doğrultusunda paylaşmayı hedeflemektedirler. UEFA'nın Avrupa futbolu üzerindeki tekelini yıkıp finansal futbolun gereklerini yerine getirecek yeni bir kartelci yapı oluşturmak istiyorlar. Başlangıçta UEFA'nın hükümranlığına çok karşı çıkmıyormuş gibi görünen, ancak yeterli sermaye birikimi ve taraftar gücüne ulaştıktan sonra UEFA'yı tasfiye edip kendi hegemonyasını kurmak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. 


Yazarın Diğer Yazıları

Türk futbolu düşmeye devam ediyor!

Süper Lig’de borçlar ve zararlar, gelirlerin üzerine çıkmış vaziyette. Ekonomik, finansal ve yönetsel olarak iyi yönetilemeyen bu organizasyon sonuç itibariyle, her geçen gün daha da derinleşen bir kriz sarmalına girmiş durumda. Bu kısır döngü, süreç içinde Süper Lig’in rekabet gücünü düşürüp onu sportif başarısızlığa itiyor.

Futbolda sponsorluk

Süper Lig’de toplam ticari gelir (yani sponsorluk+reklam ve medya geliri) pastasının yaklaşık %80’i dört kulübe ait. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un 2020 sezonu toplam ticari gelirleri 1.017 milyon TL’na ulaşırken, bu gelirler içinde sponsor gelirlerinin payı ise yaklaşık 70 % civarında. Yani bugün dört kulübün toplam sponsorluk gelirleri 712 milyon TL düzeyinde.

Messi ekonomisi

Futbol gibi takım oyununa dayalı sporlarda, şüphesiz ki bir oyuncu tüm takımın kaderini değiştiremez. Ancak, takıma sağlayacağı olağanüstü katkılar, takımdaki sinerjinin daha da yükselmesine olumlu katkı sağlayabilir. Bu da kulübe ekonomik, finansal ve sportif olarak olumlu yansıyabilir. Bu nedenle Messi transferinin ekonomik, finansal ve sportif olarak PSG’ne etkileri olacaktır.