24 Haziran 2022

Takım Harcama Limitleri: Olmayan parayı harcama limitleri

TFF'nin THL uygulaması, her ne kadar kulüplerin harcama bütçelerini kontrol ve denetim altına alarak, kulüplerin mali yapılarının güçlendirilmesini amaçlasa da, mevcut uygulama kulüplerin finansal yeterliğini sağlamaktan ve finansal dengeyi kurmaktan uzaktır. Aksine, harcamayı cesaretlendiren, günü kurtarmaya yarayan palyatif bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 2022-23 sezonuna ilişkin Takım Harcama Limitleri'ni (THL) belirledi. 

Kulüplere tanımlanan THL'ne göre ondokuz Süper Lig kulübü 2022-23 sezonunda yüzde kırk aşım yapabilme hakkı dahil toplam 8.678.085.555 TL harcama yapabilecekler. 

Önce işin bir ekonomi politiğine, yani kaynakların (harcamaların) kulüplere nasıl dağıtıldığına bir bakalım.  

Bu amaçla 2019-20 ‘den itibaren THL dağıtımı nasıl bir gelişim gerçekleştirmiş onu analiz etmekte yarar var. 

Kulüpler son dört yılda 23 milyar TL para harcadılar!

THL uygulaması 2019-20 sezonuyla başladı. Geçen dört sezonda Süper Lig'de mücadele eden 26 farklı takıma tanımlanan harcama limitleri toplamı 23 milyar TL'na ulaştı. 

Rakamlarla Takım Harcama Limitleri'ne bakış

  1. 2019-2023 arası Süper Lig'de mücadele eden 26 takıma toplam 23.267.408.902 TL harcama limiti tanımlandı.
  2. 2022-23 sezonunda  yüzde 40 aşım yapabilme hakkıyla birlikte toplam 19 takıma tanımlanan toplam THL  8.678.085.555 TL oldu.
  3. Son 4 dönemde THL artış oranı yüzde 243 oldu. 
  4. Son 4 dönemde takım başına ortalama THL'ndeki artış  yüzde 225 gerçekleşti. 
  5. Son 4 dönemde 3 Büyük kulübün THL'nden aldığı ortalama pay  yüzde 40,12'ye ulaştı.
  6. Geçen yıla göre kulüplere tanımlanan THL'nde artış oranı ( yüzde40 aşım dahil)  yüzde 75 olarak gerçekleşti. 
  7. Takım başına ortalama THL 2022-23 sezonunda 456.741.345 TL oldu. 
  8. Üç büyük kulübü çıkartırsak,  2022-23 sezonunda takım başına ortalama THL'i  299.536.349 TL.
  9. 4 büyük kulübün 2022-23 sezonunda toplam THL'den aldığı pay yüzde 40,12 oldu.
  10. 10. 2022-23 sezonunda en yüksek ile en düşük THL arasındaki fark (Galatasaray ile Karagümrük) 1.384.799.628.-TL olarak gerçekleşti.
  11. En yüksek harcama limiti (yüzde 40 aşım dahil) 1.545.820.482.- TL ile Galatasaray'a tanımlanmış oldu.

Gelirin üzerinde harcama limiti olur mu?

Takımların harcamalarını kontrol altına alarak, onları mali disipline yönlendirmeyi hedefleyen bu uygulamanın ne kadar amacına hizmet ettiğine bir bakalım. Bu amaçla yine rakamsal veriler üzerinden bir analiz yapmakta yarar var. 

  1. Süper Lig'in toplam gelirleri yaklaşık 5 milyar TL civarında... Buna karşın takımlara tanımlanan yaklaşık 8.7 milyar TL THL limiti, takımlarımızın gelirlerinden  yüzde 73 daha fazla. Yani kulüpler bu harcama limitlerini sonuna kadar kullanmaya kalkarlarsa, 3.7 milyar TL daha borçlanmak zorunda kalacaklar. Özetle, kulüpleri gelirlerinin üzerinde harcama yapmaya yönlendiren (teşvik eden) bir model ile karşı karşıyayız. Buradaki temel soru: Gelirleri kısıtlı olan kulüpler, kendilerine tanımlanan harcama limitleri için parayı nereden ve nasıl bulacaktır? 20 milyar TL'na dayanan Süper Lig kulüplerinin borcu, bu modelle 25 milyara ulaşabilir. 
  2. Dört büyük kulübün toplam gelirleri 2.933 milyon TL civarındadır. Bu kulüplere tanımlanan toplam harcama limiti ise  4.764.662.906 TL olup gelirlerinden yüzde 62 daha fazladır.  Zaten borç batağında olan bu kulüplerin, bu harcama limitleriyle finansal sorunları daha da artacaktır.
  3. Dört kulübün 6.2 milyar TL'na ulaşan birikimli zararları sonucu özkaynak açıkları (–) 5.1 milyar TL'na ulaşmıştır. Özkaynaklarını kaybetmiş, gelirlerinin üzerinde birikimli zararı olan dört kulüp THL'ni nasıl harcayacaktır?  
  4. THL ile gelir karşılaştırması yapıldığında (THL/Gelir) oranı Galatasaray'da yüzde 134; Trabzonspor'da yüzde 164; Fenerbahçe'de yüzde 102 ve  Beşiktaş'ta da yüzde 90'dır. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Bu rasyonun pratikteki anlamı ise, bu kulüplerin olmayan parayı harcadıklarıdır. Yani, gelecekteki gelirlerini şimdiden iskonto ettirmeleridir. 
  5. THL  uygulaması kulüplerde mali disiplini değil, harcamayı özendiren bir niteliğe sahiptir. Yetersiz gelir nedeniyle borçlanmak durumunda kalan takımların (Top.Borç/Top.Gelir) oranları da sürdürülebilir olmaktan uzaktır. 28/02/2022 verilerine göre bu bağlamda dört kulübün ortalama toplam borçlarının ortalama gelirlerine oranları yüzde 381'e ulaşmış durumdadır. (Bu oran BJK'de yüzde 510, FB'de yüzde384, GS'da yüzde 311 ve TS'da yüzde 320'dir.)

Yanıtlanması gereken sorular…

Şüphesiz hiper enflasyonun olduğu bir ekonomide kulüplerin de parasal gereksinimleri artacaktır. TFF'nin genel mantığı bu uygulamayla ortaya çıkıyor ki, THL'ni de enflasyona yakın bir oranda artırmak yönündedir.

Bu belki böylesi bir ekonomik dengesizlik ortamında makul görülebilir ama gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var ki, kulüplerin gelirleri enflasyon kadar artmamaktadır. Giderlerin gelirlerden daha hızlı arttığı bir ortamda kulüplerin mali dengelerini kurabilmeleri mümkün olamayacaktır.

Enflasyondaki artış oranına göre kulüplere tanımlanan THL'ndeki artış bir önceki yıla göre yüzde 75 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyonun rakamları şişirdiği bir gerçektir. Ancak THL ile uygulaması da futboldaki enflasyonu artırıcı bir etkiye sahiptir. Bunun kaçınılmaz sonucu, Türk futbolunda enflasyonist artış olacaktır. Bu da takımların mali yapılarını olumsuz etkileyecektir.

Buna göre sorularım….

  • Zararda (batakta) olan kulüpleri mali disipline sevk etmek için getirilen bu uygulama hala amacına hizmet etmekte midir? Yoksa kulüpleri mali disiplinsizliğe mi (harcamaya mı) teşvik etmektedir?
  • Borçlarını döndüremeyen, faaliyet giderlerini bile karşılayabilecek gelir yaratamayan, zararları gelirlerinin üzerine çıkmış, özkaynakları negatife dönmüş, finansal kriz sarmalındaki Türk kulüpleri, kendilerine tanımlanan ya da bloke edilmiş bulunan limitleri harcayabilecek kaynağı nereden ve nasıl bulacaktır? 
  • Futbol federasyonunun belirlediği limitlerin ne kadarlık kısmının kulüplerce harcandığı kontrol edilmekte midir? 
  • Futbol otoritesi bu model ile kulüpleri finansal disipline sevk edip mali yapılarını düzeltebileceğine inanmakta mıdır? 
  • Futbol otoritesi bu limitleri belirlerken, kulüplerin finansal tablolarını kendi web sayfasında yayınlayacak şeffaflığı neden göstermemektedir 

Sonuç olarak...

TFF'nin THL uygulaması, her ne kadar kulüplerin harcama bütçelerini kontrol ve denetim altına alarak, kulüplerin mali yapılarının güçlendirilmesini amaçlasa da, mevcut uygulama kulüplerin finansal yeterliğini sağlamaktan ve finansal dengeyi kurmaktan uzaktır. Aksine, harcamayı cesaretlendiren, günü kurtarmaya yarayan palyatif bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. 

Bu uygulama, rekabetçi dengenin orta ve uzun vadede daha da bozulması ve haksız-dengesiz rekabetin artması anlamına geliyor. Rekabetçi denge, dengesiz rekabete dönüşüyor! Bu uygulamayla, rekabet TFF aracılığıyla yeniden şekillendiriliyor.

Futbol paydaşlarının bu bilgilere ulaşımı-erişimi olanağı futbol otoritesi tarafından yaratılmalıdır. (Bu konuda daha detaylı değerlendirmeler için aşağıdaki linklerde yer alan makalelerime bakılabilir)

Tuğrul Akşar"Takım Harcama Limitleri Hangi Kulüplere Yarar Sağlar?"23 Ocak 2020

Tuğrul Akşar, "Takım Harcama Limitlerine Eleştiri ve Öneriler", 10 Ocak 2020

Tuğrul Akşar, "Takım Harcama Limitleri Rekabeti Bozuyor!",15 Eylül 2019

Tuğrul Akşar, ‘'Kulüplere Harcama Limiti Ne Anlam İfade Ediyor?6 Eylül 2019

Tuğrul Akşar kimdir?

Tuğrul Akşar 1962 yılında Niğde’de doğdu. 1988'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Aynı fakültenin İşletme Anabilim dalında yüksek lisansını tamamladı. 

1989'dan itibaren bankacılık sektöründe yönetici olarak çalıştı.

2000 yılından itibaren “futbolun görünmeyen yüzü” olarak bilinen futbol ekonomisi, finansı, yönetimi ve felsefesi üzerine çalışmalar yaptı, makaleler yazdı, kitaplar yayımladı, üniversitelerde dersler verdi, yurt genelinde konferans ve seminerlere katıldı, radyo ve televizyon programlarına konuk oldu. Futbolun genel ekonomik, finansal ve yönetsel sorunları ve çözüm önerilerini içeren video içeriklerini paylaşmayı sürdürüyor.

Konusunda referans olan ilk kitabı “Endüstriyel Futbol” 2005 yılında yayımlandı. 2006’da  Doç. Dr. Kutlu Merih ile birlikte “Futbol Ekonomisi”, 2008’de  “Futbol Yönetimi” adlı kitapları çıktı. 2010'da “Futbolun Ekonomi Politiği”, 2013’te “Krizdeki Futbol”, 2020'de de altıncı kitabı "Endüstriyel Futbolun En Üst Aşaması: Finansal Futbol" yayımlandı.   

Doç. Dr. Kutlu Merih ile birlikte 2005 yılında Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’ni kurdu.

2005 yılında Meclis Araştırma Komisyonu tarafından düzenlenen Sporda Düzensizliğin ve Şiddetin Araştırılması Raporu'nun 25  sayfalık kısmı “Endüstriyel Futbol” adlı kitabından alınan Akşar, 2011yılında davet üzerine TBMM Araştırma Komisyonu üyelerine "Türk Futbol Kulüplerinin Finansal Yeniden Yapılanması ve Yönetişimsel Sorunlarına Çözüm Önerileri" konusunda bir brifing ve rapor verdi.

Nisan 2011’de Teşvik ve Şikeyi Önleme Yasası'nın çıkmasına katkı sağladı, kulüplerin finansal yeniden yapılandırılmasına ilişkin raporunda sunduğu çok sayıda öneriye yasada yer verildi.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği'nin (TKYD) oluşturduğu Kurumsal Yönetim ve Futbol Endüstrisi Çalışma Grubu'nda da yer alan Akşar, 2010’da yayımlanan "Kurumsal Yönetim İlkeleri Işığında Türk Futbol Kulüpleri Yönetim Rehberi"nin iki bölümünü kaleme aldı.

“Futbol Ekonomisi” ve “Futbol Yönetimi” kitapları bazı üniversitelerde seçmeli derslerde ana kaynak olarak okutulan Akşar, Türk futbolunun sorunlarına çözüm olabilecek araştırmaları yayımlama, araştırmacılara referans sağlama, futbolun entelektüel boyutuna  katkıda bulunma amacıyla www. futbolekonomi.com sitesini hayata geçirdi.

Bir süre Radikal ve Cumhuriyet Spor eklerinde ve Tamsaha'da yazdı, halen Dünya gazetesinin haftalık "Ekospor" köşesinde ve Mayıs 2015’ten itibaren T24’te yazıyor.

Evli ve iki çocuk babası.

Yazarın Diğer Yazıları

Süper Lig mi, İstanbul Ligi mi?

Bugünkü Süper lig yapılanması dengede rekabetten daha çok dengesiz rekabeti kurgulayan; haksız rekabeti yücelten, belirli takımların ya da bölgenin çıkarını öncelikleyen, adil olmayan politikalarla yönetilen, başarısızlığı tescillenmiş sportif bir örgütsel yapıdır

UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde oyunu yeniden kuruyor!

Şampiyonlar Ligi'nde UEFA oyunu merkez ligler lehine yeniden kuruyor. Var olan merkez lig hegemonyasını daha da artırmayı, bu sayede reytingi yükselterek, daha fazla gelir ve kâr elde etmeyi hedefliyor

Spor yasasına hukuksal eleştiriler

Spor yasası kendi içinde bazı olumlu ögeler taşımakla beraber, yeni hukuksal sorunlara da yol açacakmış gibi duruyor. Yasanın hazırlanışından, içeriğinden ve diğer yasalarla olan ilişkisinden kaynaklanan sıkıntılar bulunuyor