14 Temmuz 2015

Futbolda finansal üstünlük, rekabeti bozuyor!

Tuğrul Akşar, futboldaki endüstriyel dönüşümün nasıl gerçekleştiğini anlatıyor

Milyarlarca insanın peşinden koştuğu, yıllık yarattığı milyar Euro’luk gelirlerle adeta dev bir endüstriye dönüşen futbol artık günümüzde “iş” olsun diye oynanıyor.

İşte futbolun bu dönüşüm ve gelişimini iki bölüm halinde ele alıp değerlendireceğiz. İlk bölümde, futbolun endüstriyel dönüşümünü nasıl gerçekleştirdiğini ve rekabeti nasıl etkilediğini irdeleyeceğiz.

İkinci bölümde ise, futbolun endüstriyel ve finansal bir karaktere evrilmesiyle, ne gibi sorunlara yol açtığını ve futbolun “oyun” olmaktan nasıl uzaklaşıp bir rant aracına dönüştüğünü sizlerle paylaşacağız. 

 

Futbolun sütrüktürel gelişimi

 

Endüstriyel ve finansal bir karaktere bürünen futbol, 1870’lerden başlayıp 1904 FIFA’nın kuruluşuna kadar geçen ilk döneminde kendi kurallarını, kurumlarını ve kendi yapısını oluşturdu. 1904-1954 arası daha farklı bir gelişim süreci içine giren ayaktopu, UEFA’nın kuruluş yılı olan 1954’e kadar geçen sürede yavaş yavaş sermaye birikim koşullarını oluşturarak, 1990’lı yıllara kadar ulaşıp endüstriyel dönem öncesi, gerekli sermaye birikim koşullarını yarattı.

Futbolun 1990’lardan itibaren başlayıp günümüze kadar gelen dönemi ise,  artık futbolun  tüm aktörleriyle niteliksel değişim ve dönüşüme uğradığı, günümüze kadar devam eden endüstriyel ve finansal dönemdir. Futbolun alt yapı ve üst yapı olarak en üst seviyede olduğu bir dönemdir bu aşama. Futbol bu dönemde Pazar için üretilen bir meta haline geldi. Futbol kulüpleri bu dönemde, devasa gelirlere sahip dijital yayın platformlarının gelişimiyle, futbol pazarlanan bir ürün konumundan, diğer ürünleri küresel olarak pazarlayan ve satan ürün konumuna ulaştı. Bu dönemde futbol finansallaştı.

 

Futbolun endüstriyel aşamaya ulaşması

 

1990'lardan itibaren digital platformların gelişmesi ve giderek yaygınlaşmasına paralel olarak futbolun yapısı ve niteliği farklı bir boyuta evrildi. Futbol bu süreçte endüstriyel bir karaktere dönüştü. 2000'li yılların başından bu yana televizyonun internet ve sosyal medya ile girdiği sinerjik ve simbiyotik ilişki, hem görsel teknolojiyi, hem de futbolu derinden etkiledi. Bu gelişim ve değişim süreci futbolun ticarileşmesi ve parasallaşmasını çok farklı bir alana, yani finansallaşmaya taşıdı. Özellikle, UEFA’nın gelir maksimizasyonu odaklı organizasyonlara ağırlık vermesi, Şampiyonlar Ligi’ni bu kapsamda yeniden dizayn etmesi, kulüpleri yüksek gelir ve giderli bütçeler  yapmaya özendirdi. Ancak, bu koşullarda bu yarışmalarda parasal gelirden pay almak mümkün hale getirildi. Bu da, kulüplerin finansal bir yapılanmaya gitmesine sebep oldu.

Kısacası, futbolun 1990’lı yıllarla başlayan endüstriyel transformasyon süreci, 2000’lerden itibaren daha farklı bir aşamaya ulaştı. Bu süreçte teknolojinin tamamen televizyon ve internet emrine girmesiyle, kulüplerin kendi faaliyetlerinden yarattığı gelirlerin dışında (başta sponsorluk, halka arz, medya, maç günü gibi futbol gelirleri olmak üzere), çoğu gelirlerinde geometrik artışlar yaşandı. Futbolun yarattığı yıllık parasal gelirin Bu artışlar bir süre sonra bazı Ligler'de aşırı gelir yoğunlaşması ve buna bağlı servet birikimlerine neden oldu. Başta naklen yayın gelirleri olmak üzere gelirlerdeki sıra dışı artışlar, kulüplerin bütçelerinin büyümesine olanak sağladı.

 

Avrupa futbol gelirleri bugün nasıl paylaşılıyor?

 

Avrupa futbol gelirlerinin 2013-14 itibariyle Ligler bazında dağılımına bakıldığında, Tablo:1) ile karşılaşıyoruz. Bu tabloya göre, 2014 itibariyle 19.9 Milyar Euro büyüklüğe ulaşan Avrupa futbol pazarının yarattığı gelirin yüzde 56.78’lik kısmı beş büyük ligden geliyor. Kalan yüzde 43.22’lik bölüm ise diğer 49 UEFA ülkesinden geliyor. Süper Lig ise yarattığı 600 Milyon Euro’luk geliriyle Avrupa Futbol pazarında yüzde 3’lük bir paya sahip. Tablo:1) bize parasal gelirin bölüşümünde Ligler arasında ciddi bir dengesizliğin olduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, Premier Lig’in tek başına Avrupa futbol gelirlerinin yüzde 19.60’ını tek başına ürettiğini söyleyebiliriz. Yine, 5 Büyük Lig içinde ise Premier Lig’in payı yüzde 35. Premier Lig’in bu kadar arayı açmasının temel nedeniyse, 2016-19 arası naklen yayın gelirlerinin satışından elde olunan 5,5 Milyar Sterlinlik rekor para. Bu parasal bolluk, sonuç olarak Premier Lig kulüplerinin ortalama gelirlerini de 125 Milyon Euro’ya çıkarttı. Ortalama gelirler Bundesliga’da 97 Milyon, La Liga’da 86, Serie-A’da 78 ve Lig1’de ise 52 Milyon Euro düzeyinde…

Tablo:1 2013-14 Avrupa Futbol Gelirleri 

Tablo:1’den de görülebileceği üzere Avrupa futbolunun iktisadi ve finansal göstergeleri sürekli büyüyerek,  önemli tutarlara ulaştı. Deloitte’un son tarihli raporuna göre Avrupa futbol piyasasının 2014-15 sezonu itibariyle parasal büyüklüğü 19.9 milyar Euro olarak gerçekleşirken, bu tutarın 2016-17 sezonunda  25 Milyar Euro’ya ulaşması bekleniyor.

 

Beş büyük lig arayı giderek açıyor!

 

Tablo:2’den de görüleceği üzere 5 Büyük Lig’in 1996-2014 arası Beş Büyük Lig’deki parasal gelirler, yüzde 256 artarak, 2.4 Milyar Euro’dan 8.6 Milyar Euro’ya ulaşmıştır.  Bu süreçte gelirlerini nominal olarak en fazla artıran Lig olarak karşımıza İngiliz Premier Lig çıkıyor. Premier Lig 1996-2014 arası gelirlerini tam 4.7 kat artırarak, 685 Milyon Euro’dan 3.9 Milyar Euro’ya  yükseltmiştir. Premier Lig’i Alman Bundesliga izliyor. Bundesliga 444 Milyon Euro olan gelirlerini 2.3 milyar Euro’ya yükseltirken, İspanyol La Liga 451 Milyon Euro’luk gelirini 1.9 Milyar Euro’ya, İtalyan Serie A 551 Milyon Euro olan gelirini 1.7 Milyar Euro’ya ve Fransız Lig 1 de 293 Milyon Euro olan gelirini 1.5 Milyar Euro’ya yükseltme başarısı göstermiştir. 

Tablo:2 1996/97-2013/14 Arası Beş Büyük Lig’de Gelirlerin Gelişimi (Milyon Euro)

Yazarın Diğer Yazıları

Avrupa Süper Ligi oluşumunun çevre liglere etkisi ne olur?

ASL oluşumu zenginlerin lehine, yoksulların aleyhine olan mevcut futbol yapılanmasının bir adım daha öteye götürülerek, yoksulların futbol zenginliğinden alacakları paydan mahrum bırakılmasını hedefliyor

UEFA neyin peşinden koşuyor?

UEFA'nın Avrupa Süper Ligi nedeniyle, genel olarak ekonomik ve finansal durumunu da anlatarak, futbolu hangi aşamaya getirdiğini ve oyunun temel aktörü olan kulüplerin bu organizasyondan ne para kazandığını analiz edelim

UEFA ve on iki kulüp arasında gelir paylaşım savaşı

Başlangıçta UEFA'nın hükümranlığına çok karşı çıkmıyormuş gibi görünen, ancak yeterli sermaye birikimi ve taraftar gücüne ulaştıktan sonra UEFA'yı tasfiye edip kendi hegemonyasını kurmak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız