05 Ağustos 2022

KHK'yla atılan polisler, kimin döneminde teşkilata alındı; Mor Beyin'den dönenlerden atılan var mı?

Listelerde yer alan 400 binden sonra sicile sahip olan personel ne zaman emniyet teşkilatına alındı biliyor musunuz? Yanıtı ben vereyim; 15 Temmuz 2016'daki FETÖ'nün başarısız darbe girişimden sonra! Yani, bu ayın sonu itibarıyla altı yıldır İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu döneminde!

İçişleri Bakanlığı, haziran ve temmuzda hazırladığı KHK'lar ile binlerce polisi FETÖ soruşturmaları çerçevesinde ihraç ederek teşkilattaki görevine son verdi.

Bilindiği üzere, 15 Temmuz'dan sonra uygulanan OHAL'in sona ermesiyle birlikte milli güvenliğe karşı terör örgütleriyle bağlantısı olduğu değerlendirilen devlet memurlarının görevine son verilmesi amacıyla 375 sayılı KHK yürürlüğe girmişti. 

Söz konusu KHK ile ihraç edilenlerin bir daha devlette görev alması mümkün değil. 

KHK'nın uygulama süresi aslında geçen yıl tamamlandı. Ancak, TBMM'nin yasalaştırdığı torba yasa tasarısına konulan bir madde ile süre bir yıl uzatıldı. KHK'nın uzatması da temmuz sonu itibarıyla bitti.  

Ve KHK'nın uygulanabilmesi amacıyla İçişleri Bakanı'na "personeli kamudan ihraç etme yetkisi" verildi. 

Hatırlanacağı üzere; 2017'de "Garson" adlı gizli tanık, FETÖ'nün 2011 – 2017 yılları arasında emniyet teşkilatında binlerce polisi nasıl fişlediğini gösteren verileri savcılığa teslim etmişti. 

Sonrasında yaklaşık 10 bin polis önce açığa alınmış sonrasında da peyder pey ihraç edilmişti. 

Kamuoyuna yansıyan emniyet teşkilatından gerçekleştirilen ihraç rakamları muhtelif. Ancak edindiğim bilgiye göre iki ayrı dönemde ihraç edilen toplam polis sayısı 8 bin dolayında.

Bu sayıya İçişleri Bakanlığı çatısı altında toplanan mülki idare, jandarma ve sahil güvenlik kurumlarından ihraç edilenler dahil değil.

* * *

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun onayından geçen ihraç kararları sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü, "ortaya çıkan hasarı gizlemek" amacıyla toplu ihraç listesi hazırlamak yerine listeleri ihraç edilen personelin görev yaptığı birimlere ayrı ayrı göndermeyi tercih etti!

Ne de olsa binlerce polisin yeni dönemde FETÖ'yle bağlantıları anlaşılmış ve devlet memuriyetinden çıkarılmışlardı. 

Yaşanan bu gelişmeden dolayı gürültüyü asgaride tutmak gerekiyor haliyle. 

Bu arada çeşitli il emniyet müdürlüklerine gönderilen ihraç listelerinin ortaya saçılmasıyla birlikte farklı bir fotoğraf da kendiliğinden ortaya çıkıverdi. 

Fotoğrafı birlikte inceleyelim.

İhraç listelerindeki personelin sicil numaralarına bakıldığında ilginç sonuca ulaşmak mümkün.

Şöyle ki; listelerde yer alan 400 binden sonra sicile sahip olan personel ne zaman emniyet teşkilatına alındı biliyor musunuz?

Yanıtı ben vereyim; 15 Temmuz 2016'daki FETÖ'nün başarısız darbe girişimden sonra! 

Yani, bu ayın sonu itibarıyla altı yıldır İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu döneminde!

İhraç listelerine bakıldığında yüzlerce 400 bin sicilli, 500 bin sicilli personel var. Birkaç yıllık polisler bu sicil numarasına sahip olanlar. 

Hatta sadece polisler yok. İçişleri Bakanı Soylu'nun "gece kartalları" diyerek kamu güvenlik sistemine soktuğu "Çarşı ve Mahalle Bekçileri"nden FETÖ'cü denilerek ihraç edilenler mevcut listelerde.

Bitmeyen sorular

Şimdi bu tabloyu yaratanların, "Efendim, FETÖ bağı olanları tek tek tespit edip ihraç ederek gereğini yaptık. Teşkilatı temizliyoruz" açıklamasını yapmaları muhtemel.

Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var doğal olarak. 

Adama sormazlar mı?: "Elinizde Emniyet ve Jandarma gibi iki büyük kurumun gelişmiş istihbarat birimleri var. Yetmedi MİT var. Buna rağmen 15 Temmuz'da yaşananlardan ders alınmayıp halen FETÖ'yle bağı olanlar nasıl oluyor da polis, jandarma veya mülki idare amiri oluyor?"

Uçan kuştan haberinin olduğunu söyleyen İçişleri Bakanı Soylu'nun, nasıl olmuş da bu isimlerin devlete girmesinden haberi olmamış? 

Bugün FETÖ'cü denilerek teşkilattan atılanların isimleri, dün AKP ve iktidardaki küçük ortağı MHP teşkilatlarından gelen listelerde yer almış olmasın?

Bu süreç sadece listelerin oluşturulmasıyla bitmiyor elbette. Sözlü sınav süreci var. 

AKP ve MHP'den ulaştırılan isimler, İçişleri Bakanlığı'nda bizzat Soylu'nun danışmanlarınca elden geçirilip listelenerek polisliğe alım sınavlarını gerçekleştiren Polis Akademisi Başkanlığı aracılığıyla sözlü sınav komisyonlarının başkanlarına kapalı zarflar içinde gönderilmiş olmasın?

Sözlü sınav komisyonlarına ulaşan listelerdeki isimlerin karşılığında kurşun kırmızı kalemlerle alacakları puanlar, sınavlar öncesinde yazılmış halde gönderilmiş olmasın?

İhraç edilenlerden kaç tanesi "Alnı secde gören bizim çocuklar" denilip; torpili olmaksızın sınava giren adayların hakkına tecavüz edilerek teşkilata alınanlardan?

FETÖ'cü denilerek ihraç edilen binlerce polisin boşalttığı kadrolara şimdi de Menzil başta olmak üzere farklı cemaatlerden isimler alınacak olmasın? 

Bu sorunun yanıtının "hayır" olması durumunu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş sağlayabilecek mi?

Doğrusu, sanmıyorum. 

Bir not ekleyim; son ihraçlarda yer alan polislerin torpilcilerine bakılsa, FETÖ'nün siyasi ayağının tespiti daha kolay olur kanaatindeyim. Tabii istenirse…

Mor Beyin'den dönenler neden ihraç edildi?

İhraç listeleri bir ilginç ve önemli durumu ortaya çıkardı.

Önce kısa bir hatırlatma yapayım. 

15 Temmuz soruşturmalarıyla birlikte FETÖ'nün kendi içinde Bylock isimli bir iletişim sistemini kullandığı MİT tarafından ortaya konulmuştu. 

Bylock kullanıcı listeleriyle ilgili aslında halen araştırılması gereken konular var, orası ayrı. Ancak "kendi inisiyatifi dışında Bylock kullanıcısı olduğu" gerekçesiyle Mor Beyin uygulamasıyla aklanan isimler var. 

Yani bu isimler FETÖ'cü değil, ama nasıl olmuşsa telefonlarına bir şekilde sadece FETÖ'nün kullandığı iletişim sistemi yüklenmiş!

Şimdi yine İçişleri Bakanı Soylu'ya ve Emniyet Genel Müdürü Aktaş'a sormak gerekiyor:

İhraç edilen polisler arasında, önce Bylock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle açığa alınan sonrasında Mor Beyin kapsamında geri dönen fakat son hazırlanan ihraç listesinde yer alan polisler var mı? 

Örneğin; büyük bir kentimizin Emniyet İstihbaratı'nın başında bulunan ve Mor Beyin ile teşkilata dönen şube müdürü, bu gerekçeyle mi ihraç edildi?

Bu tablo sonucunda, daha önce Mor Beyin ile teşkilata dönen personel yeniden gözden geçirilecek mi?

Sorular, sorular… Bitmeyen sorular…

Daha önce de yazmıştım, bir kez daha notu bırakayım: 

"Soran olursa FETÖ'yle mücadele ediyoruz…"

Tolga Şardan kimdir?

Tolga Şardan, 1988’de yerel yayımlanan Ankara Ulus Gazetesi’nde mesleğe başladı. 1989’dan 2018’e kadar Milliyet Gazetesi’nde polis muhabirliği, Ankara Temsilci Yardımcılığı ve köşe yazarlığı yaptı.

Haber ve yazılarıyla, 1992’den itibaren Çetin Emeç, Muammer Yaşar Bostancı, Abdi İpekçi’nin adını taşıyan gazetecilik ödüllerini aldı. Yanı sıra, haberleri Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Spor Yazarları Derneği’nce ödüle layık bulundu.

Ayrıca, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nce verilen 2021 Yılı Basın Özgürlüğü Ödülü’nün sahibi oldu.

Şardan, 2019’da Doğan Kitap’tan yayımlanan “Komonist Masası’nda Nazım Hikmet” adlı araştırma dalındaki kitabını kaleme aldı.

2019’dan bu yana T24’te çoğunlukla güvenlik konularını ele aldığı Büyüteç adlı köşeyi yazıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

İçişleri Bakanlığı'nın son kararnameleri bize ne anlatıyor?

Limanlar ve sınır kapılarının bulunduğu ilçelerde dikkat çeken değişiklikler, Cizre'ye ilk kadın kaymakam...

KPSS soruşturmasında hedefte hangi iki tarikat var?

Eldeki ilk veriler ışığında KPSS'deki soru skandalında iktidara yakın iki ayrı dini grubun adı üzerinde soru işaretleri oluştu

Emniyet'ten haberler: Üst düzey yöneticinin yasak aşk macerası, Menzilci polis müdürüne yeni atama, Mersin Emniyeti'ni karıştıran tayinler...

Yasak aşkın bir tarafı merkez teşkilatında üst düzey görev yapan bir polis müdürü. Diğer taraf ise, kadın avukat. Hemen baştan belirteyim; yaşananları özel hayat içinde değerlendirmek mümkün. Ancak söz konusu polis müdürü sıradan bir kişi değil