21 Şubat 2021

Yeni bir kavram: Aktivist CEO ya da CEO aktivizmi

Y kuşağının hassasiyetlerinin kendilerinden önce gelen nesillerden farklılaşması, kurumları ve onu yönetenleri bu konuda düşünmeye mecbur bırakıyor

Aktivist kelimesini TDK etkinci olarak Türkçeleştirmiş ve karşılığını "toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse" olarak tanımlamış. CEO ise Chief Executive Officer kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Bir organizasyondaki tepe yöneticiyi tanımlıyor.

O zaman aktivist CEO'yu 'toplumsal sorunlara dikkat çekmeyi ve bunları çözmeyi kendine dert edinmiş, bu amaçla sesini yükselten kişi' diye tarif edersek yanlış olmaz.

Bill Gates global yoksulluk, Elon Musk yenilenebilir enerji, Doug McMillon Walmart çevresel problemler, Warren Buffett gelir eşitsizliği, Edward Stack Dick silahlanma karşıtlığı, Brian Cornell LGBTIQ hakları alanlarında dikkat çeken isimler.

Monica Langley, Wall Street Journal gazetesinde 2 Mayıs 2016'da yayımlanan "Salesforce'un CEO'su Marc Benioff kurumsal sosyal aktivizm çağını başlattı" başlıklı makalesinde kavramı tanımladı ve bu tür liderlerin özelliklerini Marc Benioff'a dikkat çekerek örneklendirdi.

Marc Benioff, tam bu noktada, "İki farklı CEO tipinin varlığına ikna oldum" sözleriyle önemli bir analiz yaptı.

"Birinci grupta dünyanın görünümünü geliştirmeye kendini adayanlar yer alıyor. İkinci grupta ise hiçbir sorumluluk hissetmeyenler, sadece hissedarların menfaatlerine odaklananlar var. Geçmiş yıllarda CEO ve patronların önemli bölümünün ikinci grupta yer aldığına tanıklık ettim. Bu tipte yer alan liderlerin politikayla bütün ilgileri lobi şirketleri kiralamak, politikacıları etkilemeye çalışmak ve vergi konularında etkin olabilmekti. Hissedarlarına gösterdikleri ilgiyi çalışanlarına, topluma ve dünyaya göstermediler."

Bu gerçeğin toplum tarafından da görülmesi, Y kuşağının hassasiyetlerinin kendilerinden önce gelen nesillerden farklılaşması, kurumları ve onu yönetenleri bu konuda düşünmeye mecbur bıraktı. İster çalışan, isterse müşteri olsunlar Y kuşağı için bu kavram kritik hale geldi. Y kuşağının büyük bölümünün, CEO'ların politik ve sosyal konularda konuşma sorumluluğunun bulunduğuna ve CEO aktivizminin satın alma kararlarında bir faktör olduğuna inandıklarını ortaya koydu.

2019 yılında, önde gelen Amerikan şirketlerinin ve onları yöneten CEO'larının oluşturduğu Business Roundtable organizasyonu tartışmaya bambaşka bir boyut kattı. 181 CEO tarafından imzalanan açıklamaya göre 1997 yılından beri "hissedar önceliğini" vurgulayan Business Roundtable üyeleri, bundan sonra müşterilerin, çalışanların, tedarikçilerin ve toplumun da önceliklerini şirketlerinin hedefleri arasına koyacaklarını ilan ettiler.

Sonrasında birçok lider için düşüncelerini açıkça dile getirmek; sesini yükseltmek, kişisel bir vicdani kanaat meselesi haline geldi.

Anglosakson kültürlerinde oldukça yaygınlaşmış olan bu yaklaşımın bizim topraklarımızda uzun süre aynı etkiyi göstermeyeceğini tahmin etmek zor değil. Standart sosyal sorumluluk projelerinden farklı olan bu aktivist ses yükseltme çabaları, çetrefil alanlarda hayat buldukça toplumsal faydasının ve etkisinin yüksek olacağı açık.

Hangi alanlar kritik?

Toplumsal ya da global yoksulluk, etik değerler, asgari ücret tartışmaları, adil gelir dağılımı, şeffaf kamu bürokrasisi, cinsel yönelimler, çevre konuları, iklim değişikliği, aile içi şiddet, etik, ırksal, dinsel farklılıklar, doğal kaynakların korunması, hayvan hakları, kadın-erkek eşitliği, LGBTIQ, keyif verici maddelerle mücadele, yenilenebilir enerji kaynakları, çocuk işçiliği, adil ticaret gibi çok geniş bir yelpazede ses yükseltmek mümkün.

Aktivist CEO'ların yaklaşımları

Aktivist CEO'lar farklı (dışsal, içsel ve son derece kişisel) sebeplerle motive olarak iki farklı yaklaşım kullanıyorlar.

Farkındalığı artırmak: Bu yaklaşım, çoğunlukla, sosyal hareketler için destek sağlamak ve değişime yardımcı olmak için (genellikle medyada, daha sık şekilde Twitter'da) basın açıklamaları yapılmasını ve diğer faaliyetleri içeriyor.

Bu yaklaşımda iş dünyası liderleri, bazı meselelerde hangi tarafta yer aldıklarını göstererek kamuoyuyla iletişim kurarlar. Bir önceki jenerasyon CEO'ların gündeminde bulunmayan konular bu noktada önemli farklar yaratabiliyor.

Bazı durumlarda ise CEO'lar farkındalık oluşturmak için birlikte çalışıyorlar. ABD'de 14 büyük gıda şirketinin (Mars, General Mills, Coca- Cola, Unilever, Danone Dairy North America, Hershey, Ben & Jerry's, Kellogg, PepsiCo, Nestlé USA, New Belgium Brewing, Hain Celestial, Stonyfield Farm ve Clif Bar) CEO'su, siyasi aktörlere "iklim değişikliğinin önemini gerçek anlamda vurgulayan bir açık bir mektuba" imza attılar.

Türkiye'de ne toplu eylemleri, ne de toplu ya da bireysel olarak siyasi erkin politikalarına karşı çıkan eylemleri görmek mümkün. Ses yükseltme gayretlerinin sert biçimde cevaplandığına önceki yıllarda şahitlik ettik.

Ekonomik güç kullanmak: CEO aktivizmine dair daha güçlü yaklaşım ise, bir regülasyonu reddetme, iptal ettirme veya düzenleme için ekonomik baskılar yapmayı içeriyor.

Şirketler ve liderleri, kendi beğendikleri fikir ve görüşleri savunan üçüncü taraf gruplara bağış yaparak da iktisadi güçlerini kullanabiliyorlar.

Dünyada etkin örnekler görmek mümkün iken ülkemizde toplumsal sorunları çözmek için ekonomik gücün kullanıldığı bir örnek görmek ise pek mümkün değil.

Türkiye'de cephe almayan geleneksel yaklaşımın hüküm sürdüğünü söylemek mümkün.

Fast Company adlı derginin Haziran-Temmuz 2020 Türkiye baskısında bir aktivist CEO sıralaması bulmak mümkün.

Listenin tepesinde Türkiye'nin gururu diyebileceğimiz Hamdi Ulukaya var. ABD'de faaliyet gösteren Chobani firmasının kurucusu olan Yerlikaya, iş modeli, çalışanları ile kâr paylaşımı modeli ve ABD'den Türkiye'ye köprü kuran sosyal sorumluluk çalışmaları ile tepede olmayı hak ediyor.

Aynı listede 15. sırada yer alan Arçelik CEO'su Hakan Bulgurlu ise iklim krizine farkındalık yaratmak amacıyla Everest Dağı'na zirve yapacak kadar disiplinli ve odaklanmış bir yönetici.

Her iki yönetici de aktivist liderlerin karşılaşabileceği samimiyet testinden başarı ile çıkabilecek tutarlılığa sahipler.

Aktivist CEO'nuz bol olsun.


Tamer Yakut, 1968'de İstanbul'da doğdu. 'Uluslararası ilişkiler' okudu. 14 yıl bankacılık yaptı. 15 yıldır eğitim sektöründe kurumsal şirket çalışanlarının gelişimine dönük eğitimler veriyor. Liderlik teorileri, yönetim, retorik, eleştirel düşünme, müzakere, strateji ve etik yakın odağında.

Uluslararası Koçluk Federasyonu PCC (Professional Coaching Certificate) akreditasyonu sahibi, TOC Training eğitim şirketinin kurucusu olan Tamer Yakut'un yakın ilgi alanları havacılık, çizgi romanlar, hayvanlar, sinema ve siyaset.

Yazarın Diğer Yazıları

Bu bir siyaset yazısı değildir; altı maddede güç sarhoşluğunun belirtileri nelerdir?

Güç sarhoşluğuna yakalandıysanız bunu anlamak zor olacağı için bundan kurtulmak da kolay olmayacaktır. Öncelikle kurtulmak istemek ve bireysel farkındalık önemli

Mobbing ya da işyeri zorbalığı nedir; kimler yapıyor, kimler maruz kalıyor, ne yapmalı?

İşyeri zorbalığı kavramını; zarar verici, saygısızca davranışlarla ortaya çıkan ve süreklilik gösteren duygusal saldırılar bütünü, olarak tanımlayabiliriz

LGBTİ kavramı için farklı bir okuma: İş gücü çeşitliliği

Kadın-erkek dengesini sağlayabilen bir işletme benzerlerinden yüzde 21, etnik kökene göre sağlıklı bir çeşitlilik yaratabilen işletmeler yüzde 33 oranında daha iyi performans gösteriyor